13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/609
- Karar No
- 2025/183
- Karar Tarihi
- 19.02.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: ''...
KONU: Doğmuş ve doğacak alacaklarımız, fazlaya ve işlemiş ve işleyecek faize ilişkin haklarımız ve menfi ve müspet zararlarımız saklı kalmak kaydı ile Davalının kusuru nedeni ile haklı nedenlerle Sözleşme ve Ek Sözleşmenin feshine bağlı olarak Sözleşme ve Ek Sözleşmedeki cezai şart bedelinin,
HMK 109. maddesi kapsamında Kısmi Dava mahiyetinde olmak üzere şimdilik 100.000,-TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebidir. ------- : 100.000,-TL AÇIKLAMALAR I- TARAFLAR:
1.Davacı Müvekkil---- Sözleşmede belirtilen----- kapsamındaki hizmetler konusunda uzman, turizm ve tur düzenlenmesi alanında deneyimli, Sözleşme kapsamında belirtilen üst düzeydeki kalite ve güvenlik standartlarına riayet etme kabiliyetine sahip ve dünya standartlarında bir tur yaratılması için bütün Sistem geliştirilmesi, iç dizayn, teknolojik ekler ve turun pazarlanması yapma yeteneğine sahip Sözleşme konusu hizmetlerin ifası için kurulmuş bir şirkettir. Sözleşmenin Giriş bölümünde belirtildiği gibidir.
2.Davalı-----Sözleşme konusu ------ üzerinde her türlü altyapı ve üst yapı değişikliği yapmaya, alanları kiralamaya, stadyum üzerinde her türlü tasarrufta bulunmaya tek başına yetkili olan Davalı -----mali kaynak sağlamak amacı ile kurulmuş olup tüm --- tanınmış----- markası ile yaklaşık 10.000 m2 de faaliyet gösteren, mağazaları ve satış noktaları ile hizmet veren, ----- lider kulüp mağazalar zinciridir. 75 mağazanın 30’u --- 6’sı ----, 4’ü ----2’si ----, 2’si---- 2’si ---- ve 2’si de ---- bulunmaktadır. Ayrıca davalı şirket ------- faaliyet göstermektedir. Söz konusu mağazalara ilave olarak 2 adet gezici TIR da ------ lisanslı ürünlerini tüm yurt genelinde satışını yapmaktadır. Fiziki mağazalarla birlikte-------- adresi üzerinden ---------aracılığıyla tüm ------ ve yurt dışında -----lisanslı ürünlerinin satışını gerçekleştirmektedir.
II- DAVANIN KISA ÖZETİ:Sayın Mahkemenizden, Davalı Şirket tarafından, taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine göre yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebi ile müvekkil Davacı -------, Sözleşmeye göre talep etmeye hak kazandığı şimdilik sadece cezai şart bedelinin Davalıdan tahsilini talep etmekteyiz. III- MÜVEKKİL DAVACI İLE DAVALI ARASINDAKİ TİCARİ İLİŞKİ:
3.Müvekkil Davacı şirket ve Davalı şirket arasında -----imzalanmıştır-----
4.------- tarihli Sözleşmeye göre (genel olarak); ----e ilgili tüm alt yapı maliyetlerinden, işletme ve yatırım maliyetlerinden Davalı sorumludur. Sözleşmenin -------maddeleri başta olmak üzere Davalı taraf ---------- tüm bu maliyetlerden sorumlu olduğunu ve ödemeleri yapmayı beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. Bu nedenle de Sözleşmenin ifası ile elde edilecek gelirden Davalının kazanç ve paylaşım oranı daha yüksek tutulmuştur. Sözleşmenin 6.1 “Gelir Paylaşımı” maddesinin 3ncü paragrafında Davalının kazanç paylaşım oranı %80, müvekkil davacınınki ise %20’dir.
5.Sözleşme hükümlerine göre --------- için hazırlanması, gerekli alt yapı kurulumunun tamamlanması ve onaylanan yatırımların yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda öncelikle personel alımı, araç kiralamaları, yurt dışı gezi, reklam ajansı gibi Bütçe kapsamındaki faaliyetler hayata geçirilerek Sözleşme hükümlerinin ifasına başlanmıştır
6.Başlangıç tarihinden son ana kadar tüm süreçte müvekkil davacı, tüm alt yapı maliyetlerinin, işletme ve yatırım maliyetlerinin karşılanmasından sorumlu olan Davalı taraftan, onaylanan bütçeler doğrultusunda yapılan her bir harcama için onay talep etmiş ve onay almıştır. Tüm hazırlıklar ve Stat Turu kurulumu bu şekilde gerçekleştirilmiştir. Bunu tevsik eden karşılıklı onay talep ve onaylama mail ve yazışmaları mevcuttur. Ancak tüm bu onay talep etme ve onay almalara rağmen, müvekkil davacının onay alarak yaptığı tüm harcamaları Sözleşmeye istinaden davalıya fatura etme talepleri ise ısrarla cevapsız bırakılmıştır. Tabi ki müvekkil davacının onay aldığı ve Sözleşmeye göre davalının ödemesi gereken tüm harcamalar birikmiştir. Aslında davalının tüm bu davranışları da açıkça Sözleşmeye aykırıdır. Ancak müvekkil iyi niyetle beklemeye ve Stat Turu projenin biran evvel hayata geçmesi için harcamalara katlanmaya devam etmek zorunda kalmıştır.
7.Bu harcamaların davalı tarafından ısrarla ödenmemesinin artık dayanılmaz bir hale gelmesi sebebi ile Ekim 2016 yılında, yapılan harcama bedellerinin ödenmesi tekrar istenmiş ve bunun üzerine de bir toplantı yapılmıştır. Davalı bu toplantıda onayıyla yapılan harcama bedellerini ödeyeceklerini ancak şu anda bunun mümkün olmadığını söylemişlerdir. Bu tutarın daha fazla artmaması için de, müvekkil davacının kazanç payını arttırmayı teklif etmişlerdir. Buna göre Davalı, müvekkil davacının ilk 2 yıl için payını %40’a, ikinci 2 yıl için %35’e sonraki yıllar için de %30’a çıkarmanın karşılığında o tarihten sonraki tüm harcama giderlerini müvekkil davacının karşılamasını istemişlerdir. Daha sonra tüm harcama giderleri de ----- giderleri içine konup muhasebeleştirilerek kar-zarara göre hesaplanır demişlerdir.
8.Sadece bu Sözleşme ve---- projesi için kurulan müvekkil davacı şirketin söz konusu harcamaları tek başına karşılayabilmesi ise mümkün değildir. Daha en baştan ----- masraflarından müvekkil davacının sorumlu olacağı ifade edilmiş olsaydı müvekkil davacının bu Sözleşmeye taraf olması maddeten mümkün olmadığından Sözleşme hiçbir şekilde imzalanamazdı.
9.Ancak müvekkil davacı, davalının bu harcamaları ödeyeceği şeklindeki beyan ve taahhütlerine inanmış ve güvenerek Sözleşmenin tarafı olmuştur. Davalı ise, tahsis ettiği merdiven altları gibi atıl alanlardan hiç kazanç elde edemezken bu ---- sayesinde para kazanma imkânına sahip olacağı bir sistemin kurulması avantajını elde etmiştir. Sözleşme hükümlerine göre ------ kurulması, başlanması ve faaliyete geçirilmesi ciddi emek ve know-how gerektiren zahmetli hizmetlerdir. Davalının Sözleşmeye göre yapılacak tüm yatırım harcamalarından sorumlu olmasına rağmen onayladığı harcamaların bedellerini ödemekten ısrarla kaçınması müvekkil davacıyı çok ciddi borçların altına sokmuştur. Bu tarihe kadar müvekkil davacının katlanmak zorunda kaldığı harcama giderlerinin toplamı 440.980,90 TL olmuştur. Fakat davalı o tarihe kadar hiçbir ödeme yapmamıştır.
10.Davalı tarafa bu konunun önem ve ciddiyeti sürekli anlatılmaya çalışılmıştır. Müvekkil davacının alt yapı ve yatırım maliyetlerinin karşılaması artık imkansız hale gelmiştir. Bunun üzerine Davalı taraf, -----projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla ve proje başlangıcından sonra mali durumun müsait olmasına müteakip geri ödenmek üzere ödeme yapma vaat ve taahhüdü doğrultusunda 2016 yılının sonuna doğru 330.000,-TL tutarında bir ödeme yapmıştır. Daha sonra da 2017 yılı içinde zaman zaman çek, zaman zaman nakit ödemelerle Projenin hayata geçmesi ve devamı için iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmuştur. Buna paralel müvekkil davacı da grup şirketlerinden aldığı paralarla harcamaları karşılamak için giderlere katlanmaya devam etmiştir.
11.Bu kadar masraf ve yatırımdan sonra davalı, müvekkil davacının Sözleşmeyi sonlandırmasının çok zor olacağını gayet iyi bilmesi sebebi ile müvekkil davacı, o tarihe kadar yaptığı masrafların ödenmesi koşulu ile ve davalın artık Sözleşmedeki yükümlülüklerini ifa edeceği ve sponsor bulacağı taahhüdüne güvenerek, 18.11.2016 tarihli Ek Sözleşmeyi imzalamak ve bundan sonraki giderlere de katlanmak zorunda bırakılmıştır. Ama bugün dahi davalı, bu harcama bedellerini ödememiştir. Müvekkil davacı, o tarihte dahi Sözleşmenin 7.2 maddesindeki 500.000,-USD tutarındaki cezai şartı talep edebilecekken, asıl amacı böyle bir projeyi ------taraftarına ve ülkemize kazandırmak adına tamamen iyi niyetle devam etmek istemiştir.
12.Müvekkil davacı, bundan sonraki harcamaların ancak bir kısmını kendisinin karşılayabileceğini fakat alt yapı ve yatırım maliyetlerini karşılayamayacağını, sermayesinin olmadığını söylemiştir. Bunun üzerine davalı taraf, sponsor bulacaklarını taahhüt etmişlerdir. Davalının gerçekten sponsor bulma vaadini tutsaydı------ görsellerine yer verilmesi karşılığında, yaklaşık yıllık 750.000,-TL civarında bir ----- geliri elde edilebilecekti. Gerçekten de böyle bir Proje için davalının ---- bulamaması nerdeyse imkansızdır. Birkaç sponsorla görüşmeler ayarlanmış fakat anlaşılmaz bir şekilde Sponsorluk alınamamıştır.
13.Tüm bu gelişmeler sonucunda Davalının yeni şartlarla hazırladığı Ek Sözleşme, müvekkil davacı tarafından imzalanmak zorunda bırakılmış ve Sözleşmeye ek olarak 18/11/2016 tarihli Ek Sözleşme (“Ek Sözleşme”) imzalanarak ve Taraflar arasında yürürlüğe girmiştir--------
14.Ek Sözleşmenin 4.2.10. maddesinde, Banka Kredisi alınmasına ilişkin bir düzenleme de yapılmıştır. Buna göre, 1 defaya mahsus 1 milyon TL’ye kadar banka kredisi kullanılarak sadece Stat Turunda kullanılması şartıyla nakit finansmanı sağlanabileceği kararlaştırılmıştır. Kredi kullanılması halinde kredi geri ödemeleri müvekkil tarafından ödenecek, katlanmak zorunda kalınacak masraf ve faizler de -------- gideri olarak kayıtlara alınacaktır. Ancak tüm süreçte banka kredisi alınmamış ve bu madde hükmü hiç uygulanmamıştır.
15.Ek Sözleşmenin imzalanmasından sonra ------gerekli tüm teknik ekipman satın alınmış, bilet ve fotoğraf satışları için bilgisayarlar, yazılım, biletler, fotoğraf printeri, görseller, grafiticiler ve grafiti duvarı, standlar, bilet satış alanı, deskler, ses sistemi, green box fotoğraf yazılımı, reklam ajansı giderleri, rehber metinleri, görsel araştırmalar, tarih danışmanı gider ve yatırımları ve diğer giderler için harcamalar yapılmıştır.
16.Stat Turunun Açılışı: ------ tarihinden itibaren tam 2 yıl sonra yapılabilmiştir. Tarihlerden anlaşılacağı üzere Sözleşmenin imzalandığı --- tarihinden, Ek Sözleşmenin imzalandığı ----- tarihine kadar yaklaşık 8 aydan fazla süre geçmiştir. Yapılan hazırlıklara ilişkin Davalı tarafa yapılan sunumlar, davalının başarısız sponsor görüşmeleri, görsel ve içerik araştırmaları----- davalının ------projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla parça parça finansal katkı sağlamaları, ---- onaylanması, üretim ve uygulama çalışmaları------- 2 kez açılış ertelemesi nihayetinde---- tarihinde ---- açılışı yapılabilmiştir. Davalı Mart-Kasım 2016 tarihine kadar hiçbir işlem yaptırmamış, sürekli hazırlık yapın diye müvekkili bekletmiş hatta --- kurulumuna dahi izin vermemiştir. IV- SÖZLEŞME VE EK SÖZLEŞMENİN KONUSU VE GELİRİN PAYLAŞIMI:Sözleşme ve Ek Sözleşme, işbu Dilekçemizin Ek.1 ve Ek.2’si olarak Sayın Mahkememizin bilgi ve değerlendirmelerine sunulmuştur.
17.Sözleşme kapsamına müvekkil davacı tarafından verilecek olan hizmet; ------- projelendirilmesi, Sözleşme’nin Eklerinde yer alan etkinliklerin projelendirilmesi ve organizasyonlarının, satış ve pazarlamalarının yapılması olarak kararlaştırılmıştır.
18.Söz konusu hizmetlerin ve faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi ve Sözleşme kapsamında gelir elde edilebilmesi için Davalı Şirket, Sözleşme ile birtakım yükümlülükler üstlenmiş ve Sözleşmede etkinlik alanı olarak belirlenen alanların kullanımını müvekkil Davacıya tahsis etmeyi taahhüt etmiştir.
19.Sözleşme ile belirlenen faaliyetler neticesinde kazanılacak olan gelirlerin nasıl paylaşılacağı hususu Ana Sözleşmenin Ek Sözleşme ile değiştirilen 6.1 numaralı maddesinde “Gelir Paylaşımı” başlığı atında düzenlenmiş taraflar arasında gelir ve giderlerin paylaştırılacağına dair hususlar Sözleşme hükmü olarak eklenmiştir. Buna göre; “6.1-Gelir Paylaşımı;Elde edilecek gelir içerisinde, tur ve paketler ile ilgili sponsorluklar (nakdi/ gayrı nakdi), kiralanacak alanlardan elde edilecek gelirler(kira ciro payı vs,), bilet ücretleri, paketlerden elde edilecek gelirler, fotoğraf satışları vs. tüm gelirler dâhil olduğu tarafların karşılıklı kabulündedir.
Taraflar, 1 Ocak/ 31 Aralık dönemini kapsar şekilde elde edilen gelirler, yapılan tüm yatırım harcamaları ------ bu sözleşmede yer alan hizmetler için istihdam ettiği ----- türlü işletme ve genel gider harcamaları konusunda takip eden yılın 7 Ocak günü sonuna kadar hesap mutabakatı yapacaklardır. Giderler, gelirlerden mahsup edildikten sonra giderlerin, gelirden fazla çıkması halinde çıkan zarar bir sonraki yıla devir olacaktır. Hesap mutabakatı sonucunda gelirin, giderden fazla olması halinde elde edilen kar; ilk 2 yıl için -----’ye %60– -----’a %40 oranlarında pay edilerek paylaşılacaktır. Devam eden sonraki 2 yıl için ---- %65–---- %35 oranlarında pay edilerek paylaşılacak, sonraki yıllar için ise-----%70 ----%30 oranlarında pay edilerek paylaşılacaktır. Hesap mutabakatı ile ----payına isabet eden hesaplanacak hizmet bedeli ----- hesap mutabakatı ile ---- payına isabet eden hesaplanacak hizmet bedeli ---- hesap mutabakatı yapılmış yıla ait Aralık ayı tarihli olarak düzenleyeceği fatura karşılığı en geç 7 şubat tarihine kadar ---- tarafından ------ ödenecektir. Tüm gelir ve giderler KDV hariç olarak dikkate alınacaktır. Ancak damga vergisi, gelir stopaj vergisi ve benzeri vergiler mahiyetlerine göre, gider veya maliyet veya gelir olarak vergi mevzuatına göre değerlendirileceklerdir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.
20.Müvekkil Davacı şirket Sözleşme ve Ek Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini bugüne kadar eksiksiz olarak yerine getirmiş ancak Davalı şirket, maalesef Sözleşme ve Ek Sözleşme kapsamındaki taahhüt ve yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmemiştir. Bu konuda Davalı Şirkete yapılan tüm bildirimlere ve taleplere karşılık verilmemiş, Sözleşmelerin kaderi ve uygulaması, Davalıya düşen sorumluluk ve yükümlülükler de dahil olmak üzere tamamen davacı Müvekkil Şirkete yüklenmiştir. Davalı şirketin bir kısım eylem ve tasarrufları Sözleşme hükümlerini açıkça ihlal etmiştir. Tüm bunların neticesinde Sözleşme ve Ek Sözleşme kapsamında kararlaştırılan birçok etkinlik ve faaliyetler tam ve zamanında uygulamaya konulamamış, yerine getirilememiş ve dolayısı ile hedeflenen kazançlar elde edilememiştir. V- DAVALININ SÖZLEŞMEYE AYKIRILIKLARI VE SÖZLEŞME İHLALLERİ: Davalı Şirketin Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırı eylemleri ve ihlalleri özet halinde aşağıda Sayın Mahkemenizin bilgi ve değerlendirmelerine sunulmuştur:
21.Sözleşmeye göre, Davalı Şirket tarafından Müvekkil davacı Şirketin kullanımına tahsis edilmesi gereken alanların tamamı Müvekkil Şirketin kullanımına sunulmamıştır. Sözleşmenin Bölüm 1. “Tanımlar, Kısaltmalar ve Sözleşmenin Ekleri” başlıklı bölümünde “Tanımlar” başlığı altında; “Tur Alanı ------ Stadyumunda stada gelen taraftar ve ziyaretçilere açılacak; ---- Açık Avlu Bölümü, ---- Üst Girişi, Protokol Tribünü, Cumhurbaşkanı Odası ve Şeref Tribünü, Basın dinlenme odası ve Basın Tribünü,---- Tribünü, Mediaroom, Soyunma odaları orta göbek, MixZone,---Odası, ----- Soyunma Odası, Hakem Odası, Teknik direktör Odası, Bayan Hakem Odası, ---- Delege Odası, Basın Toplantısı Odası, Malzeme Odası, Eşgüdüm Toplantı Odası, Misafir Takım Soyunma Odası, Doping Kontrol Odası, Körük, Yedek Kulübesi, Saha&Tribünlerin Sahadan Görünümü, --- Müzesi, --- alanı” Müvekkil davacı Şirketin kullanmaya yetkili olduğu ve Sözleşme konusu faaliyetleri gerçekleştirebileceği alanlar olarak belirtilmiştir.
22.Ancak belirlenen Alanların bir kısmı Davalı Şirketçe, Müvekkil davacı Şirketin kullanımına hiç açılmamış, bir kısmı ise başlangıçta açık olmasına rağmen daha sonra kapatılmıştır. Sözleşmede Tur Alanı olarak belirtilen alanların birçoğu Davalı Şirket tarafından Müvekkil Şirketin kullanımına tahsis edilmemiştir. Bir kısmı ise başka şirketlere tahsis edilmiştir. Örneğin Sözleşmenin Ek.1’inde belirtilen Multi Medya Müzesi halen ---- olarak kullanılmaktadır. Bu kullandırılma tamamen ve açıkça Sözleşmeye aykırıdır ve hedeflenen gelirlerinin elde edilmesine engel olmuştur. Gelir kaybının hesaplanmasını talep etmekteyiz.
23.Davalı Şirket tarafından Sözleşmenin Ek.1’nde belirtilen Protokol Tribünü, Cumhurbaşkanı Odası ve Şeref Tribünü, Mediaroom, ---- Delege Odası, Malzeme Odası, Eşgüdüm Toplantı Odası, Doping Kontrol Odası kullanıma açılmamış ve Stat Turu güzergahından çıkarılmıştır. Tüm bunlar davalının tek taraflı olarak Sözleşmeye aykırı olacak şekilde aldığı ve uyguladığı kararlardır ve hedeflenen gelirlerinin elde edilmesine engel olmuştur. Gelir kaybının hesaplanmasını talep etmekteyiz.
