2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ..., ... sicil numarası ile müvekkili kurum ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürmekte olduğunu, 19.06.1991 Tarihli, ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... ve ... sayfalarında, davalı şirketin merkezinin .../... adresinde bulunduğu ve şirketi temsile yetkili müdürün ... olduğunun tescil ve ilan edildiğini, ... Ticaret ve Sanayi Odası'nın 12.09.2024 tarih ve ... sayılı yazısı ile odanın tescilli adresi ile vergi dairesi kayıtlarındaki işyeri adresinin farklı göründüğünü, vergi dairesi kayıtlarındaki adresin; .../... olduğunun tespit edilmesine rağmen davalı şirketin, Ticaret Sicil Gazetesinde adres değişikliği tescilinin olmadığını, tescile davet yazısının, 13.09.2024 tarihinde taraflara tebliğ edilmesine rağmen 30 günlük süre içerisinde davalı şirket ya da müdür ... tarafından herhangi bir bildirim veya tescil işleminin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili kurumun ... Valiliği'ne konu hakkında bildirimde bulunarak davalı şirket aleyhinde idari para cezası işlemi uygulanması bildiriminde bulunduğunu, davanın Kabulü ile davalı ... ...'nın şirket merkez adresinin ... Sicil Müdürlüğü tarafından tespit edilen ''.../...'' adresi olarak tescil ettirilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. KANITLAR: ... ... Şirketi'nin sicil kayıtları, dava dilekçesi, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davalının faaliyette bulunduğu adresin mahkemece sicile tesciline karar verilip verilmeyeceği hususuna ilişkindir.Dava konusu ihtilafın çözümünde uygulanması gereken yasa maddeleri şunlardır.TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.
TTK’nın 33 maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre, tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.Limited Şirket Tip Anasözleşmesinin 4.maddesine göre,tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen,yeni adresini süresi içerisinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır.Dava konusu şirketin, sicilde kayıtlı adresinden farklı bir adreste faaliyet gösterdiğinin vergi dairesi tarafından davacı kuruma bildirildiği, davacı kurumun şirkete ve şirket yetkilisine ihtarname göndererek adres değişikliğini bildirmesini istediği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni adresinin tespiti ve tescili istenmiş ise de;
TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34.maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut durumda bir değişiklik olup olmadığını resen incelemesi gerekip, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince ... tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiğinden ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Açıklanan nedenlere, kararın dayandığı hukuksal gerekçeye göre;
1.Davanın reddine,
2.Harçlar Yasası gereğince; alınması gereken 615,40- TL harcın peşin alınan 427,60- TL den mahsubu ile 187,80- TL harcın davacıdan tahsiline,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından,bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın hüküm kesinleştiğinde yatıranına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)