2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/5189 E. , 2024/19565 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ..
. Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Mahkemenin 17.09.2015 tarihli kararında sanık hakkında sonuç ceza olarak hükmolunan 10 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine verilen 08.04.2021 tarihli kararda, 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4,119/1-c, 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin, uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olup, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca koşulları oluştuğu takdirde "davanın düşmesi" ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, lehe olan bu düzenleme ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sözü edilen hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı ve bu mahkûmiyeti yerine adlî kaydında yer alan Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarih, 2009/634 Esas, 2009/696 Karar sayılı ilâmı ile verilmiş 19.11.2012 tarihinde kesinleşen 4 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan "sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına" karar verilmesi ile hüküm fıkrasından sanık hakkında İzmir(Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarih ve 2013/235 E. - 2013/612 K . sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2009 tarih, 2009/634 E., 2009/696 K. sayılı ilamı ile verilmiş 19.11.2012 tarihinde kesinleşen 4 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamın mükerrirliğe esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, ''İzmir(Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2013 tarih ve 2013/235 E. - 2013/612 K. sayılı ilam ile 10.07.2013 tarihinde kesinleşen 10 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine'' karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık ..
. Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hüküm tarihinde Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 08.04.2021 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.