24.Aynı şekilde Sözleşmeye göre Müvekkil davacının kullanımında olması gereken ---- olarak tanımlı yaklaşık 4.500 m2’lik ----- Otoparkının üzerindeki açık alan da faaliyete geçirilmemiş, bu hususla ilgili olarak da müvekkil davacı Şirketçe, Davalı Şirkete 15.02.2019 tarihinde başvuruda bulunulmuşsa da olumlu bir sonuç alınamamıştır. Bu tek taraflı uygulama ve karar da Sözleşmeye açıkça aykırıdır ve hedeflenen gelirlerinin elde edilmesine engel olmuştur. Gelir kaybının hesaplanmasını talep etmekteyiz.
25.Sözleşmeye göre Müvekkil davacının Faaliyet Göstereceği Alanlar, “Etkinlik Paketleri” Başlığı ile belirtilmiş ancak, Davalı Şirketin Sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde Müvekkil Şirketçe söz konusu etkinlikler gerçekleştirilememiştir. Sözleşmenin Bölüm 1. “Tanımlar, Kısaltmalar ve Sözleşmenin Ekleri” başlıklı bölümünde; “Etkinlik Paketleri: Stadyum alanı içinde yapılacak ve/veya yapılması mümkün olan, gerçek kişi veya kurumlara yönelik özel günler, yıl dönümü kutlamaları, doğum günü, evlilik teklifi, toplantı, düğün, nikah, seremoniye çocuk katılımı, hall of fame uygulaması.” müvekkil davacı Şirketin gerçekleştirebileceği faaliyetler olarak kararlaştırılmıştır.
26.Ancak Davalının Sözleşmeye açıkça aykırı tutumları sebebi ile hedeflenen gelirlerin elde edebilmesi için büyük önem arz eden bu etkinliklerin yapılabilmesi mümkün olamamış ve dolayısıyla Davalının aykırı davranışları sebebi ile söz konusu etkinlikler gerçekleştirilememiş ve bu durum da ciddi gelir kaybına neden olmuştur. Tüm bu etkinliklerin gerçekleştirilebilmesi için Davalıya yapılan uyarılara dönüş olmamış ve yazılı talepler ise karşılanmamıştır. Taraflar arasında akdedilen Ek Sözleşmenin 7.2. maddesinde bu husus açıkça Müvekkil davacı Şirkete haklı fesih hakkı tanımaktadır.
27.Örneğin, Etkinlik Paketleri kapsamında; “Seremoniye çocuk çıkartılması” hakkı, Sözleşme ile münhasıran Müvekkil davacıya tanınmış bir hak olmasına karşın bu hak müvekkil şirkete hiç kullandırılmamış, Sözleşmeye aykırı bir şekilde Davalı Şirket bu hakkı tüm seremonilerde kendisi kullanmıştır. Bu tek taraflı uygulama ve karar da Sözleşmeye açıkça aykırıdır ve hedeflenen gelirlerinin elde edilmesine engel olmuştur. Gelir kaybının hesaplanmasını talep etmekteyiz.
28.Sözleşmenin Ek.1’nde belirtilen İş Paketi, Düğün Teklif Paketi, Teklif ve Doğum Günü Paketi gibi etkinlikler de Davalının Sözleşmeye aykırı eylemleri nedeni ile gerçekleştirilememiş ve ciddi gelir kayıplarına maruz kalınmıştır. Davalının bu Sözleşmeye açıkça aykırı davranışları sebebi ile hedeflenen gelirler elde edilememiştir. Gelir kaybının hesaplanmasını talep etmekteyiz.
29.Sözleşmenin 4. Maddesi ile; Müvekkil Şirketin Hak ve Yükümlülükleri hüküm altına alınmış ancak Sözleşme ile Müvekkil davacıya tanınan haklar, Davalı Şirketin Sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde Müvekkil davacı tarafından kullanılamamıştır. (a) Sözleşmenin 4.2.29. maddesi ile “Münhasır Olma” hususu hükmüne göre; “Münhasır Olma; ----, stat turu, Etkinlik Paketleri ve kendisinin üretmiş olduğu projeler ile ilgili olarak sözleşme süresince münhasır hakka sahiptir. ----, sözleşme konusu projeler için başka firmalarla anlaşma yapamaz. Yapması halinde, elde edeceği gelirlerin tamamını işbu sözleşme kapsamında gelir kalemi olarak kabul edilecektir. Ancak, sözleşme konusu projeler dışında başkaca firmalardan gelebilecek ve ---- içinde uygunluğu olan projeler ile ilgili ----, diğer firmalar ile geliri tamamen ---’- ait olmak üzere anlaşma yapabilecektir. Stat turu ve etkinlik paketleri ile ilintili projelerin uygulanması ise, ----- kontrolünde yapılması taraflarca kabul edilmiştir.”
Görüldüğü üzere stat turu ve etkinlik paketleri ile bağlantılı projelerin uygulanmasının Müvekkil davacı Şirketin kontrolünde ve idaresinde yapılacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Tüm bu hususlar Sözleşme ile hüküm altına alınmış olmasına rağmen Davalı Şirket Sözleşmeyi bypass ederek “Taraftar Ağırlama Paketleri” satmıştır. Ancak davalı şirket, müvekkil davacı şirkete herhangi bir bildirimde dahi bulunmamış, görüşünü sormamış, fikrini dahi almamıştır. Tüm bu hususların da açıkça Sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği izahtan varestedir. Güçlü konumunu kullanarak tamamen kendi isteği ve kararı doğrultusunda, Sözleşme hükümlerini hiçe sayarak kararlar almış, faaliyete geçirmiş ve tek başına gelir elde etmiştir. Buna dair Gelir kaybının da hesaplanmasını talep etmekteyiz.
Müvekkil davacının münhasır hak sahibi olmasına rağmen Davalının doğrudan kendisinin yaptığı etkinlikler ve elde ettiği gelirleri “Stat Turu Gelir”ine aktarması gerekirken yapmamıştır. Davalının bu Sözleşmeye açıkça aykırı davranışları sebebi ile hedeflenen gelirler elde edilememiştir. Bu Stat Turu Gelirleri içine konması gereken Gelirlere ilişkin mahrum kalınan kazançlarımızı talep ve dava haklarımız saklı tutulmuştur. (b) Sözleşmenin 4.2.17-4.2.18 ve 5.1 maddeleri ile; Davalı Şirketin, Müvekkil davacı Şirkete yapacağı ödemelerin şartları ve oranları belirlenmiştir. Ancak Davalı Şirket ödemekle yükümlü olduğu bedelleri ödememiştir. “4.2.17----- tarafından sunulmuş olan her bir proje ayrı ayrı önce Kurul’a sunulacaktır, kurul tarafından kabul gören projenin ayrıntılı bütçesi ve ödemeleri ---- tarafından ayrıntılı hazırlanıp Kurul’a sunulacak, kabul edilen projenin bütçe ve ödemeler için de ---- ayrıca yazılı onay alınacaktır. ---, --- -- tarafından sunulmuş olan proje ve bütçesinin Kurul tarafından kabul görmesi halinde gerekli olan iş avansını onaylanmış ödeme vadeleri içerisinde ---- ödemeyi kabul ve taahhüt eder. ----- İcra kurulu tarafından onaylanmış bütçeyi en fazla %10 oranında aşabilir, bu oranın üzerinde kalan kısmını ---- karşılamak zorundadır, fazlaya dair kısmı --- ödemekle yükümlü değildir. “ “4.2.18-----, onay verdiği hizmetlerin düzenlenmesi, geliştirilmesi, pazarlanması, satışı sırasında yapılacak masraflar (çalışanlar, yükleniciler, ekipman, malzemeler, nakliye, reklam, pazarlama, satış vb için) ve hizmetlerin gerçekleştirilmesi için gerekli her türlü maliyet ve harcamaları 4.2.17. madde kapsamında karşılamayı kabul ve taahhüt eder.” “5.1- -----, işbu Sözleşme kapsamında taahhüt ettiği Hizmeti başta İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı olmak üzere ilgili her türlü yasal mevzuata uygun gerçekleştirmesinin yanı sıra, işbu Sözleşme konusu Hizmetin ifasında görevlendirdiği Çalışanının hizmet verilen ofis alanında işçi sağlığı, iş güvenliği, çevre ve fiziki güvenlik prosedür ve kurallarına uymasını sağlamakla yükümlüdür. -----’ın, işbu Sözleşme konusu Hizmetin ifası için görevlendireceği personelinin her türlü kanuni alacak ve haklarının hizmet akdi ve yasalar kapsamında eksiksiz yerine getirilmesi yükümlülüğü, diğer bir ifade ile başta 4857 Sayılı İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı kapsamındaki tüm kanunlar ve yasal mevzuattan doğacak ve/veya ilgili diğer iş ve sair mevzuata ilişkin işlemler, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülükler de tamamen dâhil olmak üzere takiben Sosyal Sigortalar ve Bölge Çalışma Müdürlükleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ---- İş Kurumu, Vergi Daireleri vs, ilgili merciler nezdinde tüm mükellefiyetler(---- 4.2.10 maddesi uyarınca faturalandırılmak üzere) ----ait olacaktır. Ancak, her ayın son günü işbu personeline ait bordro listesi --- tarafından hazırlanarak -----’ye gönderilecek olup, ---- işbu bordrolara en geç 5 (Beş) gün içerisinde onay vermeyi ve ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Buna ilişkin olarak -----’nin kusuru ya da ihmali ile neden olduğu tüm ceza, gecikme faizleri, tazminat ve her ne ad altına olursa olsun tüm diğer sorumluluklar, ----- tarafından karşılanacak olup -----’a fatura edilemez veya sair bir surette talep edilemez.” şeklinde tüm bu hususlar Sözleşme ile hüküm altına alınmıştır. Bu husus dilekçemizin yukarıdaki kısımlarında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Sözleşme ve Ek Sözleşme arasında geçen zamanda, Müvekkil davacı Şirketçe yapılan harcama listeleri Sözleşmeye uygun şekilde Davalı Şirkete gönderilmiş ancak Davalı Şirket tarafından söz konusu tutarlar ödenmemiş ve buna ilişkin hiçbir açıklama dahi yapılmamıştır. Ödeme hususu ile ilgili Müvekkil Şirket tarafından Davalı Şirkete defalarca talepte bulunulmuşsa da hiçbir olumlu sonuç alınamamıştır. Diğer bir ifade ile; tüm bu süreçte müvekkil davacı, hazırlayarak davalıya gönderdiği bütçeler ve buna göre yapılan her bir harcama için davalıdan onay talep etmiş ve onay alınmıştır. Buna ilişkin karşılıklı mail ve yazışmalar haklılığımızı net bir şekilde ispat etmektedir.
Bu kapsamda olmak üzere Müvekkil Şirketin hali hazırda Davalı Şirketten 440.980,90 TL’lik alacağı bulunmaktadır. (c) Ek Sözleşmenin 4.2.16 maddesine göre; Davalı Şirket Kapalı Günlere İlişkin Alacak tutarı da Müvekkil şirkete ödenmemiştir. “4.2.16- Stat Turu bir takvim yılı içerisinde ----- tarafından minimum 300 gün süre ile açık tutulacaktır. Ancak, , , ----- kurumlarının yazılı kararlarının -----’a ibrazı halinde bu kararlarda yazılı gün sayısı kadar turun kapalı olacağı hususunda taraflar karşılıklı olarak mutabık kalmışlardır. Bu şartlar dışında ----- isteğiyle stat turunun 300 günden az açık kalması halinde 2017 takvim yılı için, -----, her 1(bir) gün için, -----’a 20.381,58 TL+KDV (YizmibinüçyüzseksenbirTürkLirasıEllisekizKuruş) tutarı, fatura karşılığında 30(otuz) gün içinde ödeyecektir. Söz konusu tutar her yıl için yıllık enflasyon oranı nispetinde(üfe+tüfe/2) artırılacaktır. Bununla birlikte stat turunun kapalı kaldığı gün sayısının 300 günün %10’unun üzerine çıkması hali, -----’nin işbu sözleşmeye aykırı fiili olarak değerlendirilecek olup cezai şart hükümleri uygulanacaktır. -----, ana sözleşmede yer alan mücbir sebepler doğrultusunda 300 günün altında ----’nin stadı açık tutamaması halinde ----- hiçbir ceza-i tazminat ödemeyecektir.”
Ek Sözleşmenin 4.2.16 maddesine istinaden 2018 yılında Davalı şirketin talimatı ile Stat Turunun kapatılan ve Davalıya fatura edilmesi gereken günler ile ilgili açıklama ve fatura tutarı aşağıda Sayın Mahkemenizin bilgilerine sunarız. Keza aynı husus Davalıya e-mail ile bildirilmiş bu e-maile karşılık olarak Davalı böyle bir talepte bulunmanın ilişkileri bozacağı anlamında tamamen Sözleşmeye aykırı olacak şekilde cevap vererek talebimizi reddetmiştir. Açıklama Gün Sayısı ---- ligi maçı öncesi, stadyum yönetimi isteğiyle, maçtan 1 gün önce kapanmasından dolayı turun kapalı olduğu günler 1 Hazırlık maçı dolayısıyla turun kapalı olduğu günler 2 Kongre ve mazbata töreninden dolayı turun kapalı olduğu günler 4 Kombine satışlarından dolayı turun kapalı olduğu günler 2 Toplam 9 Tüm bu hususların Sözleşme ve Ek Sözleşme ile hüküm altına alınmış olmasına karşın; Müvekkil davacı tarafından Davalı Şirkete defalarca talepte bulunulmuşsa da müvekkilin Kapalı Günler alacağı da ödenmemiştir.
Bu doğrultuda, 2018 yılı için Sözleşme ve Ek Sözleşmeye göre, Kapalı olan 9 günün bedeli müvekkil davacı şirkete ödenmemiştir. 2018 yılı enflasyon oranı ilave edilmiş günlük tutar (+%13,47) 23.126,98 TL + KDV’dir. Toplam tutar: 9 gün X 23.126,98 TL = 208.142,82 TL + 37.465,71 TL(KDV) = 245.608,53 TL’dir.
Bu kapsamda olmak üzere Müvekkil davacı Şirketin hali hazırda Davalı Şirketten 245.608,53 TL tutarında Kapalı Günler alacağı bulunmaktadır. (d) Davalı Şirket tarafından ücretsiz olarak “Stat Turu” yaptırılacağı duyurulmuş, Sözleşme ve Ek Sözleşmeye açıkça aykırı davranılmış ve bu aykırılık ciddi gelir kayıplarına neden olmuştur.
Davalı Şirket tarafından yapılan basın açıklaması sonrasında, Davalının tek taraflı Sözleşmeye aykırı talimatı ile her hafta 1 okul ücretsiz olarak Stat Turuna katılmıştır. 2019 yılı sonu itibariye ücretsiz olarak bu tura katılan öğrenci sayısı 1.464 kişidir. Buradan kaynaklanan ticari kayıp 38.655,00 TL’dir.
Bu kapsamda olmak üzere Müvekkil Şirketin hali hazırda Davalı Şirketten 38.655,00 TL tutarında ücretsiz Stat Turundan kaynaklanmış zarara bağlı alacağı bulunmaktadır. (e) Davalı şirket Sözleşmenin 4.2.20 maddesi kapsamındaki yükümlülüğünü de hiçbir zaman yerine getirmemiştir. “4.2.20- ----, sözleşme konusu işle ilgili olarak ’---- tahsis edilmesi gereken tüm yerleri ---- kullandırmayı, Kulüp ile sözleşmeli profesyonel sporcuları ve spor adamlarını, (sporcu ve teknik adamlar ile yapılmış olan özel sözleşmesi uygun olduğu takdirde sözleşme çerçevesinde ve önceden planlanmak şartı ile) sözleşme kapsamında bila bedelle görev almalarını sağlayacaktır.”
Davalı Şirket, Sözleşme ile hedeflenen gelirlerin elde edilmesinde önemli bir fonksiyona sahip olan sporcu ve teknik adamların görevlendirilmeleri konusunda da hiçbir tasarrufta bulunmamış, toplantılarda bu husus sürekli ifade edilmiş ancak hiçbir sonuç alınamamıştır. Davalının bu Sözleşmeye açıkça aykırı davranışları sebebi ile hedeflenen gelirler de elde edilememiş ve ciddi gelir kaybı yaşanmıştır. (f) Müvekkil Davacı Şirketin dava dışı grup şirketi olan--- tıpkı davalı şirket gibi Sözleşme kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla kazanç elde edildiğinde geri ödenmek üzere müvekkil davacıya ödeme yapmıştır:
Davalının Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırı filleri sebebi ile hedeflenen gelirlerin elde edilmesinin imkansız hale gelmesi, Sözleşme doğrultusunda ödeyeceği harcama bedellerini ısrarla ödememesi, sponsor bulmaması ve gelir getirici etkinliklere izin vermemesi sebebi ile Stat Turunun gerçekleştirilebilmesi ve idamesi için gerekli harcamalar ve yatırımların yapılması konusunda müvekkil davacı tek başına bırakılmıştır. Müvekkil davacının dava dışı grup şirketi olan ----- tıpkı davalı şirket gibi, Sözleşme kapsamındaki giderlerin karşılanması amacıyla kazanç elde edildiğinde geri ödenmek üzere müvekkil davacıya ödeme yapmıştır. Ancak bu şekilde Sözleşme ayakta tutulmaya çalışılmıştır. Şirket kayıtlarına göre dava dışı ------ödediği tutar 619.113,14 TL’dir. (g) Müvekkil Davacı Şirketin Sözleşme konusu hizmetlerin ifası için dava dışı şirketlere ödemek zorunda olduğu Borçları:
Sözleşme ve Ek Sözleşme gereğince Stat Turunun ifasının sağlanması amacıyla, davalının onayından geçmiş dava dışı şirketlerle anlaşmalar yapılarak hizmet alınmıştır.
Bu kapsamda Güvenlik Şirketi, Temizlik Şirketi, Yemek Hizmeti, Telsiz Kiralama şirketlerinden Stat Turuna yürütülmesine yönelik hizmetler alınmıştır. Hali hazırda bu hizmetlere ilişkin müvekkil davacının 38.621,78 TL tutarında borcu vardır. (h) Müvekkil Davacı Şirketin Sözleşme konusu hizmetlerin ifasında görevli personelinin İşçilik Alacakları (Kıdem Tazminatı, İzin Ücretleri vs): Davalının Sözleşmeye aykırı filleri sonucunda Sözleşmenin haklı nedenle de olsa feshine neden olması sebebi ile müvekkil davacının çalışanlarına yaklaşık 63.931,55 TL tutarında borcu bulunmaktadır ve Çalışanları mağdur olmasın diye aldığı borçlarla ödemeye çalışmaktadır. (i) Davalı Şirketin Sözleşmeye aykırı fillileri sebebi ile Sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi nedeniyle müvekkil davacı şirketin Sözleşmenin bakiye süresine göre mahrum kaldığı kazanç kaybı: Sözleşme 01/03/2016 tarihinde imzalanmış olup hazırlıklar, davalının açılışa onay vermemesi, davalının ertelemeleri sebebi ile Stat Turu ancak 06/03/2018 tarihinde açılabilmiştir. Ek Sözleşmenin 11-1-maddesine göre; Sözleşme süresi, Stat Turunun başlangıç tarihinden itibaren 10 yıldır. Diğer bir ifade ile, 06/03/2018 tarihinden itibaren 10 yıllık ilk süre 05/03/2028 yılına kadardır. Ayrıca Ek Sözleşmenin 11-1 maddesinde “Sözleşmenin yenilenmesi dair hükümler Sözleşmeye göre uygulanacağı” öngörüldüğü için Sözleşmenin “Sözleşmenin Yenilenmesi” başlıklı 11-1 maddesine göre müvekkil davacıya bir defaya mahsus ilave 5 yıllık bir süre için rüçhan hakkı tanınmıştır.
