1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
Av.
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... numaralı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla takip başlattığını ve örnek 10 ödeme emrinin müvekkillerine tebliğ edildiğini, çekin keşide yerinin ve müvekkillerinin yerleşim yerinin Kayseri olması nedeniyle başlatılan icra takibinde yetkili icra dairesinin Kayseri icra daireleri olması gerektiğini, aynı zamanda yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında daha önce açılan icra takibinin Kayseri İcra Dairelerinden icraya konulduğunu, bu takibe ilişkin menfi tespit davasının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya ile devam ettiğini, müvekkillerinin çekin cirantalarını tanımadığını ve bu şahıslar ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ciranta ...'in çekleri kargoya verdiğini ve dava konusu çekinde içinde bulunduğu 18 adet çekin kargoda kaybolduğunu, çekler bankalardan sorulmaya başlandıktan sonra ise müvekkilli adına çekin çalıntı olduğu gerekçesiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca çek ile ilgili Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, karşı tarafın çek ile ilgili ödeme yasağı olduğunu bile bile çeki takibe koyarak kötü niyetli ve ağır kusurlu bir davranış sergilediğini zira çekin arkasında ödemeden men yasağı konulduğunun açıkça yazılı olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilleri aleyhine İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas numarasıyla başlatılan takibin müvekkilleri aleyhine daha büyük zararlara yol açmadan durdurulması amacıyla uygun görülecek teminat miktarı yatırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin durdurulmasına, davalı aleyhine açılan çek istirdatı davasının kabulüne, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkilleri lehine %20 kötü niyet tazminatı ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; somut olayda yaklaşık ispat dahi gerçekleşmemiş iken ihtiyati tedbir kararının verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir kararının verilmiş olması kanun ve gerekçesi ile bağdaşmadığından ara karardan rücu edilmesini, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin çekin kaybolduğuna ilişkin iddiaları bilmesine imkan olmadığı gibi kendisinden bilinmesinin beklenmesinin de mümkün olmadığını, davacı taraflar dava konusu çekin kargoda kaybolduğunu iddia etse de söz konusu çeki ciro yoluyla iktisap eden müvekkilinin davacı tarafların çekin kaybolduğu yönündeki soyut iddialarını bilme ihtimalinin bulunmadığını, davacının bu iddialarının iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan çek hamili müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin TTK'nın 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, davacı tarafların kargoya verilmesi mümkün olmayan dava konusu çeki kargoya verdiğini iddia ederek büyük bir kusur içerisinde olmasına rağmen kendi kusurundan yararlanmaya çalışıp müvekkiline borçlu olmadığının tespitini istediğini, çek hakkında iptal davası açılmasının çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, davacı tarafın suç duyurusunda bulunduğunu belirttiği Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında müvekkilinin taraf olmadığını, davacı tarafların tüm iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı müvekkilinin dava konusu çeki üst ciranta olan dava dışı ... International Mağazacılık Anonim Şirketinden ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu fatura ve tahsilat makbuzu karşılığı iktisap ederek ticari defter ve belgelerine de bu şekilde yansıttığını, öncelikli olarak tedbir kararı kaldırılmasını, davacı taraflarca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, çek istirdadı, menfi tespit ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir.
İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... numaralı dosyasının uyap kayıtları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 2. Asliye ticaret mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, ticaret sicili kayıtları, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve dayanılan tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... numaralı dosyasının incelenmesinde: alacaklını ... Sistemleri ... A.Ş., borçluların ..., ..., ... ... Ltd. Şti., ... ... A.Ş. ve ... ... Ltd. Şti. olduğu, 83.078,42-TL toplam alacak üzerinden çeke dayalı icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Dosyaya mübrez 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, beratların usulüne uygun olduğu, Kayseri 4. Noterliğinin 05.10.2018 tarih ve 15989 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olan ... tarafından ... tüm iş ve işlemleri yapmaya vekil tayin edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 08.10.2018 tarih ve 9676 nolu sayfasında ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağının ... olduğunun tescil edildiği, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; 2022 ve 2023 yıllarında davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve dava dışı: 1-... Polimer Kimya Otom. Ltd. Şti. 2-... Arıtma Sis. Teks. Kağıt Ltd. Şti. 3-... Internatıonal Mağazacılık Ve Tic. A.Ş., 4-... Kimya Ve Tem. Malz. San. Tic. Ltd. Şti., 5- ... Ajans Bilgisayar İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Sti. ile aralarında herhangi bir ticari ilişki kaydının olmadığı, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin kayıtlı olmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.322-323). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK'nun 670 ve devamı düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK'nun üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK'da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
TTK'nun 792. maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
TTK'nun 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği,
TTK'nun 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
TTK'nun 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK'nun 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacıların, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür.
HMK'nun 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Somut olayda davacı ... tarafından hamiline olarak keşide edilen ve davacı ...'e ciro edilen bu çekin zilyedi olan davacı ... tarafından kargoya verilen çekin kargo taşıması sırasında çalındığı görülmektedir. Davalının bu çekin yetkili ve meşru hamili olduğu savunması karşısında davalının bu çek kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmıştır. Yürütülen savcılık soruşturmaları, davacı ...'in ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm delillere göre davalının dava konusu çekin yetkili hamili olduğuna dair kayıtları sunmadığı, usule uygun ciro yoluyla çekin yetkili hamili ve çekte hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı görüş ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, davacıların takipten ve çekten kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, çekin en son meşru hamil olan davacı ...'e iadesine karar verilmiştir.
Davacılar, dava dilekçesinde davalı aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi istemiştir.
İİK'nun 72/5. maddesinde ''Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir." denilmektedir. Takip hukuku açısından İİK'nun 72/5. maddesine göre, kötüniyet tazminatı sadece takibi yapan alacaklı yan aleyhine verilebilecek bir tazminattır. Çek üzerinde davacılardan sonra ve davalıdan önce 3 adet şirketin daha cirosu bulunduğundan davalının dava konusu çeki iktisapta ve takipte kötüniyetli olduğunu kabule yeterli delil bulunmadığından bu nedenle mahkememizce İİK'nun 72/5. maddesinin koşulları bulunmadığından dolayı davacıların kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜ ile,
1.Dava konusu T. Halk Bankası A.Ş. Pınarbaşı/Kayseri şubesine ait, keşidecisi ... (TCKN:...) olan, 30/05/2023 keşide tarihli, 75.000,00-TL bedelli, ... seri nolu çekin davalıdan istirdatına ve çekin davacı ...'e iadesine,
2.İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi ve takibe dayanak çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3.Koşulları bulunmadığından davacıların İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 5.675,09-TL ilam harcından, tahsil edilen 1.418,78-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 4.256,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafın yaptığı 269,85-TL başvurma harcı, 1.418,78-TL peşin harç, 444,60-TL tedbir talebi harcı, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti, 72,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.405,23-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacılara ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ***
(e-imzalıdır)
Hakim ***
(e-imzalıdır)