Davalının Sözleşmeye aykırı filleri sonucunda Sözleşmenin haklı nedenle de olsa feshine neden olması sebebi ile fesih tarihinden itibaren Sözleşmenin bakiye dönemi için (ilk iki yıl geçtiği için yaklaşık 8+5=13 yıl) müvekkil davacı elde edeceği kazançtan mahrum kalmıştır. Stat Turu projesi ile elde edilmesi hedeflenen kazançlara göre müvekkil davacının bakiye dönem için mahrum kaldığı kazanç hesaplanabilecektir. Sayın Mahkemece Bilirkişi incelemesi marifeti ile bu hesaplamanın yapılmasını talep etmekteyiz. Mahrum kalınan kazanca ilişkin müvekkil davacının talep hakları şimdilik saklı tutulmuştur. (j) Davalı Şirketin Etkinlik Paketlerinin ifasına müsaade etmemesi sebebi ile müvekkil davacı şirketin mahrum kaldığı kazanç kaybı:
İşbu Dilekçemizin önceki bölümlerinde açıklanan davalının ifasına müsaade etmediği Etkinlik Paketlerinden müvekkil davacının elde edeceği kazancın da hesaplanması mümkündür. 2018 yılında yapılan Business Planında Etkinlik Paketleri uygulansaydı elde edilecek kazançlar rapor edilmiştir. Örneğin; Devre arası evlenme teklifi uygulanabilseydi: Bir maçta en az 5 adet yapılabilirdi. Bir sezonda 17 iç saha maçı olduğunda 85 adet evlenme teklifi paketi satılabilirdi. Her paket fiyatı planlanan rayiç fiyat üzerinden 5.000,-TL ise elde edilecek kazanç en az 425.000,-TL olurdu. Bu örnek sadece Evlenme Teklifi Paketinden mahrum kalınan kazanca ilişkindir. Uygun zamanı geldiğinde ----- yaşam alanı, düğün paketi, iş ve toplantı paketleri, hall of fame paketi, devre arası evlenme teklifi paketi, doğum günü paketi gibi Etkinlik Paketlerinin başlatılmasına ilişkin e-mailler gönderilmiş ancak davalı bu e-mail ve taleplere hiç cevap vermemiştir. Sayın Mahkemece Bilirkişi incelemesi marifeti ile uygulanmasına izin verilmeyen Etkinlik Paketlerinden mahrum kalınan kazancın hesaplanmasını talep etmekteyiz. Mahrum kalınan kazanca ilişkin müvekkil davacının talep hakları şimdilik saklı tutulmuştur.
Özetle: Görüldüğü üzere Davalı Şirket tarafından gerek Sözleşme gerekse Ek Sözleşme ile yüklenilen yükümlülükler yerine getirilmemiş, Müvekkile tanınan hakların kullanımı kısıtlanmış, Sözleşmeye aykırı şekilde hareket edilmiş ve nihayetinde de Müvekkil davacı şirketin hak kazandığı ödemeler Davalı tarafından müvekkile ödenmediği gibi ciddi gelir kaybına neden olunmuştur. Aşağıdaki Tabloda müvekkil davacı şirketin zararları özetle gösterilmiştir: Açıklama Tutar 2016 Mart-Kasım Alacak Tutarı ₺440.980,90 2018 kapalı günler ile ilgili Alacak Tutarı ₺245.608,53 ------, Davacı şirkete koyduğu ödeme tutarı ₺619.113,14 Davalının talimatıyla verilen 2019-2020 ücretsiz turlar ₺34.789,50
3.parti şirketlere olan cari borçlar ₺38.621,78 Personel ödemeleri (Tazminat ve izin ücretleri) ₺63.931,55 Bakiye Sözleşme Süresine ait Kazanç Mahrumiyeti (yaklaşık 8+5=13 Yıl) Hesaplanacak Etkinlik Paketleri gelir kaybı Hesaplanacak Hesaplanacak VI- DAVALININ SÖZLEŞMEYE AYKIRI EYLEMLERİ SEBEBİ İLE KEŞİDE EDİLEN NOTER İHTARNAMELERİ:
Davalı Şirketin Sözleşmeye aykırı davranışları ve yükümlülüklerini açıkça ihlal etmiş olması sebebi ile Davalı Şirketin bu aykırılıklara son vermesi ve aykırılıkları gidermesi amacıyla iletişime geçen ancak olumlu bir sonuç alamayan Müvekkil Şirketçe son çare olarak ihtarname keşide edilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
30.----Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi:
Müvekkil davacı Şirket tarafından, davalı aleyhine ----- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı, 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiştir(Ek.3-----Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı ve 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi). Yukarıda ayrıntıları ile açıklanan tüm aykırılıklar ve ihlaller Davalı Şirkete açık ve net bir şekilde ihbar ve ihtar edilmiştir. Bu İhtarname ile (kısaca); (a) Davalının Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine göre taahhüt ettiği ancak yerine getirmediği Sözleşmeye aykırı tüm davranış ve tasarruflarına derhal son vererek ihtarnamede belirtilenlerle sınırlı olmaksızın her türlü Sözleşme ihlallerini ve aykırılıklarını ihtarnamenin Davalıya tebliğ tarihinden itibaren 30(Otuz) gün içinde gidermesi, (b) Aykırılıkların giderilmesinin ifasına derhal başlayarak müvekkil şirkete bildirmesi, (c) Davalı Şirketin aykırılıkları bildirilen süre içinde gidermemesi ve ihlallere son vermemesi halinde, Sözleşmenin haklı nedenle feshedilerek Sözleşmeye göre müvekkil menfi-müspet zararlarını ve sair tüm hak ve alacaklarını ve Ek Sözleşme’nin 7.2 maddesinde belirtilen cezai şart bedelini tazmin ve tahsil etmek amacıyla yasal yollara başvurmak zorunda kalınacağı hususları Davalı Şirkete ihtar olunmuştur. Ancak Davalı, maalesef verilen süre içinde Sözleşmeye aykırı davranışlarına son vermemiş ve yükümlülüklerini açıkça ihlal etmeye devam etmiştir.
31.---- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 20.02.2020 tarihli ihtarnamesi: Davalı 17.01.2020 tarihli ihtarname ile bildirilen aykırılıkları bırakınız gidermeyi, ihtarname üzerine davalının gerçek ve gizli plan ve emelleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır.
Davalı Şirket yetkilileri, müvekkil davacının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına “Sözleşmenin feshedileceğini ve Stat Turunun artık davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istediklerini” açık açık ifade etmeye başlamışlardır. Ayrıca Stat Turu Projesinde faaliyet gösteren müvekkil davacın şirketin hizmet aldığı taşeron şirketlerinden de doğrudan çalışmak için teklif istemişlerdir. Davalının tek amacı, müvekkil davacı şirketi devre dışı bırakarak, müvekkilin bu projede çalışan personelleri ve taşeron firmaları ile aynen çalışmaya devam etmektir.
Davacının Sözleşmeye aykırı bu davranışları öğrenilir öğrenilmez, müvekkil davacı Şirket tarafından, davalı aleyhine ---Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı, 20.02.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiştir(Ek.4- ----Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı, 20.02.2020 tarihli ihtarnamesi). Bu İhtarname ile (kısaca); (a) Davalının, müvekkil davacının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına iş teklif etme ile “Sözleşmenin feshedileceğini, Stad Turunun artık kendileri tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istedikleri” ve Stad Turu Projesinde faaliyet gösteren davacı şirketin hizmet aldığı taşeron şirketlerinden doğrudan çalışmak için teklif istedikleri” yönündeki eylemlerine son vermesi, (b) Bu tekliflerin ve söylentilerin sözleşmenin feshedileceğine ilişkin olarak yapılan ifadelerin sözleşmeye, yasalara ve haksız rekabet hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği, hususları Davalı Şirkete ihtar olunmuştur. Ancak Davalı, maalesef bu Sözleşmeye aykırı davranışlarına da son vermemiştir. Aslında davalı Şirket tüm bunları Sözleşme hala yürürlükte iken gizlice olarak yaparak “müvekkil davacı ile sözleşmeyi devam ettirmek istemediğini” çok net olarak ortaya koymuştur.
32.Davalı, müvekkil davacının, Sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini gayet iyi bilmektedir, zaten davalı taraf müvekkil davacının yükümlülüklerinin ifa etmediğine dair bugüne kadar tek bir beyanı ve ihtarı da olmamıştır. Davalı bunu çok iyi bilmektedir bu nedenle, Sözleşmedeki cezai şart yaptırımı ile karşılaşmamak için, Sözleşmeyi feshetmek yerine gizli pasif ve aktif eylemlerle müvekkil davacıyı Stat Turu projesinden yıldırmak ve vazgeçmesini sağlamaya çalışmıştır. Davalı, Gelir getirici etkinliklere müsaade etmeyerek, yapılan harcama bedellerini ödemeyerek, sponsor bulmayarak, çalışan personelini ayartmaya çalışarak, taşeronlardan teklif isteyerek Sözleşmenin ifasını fiilen imkansız hale getirmeye çalışmıştır.
33.Davalının eylemleri bununla da kalmamış Haziran 2019’dan itibaren davalı şirketin güvenlik ve temizlik personelleri ciddi mobbing uygulamışlardır, zaman zaman Tuvaletleri açmamışlar, yürüyen merdivenleri çalıştırmamışlardır. Ziyaretçiler (müşteriler) önünde Stat Turunda görevli personeline hakaretamiz davranışlarda bulunmuşlardır. Bu durumlar davalı şirket İdarecilerine sürekli iletilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Daha sonra anlaşılmıştır ki tüm bu baskılar, davalının gizli amaçları doğrultusunda davalı şirket idarecilerinin talimatları üzerine yapılmıştır.
34.Davalı, müvekkil davacı şirkete göndermiş olduğu İhtarname ile --- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 15.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile (kısaca); “Davalının davacıya 995.000,-TL ödendiğini, faizi ile birlikte 1.265.548,96 TL’nin 30 gün içinde ödenmesini, davacının bilanço, mizan, ticari defter ve sair tüm kayıtlarının 30 gün içinde Davalıya ibraz edilmesini talep ve ihtar etmiştir.” Davalının bunların dışında başkaca bir talebi yoktur. Müvekkilin yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu İhtarnameye aşağıda açıklanan -----. Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı, 14.02.2020 tarihli ihtarnamesi ile hemen cevap verilmiştir.
35.----. Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı 14.02.2020 tarihli ihtarnamesi:
Davalı tarafça Müvekkil davacıya gönderilen 15.01.2020 tarihli ihtarnameye Müvekkil Şirketçe verilen cevabi ihtarname ile (kısaca)(Ek.5----Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı, 14.02.2020 tarihli ihtarnamesi); (a) Davalı tarafından Müvekkile ödendiği belirtilen ve faiziyle talep edilen bedellerin, Stat Turu Projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olunması amacıyla ödendiği, (b) Bu bedellerin, hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, (c) Ayrıca karşılıklı olarak yapılan ödenmelerin mahsuplaştırılması halinde Davalı tarafça talep edildiği gibi bir tutarın da olmadığı, (d) Davalının taleplerinin sözleşmelere ve karşılıklı beyan ve taahhütlere uygun olmadığı, (e) İncelenmek istenilen kayıtların da Müvekkilin adresinde incelemeye hazır olduğu ve her zaman incelenebileceği, hususları ihtar olunmuştur.
36.Davalı tarafından Stat Turu Projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olunması amacıyla yapılan ödemeler Sözleşme kapsamında düzenlenmiş ve Sözleşme hükmü gereğince yapılmış değildir. Daha önce de ifade edildiği gibi, davalının ihtarnamesinde refere ettiği Ek Sözleşmenin 4.2.10. maddesi gereğince banka kredisi alınmamış ve diğer ifade ile bu madde hükmü hiç uygulanmamıştır.
Bu ödemeler Taraflar arasındaki borç alacak mahiyetindedir. Müvekkil şirketin grup şirketleri tarafından yapılmış benzer nitelikte ödemeler mevcuttur. Bu ödemeler Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmış olup bu bedellerin karşılıklı beyan ve taahhütler kapsamında geri ödemesi de mali durumun müsait olması ve hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır.
37.Davalı, ---- Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı 03.03.2020 tarihli ihtarnamesi ile müvekkil davacının Şirket kayıtları üzerinde daha önce de belirttiği şekilde inceleme yapılmasını talep etmiştir. Bunun üzerinde davalı, denetçi ve vekilleri ile birlikte şirket merkezinde gelerek Şirket kayıtlarını uzun uzun incelemişlerdir.
Davalı tarafından talep edilen inceleme 06.03.2020 tarihinde gerçekleşmiş olup inceleme sonuç raporu tarafımıza açıklanmamıştır.
Zaten müvekkil davacının herhangi bir eksikliği veya hatası tespit edilmiş olsa idi, davalı bunları müvekkil davacının aleyhine kesinlikle kullanırdı. Tespit edilebilecek herhangi bir Sözleşmeye aykırılık da yoktur. Çünkü her şey şeffaf ve kayıtlı ve sistematiktir. Her şeyden önemlisi yapılan tüm harcamalar ve işler önceden davalıya bildirilmiş, onay istenmiş, onay alındıktan sonra yapılmıştır. Ayrıca davalı 2018 yılında da müvekkil davacı Şirket kayıtlarında benzer bir iç denetim yapmıştır. Bu denetim sonucunda dahi müvekkil davacıya yapılmış herhangi bir ihtar veya bildirim olmamıştır. Kaldı ki, tüm bu süreçler boyunca ve süresince, müvekkil davacının Sözleşmedeki herhangi bir yükümlülüğünü yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir iddia ve talep de olmamıştır.
38.----Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 16.03.2020 tarihli ihtarnamesi:
Müvekkil davacı Şirket tarafından, davalı aleyhine ----Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı, 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile ayrıntılı bir şekilde bildirilen davalının Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırılıkları tebliğden itibaren 30 gün içinde maalesef giderilmediği gibi bu yönde hiçbir girişimde dahi bulunulmamıştır. Hatta müvekkil davacının Stat Projesinde görevli çalışanlarına iş teklif etmişler, sözleşmenin feshedileceğini ve artık kendilerinin işi yapacaklarını kasten duyurmuşlar, hizmet alınan Taşeronlardan çalışma teklifi istemişlerdir. Müvekkil davacıyı fiilen işi yapamaz duruma sokmaya ve işi bıraktırmaya zorlamışlardır. Müvekkil davacı Şirket kayıtlarını denetlemişler, Sözleşme kapsamında olmayan, Taraflar arasındaki borç alacak mahiyetinde olan, Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmış ödemeleri talep etmişlerdir.
Davalı Şirketin aykırılıkları bildirilen süre içinde gidermemesi ve ihlallere son vermemesi nedenleri ile Müvekkil davacı Şirketçe, Sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi ve Ek Sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtilen cezai şart bedellerinin talep edilmesi zarureti doğmuştur ve bu kapsamda Müvekkil davacı Şirketçe --- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı ve 16.03.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiştir(Ek.6- ---- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı ve 16.03.2020 tarihli ihtarnamesi). Bu ihtarname ile (kısaca);
Sözleşmeden, Ek Sözleşmeden ve Yasal Mevzuattan kaynaklanan doğmuş ve doğacak hak ve alacakları, işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerine ilişkin hak ve alacakları, menfi-müspet zararları, maddi ve manevi tazminat talepleri, mahrum kalınan kazançları, açılmış dava ve takipleri, fazlaya ilişkin tüm talep, dava takip hakları saklı tutularak ve feragat etmeksizin, (a) Taraflar arasındaki 01/03/2016 tarihli ---- Spor Kulübü Stat Turu ve Organizasyon Sözleşmesinin ve 18/11/2016 tarihli Ek Sözleşmesinin Müvekkil Şirket tarafından ihtarnamenin davalıya tebliği tarihte haklı nedenle feshedildiği, (b) Ek Sözleşmenin 7.2. maddesine göre Müvekkil Şirkete ödenmesi gereken 1.500.000,-USD Cezai Şart bedelinin Müvekkil Şirketin belirtilen IBAN numarasına nakden ve defaten ödenmesi, Davalı Şirkete ihtar olunmuştur. Bu ihtarname 19/03/2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Ancak davalı herhangi bir ödeme yapmadığı gibi 23.3.2020 tarihli ihtarnameyle cevaplarını bildirmiştir.
39.Davalı Şirket tarafından fesih ve ödeme ihtarına karşı ----. Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 23.03.2020 tarihli ihtarnamesi keşide etmiştir. Davalı, İhtarnamesinde (kısaca);
Müvekkil Şirket tarafından ---. Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı ve 16.03.2020 tarihli haklı fesih ihtarnamesini 19.03.2020 tarihinde tebellüğ ettiğini, Müvekkil Şirket tarafından gönderilen ihtarnamelerde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve kabul edilmediğini, Müvekkil Şirketten istenilen 1.264.548,96 TL’lik tutarın ödeme tarihine kadarki işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini, Müvekkil Şirketçe yapılan feshin haklı nedene dayanmadığını, bu sebeple talep edilen 1.500.000 USD cezai şart bedelinin ödenmeyeceğini, aksine haksız fesih sebebi ile 1.500.000 USD cezai şart bedelinin Davalı Şirket’in banka hesabına ödenmesi gerektiğini, Sözleşmeler süresince yapılan denetimlerde, Müvekkil Şirketin kötü niyetle sözleşmeler konusu projeyi kar elde eder hale getirmediğini, Müvekkilin sözleşmelere aykırı davrandığını, Sözleşmeler kapsamındaki Stat Turu faaliyetlerinin 19.03.2020 tarihi itibariyle sona erdiğini, bu nedenle 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait ve 2020 yılı Ocak, Şubat ayları ile Mart ayının 19’una kadarki döneme ait gelir tablosu, detay, mizan ve tam muavin kayıtlarının 3 gün içerisinde Davalı Şirkete teslim edilmesi gerektiğini, kendisine ait fikri sınai haklara ilişkin kullanımı derhal durdurmasını, gizlilik yükümlülüğünün devam ettiğini, Müvekkil davacı Şirkete cevaben ihtar edilmiştir.
40.--- Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı 27.03.2020 tarihli ihtarnamesi
Davalının ----- Noterliği’nin ------ yevmiye numaralı 23.03.2020 tarihli ihtarnamesine cevap verilerek Müvekkil Şirket tarafından ---- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 27.03.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiştir(Ek.7----- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 27.03.2020 tarihli ihtarnamesi). Müvekkil davacı bu ihtarnamesinde (kısaca); (a) Davalının 23.03.2020 tarihli ihtarnamesi ile ihtar edilen hususların hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığı hususunun bildirilerek anılan ihtarnameye itiraz edildiği, (b) Müvekkil davacının 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile Sözleşmeye aykırılıkların ortadan kaldırılması için otuz (30) günlük süre verildiği, (c) Ancak verilen süre içerisinde Davalı Şirketçe aykırılıklar giderilmediği ve giderileceği yönünde herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı, (d) Davalının talepleri doğrultusunda inceleme yapıldığı ve her türlü bilgi ve belgenin sağlandığı, denetim sonucunu müvekkil davacıya bildirmeyeceklerini, haklı fesih nedeni ile denetim sonucu arasında bir illiyet bağının olmadığı, bildirilen aykırılıkların giderileceği veya değerlendirmeye alınacağına yönelik bir cevapları olmadığı gibi bu aykırılıkları gerçek dışı iddia olarak niteleyerek ve kabul etmediklerinin açık olduğu, (e) Davalının, Sözleşme ve Ek Sözleşmeye göre tanınan süre içerisinde bildirilen aykırılıkları gidermemesi sebebi ile Sözleşme ve Ek Sözleşme, Müvekkil Şirket tarafından haklı nedenle feshedilmek zorunda kalındığı cevaben bildirilerek itiraz edilmiştir.
Davalı, Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine uzun bir süreden beri açıkça aykırı davranmış, Sözleşme tarafı olarak üstün ve hakimiyet konumunu kötüye kullanarak müvekkil davacının haklı çağrı ve bildirimlerine kulaklarını tıkamıştır. Davalı kendisine tanınan 30 günlük düzeltme süresinde de aykırılıkları gidermek adına hiçbir şey yapmamıştır. Bunu da tamamen müvekkil davacıyı Stat Turu projesinden yıldırmak ve vazgeçmesini sağlamak, her şeyi ile kurulmuş ve yürütülmekte olan Stat Turu projesini tek başına gerçekleştirmek amacıyla yapmıştır. Bunu da müvekkilin projede görevli personelini ve taşeronlarını ayartarak yapmak istemiştir. VII- SÖZLEŞME VE EK SÖZLEŞMENİN HAKLI NEDENLE FESHİ VE CEZAİ ŞART:
41.Sözleşme ve Ek Sözleşmenin Fesih ve Cezai Şart ile ilgili hükümleri aşağıda belirtilmiştir: Sözleşmenin “Süre ve Fesih” başlıklı bölümündeki 11.1.4. maddesinde; “Taraflar’dan birinin işbu Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden herhangi birini hiç ve/veya işbu Sözleşme’de tanımlandığı şekilde yerine getirmemesi, yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde ve/veya Sözleşme’ de ihbar öneli verilerek aykırılığı giderme imkanı bulunduğunda, verilen önelin sonunda aykırılığı gidermediği hallerde ve/veya işbu Sözleşme’ye aykırılığı kendisine yazılı ihtar ve süre verilerek gidermesinin mümkün olmadığı hallerde, diğer Taraf, işbu Sözleşme’yi hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak feshetmek ve bu nedenle uğradığı zararların tazminini talep etmek hakkına sahiptir.” Sözleşmenin “Süre ve Fesih” başlıklı bölümündeki 11.5. maddesinde; “İşbu Sözleşme, Sözleşme’nin 11.1.4.Maddesi doğrultusunda fesih edildiği takdirde,
11.5.1.1. Haklı olan Taraf, Aykırı Davranan Taraf’ tan Sözleşme’nin ihlalinden doğan müspet ve menfi zararını birlikte talep edebilecektir.
11.5.1.2. Haklı olan Taraf nezdinde doğmuş ve/veya Aykırı Davranan Taraf’ın aykırı eylemi nedeni ile doğabilecek ve/veya doğması muhtemel her türlü hak, alacak ve tazminat talepleri herhangi bir süre verilmeksizin derhal Aykırı Davranan Taraf tarafından karşılanacaktır.
İşbu Sözleşme’nin her ne sebeple olursa olsun feshi durumunda Taraflar, işbu Sözleşme’nin ifası ile ilgili olarak elinde bulundurduğu Doküman, Satış Materyali, Marka, Logo, Fikri ve Sınaî Mülkiyet kapsamındaki her türlü belge ve bilgiyi bir daha kullanmaksızın en geç fesih tarihini takiben 3 (üç) gün içinde taşıma ve koruma masrafları kendisine ait olmak üzere mülkiyet hakkı olan diğer tarafa teslim edecektir. Ek Sözleşmenin 7.2. maddesinde; “7.2. Taraflardan birinin, iş bu sözleşmeye aykırı davranışı, ana sözleşmeyi süresinden evvel haksız yere sonlandırması ve/veya feshi halinde diğer taraf yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep eder, yazılı ihtara rağmen söz konusu süre içerisinde işbu ayrılığın giderilmemesi halinde karşı tarafa fesih hakkı doğar. Ayrıca taraflar, ------ rızası dışında Ek-1 uyarınca stat turuna tahsis edilmiş alanlardan herhangi birinin stat turu kapsamı dışına alınmasının, sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini kabul etmiş olup, bu durumda ---- işbu sözleşmeyi fesih hakkına sahip --- 6.1 hükmünce, süresinde tam ve eksiksiz olarak ----- ödemelerinde gecikmesi ve/veya ödemelerini yapmaması, verilecek yazılı uyarı ile 30 günün sonunda söz konusu durumun düzeltilmemesi halinde,----- işbu sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir. Taraflardan herhangi birinin, işbu sözleşmeyi fesih hakkını kullanması halinde akde aykırı davranan taraf, diğer tarafa 1.500.000USD (bir milyon beşyüzbin Amerikan Doları) ceza-i şart bedelini herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder” denilmektedir.
42.Müvekkil davacının, Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırı hiçbir davranışı ve uygulaması olmamıştır. Davalı Şirket de bu doğrultuda, müvekkil davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair tek bir ihtar veya bildirim göndermemiş, bu yönde bir iddiası da olmamıştır.
43.Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere ve Müvekkil Şirket tarafından keşide edilerek daha önce Davalı Şirkete gönderilen tüm ihtarnamelerde de belirtildiği üzere, Davalı Şirket açıkça Sözleşmelere aykırı davranmış ve Sözleşmelerin birçok hükmünü ihlal ederek Müvekkil Şirketi zarara uğratmıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme Müvekkil Şirketçe haklı nedenle feshedilmiştir.
44.Davalı Şirket, Sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek Sözleşmenin sona erdirilmesini bilerek sebebiyet vermiştir. Çünkü asıl ve gizli amacı, müvekkil davacının know-how’ı doğrultusunda, müvekkil davacı tarafından kurulan ve hayata geçirilen Stat Turu konsept ve Sistemini ele geçirip bu işi bizzat ve tek başına yürütmek istemesidir. Bu maksatla davalı Şirket yetkilileri, müvekkil davacının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına “Sözleşmenin feshedileceğini ve Stad Turunun artık davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istediklerini” açık açık ifade etmiştir. Ayrıca Stad Turu Projesinde faaliyet gösteren müvekkil davacın şirketin hizmet aldığı taşeron şirketleri olan ödeme sistemleri biletleme yazılım desteği veren --- unvanlı şirkete, IT Sistem desteği veren ----- unvanlı şirkete teklif vermeleri istenmiştir. Çünkü tek amaç müvekkil davacı şirketi devre dışı bırakarak, müvekkilin bu projede çalışan personelleri ve taşeron firmaları ile aynen çalışmaya devam etmektir. Davalı Şirket tüm bunları Sözleşme yürürlükte iken gizlice olarak yapmaktadır.
45.Davalı Şirket gizli ve asıl amacına ulaşmak için son aşamada, Müvekkil davacıya, Stat Turu projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla gönderdiği tutarı talep etmiştir.
Halbuki, davalı Şirket yetkililerin gönderdikleri e-maillerde, bu bedellerin proje başlangıcından sonra mali durumun müsait olmasına müteakip ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede davalı taraf yetkilisi olarak belirtilen, davalı şirket Lisans Müdürü ----müvekkil davacıya gönderdiği 17.11.2016 tarihli e-mailinde: …. Stad Turu projesindeki iş ortaklığımızda yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla talep ettiğiniz 330.000 TL’lik borç bedeli, proje başlangıcından sonra mali durumun müsait olmasına müteakip geri almak üzere firmanıza iyi niyet kapsamında ödenecektir.” Şeklinde açıkça beyan ve taahhüt edilmiştir.
Davalı, ödeme yapma vaat ve taahhüdü doğrultusunda 2016 yılının sonuna doğru 330.000,-TL tutarında bir ödeme yapmıştır. Daha sonra da zaman zaman çek zaman zaman nakit ödemelerle Projenin hayata geçmesi ve devamı için iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmuştur. Bununla birlikte müvekkil davacı da grup şirketlerinden aldığı paralarla harcamaları karşılamak için giderlere katlanmaya devam etmiştir.
46.Bununla birlikte; yapılan bu ödemeler Sözleşme kapsamında düzenlenmiş ve Sözleşme hükmü gereğince yapılmış değildir. Daha önce de ifade edildiği gibi, davalının ihtarnamesinde refere ettiği Ek Sözleşmenin 4.2.10. maddesi gereğince banka kredisi alınmamış ve diğer ifade ile bu madde hükmü hiç uygulanmamıştır.
Bu ödemeler Taraflar arasında borç alacak mahiyetindedir. Müvekkil şirketin grup şirketleri tarafından yapılmış benzer nitelikte ödemeler mevcuttur. Bu ödemeler Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmıştır. Bu bedellerin karşılıklı beyan ve taahhütler kapsamında geri ödemesi de mali durumun müsait olması ve hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra yapılacağı şartına bağlı olarak yapıldığı açıktır. Mali durumun da izah edilen nedenlerle uygun olmaması sebebi ile paranın iade edilmemesi (hem davacıya hem davalıya) Sözleşmeye aykırı olarak addedilemeyeceği gayet açıktır.
47.Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda Ek Sözleşmenin 7.2. maddesine göre; Müvekkil davacı Şirket’in cezai şart talep hakkı mevcuttur ve doğmuştur.
Davalının Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırı davranışları ve ihlallerini gidermesi için müvekkil davacı şirket tarafından davalıya gerekli bildirimler yapılmış ve Sözleşme ve Ek Sözleşmede belirtilen süreler tanınmıştır. Buna rağmen aykırılıkları ve müvekkil davacının uğradığı zararları gidermeyen davalı şirketin, müvekkil davacı şirkete Sözleşme ve Ek Sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelini ödemekle yükümlü olduğu hususu sabittir. Dolayısıyla her iki tarafı da tacir olan Sözleşme ve Ek Sözleşmede kararlaştırılan 1.500.000,-USD cezai şart bedelinin davalı tarafça, müvekkil davacı şirkete ödenmesi gerekmektedir.
Müvekkil davacının Sözleşmeden, Ek Sözleşmeden ve Yasal Mevzuattan kaynaklanan doğmuş ve doğacak hak ve alacakları, işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerine ilişkin hak ve alacakları, menfi-müspet zararları, maddi ve manevi tazminat talepleri, mahrum kalınan kazançları, açılmış dava ve takipleri, fazlaya ilişkin tüm talep, dava takip hakları saklı tutulmuştur. VIII- DELİL SÖZLEŞMESİ:
48.Taraflar arasında akdedilen Sözleşmeye göre elektronik posta yazışmaları kesin delil kabul edildiği kararlaştırılmıştır. Yukarıda bahsedilen Sözleşmeye aykırılıkların tamamı Müvekkil davacı Şirketçe daha önce defalarca Davalı Şirkete sözlü ve yazılı olarak mail yolu ile bildirilmiş, toplantılarda ifade edilmiş ancak hiçbir olumlu sonuç alınamamıştır. Sözleşmenin Bölüm XV. “Defter ve Kayıtların Geçerliliği” başlıklı kısmında; “Taraflar, işbu Sözleşme’den doğabilecek ihtilaflarda Taraflar’a ait ticari defter ve kayıtları ile mikrofilm, mikro fiş, elektronik posta yazışmalarını ve bilgisayar kayıtlarının H.M.K. Madde 193 anlamında muteber, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere taraflardan birinin Sözleşmeye aykırı davranması halinde uygulanacak olan prosedür ve zarara uğrayan tarafın sahip olacağı haklar Sözleşmede açıkça belirtilmiştir. Buna göre davalı tarafın Sözleşmeye aykırı eylemleri neticesinde zarara uğrayan ve birtakım haklarından mahrum kalan müvekkil davacı şirket; Sözleşmeden doğan haklarını kullanabilmek amacıyla davalı şirketle daha önce elektronik ortamda iletişime geçmiş ancak olumlu sonuç alamamıştır.
Tüm bu hususlar gerek sözlü gerekse yazılı olarak elektronik ortamda Müvekkil Şirketçe Davalı Şirkete e-maillerle bildirilmiştir. Tüm bunlara ilişkin e-mailler her iki tarafın kayıtlarında mevcut olup kesin delil niteliğindedir. Haklılığımız ispat eden tüm yazışmalar, e-mailler ve mesajlar vb tüm delillerimiz Delil Listemizle birlikte Sayın Mahkemeye sunulacaktır. IX- KISMİ DAVA: YHGK 17.10.2012 gün ve ---sayılı karara göre; “Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir.” Bir şeyin kısmi olduğunu söyleyebilmek için, tümünün bilinmesinin bir zorunluluk olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. HMK m.109’da yapılan düzenleme ile kısmi davanın konusunun taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belli olması halinde de kısmi dava açılabileceği belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava HMK madde 109 uyarınca Kısmi Dava mahiyetinde olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL’lik kısım için ikame edilmiştir. X- DAVA ŞARTI ARABULUCUK YOLUNA BAŞVURULMUŞ ANCAK ANLAŞMA SAĞLANAMAMIŞTIR:
49.Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkil davacı tarafından talep edilen cezai şart bedeli Davalı taraftan ödenmemiştir. Bu sebeple şimdilik söz konusu cezai şart bedelinin tahsil edilebilmesi için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil Şirketçe cezai şart bedelinin tahsili hususunda dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş, 08.07.2020 tarihinde yapılan ilk arabuluculuk görüşmesi neticesinde davalı şirketin talebi ile ikinci bir toplantı yapılmasına karar verilmiş, ardından 14.07.2020 tarihinde yapılan ikinci toplantıda taraflarca anlaşma sağlanamamış ve bu husus tutanak altına alınmıştır. Tüm bu olumsuz sürecin akabinde bu defa tarafımızca huzurdaki dava açılmak zorunda kalınmıştır. Arabuluculuk görüşmelerine ilişkin tutanakları dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunmaktayız(Ek---- Başvuru Numaralı ve 22/06/2020 tarihli Arabuluculuk Başvurma Formu, 08.07.2020 tarihli 1nci Arabuluculuk Tutanağı ve 14.07.2020 tarihli 2nci Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı). XI- ÖZET OLARAK:
Müvekkil davacı şirket, Davalı Şirketin beyanlarına, taahhütlerine ve Sözleşmenin hükümlerine uyulacağına inanmış ve güvenmiştir. Taraflar arasında akdedilen Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümleri doğrultusunda birçok yatırım ve harcama maliyetlerine katlanmıştır. Tüm bu süreçte davalı taraf Sözleşme ve Ek Sözleşme ile üstlendiği birçok edim ve yükümlülüklerini bilerek yerine getirmemiştir. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan hususlar Davalının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek Müvekkil şirketi zarara uğrattığının ve taraflar arasındaki Sözleşme ve Ek Sözleşmenin Müvekkil davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin ispatı niteliğindedir. Müvekkil Davacı Şirket, üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir. İşbu dava; davalı tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebi ile müvekkilin talep etmeye hak kazandığı şimdilik sadece cezai şart bedelinin tahsiline ilişkindir. ......... SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle;
Müvekkil Davacı Şirketin, Sözleşmeden, Ek Sözleşmeden ve Yasal Mevzuattan kaynaklanan doğmuş ve doğacak hak ve alacakları, işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerine ilişkin hak ve alacakları, menfi-müspet zararları, maddi ve manevi tazminat talepleri, mahrum kalınan kazançları, açılmış dava ve takipleri, fazlaya ilişkin tüm talep, dava takip hakları şimdilik saklı kalmak kaydı ile feragat etmeksizin ve feragat edildiği anlamına gelmeksizin,
1.Davamızın KABULÜ ile, Davalı Şirketin Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırı davranışları ve ihlalleri sebebi ile müvekkil davacının talep etmeye hak kazandığı cezai şart bedelinin HMK 109. Maddesi kapsamında Kısmi Dava mahiyetinde olmak üzere şimdilik 100.000,-TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİNE, ...'' şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada da tekrar edilen cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları: ''... KONU : Davacı tarafından açılmış olan haksız ve hukuksuz davaya karşı cevaplarımızın ve karşı dava dilekçemizin ibrazından ibarettir.
KARSI DAVAMIZIN HARCA ESAS DEĞERİ: 9.639 TL (kısmi cezai şart olarak 1.000 USD 'nin karşı dava tarihindeki ---- kuru olan 7,639 üzerinden TL karşılığı 7.639 TL 'nin, kısmi avans iadesi olarak 1.000 TL'nin ve belirsiz alacak olarak öne sürdüğümüz maddi tazminat talebimiz olan 1.000 TL 'nin toplamını ifade etmektedir.) AÇIKLAMALAR : A. GENEL OLARAK
Saym Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dava dosyası kapsamında ----("Davacı / Karşı Davalı----. ("Müvekkil Şirket") ile arasında akdedilen ----- Organizasyon Sözleşmesi'nin Müvekkil Şirket'in kusuru iddiası ile feshedilmesi üzerine cezai şart talep etmiştir. İşbu dilekçe ile, -----ikame etmiş olduğu davanın herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığından huzurdaki haksız davanın reddini Saym Mahkemenizden talep etmekle birlikte----Sözleşme'yi haklı nedene dayanmaksızın feshetmesi üzerine Müvekkil Şirket'in Sözleşme kapsamında hak kazandığı cezai şartın, Sözleşme'den kaynaklanan zararlarının tazmini ve Sözleşme kapsamında ------ verilen avansın iadesini karşı davamız ile Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederiz.
B. OLAY ÖZETİ
1.Müvekkil Şirket ile ---- arasında ---- belirlenen tur alam dahilinde proje ve organizasyonlar ile pazarlama- satışlarm yapılmasına ilişkin hizmet verilmesi konulu 01.03.2016 tarihli ----- Sözleşmesi ("Ana Sözleşme") ve Sözleşme'nin bazı hükümlerinin tadil edilmesi amacıyla 18.11.2016 tarihli Ek Sözleşme ("Ek Sözleşme") imzalanmıştır. (Ek Sözleşme, Ana Sözleşme'nin ayrılmaz bir parçası olduğundan bahisle bundan sonra birlikte "Sözleşme" şeklinde de anılabilecektir.)
2.Sözleşme uyarınca Müvekkil Şirket, tur alanı olarak belirlenen alanların kullanımını ---- açık tutacak, ----- ise Stat turu, etkinlikler ve organizasyon gibi projeleri yürütmekle birlikte projelerden doğacak tüm giderleri kendisi karşılayacaktır. [Ek 1 - Ana Sözleşme ve Ek Sözleşme) Ek Sözleşme'deki tadil ile birlikte 11.1 maddesinde belirtildiği üzere Sözleşme, 01.03.2016 tarihinden itibaren 10 (on) yıl boyunca yürürlükte kalacaktır.
3.Müvekkil Şirket tarafından ---- Sözleşme konusu hizmet dahilinde kullanılmak ve ----- iadesi şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere 1.000.000,00-TL'ye (bir milyon Türk Lirası) kadar avans verileceği kararlaştırılmıştır. Müvekkil Şirket tarafından Sözleşme'nin 4.2.10 maddesi uyarınca sadece stat turunda kullanılması ve geri ödenmesi şartıyla kendi ana sermayesinden ----- banka havalesi ile nakden 730.000,00-TL tutarında ve 265.000,00-TL tutarında 7 (yedi) adet çek olarak toplamda 995.000,00-TL tutarında avans niteliğinde ödeme sağlamıştır. ----- verilen 7 adet çekin tamamı vadesinde eksiksiz olarak ödenmiştir. [Ek 2 - Dekont ve çek suretleri]
4.Ek Sözleşme'deki tadil ile birlikte Sözleşme'nin 6.1 maddesinde belirtildiği üzere Sözleşme'ye konu tur ve paketler ile ilgili sponsorluklar, kiralanacak alanlardan elde edilen gelirler, bilet ücretleri, paketlerden elde edilecek gelirler, fotoğraf satışları vs. tüm gelirler ile ----- Sözleşme'ye konu projelere ilişkin her türlü işletme ve genel gider harcamaları mahsup edilmek suretiyle hesap mutabakatı yapılacaktır. Hesap mutabakatı sonucunda ortaya çıkacak kar; ilk 2 (iki) yıl için Müvekkil Şirket %60 - ----- %40 oranında; devam eden 2 (iki) yıl için Müvekkil Şirket %65 ----- %35; sonraki yıllar için ise %70 ---- %30 oranlarında pay edilerek paylaştırılacaktır.
5.Ek Sözleşme'deki tadil ile birlikte Ek Sözleşme'nin 7.2 maddesinde belirtildiği üzere taraflardan birinin işbu Sözleşme'yi fesih hakkım kullanması halinde akde aykırı davranan tarafın, diğer tarafa 1.500.000 USD tutarında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Bununla birlikte Ana Sözleşme'nin 7.3 maddesi uyarınca da taraflardan birinin Sözleşme'yi süresinden evvel haksız feshetmesi halinde diğer tarafın tüm maddi ve manevi zararları ile birlikte ayrıca 1.000.000,00-USD (bir milyon Amerikan dolan) cezai tazminat ödeyeceği hükme bağlanmıştır.
6.Müvekkil Şirket tarafından keşide edilen 15.01.2020 tarihinde ----. Noterliği'nden keşide edilen ---- yevmiye numaralı ihtarname ile ----- Sözleşme'nin 4.2.10 maddesi uyarınca ödenen 995.000,00-TL tutarındaki avansın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 1530. maddesi gereğince yıllık belirlenen temerrüt faiziyle birlikte ihtarnamenin keşide edildiği tarihte ulaştığı toplam tutar olan 1.265.548,96-TL'lik tutarın iadesi talep edilmiştir. Bunun yanı sıra Sözleşme'nin 6.1 maddesi uyarınca taraflar arasında gelir paylaşımı yapılması amacıyla Müvekkil Şirket'in gerekli denetimleri yürütmesi için Davalı'ya ait bilanço, mizan, ticari defterler ve sair tüm kayıtlar talep edilmiştir. [Ek 3 -15.01.2020 tarihinde ----- Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname] İşbu ihtarname Davalı'ya tebliğ edilmişse de Davalı tarafından Müvekkil Şirket'e herhangi bir ödeme yapılmamış ve talep edilen avans iade edilmemiştir.
7.Neredeyse eş zamanlı olarak, ---- tarafından 17.01.2020 tarihinde -----. Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname ile Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirildiği ancak Müvekkil Şirket'in Sözleşme kapsamındaki taahhüt ve yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmediği belirtmiştir. [Ek 4 - 17.01.2020 tarihinde ----Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname] Bununla birlikte, ---- tarafından 14.02.2020 tarihinde -----. Noterliği'nden keşide edilen ------ yevmiye numaralı ihtarname ile Müvekkil Şirket tarafından 15.01.2020 tarihinde ----Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarnameye cevap verilerek, Müvekkil Şirket tarafından yapılan avans ödemesinin Sözleşme'nin 4.2.10 maddesinden bağımsız olduğunu, avans niteliği taşımadığım ve her iki tarafın da kazanç elde edilebilmesi için yapılan bir ödeme olduğu belirtilmiştir.
Bunun yanı sıra gelir paylaşımına ilişkin olarak ise Müvekkil Şirket tarafından verilen 995.000,OO-TL tutarındaki avansa rağmen -----herhangi bir gelir elde edemediği hatta zarara uğradığı iddia edilmiştir. [Ek 5 - 14.02.2020 tarihinde ----Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname]
8.Akabinde, yine ---- tarafından 16.03.2020 tarihinde ---- Noterliği'nden keşide edilen ------ yevmiye numaralı ihtarname ile; Müvekkil Şirket'in Sözleşme'ye aykırı davrandığım, 17.01.2020 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarname ile verilen otuz günlük sürenin dolması ile birlikte Sözleşme'yi feshettiğini bildirmiştir. [Ek 6 - 16.03.2020 tarihinde -----Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname]
9.Müvekkil Şirket tarafından 23.03.2020 tarihinde -----Noterliği'nden keşide edilen ---- yevmiye numaralı ihtarname ile; ----- tarafından 16.03.2020 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnameye cevap verilmiş olup ----- iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve somut deliller söz konusu olmamakla birlikte bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Müvekkil Şirket tarafından ----ödenen avansın faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, Sözleşme'nin ----- tarafından haklı nedene dayanmayan feshi ve aynı zamanda Sözleşme'ye aykırı davranışları nedeniyle Sözleşme'de belirtilen cezai şartın ödenmesi gerektiği, ----- nezdinde yapılan denetimle birlikte kendilerinin kötü niyetle Sözleşme konusu projeleri kar eder hale getirmemekle Sözleşme'ye aykırı davrandığı hususları ihtar edilmiştir. [Ek 7 - 23.03.2020 tarihinde ---- Noterliği'nden keşide edilen ----- yevmiye numaralı ihtarname]
10.Yukarıda detaylıca açıkladığımız karşılıklı ihtarname sürecinin sonunda, taraflardan her biri ihtarnamede belirttikleri hususlara dayanarak ve ihtarnamede belirtilen taleplerle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuşlarsa da iki arabuluculuk süreci de anlaşmama şeklinde sonuçlanmıştır. [Ek 8 - Arabuluculuk anlaşmama tutanakları] -----vaki dava dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmiş olup işbu dilekçemizle birlikte dava dilekçesine karşı cevaplarımız ve karşı davamıza ilişkin beyanlarımız Sayın Mahkemenizin dikkatine ibraz edilmektedir.
C. DAVACI'NIN DAVA DİLEKÇESİNE KARŞI CEVAPLARIMIZ:
1.USULE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ DAVACI'NIN DAVA DİLEKÇESİNDE DAYANDIĞI DELİLLER TARAFIMIZA TEBLİĞ EDİLMEMİŞ OLUP YASA GEREĞİ TEBLİĞE MUHTAÇ OLAN TÜM DELİLLERE İLİŞKİN CEVAP VERME HAKKIMIZ SAKLIDIR.
Davacı'mn dava dilekçesinde iddia olunan hususlara ilişkin deliller belirtilmişse de Müvekkil Şirket'e yalnızca dava dilekçesi tebliğ edilmiştir. Dava dilekçesinin ekinde yer aldığı belirtilen deliller, Müvekkil Şirket'e tebliğ edilmemiş olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK") gereği davanın, dava dilekçesi ve eklerinin Davalı sayısından bir adet fazla düzenlenerek açılması zorunludur. HMK m. 121: "Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur." hükmünü öngörmektedir. Dilekçede belirtilen; ancak somut bir delil ile desteklenmeyen tüm iddiaların dayanaksız olduğu ve davaya esas teşkil edemeyeceği izahtan varestedir. Bu çerçevede herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına, söz konusu delillere ilişkin cevap verme hakkımızı saklı tutmakla birlikte; gerek hukukun genel kaideleri gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ("TMK") m. 6 gerekse HMK m. 190 hükmü gereğince Davacı'mn iddialarını ispatla mükellef olduğunu Saym Mahkemeniz'e bildiririz.
2.ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ
Davacı'mn dava dilekçesi incelendiğinde,
Davacı tarafından Müvekkil Şirket'in Sözleşme süresi boyunca sergilediği iddia edilen hukuka aykırı eylemlerin sıralandığı görülmektedir. Altım çizerek vurgulamak gerekir ki, Sözleşme boyunca sözleşmesel yükümlülüklerini ifa etmeyen taraf Davacı olduğu gibi, tarafların Sözleşme'ye konu projeden kar elde edememiş olmasının gerçek sebebi Davacı'mn işbu Sözleşme'ye aykırı davranışlarıdır. Dolayısıyla Sözleşme'yi kendi kusurundan yararlanmak suretiyle haksız şekilde fesheden Davacı olup, Davacı'mn dava dilekçesinde "Davalı'mn Sözleşmeye Aykırılıkları ve Sözleşme İhlalleri" başlığı altmda yer vermiş olduğu iddiaların tamamı hukuki mesnetten yoksundur. DAHA DA ÖNEMLİSİ, SÖZLEŞME'Yİ FESHEDEN DAVACI'NIN BU SÖZLEŞME KAPSAMINDA CEZAİ ŞART TALEP EDEBİLMESİ DE HUKUKEN MÜMKÜN GÖRÜNMEMEKTEDİR. Dilekçemizin bu bölümünde uyuşmazlığın hukuka uygun şekilde çözüme kavuşturulabilmesi ve Sözleşme sürecindeki gerçeklerin aydınlatılabilmesi amacıyla Davacı'mn mesnetsiz talep ve iddialarına cevaplarımıza yer verilmiştir.
2.1. AŞ AĞIDA YER VERDİĞİMİZ ÜZERE MÜVEKKİL ŞİRKET'İN SÖZLEŞME'YE AYKIRI HERHANGİ BİR EYLEMİ BULUNMADIĞINA YÖNELİK BEYANLARIMIZ SAKLI KALMAK ÜZERE, BİR AN İÇİN AKSİ DÜŞÜNÜLSE DAHİ SÖZLEŞME'Yİ FESHEDEN DAVACI'NIN SÖZLEŞME'YE AYKIRILIK DOLAYISIYLA CEZAİ ŞART TALEP EDEBİLMESİ HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Huzurdaki davanın dava dilekçesi incelendiğinde, huzurdaki davada ileri sürülen talebin Sözleşme uyarınca cezai şart talebi olduğu anlaşılmaktadır. Ana Sözleşme ve Ek Sözleşme metinleri incelendiğinde ise, Sözleşme'de Davacı lehine kararlaştırılan ve Davacı'mn işbu davasına konu yaptığı cezai şart hükümleri Ek Sözleşme'nin 4.2.16 maddesi ve 7.2 maddesinde lafzım bulmaktadır. Ek Sözleşme'nin 7.2 maddesinde düzenlenen cezai şartın Sözleşme'ye aykırılık hallerine ilişkin olarak düzenlendiği, 4.2.16 maddesindeki cezai şartın ise stadm 300 günden daha az bir süre açık durması halinde beher gün için ödenecek cezai şart olarak düzenlendiği hususunda herhangi bir şüphe yoktur.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus, söz konusu cezai şart hükmünden işbu cezai şartın Sözleşme'nin feshine bağlı olarak düzenlenmemiş olduğunun veya Sözleşme'nin feshinden sonra da yürürlükte kalacağımn düzenlenmemiş olması anlaşılması halinde, işbu cezai şartın Sözleşme'nin feshinden sonra talep edilebilmesinin mümkün olmadığıdır. Bir başka deyişle, cezai şart feshe bağlı değilse veya söz konusu cezai şart hükmünün sözleşmenin feshinden sonra da geçerliliğini koruyacağı ayrıca kararlaştırılmamışsa, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte ilgili tarafın bu cezai şartı talep etmesi mümkün olmayacaktır: Yargıtay --- HD., ----- "...gerek davacının 27.06.2013 gün ------ yevmiye nolu ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmesi gerekse ödediği peşinatın iadesini istemek suretiyle sözleşmeden döndüğü, sözleşmeden dönme halinde dahi cezanın istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp fesih halinde ifaya ekli cezai şart istenemeyeceğinden cezai şartın istenemeyeceğine dair karar sonucu itibariyle doğru olduğundan 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nırı 438/son maddesi gereğince gerekçesi bu şekilde değiştirilip düzeltilmek suretiyle davacının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA..." Yargıtay---- HD., ----- "...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle geç teslim halinde ödenmesi kararlaştırılan ceza koşulu sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158/11. dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/1. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış olması sebebiyle sözleşmenin feshi halinde istenmesinin mümkün bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir... "
Ek Sözleşme'nin 4.2.16 maddesinde ve 7.2 maddesinde Davacı lehine kararlaştırılan cezai şart, (i) ifaya eklenen nitelikte kararlaştırılmış olduğundan, (ii) feshe bağlı olmadığından ve (iii) ilgili hükümde cezai şarta ilişkin maddelerin Sözleşme'nin feshinden sonra da yürürlükte olacaklarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Sözleşme'yi fesheden Davacı'nm cezai şart talep edebilmesi hukuken mümkün görünmemektedir. Önemle belirtmek gerekir ki, aşağıda ayrıntıları ile açıklayacağımız üzere Müvekkil Şirket'in cezai şart hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir Sözleşme'ye aykırı davranışı da söz konusu olmamıştır. Öyle ki, bir an için bu hususun aksi düşünülse dahi Sözleşme'nin Davacı tarafından feshedilmiş olması karşısında cezai şart talebinin Müvekkil Şirket'e yönlendirilebilmesi mümkün görünmemektedir.
2.2.DAVACFNIN KATLANMIŞ OLDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ MASRAFLAR DOLAYISIYLA MÜVEKKİL ŞİRKET'E TAZMİNAT TALEBİYÖNELTEBİLMESİ HUKUKEN MÜMKÜN GÖRÜNMEMEKTEDİR. SÖZLEŞME UYARINCA BU MASRAFLARDAN DAVACI SORUMLU OLDUĞU GİBİ SÖZ KONUSU HARCAMALAR YAPILMADAN ÖNCE MÜVEKKİL ŞİRKET'İN ONAYI ALINMAMIŞTIR. Taraflar arasındaki imzalanmış Ek Sözleşme'nin masraflara ilişkin hükümlerini düzenleyen 4.2.10 maddesi uyarınca Davacı yapmış olduğu tüm masrafları Müvekkil Şirket'in denetimine sunmak zorundadır: "4.2.10.------ tarafından yapılan harcama ve maliyetlerin ----- denetimine sunulması esastır." Aynı Ek Sözleşme maddesinin devamı aynen aşağıdaki şekilde kararlaştırılmıştır: "...----, sözleşme kapsamında yapmış olduğu giderlerin tamamının ----- tarafından kontrol edilebileceğini ve buna müsaade edeceğini kabul ve taahhüt eder. Yapılan masraflarla ilgili tüm giderleri ---- karşılayacaktır. -----, ana sözleşme ile yapmayı taahhüt etmiş oldukları stat turu projeleri, sözleşme süresinde istihdam edilecek personel giderleri, projelere eklenen zemin ve duvarlarda uygulanarak kişiye özel satışı yapılacak hatıra bölümler (walk of fame) proje giderleri ve taraflarca üzerinde mutabık kalınacak yeni eklenebilecek proje giderlerinin sözleşme süresince tüm masraf, gider ve maliyetini karşılayacağını ve ----- talep etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder..."
TTK'mn 18. maddesi uyarınca her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Davacı şirketin bir anonim ortaklık olmakla TTK bağlamında basiretli bir iş adamı gibi davranma mükellefiyeti altında olduğu ise tartışmasızdır. Bu bağlamda düşünüldüğünde, Ek Sözleşme'nin yukarıda yer verilen maddesi ile proje kapsamındaki tüm masraflara katlanma yükümlülüğü üzerinde olan Davacı'mn, bu masrafları Müvekkil Şirket'ten talep etmesi kabul edilemeyeceği gibi bu masrafların ticari alacak, tazminat veya herhangi bir nam altmda Müvekkil Şirket'ten talep edilebilmesi de hukuken mümkün görünmemektedir.
Kaldı ki, aym Ek Sözleşme hükmü uyarınca bu masrafların her biri için Müvekkil Şirket'ten onay alma yükümlülüğü altmda bulunan Davacı, bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. HMK'nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu doğrultuda huzurdaki davada söz konusu masraflar nedeniyle zarara uğradığım iddia eden Davacı'mn, usulen bu masraf kalemlerinin ne olduğunu açıklamakla ve masrafları yapmadan önce Ek Sözleşme 4.2.10 hükmü uyarınca Müvekkil Şirket'ten geçerli bir onay aldığını ispat etmekle mükellef olduğu açıktır. Bu şekilde bir onay Müvekkil Şirket'ten alınmamış olduğundan ve taraflar arasında proje kapsamındaki tüm masraflara Davacı'mn katlanacağı kararlaştırılmış olduğundan Davacı tarafından bu masrafların bir zarar kalemi olarak talep edilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı konusunda herhangi bir tartışma bulunmamaktadır.
Hal böyle olmasına rağmen, Müvekkil Şirket tarafından projenin ayakta kalması amacıyla, Ek Sözleşme'de belirtilenin aksine Davacı'yı banka kredi masrafları ve banka faiz oranlarından ari olacak şekilde son derece iyi niyetli bir yaklaşımla Davacı'ya kendi ana sermayesinden toplamda 995.000 TL tutarında avans niteliğinde ödeme yapılmıştır. Davacı bu miktarı Müvekkil Şirket'e hiçbir zaman iade etmediği gibi, BU AVANSIN PROJE İÇİN KULLANILIP KULLANILMADIĞI HUSUSUNDA DAHİ ŞÜPHELER MEVCUTTUR. Kendisine finansmanın sağlandığı tarih ve finansman tutarı göz önüne alındığında oldukça yüksek miktarda ödeme sağlanmış olmasma ve bu Ödemenin Proje için nasıl kullanıldığı dahi meçhul olmasına rağmen Davacı'mn masraf hususunda vaki iddialarım öne sürmesi tarafımızca anlaşılamamaktadır. Her halde Davacı, Müvekkil Şirket tarafından sağlanan finansmanla dahi ticari defterlerine göre kâr eder hale getirememiş ve Sözleşmeler uyarınca Müvekkil'e herhangi bir gelir yaratamamıştır.
2.3.DAVACFNIN KENDİLERİNE FİNANSMAN SAĞLANMADIĞI İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMADIĞI GİBİ BU HUSUSUN SÖZLEŞME'YE AYKIRILIK NİTELİĞİNDE OLDUĞU İDDİASI DA HUKUKİ MESNETTEN YOKSUNDUR. Her ne kadar Davacı tarafça Müvekkil Şirket'in kendilerine finansman sağlanmadığı yönünde iddiaları olsa da bugüne kadar gelinen süreçte yapılanlar ve Sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Davacı'mn bu iddiasının da yersiz olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Ek Sözleşme'nin 4.2.10 maddesi: "...--- bu giderleri karşılamak için bankalardan kredi talep edebilir. ------ bankalardan kredi tahsisi yapılmaması durumunda ----- talebi halinde, ---- sözleşme süresince bir defaya mahsus olmak üzere toplam 1.000.000 (bir milyon Türk Lirası) TL'ye kadar sadece stat turunda kullanılması şartı ile banka kredisi kullanarak nakit finansman sağlayabilir... "şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca Müvekkil Şirket, Davacı'ya Proje için bir finansman sağlayabileceği kararlaştırılmış ve yukarıda da belirtmiş olduğumuz ve delillerimizin ibrazı ile de açıkça ispatlandığı üzere Müvekkil Şirket tarafından, iç kaynaklardan, Davacı'ya tam olarak 995.000 TL nakit finansman sağlanmıştır. Davacı'mn bu iddiasına da itibar edilemeyeceği ortadadır. Bununla birlikte, Davacı'mn sağlanan bu nakit finansmanı Proje giderlerine destek sağlanması amacı dışmda kullanmış olması kuvvetle muhtemeldir. Bu durum karşı davamıza ilişkin beyanlarımızda irdelenecek olup Sözleşme'ye aykırı davranan ve taraflar arasındaki ticari güvenin zedelenmesine yol açıcı nitelikte davranışlar sergileyenin Davacı olduğu Sayın Mahkemenizce yapılacak olan inceleme sonucunda anlaşılacaktır.
2.4. MÜVEKKİL ŞİRKET'İN PROJE'YE SPONSOR BULMA GİBİ BİR SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR.
Her ne kadar Davacı tarafça Müvekkil Şirket'in Proje için sponsor bulma yükümlülüğü altında olduğu ve bu sponsorun bulunamaması nedeniyle yaşanan gelir kaybından Müvekkil Şirket'in sorumlu olduğu iddia edilse de, Ana Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümleri incelendiğinde Müvekkil Şirket'in bu şekilde bir yükümlülüğü olmadığı sonucuna kolaylıkla ulaşılacaktır. Bu iddianın da Davacı'mn ispata muhtaç olduğu ve ispatlamaktan çok uzak bir görüntü çizdiği iddialarından biri olduğu açıktır. Müvekkil Şirket'in kendi üzerinde olmayan bir edimi ifa etmediğinden ve bu suretle Sözleşme'ye aykırı davrandığından bahsedilemeyecektir.
2.5. DAVACFNIN SÖZLEŞME UYARINCA PROJE İÇİN KULLANIMLARINA TAHSİS EDİLMESİ GEREKEN ALANLARIN KULLANIMA TAHSİS EDİLMEDİĞİ İDDİASI DA GERÇEKLİKTEN UZAK VE İSPATA MUHTAÇTIR.
Dava dilekçesinin 21 ve devamı numaralı paragraflarında yer verilen Müvekkil Şirket'in Davacı'ya açık tutmadığı alanların bulunduğu iddiasının somut hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Sözleşme'de kararlaştırılan alanlar Sözleşme uyarınca Davacı'ya açık tutulmuş olup Müvekkil Şirket'in gelir sağlayabileceği bir yerin açık tutulmasına izin vermemiş olması öncelikle hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Davacı'mn, Sözleşme'de "----" olarak belirlenen bazı kısımların kapalı tutulduğu iddiasımn herhangi bir dayanağı yoktur.
Önemle belirtmek gerekir ki, Sözleşme ve Ek Sözleşme kapsamında Davacı tarafından verilmesi gereken hizmetin mahiyeti gereği Sözleşme'de "Tur Alanı" olarak belirlenen yerlerin kullanımı öncelikle Davacı tarafça ne için ve ne şekilde kullanılacağı projelendirilerek talep edilmelidir. Sözleşme süresince, hiçbir dönemde Davacı'mn ilgili alanın kullanımına dair projesi uygulamaya hazır bir şekilde talepte bulunulmuş olmasma rağmen kendisinin Sözleşme'nin ifası için kullanımına tahsis edilmeyen hiçbir alan bulunmamaktadır. Zira, Sözleşmeler'de "Tur Alanı" olarak ifade edilen ancak ne amaçla ve ne şekilde kullanılacağına dair somut bir eylem planı olmayan alanların aktif olarak tur kapsamında yer almaması da Sözleşmeler'e aykırı olarak nitelendirilemeyecektir. Bu durumun aksini iddia eden Davacı'nın yine bu iddiasım ispatla mükellef olduğu tartışmasızdır.
Davacı, dava dilekçesinde ----- üzerindeki açık alanın faaliyete geçirilmediğini iddia ederek bu aykırılık iddialarım örneklendirmiş olup bu hususun da gerçeği yansıtmaktan çok uzak olduğu açıktır. Söz konusu alan Sözleşme süresi boyunca boş kalmış ve hali hazırda boş kalmaya devam etmektedir. Davacı tüm bu faaliyetler için Müvekkil Şirket'ten finansman desteği almış olmasına rağmen kendisinin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucunda asıl zarara uğrayan taraf Müvekkil Şirket olmuştur.
2.6.MÜVEKKİL ŞİRKET'İN SÖZLEŞME UYARINCA "ETKİNLİK PAKETLERİ" BAŞLIĞI ALTINDA BELİRTİLEN ETKİNLİKLERİN GERÇEKLEŞTİRİLEMEMESİNDE KUSURLU OLDUĞU YÖNÜNDEKİ İDDİAYA DA İTİBAR EDİLEBİLMESİ MÜMKÜN GÖRÜNMEMEKTEDİR.
Davacı dilekçesinin 25 ve devamı maddelerinde, Davacı'nın Sözleşme'de belirtilen "Etkinlik Paketleri" başlığı uyarınca stadyum alanı içerisinde doğum günü, evlilik teklifi gibi özel günlerde faaliyetlerde bulunacağı ancak Müvekkil Şirket'in Sözleşme'ye aykırı davranışları nedenleri ile bu faaliyetleri gerçekleştiremediği ve ciddi gelir kayıplarına maruz kaldığı iddia edilmiştir. Oysaki dilekçemiz ekinde sunduğumuz görüntülerden de açıkça anlaşılacağı üzere Davacı stadyumda birçok özel gün faaliyeti gerçekleştirmiş olup bu anlamda Müvekkil Şirket'in taahhüt ve yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olup kabulü mümkün değildir. [Ek 9 ------sayfasından alınmış görüntüler]
Davacı tarafça "seremoniye çocuk çıkartılması" etkinliğinin Sözleşmeler kapsamında Davacı tarafından yapılmıyor oluşunun da bir Sözleşme'ye aykırılık olduğu iddia edilmiş olsa da, Davacı'mn bu beyanlarına itibar edilebilmesi, Sözleşme'nin: ----- Takımının statta oynayacağı maç günlerinde ve ----- Kupası maçlarında ise maçtan bir gün evvel ve maç günü stat hiçbir bildirime ihtiyaç duyulmaksızın ----- tarafından kapatılacaktır. " hükmünü öngören 4.2.22 maddesi karşısında mümkün görünmemektedir. Taraflarca imzalanan Sözleşme'de müsabaka günlerinde stat turunun kapalı olacağı ve Sözleşme konusu turun konusunu müsabaka günleri dışındaki aktiviteler olduğu kararlaştırılmışken, Sayın Mahkemenizce de bilineceği üzere tüm dünyada yalnızca müsabaka öncelerinde gerçekleştirilen seremoniye çocuk çıkarma etkinliğinin Sözleşme'ye aykırılık teşkil ettiğinin iddia edilmesi, yalmzca Saym Mahkemenizi yanıltmaya yöneliktir. Nitekim Sözleşme'de müsabaka günlerinde Davacı'mn faaliyet göstermeyeceği açıkça kararlaştırılmış olup işbu seremoniye çocuk çıkarma etkinliğinin Sözleşme konusu olduğunun kabulü kati surette mümkün değildir. [Ek 10 - Seremoniye çocuk çıkartma etkinliğinin örneklendirilmesi adına bir görsel] Bu noktada yine eklemek gerekir ki, Müvekkil Şirket bu etkinlikten herhangi bir gelir elde etmediği gibi, anılan etkinlik Müvekkil Şirket tarafından da düzenlenmemektedir. Özetle, seremoniye çocuk çıkarma etkinliğinin taraflar arasındaki akdi ilişkiye ve Peoje'den kar sağlanmasına nasıl bir olumsuz etkisi olacağı tarafımızca anlaşılamamaktadır.
Davacı'mn stadyum içerisinde evlilik teklifi başta olmak üzere birçok özel gün paketlerinin Sözleşme konusu tur kapsamında Davacı tarafça hayata geçirilmesine rağmen bu etkinliklerin yapılmadığını iddia etmesi, yapılmama nedeni olarak Müvekkil Şirket'in Sözleşme'ye aykırı davranışları olduğunu iddia etmesi Davacı'mn kötü niyetinin açıkça bir göstergesidir. Davacı'mn iddialarının aksine Müvekkil Şirket Sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş, Davacı'ya her konuda yardımcı olmaya çalışmıştır. Nitekim yukarıdaki beyanlarımızda da belirttiğimiz üzere Sözleşme aym zamanda gelir paylaşımı hükümlerini de ihtiva etmekte olup Müvekkil Şirket'in kullanımında olan taşınmazı ilave ücret karşılığı olmaksızın kullandırdığı ve Proje'nin gelişmesi için kendi iç kaynaklarından yüksek miktarda nakit finansman sağladığı maddi deliller ile ispat edilmiş iken Davacı'mn Müvekkil Şirket'i kendi elde edeceği geliri tabiri caiz ise sabote ettiğini iddiası en başta mantık kurallarına ve her halde hayatm olağan akışına aykırıdır. Bu noktada da Davacı taraf, söz konusu etkinliklerin Müvekkil Şirket'in kusuru nedeniyle gerçekleştirilemediğini ispatla mükelleftir. Yukarıda bahsedilen sosyal medya görsellerinin varlığı karşısında, Davacı'mn bu iddiasım da ispat etmekten çok uzak bir görüntü çizdiği açıktır.
2.7.MÜVEKKİL ŞİRKET'İN SÖZLEŞMEMDE KARARLAŞTIRILAN "MÜNHASIR OLMA" HÜKMÜNÜ İHLAL ETTİĞİ, "TARAFTAR AĞIRLAMA PAKETLERİ" SATTIĞI VE BU NEDENLE DAVACI'NIN GELİR KAYBINA UĞRADIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALAR SÖZLEŞMELER HÜKÜMLERİ TAHTINDA MESNETSİZDİR. Dava dilekçesinin 29. maddesinde, Müvekkil Şirket'in Sözleşme'de kararlaştırılan "Münhasır Olma" hükmünü ihlal ettiği, "Taraftar Ağırlama Paketleri" sattığı ve bu nedenle Davacı'mn gelir kaybına uğradığı iddia edilmiştir. Bu noktada öncelikle, Sözleşme'nin "Münhasır Olma" başlıklı 4.2.29. maddesine Sayın Mahkemenin dikkatini çekmek isteriz: "----, stat turu, Etkinlik Paketleri ve kendisinin üretmiş olduğu projeler ile ilgili olarak sözleşme süresince münhasır hakka sahiptir. -----, sözleşme konusu projeler için başka firmalarla anlaşma yayamaz. Yapması halinde, elde edeceği gelirlerin tamamının işbu sözleşme kapsamında gelir kalemi olarak kabul edilecektir. Ancak, sözleşme konusu projeler dışında başkaca firmalardan gelebilecek ve ---- içinde uygunluğu olan projeler ile ilgili ---, diğer firmalar ile geliri tamamen ----- ait olmak üzere anlaşma yapabilecektir. Stat turu ve etkinlik paketleri ile ilintili projelerin uygulanması ise, ----- kontrolünde yapılması taraflarca kabul edilmiştir.
Sözleşme maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere Sözleşme konusu projelere ilişkin diğer firmalar kapsamında Davacı'ya münhasır olma hakkı verilmiş olup Müvekkil Şirket'in Sözleşme ve Ek Sözleşme kapsamında üçüncü kişiler ile Davacı'mn mutabakatı olmaksızın sözleşmesel ilişkiye giremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bunun yanı sıra mevzubahis "taraftar ağırlama etkinliği" Müvekkil Şirket tarafından değil Müvekkil Şirket'ten bağımsız ayrı bir tüzel kişilik olan ------ tarafından, müsabakaların gerçekleştiği ----- Stadyumu'nda yalnızca müsabaka günlerinde aynen müsabaka biletlerinin, kombine biletlerin ve loca satışlarının yapılması gibi icra edilmiştir. Sözleşme"nin Davacı ile Müvekkil Şirket arasında akdedildiği, anılan taraftar ağırlama paketlerine ilişkin organizasyonun ve bu paketlerin satışlarının Müvekkil Şirket'ten bağımsız bir tüzel kişilik olan ----- tarafından gerçekleştirildiği, ağırlama paketlerinin ---- Stadyumu'nda gerçekleşecek futbol müsabakaları için aynı bilet, kombine bilet ve loca satışı gibi müsabakaya özgü ve SÖZLEŞME KONUSU TURDAN TAMAMEN BAĞIMSIZ bir etkinlik olduğu göz önüne alındığında Davacı'mn bu aykırılık iddiasımn da mesnetsiz olduğu izahtan varestedir. Nitekim yukarıda da belirtmiş olduğumuz üzere Sözleşme'nin 4.2.22 maddesi uyarınca ----- Stadyumu'nun Davacı'mn kullanımına kapalı olan müsabaka günlerinde Davacı'dan farklı bir üçüncü tüzel kişilik olan -----. eliyle yapılmış olan ve tur kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan etkinliklerin Sözleşme'ye aykırılık teşkil ettiği iddiasının da hukuki çerçevede değerlendirilemeyeceği açıktır. Kısacası, bu etkinlik paketinin içerisinde yalmzca müsabaka günlerinde özel hizmet talep eden taraftarlara verilen hizmetler yer almaktadır, bu hizmetlerin de stat turu faaliyeti ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu doğrultuda da Davacı'mn bu iddialarının da herhangi bir dayanağı olmadığı aşikardır.
Kaldı ki, Davacı'mn, Sözleşme süresi boyunca müsabaka günlerinde ----- tarafından bu tarz etkinlikler yürütülmesine herhangi bir itiraz öne sürmemiş ve aym şekilde Davacı tarafından ihtarname sürecinde de bu yönde bir Sözleşme'ye aykırılık iddiası dile getirilmemiştir. Sırf bu durum dahi huzurdaki davada bu iddianın öne sürülmesinin ardında yatan kötü niyeti gözler önüne sermektedir.
2.8.DAVACPNIN STADIN KAPALI OLDUĞU GÜNLERE İLİŞKİN CEZAİ ŞART TALEBİ HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUNDUR.
Davacı'mn mesnetsiz iddialarında biri de Ek Sözleşme'nin 4.2.16 maddesi uyarınca ----- Stadyumu'nun Davacı'ya maddede belirtilen süre kadar açık tutulmadığıdır. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki, müsabaka günleri ve ---- Spor Kulübü Derneği'nin genel kurul toplantıları dışında stat her daim Davacı'mn faaliyetlerine açık olmuştur. Davacı'mn aksi yöndeki beyanlarını somut delillerle kanıtlaması zaruri olup hali hazırda Davacı'nın bu hususu ispatlar bir delil ibraz edemediği de ortadadır. Bu doğrultuda Davacı'nın işbu sözleşmeye aykırılık iddiasma itibar edilmemesi gerektiği açıktır.
2.9.DAVACI'NIN MÜVEKKİL ŞİRKET'İN SÖZLEŞME'NİN 4.2.20 MADDESİ KAPSAMINDAKİ SPORCU ADAMLARININ SÖZLEŞME KAPSAMINDA KULLANDIRILMASI YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEDİĞİ VE BU NEDENLE HEDEFLENEN GELİRE ULAŞILAMADIĞI İDDİASI DA DİĞER İDDİALARI GİBİ MESNETSİZDİR. Davacı, Müvekkil Şirket'in Sözleşme'nin 4.2.20 maddesi kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmediği ve bu nedenle hedeflenen gelire ulaşılamadığını iddia etmiştir. Sözleşme'nin 4.2.20 maddesi; "----, Sözleşme konusu işle ilgili olarak ---- tahsis etmesi gereken tüm yerleri ------ kullandırmayı, Kulüp ile sözleşmeli profesyonel sporcuları ve spor adamlarını (sporcu ve teknik adamlar ile yapılmış olan özel sözleşmesi uygun olduğu takdirde sözleşme çerçevesinde ve önceden planlamak şartı ile) sözleşme kapsamında bila bedelle görev almalarını sağlayacaktır. " şeklinde hükme alınmıştır.
Davacı tarafından Müvekkil Şirket'e spor adamlarının Sözleşme kapsamında görev almaları için herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Sözleşme'nin yukarıda alıntılanan maddesi hükmünden görüleceği üzere ilgili uygulamanın gerçekleştirilmesi için Davacı tarafından aktiviteye katılacak sporcu ve/veya spor adamlarının Müvekkil Şirket'e bildirilmesi, söz konusu aktivitenin ne şekilde, ne zaman, ne kadar süre ile gerçekleşeceği hakkında detaylı bilgi verilmesi yani aktivitenin planlanması ve planlanan aktivitenin sözleşmesi uygun olan sporcu ve/veya spor adamının programına uygun olması gerekmektedir. Hal böyle olmasma rağmen Davacı tarafça Sözleşme'ye uygun şekilde bir talepte bulunulmaksızın Müvekkil Şirket'in spor adamları etkinliğinin gerçekleşmemesinde tamamen kusurlu olduğunun iddia edilmesi mesnetsiz ve kötü niyetlidir.
Davacı, Müvekkil Şirket'in mütemadiyen Sözleşme'ye aykırı davrandığım iddia etmişse de yukarıda başlıca sunmuş olduğumuz cevaplarımızdan anlaşılacağı üzere Müvekkil Şirket, Sözleşme'ye aykırı herhangi bir eylemde bulunmadığı gibi, Sözleşme'den doğan bütün yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Davacı, dava dilekçesinde sürekli aym beyanları farklı cümleler kurmak suretiyle ileri sürmekle birlikte özetle; Sözleşme konusu hizmet hususunda deneyimli, uzman, hizmet özelinde teknik bilgi (know-how) sahibi ve sadece bu iş kurulan bir şirket olduğunu, verdiği hizmette oldukça deneyimli ve basiretli bir tacir olmasına karşın Sözleşme süresince Müvekkil Şirket'in ardı arkası kesilmez Sözleşme'ye aykırı davranışları sebepleriyle Sözleşme konusu hizmeti bir türlü tam anlamıyla ifa edemediğini iddia etmiştir. Bununla birlikte Davacı, gelinen durumuntek sorumlusunun Müvekkil Şirket olduğunu, kendisinin Müvekkil Şirket'in Sözleşme'ye aykırı davranışları sonucu ekonomik olarak oldukça zor duruma düştüğünü, yine kendisinin basiretli bir tacir olmasma rağmen yasal mevzuattan ve Sözleşme'den doğan haklarını tamamen "iyi niyetle" kullanmadığım ifade etmiştir. Bu beyanlar esas almdığmda, özetle Davacı'mn ifade edilmeye çalışılan işbu beyanlarının, ticari hayat şartlarına göre değerlendirme yapıldığında, mantık sınırları içerisinde kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Yukarıda yer alan cevaplarımız ışığında Davacı'mn Sözleşme'yi feshetmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı ve SÖZLEŞME'NİN FESHİNİN DAVACI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE YAPILDIĞI anlaşılmaktadır. Davacı'mn iddialarının Müvekkil Şirket yönünden Sayın Mahkemenizin gözünde kötü bir intiba bırakmaktan başka hiçbir amacı bulunmamaktadır. Sayın Mahkemenizden Müvekkil Şirket'e karşı açılan ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan haksız davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.
D. KARŞI DAVAMIZ
Aşağıda detayları ile açıklanacağı üzere Müvekkil Şirket ve Karşı Davalı arasında akdedilen Sözleşme kapsamında, her ne kadar aksi iddia edilse de yükümlülüklerini yerine getirmeyen Karşı Davalı'mn kendisidir. Karşı Davalı Sözleşme kapsamındaki edimlerini ifa etmediği için Proje kapsamında taraflar kar elde edememiştir. Üstüne üstlük Karşı Davalı, tüm bu Sözleşme'ye aykırı davranışlarına rağmen, gerçeklikten uzak ve ispata muhtaç iddialar öne sürerek SÖZLEŞME'Yİ HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE FESHETMİŞTİR. Hal böyle olduğundan, Karşı Davalı'mn: (i) Haksız fesih ve Sözleşme'ye aykırılık nedeniyle Ana Sözleşme'nin 7.3. ve Ek Sözleşme'nin 7.2 maddeleri uyarınca kararlaştırılan cezai şartı Müvekkil Şirket'e ödemekle mükellef olduğu, (ii) Sözleşme kapsamında kendisine avans olarak verilen toplamda 995.000 TL'lik miktarı Müvekkil Şirket'e iade etmekle yükümlü olduğu, (iii) Yine Sözleşme'nin haksız feshi nedeniyle Müvekkil Şirket'in uğramış olduğu zararları tazmin etmekle mükellef olduğu tartışmasızdır. İkame etmiş olduğumuz karşı davamızdaki taleplerimiz de bu kalemlerden ibarettir. Bu nedenle işbu karşı davayı ikame etme gereği hasıl olmuştur. ŞÖYLE Kİ;
1.DAVALİ'NİN, SÖZLEŞME'YE AYKIRI DAVRANIŞLARINDAN DOLAYI SÖZLEŞME'Yİ HAKLI NEDENE DAYANMAKSIZIN FESHETMESİNDEN DOLAYI ANA SÖZLEŞME'NİN 7.3 MADDESİNDE VE EK SÖZLEŞME'NİN 7.2 MADDESİNDE KARARLAŞTIRILAN CEZAİ ŞART BEDELİNİN MÜVEKKİL ŞİRKET'E ÖDENMESİ GEREKMEKTEDİR. Ana Sözleşme'nin 7.3 maddesi: "Taraflardan birinin işbu sözleşmenin süresinden evvel haksız yere sonlandırılması ve/veya feshi halinde, haksız yere fesih eden taraf diğer tarafın tüm maddi manevi zararları ile birlikte ayrıca 1.000.000,00-USD (bir milyon Amerikan Doları) cezai tazminat bedelini herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın diğer zarar gören tarafa nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. " şeklinde ve Ek Sözleşme'nin 7.2. maddesi: "... Taraflardan herhangi birinin işbu sözleşmeyi fesih hakkını kullanması halinde akde aykırı davranan taraf diğer tarafa 1.500.000 USD (bir milyon beş yüz Amerikan Doları) cezai şart bedelini herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder... " şeklinde düzenlenmiş olup Sözleşme'ye aykırı davranan ve Sözleşme'yi haklı bir nedene dayanmaksızın fesheden tarafın cezai şart ödeyeceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Karşı Davalı, 16.03.2020 tarihinde -----. Noterliği'nden keşide edilen ------ yevmiye numaralı ihtarname ile Sözleşme'yi feshettiğini bildirmiştir. Karşı Davalı'mn ihtarnamelerinde ve huzurdaki davada öne sürdüğü iddiaları gerçeklikten yoksun iddialar olduğundan ve edimlerini yerine getirmeyen taraf Karşı Davalı olduğundan, SÖZ KONUSU FESHİN DAVACI TARAFINDAN HAKSIZ VE HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ OLDUĞU VE AYNI ZAMANDA SÖZLEŞME'YE AYKIRI DAVRANAN TARAFIN KARŞI DAVALI OLDUĞU AŞİKARDIR.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı sözleşmeden doğan borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde söz konusu olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") 179 ila 182 inci maddeleri arasında "Ceza Koşulu" başlığı altında düzenlenmiştir. İşbu maddeler emredici nitelikte olmayıp taraflar sözleşme kapsamında iradeleri uyarınca cezai şart ile koşullarını kararlaştırabilirler. Geciktirici koşula bağlı bir edim olan cezai şart, sözleşmede kararlaştırılan koşulun gerçekleşmesi halinde muaccel hale gelecektir.
Karşı Davalı'nın keşide etmiş olduğu Sözleşme'yi feshettiğini bildirir ihtarnamede yer verilen fesih nedenlerini hukuka uygunluğunu ve haklılığını gösteren herhangi somut bir delile rastlanmamaktadır. Bu doğrultuda Karşı Davalı'nın haklı bir nedene dayanmaksızın Sözleşme'yi feshettiği sabittir. Butumla birlikte, Karşı Davalı'nın, dilekçemizde yer verdiğimiz üzere Sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi yerine getirmeyerek Sözleşme'ye aykırı davrandığı da açık olduğundan, Ana Sözleşme 7.3 ve Ek Sözleşme 7.2 maddelerinde kararlaştırılan cezai şart hükümlerinin Müvekkil Şirket lehine işletilmesi gerektiği izahtan varestedir.
2.SÖZLEŞME'YE KONU PROJE'NİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN - SONRADAN ÖDENMESİ KA YDIYLA - DAVALI'YA VERİLEN 995.000,OO-TL TUTARINDAKİ AVANSIN FAİZİ İLE BİRLİKTE MÜVEKKİL'E İADESİ GEREKTİĞİ AÇIKTIR. Ek Sözleşme'deki tadil ile birlikte 4.2.10 maddesi: ----- tarafından yapılan harcama ve maliyetlerin ----- denetimine sunulması esastır. ----, sözleşme kapsamında yapmış olduğu giderlerin tamamının ----- tarafından kontrol edilebileceğini ve buna müsaade edeceğini kabul ve taahhüt eder. Yapılan masraflarla ilgili tüm giderleri ---- karşılayacaktır. -----, ana sözleşme ile yapmaya taahhüt etmiş oldukları stat turu projeleri, sözleşme süresince istihdam edilecek personel giderleri, projelere eklenen zemin ve duvarlarda uygulanarak kişiye özel satışı yapılacak hatıra bölümler (walk of fame) proje giderleri ve taraflarca üzerinde mutabık kalınacak yeni eklenebilecek proje giderlerinin sözleşme süresince tüm masraf,\ şider ve maliyetini karşılayacağını ve ----talep etmeyeceğini kabul beyan ve taahhüt eder. ------ bu giderleri karşılamak için bankalardan kredi talep edebilir. ---- bankalardan kredi tahsisi yapılmaması durumunda ---- talebi halinde ------ sözleşme süresince 1 defaya mahsus olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL'ye (bir milyon Türk Lirası) kadar sadece stat turunda kullanılması şartı ile banka kredisi kullanarak nakit finansman sağlayabilir. Ancak bu durumda kredi ödemelerinden ----- sorumlu olup sağlanan krediye ait ödemeler, vade tarihlerinden 2 gün önce -----banka hesabına yatırılacaktır." şeklinde kararlaştırılmıştır. Anlaşıldığı üzere, Sözleşme kapsamında ortaya çıkmış/çıkacak tüm giderlerden Karşı Davalı'nm sorumlu olduğu ancak giderlerin karşılanabilmesi için Karşı Davalı'ya geri ödenmesi şartı ile Müvekkil Şirket'in avans verebileceği düzenlenmiştir.
Müvekkil Şirket tarafından Karşı Davalı'ya, Sözleşme'nin işbu maddesi gereğince -her ne kadar Sözleşme 'de banka kredisi kullanılarak dese de Müvekkil Şirket kendi ana sermayesinden- nakden 730.000,OO-TL tutarı banka havalesi ile 265.000,00-TL tutarında 7 (yedi) adet çek vermek suretiyle toplamda 995.000,00-TL tutarında avans niteliğinde ödeme sağlamıştır. BİR AN ÖNCE SÖZLEŞME İLE KARARLAŞTIRILAN FAALİYETLERE BAŞLANABİLMESİ AMACIYLA KARŞI DAVALI'YA VERİLEN AVANS SADECE STAT TURUNA İLİŞKİN GİDERLERDE KULLANILMASI İÇİN VERİLMİŞ OLUP BU AVANSIN HANGİ GİDER KALEMLERİ İÇİN KULLANILDIĞINA İLİŞKİN MÜVEKKİL ŞİRKET'E HERHANGİ BİR BİLGİ VERİLMEMİŞTİR. Gelinen noktada, Sözleşme Karşı Davalı tarafından feshedilmiş olup Sözleşme kapsamında Müvekkil Şirket'in ifa ettiği edimin iadesi gerektiği konusunda herhangi bir tartışma bulunmamaktadır: Yargıtay Kararı ----. HDE. ----- "... Taraflar arasında davalı üniversitenin kampüsünde 14.03.2013 tarihinde, K3-Grup XI konseri düzenlenmesi konusunda 08.03.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığı, iş bedelinden 15.015,00 TL'nin avans olarak ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacı konserin haklı bir gerekçe gösterilmeksizin davalı tarafça ertelenmesi nedeniyle uğradığı zarara karşılık şimdilik 5.000,00 TL maddi 10.000.00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı-karşı davacı, cevap ve karşı davasında; sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmeyen yükleniciye ödenen 15.015,00 TL avansın iadesini istemiştir.
Dosya kapsamına göre; iş sahibi üniversitede 14.06.2013 tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırılan konserin yapılmaması hususunda tarafların iradeleri karşılıklı olarak birleşerek sözleşme sonlandırıldığından taraflar sözleşme uyarınca aldıklarını geri vermek zorundadırlar. Davalı-karşı davacının 15.015,00 TL avansı ödediği sabit olup, bununla ilgili karşı dava açtığından karşı davanın kabulüne ve ödenen bu avansın ihtarname tebliğ edilemediğinden karşı dava tarihinden itibaren, talepte dikkate alınarak, reeskont faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsili gerekir... " Yine Yargıtay tarafından, sözleşme kapsamında verilen avansın sözleşmenin feshedilmesi halinde iadesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde de yapılabileceği yönünde hüküm tesis edilmiştir: Yargıtay Kararı ----- HD.----- "... Taraflar arasında - üretim tesisi konusunda 12.04.2005 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca imâl olunan tesisteki kapasitenin 120 tona çıkarılması konusunda sözlü anlaşmanın varlığı ve bu sözlü anlaşmaya dayanılarak da 50.000,00 TL'nin davalıya avans olarak ödenmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, verilen avansın davacıya iade olunup olunmayacağı konusundadır. Yazılı anlaşma dışında ayrıca yapılan sözlü anlaşma davacı tarafça davalıya gönderilen 27.04.2006 gün ve -----yevmiye nolu ihtarname ile feshedilmiş, avansının iadesi istenmiştir. Sözleşmenin kapsamına göre tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaşması ile feshi mümkündür. Fesih halinde de iş sahibi, sebepsiz zenginleşme hükümlerince ödenenin istirdadını isteyebilir. Davalı yüklenicinin ödemekten kaçınabilmesi için davacı tarafın yararına gerçekleşen ve davacı tarafta kalan imalâtın varlığını veya haksız fesih durumunda menfi zararını usul hükümlerince kanıtlaması zorunludur. Davalı savunmasında malzeme alımı için taahhütlerde bulunduğunu bildirmiş ise de, buna ilişkin kanıtlarını sunmadığından sebepsiz zenginleşme hükümlerince iş bedeline mahsuben ödenen avansı iade etmek zorunda olduğu kabul edilmelidir. Mahkemenin gerekçesinde yer alan kapora olduğuna ilişkin anlaşmanın varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi, fesih sonucu uğranılan menfi zararın bulunduğu da kanıtlanamadığı halde 50.000,00 TL'ye yönelik istemin reddi de usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir... "
Müvekkil Şirket tarafından verilen avansın iadesi gerekmekteyken ve 15.01.2020 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarname ile verilen avansın TTK'mn 1530. maddesi gereğince yıllık belirlenen temerrüt faiziyle birlikte toplamda 1.265.548,96-TL'lik tutarın iadesi Karşı Davalı'dan talep edilmişken, Karşı Davalı'mn buna yanaşmaması üzerine huzurdaki karşı davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
3.DAVALİ'NİN SÖZLEŞME'YE AYKIRI OLARAK SERGİLEDİĞİ TUTUMLAR VE SÖZLEŞME'Yİ HAKSIZ ŞEKİLDE FESHETMESİ NETİCESİNDE MÜVEKKİL ŞİRKET KAR KAYBINA UĞRAMIŞ OLUP SÖZ KONUSU ZARARIN TAZMİNİ GEREKMEKTEDİR.
Müvekkil Şirket ile Davalı arasında Ana Sözleşme 03.03.2016 tarihinde, Ek Sözleşme 18.11.2016 tarihinde akdedilmiş iken Davalı, Sözleşme konusu stat turu faaliyetlerini 03.03.2018 tarihinde gerçekleştirmeye başlamıştır. Mart 2018'den 2018 Ağustos sonuna kadar olan dönemde stat turuna 23.668 ziyaretçi katılmış olup toplam ciro 789.408,00-TL tutarında gerçekleşmiştir. Yine Proje kapsamında Karşı Davalı tarafından yapılan giderler incelendiğinde, bu giderlerin son derece fazla olduğu görülmektedir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, ortaya çıkan bu giderlere ilişkin Müvekkil Şirket'in onayma sunulan herhangi yazılı bir belge bulunmamaktadır. Sözleşme'nin 4.2.14 maddesi uyarınca Karşı Davalı tarafından yapılan tüm ödemelere ilişkin banka ekstreleri aylık olarak Müvekkil Şirket'e ibraz edilmesi gerekli iken işbu yükümlülük de Karşı Davalı tarafından ihlal edilmiştir. Giderlerin fahiş derecede fazla olması dışmda Sözleşme kapsamında hayata geçirileceği taahhüt edilen birçok etkinlik Karşı Davalı tarafından gerçekleştirilmemiştir. Bu nedenle Sözleşme'nin yapılması ile planlanan gelirlerden ve kardan Müvekkil Şirket mahrum kalmış ve zarara uğramıştır. Karşı Davalı, Sözleşme kapsamında ziyaretçilere verdiği biletlerin üzerine herhangi bir takip numarası koymayarak Sözleşme'nin 4.2.8 maddesine aykırı davranmış ve Müvekkil Şirket'in satılan biletler üzerindeki kontrol mekanizmasını ortadan kaldırmıştır. Sözleşme'nin 4.2.8 maddesi; ----, sözleşme kapsamında ziyaretçilere verilecek biletlerin basımından sorumlu olacaktır. Basılan biletler üzerine ----- tarafından temin edilecek hologramlar ya da dijital seri ve kontrol numaraları yapıştırılacak olup sayı ve seri numaraları ---- ile paylaşılacaktır. ----- bu hususta inceleme ve örnek isteme hakkı olduğu ve taleplerin yerine getirileceğini kabul ve taahhüt eder." şeklinde olmasına rağmen Müvekkil Şirket tarafından yapılan denetim sonucunda Karşı Davalı'nm ziyaretçilere verdiği biletler üzerinde yer alan numaraların ardışık olmadığı tespit edilmiştir.
Karşı Davalı'nın, Sözleşme'ye aykırı hareketi sonucunda barkodlar ile gelirlerin eşleşebileceği rapor sistem bulunmadığından Müvekkil Şirket'in biletler üzerinde hakimiyet ve kontrol gücü kalmamıştır. Davalı'nın Sözleşme'ye aykırı hareketleri neticesinde Müvekkil Şirket, Sözleşme kapsamında gelir paylaşımından yoksun kalmış ve zarara uğramıştır. Saym Mahkemenizden Davalı'nın Sözleşme kapsamında satmış olduğu tüm biletler ile gelirlerin eşleştirilmesi için Davalı'nın defterlerinin incelenmesini ve bu suretle Müvekkil Şirket'in uğramış olduğu zararın tespit edilmesini talep etmekteyiz.
Yukarıdaki beyanlarımıza ilaveten,---- Noterliğinin 23.03.2020 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinin 7. paragrafının (vi) numaralı alt paragrafında ihtar edilmesine karşın ------ Sözleşme'nin 115.1.2 numaralı maddesi hilafına Müvekkil Şirket'in mülkiyetine ait marka, logo, fikri ve smai mülkiyet kapsamındaki belge ve bilgiyi Müvekkil Şirket'e iade etmemiş, Sözleşme'nin 13. maddesi hilafına fikri ve sınai haklara ilişkin kullanımına Sözleşme'nin feshini takiben son vermemiştir. ------ anılan Sözleşme hükümleri hilafına aykırı davranmakla yetinmemiş, Müvekkil Şirket'e ait logonun yer aldığı ve yalnızca ----- Kulübü'ne ilişkin yayım yapabilecek sosyal medya kanallarından Sözleşme'nin feshi hakkında ---- camiasına Müvekkil Şirketi ve ----- Kulübü'nü suçlayıcı nitelikte gerçeklikle bağdaşır en ufak noktası olmayan açıklamaları yayımlamak için kullanmıştır. [EK-11: ------ Sözleşme Feshine ilişkin açıklamalarına ilişkin görüntüler] îşbu dilekçemiz ekinde Saym Mahkemenin dikkatine sunulan açıklamalara ilişkin yapılan yorumlardan görüleceği üzere --- haksız bir şekilde Müvekkil Şirket'in ve ----- Kulübü'nün itibarım mesnetsiz bir şekilde zedelemek için kasten eylemde bulunmuştur. -----anılan davranışının Sözleşme'nin 12. Bölümünde yer alan Gizlilik hükümlerinin hilafına olduğu da izahtan varestedir. ---- bu suretle Müvekkil Şirket'in uğramış olduğu zararın tespit edilmesini talep etmekle birlikte bu anlamda her türlü hukuki ve cezai başvuru hakkımızı saklı tuttuğumuzu da belirtmek isteriz.
SONUÇ OLARAK, Sözleşme kapsamında yükümlülüklerini ifa etmeyen ve Proje'nin gelir elde edememesine yol açan taraf ---- olmasma rağmen, kendileri Müvekkil Şirket'in Sözleşme tahtmdaki yükümlülükleri ihlal ettiği gerekçesiyle, gerçeğe aykırı iddialarla Sözleşme'yi feshetmişlerdir. Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, Sözleşme feshedilmiş olduğundan dolayı ----- ilgili cezai şart hükümlerini işletebilmeleri mümkün değildir. Diğer taraftan, ileri sürülen ve Sözleşme'ye aykırı olduğu iddia edilen hiçbir husus Davacı / Karşı Davalı tarafından ispat edilememiş durumdadır. Hal böyle olduğundan, Sözleşme'yi haksız şekilde fesheden tarafın Davacı / Karşı Davalı olduğu tartışmasızdır. Bu doğrultuda, Saym Mahkemenizce ilgili hususların gerçeğe ve hukuka uygun şekilde tespit edilerek, vaki cezai şart, avans iadesi ve tazminat taleplerimizin kabulüne karar verileceğine olan inancımız tamdır. .......... SONUÇ VE İSTEM : Fazlaya ilişkin tüm ve başkaca haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve açıkladığımız tüm bu haklı ve yasal nedenler doğrultusunda, Sayın Mahkemenizden;
1.Davacı'mn Müvekkil Şirket aleyhine açmış olduğu hukuki dayanaktan yoksun, haksız, usul ve yasaya aykırı davanın REDDİNE,
2.Karşı davamızın KABULÜNE, > HMK'nın 109. maddesi uyarınca kısmi şekilde olmak üzere,
a)Davacı / Karşı Davalı'nın Sözleşme'yi haksız ve hukuka aykırı şekilde feshetmiş olması neticesinde ödemesi gereken cezai şartın sonradan ıslah ile artırılmak üzere şimdilik 1.000 USD'lik kısmının temerrüt tarihi olan 25.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davacı / Karşı Davalı'dan tahsili ile Müvekkil Şirket e ÖDENMESİNE,
b)Sözleşme kapsamında Davacı-Karşı Davalı'ya tutarında ödenen avansın sonradan ıslah ile artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 25.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davacı / Karşı Davalı'dan tahsili ile Müvekkil Şirket'e ÖDENMESİNE, > HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası hükümleri kapsamında talep edilmek üzere,
c)Davacı / Karşı Davalı'mn Sözleşme'ye aykırı ve kötü niyetli eylemleri dolayısıyla Müvekkil Şirket'in uğramış olduğu zararın (kar kaybının) tahkikat sonucu tam ve kesin olarak belirlendiğinde, talep artırım dilekçemizle talep sonucunu artırmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davacı / Karşı Davalı'dan tahsili ile Müvekkil Şirket'e ÖDENMESİNE ...'' şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Karşı dava yönünden davacı-karşı davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları: ''... KONU : DavalıKarşı Davacı tarafından ikame edilen Karşı Davaya ilişkin cevap ve itirazlarımızın sunulmasından ibarettir. AÇIKLAMALAR I-KARŞI DAVAYA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ:
1.Davalı-Karşı Davacı, Taraflar arasında akdedilen Sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafın Müvekkil Davacı-Karşı Davalı olduğunu iddia ederek Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmedeki yükümlülüklerini ifa etmemesi sebebi ile Proje kapsamında kar elde edilemediğini, buna rağmen dayanaksız olarak Sözleşmeyi hukuka aykırı şekilde feshettiğini iddia etmiş ve Müvekkil Davacı-Karşı Davalının;
i)Haksız Fesih ve Sözleşmeye aykırılık nedeni ile Ana Sözleşmenin 7.3 ve Ek Sözleşmenin 7.2 maddeleri uyarınca kararlaştırılan cezai şartı ödemekle mükellef olduğunu, ii.Sözleşme kapsamında avans olarak verilen toplamda 995.000 TLlik miktarı iade etmekle yükümlü olduğunu, iii.Yine Sözleşmenin feshi nedeni ile uğramış olduğu zararları tazmin etmekle mükellef olduğunu İddia ve talep etmiştir.
2.Davalı-Karşı Davacının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, haklı Asıl Davamızı uzatmaya matuf ve Sayın Mahkemeyi yanıltmak amacıyla tamamen kötü niyetli olarak ikame edilen işbu Karşı Davanın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Davalı-Karşı Davacının, Karşı Dava açarak söz konusu kalemleri talep etme hakkı bulunmamaktadır. Gerek Ana Dava dilekçemizde izah ettiğimiz sebeplerle, gerekse aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız cevaplarımızdan anlaşılacağı üzere Davalı-Karşı Davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir. II-Davalı-Karşı Davacının "Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmeye Aykırı Davranışlarından Dolayı Sözleşmeyi Haklı Nedene Dayanmaksızın Feshetmesinden Dolayı Ana Sözleşmenin 7.3 Maddesinde Ve Ek Sözleşmenin 7.2 Maddesinde Kararlaştırılan Cezai Şart Bedelinin Ödenmesi" Başlıklı İddialarına CEVAPLARIMIZ Öncelikle Davalı-Karşı Davacının Karşı Dava Dilekçesinde kısmen alıntı yaptığı maddelerin tamamını Sayın Mahkemenin Bilgilerine sunarız:
3.Taraflar arasında imzalanmış 01/03/2016 tarihli ---- Stad Turu ve Organizasyon Sözleşmesinin ("Ana Sözleşme") 7.3 maddesinde;
7.3 Taraflardan birinin işbu sözleşmenin süresinden evvel haksız yere sonlandırılması ve/veya feshi halinde, haksız yere fesih eden taraf diğer tarafın tüm maddi manevi zararları ile birlikte ayrıca 1.000.000USD (bir milyon Amerikan doları) cezai tazminat bedelini herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın diğer zarar gören tarafa nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. denilmektedir.
4.Ana Sözleşmeye ek olarak imzalanmış 18/11/2016 tarihli Ek Sözleşmenin ("Ek Sözleşme") 7.2 maddesinde; "7.2. Taraflardan birinin, iş bu sözleşmeye aykırı davranışı, ana sözleşmeyi süresinden evvel haksız yere sonlandırması ve/veya feshi halinde diğer taraf yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep eder, yazılı ihtara rağmen söz konusu süre içerisinde işbu ayrılığın giderilmemesi halinde karşı tarafa fesih hakkı doğar. Ayrıca taraflar, ----- rızası dışında Ek-1 uyarınca stat turuna tahsis edilmiş alanlardan herhangi birinin stat turu kapsamı dışına alınmasının, sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini kabul etmiş olup, bu durumda ------işbu sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacağını peşinen kabul ederler. Yine--- madde 6.1 hükmünce, süresinde tam ve eksiksiz olarak ---- ödemelerinde gecikmesi ve/veya - yapmaması, verilecek yazılı uyarı ile 30 günün sonunda söz konusu durumun düzeltilmemesi halinde, ------ işbu sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir. Taraflardan herhangi birinin, işbu sözleşmeyi fesih hakkını kullanması halinde akde aykırı davranan taraf, diğer tarafa 1.500.000USD (bir milyon beşyüzbin Amerikan Doları) ceza-i şart bedelini herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder" denilmektedir.
5.Davalı-Karşı Davacı yukarıda belirtilen Ana Sözleşmenin 7.3 ve Ek Sözleşmenin 7.2 maddelerine dayanarak "Sözleşmeye aykırı davranan ve Sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın fesheden tarafın cezai şart ödeyeceğini, Sözleşmenin Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından 16.03.2020 tarihinde feshedildiğini, Feshin haksız olması ve Sözleşmeye aykırı davranan tarafın Müvekkil Davacı-Karşı Davalı olduğundan bahisle Ana Sözleşmenin 7.3 maddesi ve Ek Sözleşmenin 7.2 maddesi gereğince cezai şart hükümlerinin Davalı-Karşı Davacı lehine işletilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
6.Davalı-Karşı Davacının talep ve iddiasının açıklattırılmasını talep etmekteyiz: Davalı-Karşı Davacının Karşı Dava Dilekçesinden, hem haksız fesih sebebi ile Ana Sözleşmenin 7.3 maddesi kapsamındaki 1.000.000,-USD tutarındaki cezai şart bedelini hem de Sözleşmeye aykırılık sebebi ile Ek Sözleşmenin 7.2 maddesi kapsamındaki 1.500.000,-USD tutarındaki cezai şart bedelini birlikte talep ettiği gibi bir durum ortaya çıkmaktadır.
7.Davalı-Karşı Davacının Ek Sözleşmenin 7.2 maddesine ilişkin cezai şart talebinde bulunması için, "Taraflardan birinin, iş bu sözleşmeye aykırı davranışı, ana sözleşmeyi süresinden evvel haksız yere sonlandırması ve/veya feshi halinde diğer taraf yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep eder, yazılı ihtara rağmen söz konusu süre içerisinde işbu ayrılığın giderilmemesi halinde karşı tarafa fesih hakkı doğar." hükmü gereğince, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmeye aykırı davranışlarının ihtar edilmesi ve 30 günlük süre içinde düzeltilmesini talep etmesi gerekmektedir. Davalı-Karşı Davacının Sözleşmeye aykırılık nedeniyle düzeltilmesi amacı ile 30 günlük süre verildiğine ilişkin Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya gönderdiği herhangi bir ihtar veya bildirim bulunmamaktadır.
8.Davalı-Karşı Davacının Ana Sözleşmenin 7.3 maddesine ilişkin cezai şart talebinde bulunması da yasal dayanaktan yoksundur. Çünkü Ana Dava Dilekçemizde de detaylı olarak açıkladığımız nedenlerle ve bunları tevsik eden delillerimizle, Sözleşmenin haklı nedenlerle ve cezai şart talep ve alacaklarımız saklı tutulmak suretiyle feshedilmek zorunda kalındığı orta net olarak konmuştur. Sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığından bahisle Ana Sözleşmenin 7.3 maddesindeki cezai şart bedelinin talep edilmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Davalı-Karşı Davacının bu iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Ana Davamıza verdiği cevaplarda ve Karşı Dava Dilekçesindeki soyut iddiaları dışında Sözleşmenin haksız feshedildiği yönündeki iddialarını destekleyen hiçbir delil de sunamamıştır.
9.Bu nedenlerle, Davalı-Karşı Davacının her iki Cezai Şart Talebinin dayanaksız olduğu ve talep etmesinin mümkün olmadığı izahtan varestedir. Asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, Davalı-Karşı Davacının, aynı Sözleşmenin feshine dayalı olarak her iki cezai şart bedelini talep etmesi de hukuki dayanaktan yoksundur.
10.Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından Sözleşmeye Aykırılıkların giderilmesi amacıyla 30 günlük düzeltme süresi verilmiş ancak aykırılıklar bu süre içinde ve sonrasında düzeltilmemiştir:
Ana Dava Dilekçesi ve Eklerinde belirtilen delillerimizden anlaşılacağı üzere; Davalı-Karşı Davacıya e-maillerle Sözleşmenin ifasındaki aksaklıklar, Sözleşmeye aykırı davranışları, Etkinlikler için gerekli onayların verilmesi talepleri bildirilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Davalı-Karşı Davacıya gönderilen İhtarnameler ile Sözleşmeye Aykırılıkların giderilmesi talep edilmiş ve 30 günlük süre Davalı-Karşı Davacıya tanımıştır.
11.Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından keşide edilen ----. Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi: Bu İhtarname ile (kısaca); (a)Davalı-Karşı Davacının Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine göre taahhüt ettiği ancak yerine getirmediği Sözleşmeye aykırı tüm davranış ve tasarruflarına derhal son vererek ihtarnamede belirtilenlerle sınırlı olmaksızın her türlü Sözleşme ihlallerini ve aykırılıklarını ihtarnamenin Davalı-Karşı Davacıya tebliğ tarihinden itibaren 30(Otuz) gün içinde gidermesi, (b)Aykırılıkların giderilmesinin ifasına derhal başlayarak müvekkil şirkete bildirmesi, (c)Davalı-Karşı Davacı Şirketin aykırılıkları bildirilen süre içinde gidermemesi ve ihlallere son vermemesi halinde, Sözleşmenin haklı nedenle feshedilerek Sözleşmeye göre müvekkil menfi-müspet zararlarını ve sair tüm hak ve alacaklarını ve Ek Sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtilen cezai şart bedelini tazmin ve tahsil etmek amacıyla yasal yollara başvurmak zorunda kalınacağı hususları ihtar olunmuştur. İhtarname içeriğinde Sözleşmeye aykırılıkla detaylı olarak bildirilmiş ve 30 günlük düzeltme süresi tanınmıştır. Ancak Davalı, maalesef verilen süre içinde Sözleşmeye aykırı davranışlarına son vermemiş ve yükümlülüklerini açıkça ihlal etmeye devam etmiştir.
12.Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından keşide edilen ---- Noterliğinin ------ yevmiye numaralı 20.02.2020 tarihli ihtarnamesi: Davalı-Karşı Davacı, 17.01.2020 tarihli ihtarname ile bildirilen aykırılıkları bırakınız gidermeyi, ihtarname üzerine davalının gerçek ve gizli plan ve emelleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır.
Davalı-Karşı Davacı Şirket yetkilileri, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına "Sözleşmenin feshedileceğini ve Stat Turunun artık davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istediklerini" açık açık ifade etmeye başlamışlardır. Ayrıca Stat Turu Projesinde faaliyet gösteren Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin hizmet aldığı taşeron şirketlerinden de doğrudan çalışmak için teklif istemişlerdir. Davalı-Karşı Davacının tek amacı, Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketi devre dışı bırakarak, müvekkilin bu projede çalışan personelleri ve taşeron firmaları ile aynen çalışmaya devam etmektir. Davalı-Karşı Davacının Sözleşmeye aykırı bu davranışları öğrenilir öğrenilmez, Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından, ----- Noterliğinin ----- yevmiye numaralı, 20.02.2020 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiştir. Bu İhtarname ile (kısaca); (a)Davalı-Karşı Davacının, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına iş teklif etme ile "Sözleşmenin feshedileceğini, Stad Turunun artık kendileri tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istedikleri" ve Stad Turu Projesinde faaliyet gösteren Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin hizmet aldığı taşeron şirketlerinden doğrudan çalışmak için teklif istedikleri" yönündeki eylemlerine son vermesi, (b)Bu tekliflerin ve söylentilerin sözleşmenin feshedileceğine ilişkin olarak yapılan ifadelerin sözleşmeye, yasalara ve haksız rekabet hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği, hususları Davalı-Karşı Davacı Şirkete ihtar olunmuştur. Ancak Davalı-Karşı Davacı, maalesef bu Sözleşmeye aykırı davranışlarına da son vermemiştir. Aslında Davalı-Karşı Davacı Şirket tüm bunları Sözleşme hala yürürlükte iken gizlice olarak yaparak "müvekkil davacı ile sözleşmeyi devam ettirmek istemediğini" çok net olarak ortaya koymuştur.
13.Davalı-Karşı Davacı, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının, Sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini harfiyen yerine getirdiğini gayet iyi bilmektedir, zaten Müvekkil Davacı-Karşı Davalının yükümlülüklerinin ifa etmediğine dair bugüne kadar Davalı-Karşı Davacının tek bir beyanı ve ihtarı da olmamıştır. Davalı-Karşı Davacı bunu çok iyi bilmektedir bu nedenle, Sözleşmedeki cezai şart yaptırımı ile karşılaşmamak için, Sözleşmeyi feshetmek yerine gizli pasif ve aktif eylemlerle Müvekkil Davacı-Karşı Davalıyı Stat Turu projesinden yıldırmak ve vazgeçmesini sağlamaya çalışmıştır. Davalı-Karşı Davacı, Gelir getirici etkinliklere müsaade etmeyerek, yapılan harcama bedellerini ödemeyerek, sponsor bulmayarak, çalışan personelini ayartmaya çalışarak, taşeronlardan teklif isteyerek Sözleşmenin ifasını fiilen imkansız hale getirmeye çalışmıştır.
14.Davalı-Karşı Davacının eylemleri bununla da kalmamış Haziran 2019dan itibaren Davalı-Karşı Davacı şirketin güvenlik ve temizlik personelleri ciddi mobbing uygulamışlardır, zaman zaman Tuvaletleri açmamışlar, yürüyen merdivenleri çalıştırmamışlardır. Ziyaretçiler (müşteriler) önünde Stat Turunda görevli personeline hakaretamiz davranışlarda bulunmuşlardır. Bu durumlar Davalı-Karşı Davacı şirket İdarecilerine sürekli iletilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Daha sonra anlaşılmıştır ki tüm bu baskılar, davalının gizli amaçları doğrultusunda Davalı-Karşı Davacı şirket idarecilerinin talimatları üzerine yapılmıştır.
15.Davalı-Karşı Davacı, göndermiş olduğu İhtarname ile ----. Noterliğinin ------ yevmiye numaralı 15.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile (kısaca); "Davalı-Karşı Davacının, Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya 995.000,-TL ödendiğini, faizi ile birlikte 1.265.548,96 TLnin 30 gün içinde ödenmesini, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının bilanço, mizan, ticari defter ve sair tüm kayıtlarının 30 gün içinde ibraz edilmesini talep ve ihtar etmiştir." Davalı-Karşı Davacının bunların dışında başkaca bir talebi yoktur. Müvekkil Davacı-Karşı Davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir iddiası da bulunmamaktadır. Bu İhtarnameye hemen cevap verilmiştir.
16.Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından keşide edilen ---- Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 14.02.2020 tarihli ihtarnamesi: Davalı-Karşı Davacı tarafça gönderilen 15.01.2020 tarihli ihtarnameye verilen cevabi ihtarname ile (kısaca); (a)Davalı-Karşı Davacı tarafından Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya ödendiği belirtilen ve faiziyle talep edilen bedellerin, Stat Turu Projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olunması amacıyla ödendiği, (b)Bu bedellerin, hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığı, (c)Ayrıca karşılıklı olarak yapılan ödenmelerin mahsuplaştırılması halinde Davalı-Karşı Davacı tarafça talep edildiği gibi bir tutarın da olmadığı, (d)Davalı-Karşı Davacının taleplerinin sözleşmelere ve karşılıklı beyan ve taahhütlere uygun olmadığı, (e)İncelenmek istenilen kayıtların da Müvekkil Davacı-Karşı Davalının adresinde incelemeye hazır olduğu ve her zaman incelenebileceği, hususları bildirilmiştir.
17.Davalı-Karşı Davacı tarafından Stat Turu Projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olunması amacıyla yapılan ödemeler Sözleşme kapsamında düzenlenmiş ve Sözleşme hükmü gereğince yapılmış değildir.
Daha önce de ifade edildiği gibi, Davalı-Karşı Davacının ihtarnamesinde refere ettiği Ek Sözleşmenin 4.2.10. maddesi gereğince banka kredisi alınmamış ve diğer ifade ile bu madde hükmü hiç uygulanmamıştır. Bu ödemeler Taraflar arasındaki borç alacak mahiyetindedir. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin grup şirketleri tarafından yapılmış benzer nitelikte ödemeler mevcuttur. Bu ödemeler Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmış olup bu bedellerin karşılıklı beyan ve taahhütler kapsamında geri ödemesi de mali durumun müsait olması ve hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra yapılacağı kararlaştırılmıştır.
18.Davalı-Karşı Davacı tarafından talep edilen Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Şirket kayıtları üzerinde inceleme 06.03.2020 tarihinde gerçekleşmiş ve Davalı-Karşı Davacı, denetçi ve vekilleri ile birlikte şirket merkezinde gelerek Şirket kayıtlarını uzun uzun incelemişlerdir. Ancak bu incelemenin sonuç raporu tarafımıza açıklanmamıştır.
Zaten Müvekkil Davacı-Karşı Davalının herhangi bir eksikliği veya hatası tespit edilmiş olsa idi, Davalı-Karşı Davacı bunları müvekkil davacının aleyhine kesinlikle kullanacağı ortadadır. Tespit edilebilecek herhangi bir Sözleşmeye aykırılık da yoktur. Çünkü her şey şeffaf ve kayıtlı ve sistematiktir. Her şeyden önemlisi yapılan tüm harcamalar ve işler önceden Davalı-Karşı Davacıya bildirilmiş, onay istenmiş, onay alındıktan sonra yapılmıştır. Ayrıca Davalı-Karşı Davacı 2018 yılında da Şirket kayıtlarında benzer bir iç denetim yapmıştır. Bu denetim sonucunda dahi Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya yapılmış herhangi bir ihtar veya bildirim olmamıştır. Kaldı ki, tüm bu süreçler boyunca ve süresince, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmedeki herhangi bir yükümlülüğünü yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir iddia ve talep de olmamıştır.
19.Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından keşide edilen ---. Noterliğinin ----- yevmiye numaralı 16.03.2020 tarihli ihtarnamesi:
Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından, ----. Noterliğinin -----yevmiye numaralı, 17.01.2020 tarihli ihtarnamesi ile ayrıntılı bir şekilde bildirilen Davalı-Karşı Davacının Sözleşme ve Ek Sözleşmeye aykırılıkları tebliğden itibaren 30 gün içinde maalesef giderilmediği gibi bu yönde hiçbir girişimde dahi bulunulmamıştır. Stat Projesinde görevli çalışanlara iş teklif ederek, sözleşmenin feshedileceğini ve artık kendilerinin işi yapacaklarını kasten duyurarak, hizmet alınan Taşeronlardan çalışma teklifi isteyerek Müvekkil Davacı-Karşı Davalıyı fiilen işi yapamaz duruma sokmaya ve işi bıraktırmaya zorlamışlardır. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket kayıtlarını denetlemişler, Sözleşme kapsamında olmayan, Taraflar arasındaki borç alacak mahiyetinde olan, Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmış ödemeleri talep etmişlerdir. Aslında Davalı-Karşı Davacının öncesinde ve 30 Günlük Düzeltme Süresi içindeki bu davranışları ve sözleşmenin feshedileceği yönündeki beyanları, tanınan 30 günlük Düzeltme Süresinin beklenmesinin gereksiz olduğunu ortaya koymuşsa da bu süre sonuna kadar umutla beklenmiştir.
Tüm bunların sonucunda Davalı-Karşı Davacı Şirketin aykırılıkları bildirilen süre içinde gidermemesi ve ihlallere son vermemesi nedenleri ile Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirketçe, Sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş ve Sözleşmeden doğan her türlü hakları saklı tutularak Ek Sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtilen cezai şart bedeli talep edilmiştir. Bu ihtarname ile (kısaca); "Sözleşmeden, Ek Sözleşmeden ve Yasal Mevzuattan kaynaklanan doğmuş ve doğacak hak ve alacakları, işlemiş ve işleyecek faiz ve ferilerine ilişkin hak ve alacakları, menfi-müspet zararları, maddi ve manevi tazminat talepleri, mahrum kalınan kazançları, açılmış dava ve takipleri, fazlaya ilişkin tüm talep, dava takip hakları saklı tutularak ve feragat etmeksizin, (a)Taraflar arasındaki 01/03/2016 tarihli---- Kulübü Stat Turu ve Organizasyon Sözleşmesinin ve 18/11/2016 tarihli Ek Sözleşmesinin Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından ihtarnamenin Davalı-Karşı Davacıya tebliği tarihte haklı nedenle feshedildiği, (b)Ek Sözleşmenin 7.2. maddesine göre Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirkete ödenmesi gereken 1.500.000,-USD Cezai Şart bedelinin Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirketin belirtilen IBAN numarasına nakden ve defaten ödenmesi," Davalı-Karşı Davacı Şirkete ihtar olunmuştur. Bu ihtarname 19/03/2020 tarihinde Davalı-Karşı Davacıya tebliğ edilmiştir. Ancak Davalı-Karşı Davacı herhangi bir ödeme yapmamıştır. Akabinde de karşılıklı ihtarlaşma daha olmuştur.
20.ÖZETLE: Davalı-Karşı Davacı, Sözleşme ve Ek Sözleşme hükümlerine uzun bir süreden beri açıkça aykırı davranmış, Sözleşme tarafı olarak üstün ve hakimiyet konumunu kötüye kullanarak Müvekkil Davacı-Karşı Davalının haklı çağrı ve bildirimlerine kulaklarını tıkamıştır. Davalı-Karşı Davacı kendisine tanınan 30 günlük Düzeltme Süresinde de aykırılıkları gidermek adına hiçbir şey yapmamıştır. Bunu da tamamen Müvekkil Davacı-Karşı Davalıyı Stat Turu projesinden yıldırmak ve vazgeçmesini sağlamak, her şeyi ile kurulmuş ve yürütülmekte olan Stat Turu projesini tek başına gerçekleştirmek amacıyla yapmıştır. Bunu da Müvekkil Davacı-Karşı Davalının projede görevli personelini ve taşeronlarını ayartarak yapmak istemiştir.
Bu nedenlerle; Davalı-Karşı Davacının, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmeye aykırı davrandığı şeklindeki soyut iddiasının tamamen gerçek dışı olması, hatta Sözleşmeye Aykırılık iddialarının düzeltilmesini talep dahi etmemesi ile haklı gerekçelerimiz ve Düzeltme taleplerimize rağmen aykırılıkları ısrarla gidermemesi sebebi Davalı-Karşı Davacının hiçbir şekilde Cezai Şart Bedeli talep hakkı bulunmamaktadır.
Asıl Davamızın konusu, Sözleşmenin haklı nedenle feshine bağlı olarak talep ettiğimiz Cezai Şart olup fesih öncesi gönderilen tüm ihtarnamelerde Cezai Şart Bedelinin talep etme hakkımızın saklı tutulduğu, 30 günlük Düzeltme Süresinde bildirilen Sözleşmeye aykırılıkların düzeltilmemesi halinde Sözleşmede belirtilen Cezai Şart Bedelinin talep edeceğimiz Davalı-Karşı Davacıya defaten bildirilmiştir. Talep edilen Cezai Şartın ifaya eklenen cezai şart olmayıp, haklı feshe bağlı Sözleşme hükümlerine uygun olarak talep edilmiştir. III-"Davalı-Karşı Davacının "Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirkete Sözleşme Kapsamında Avans Olarak Verildiği Belirtilen 995.000 TLlik Bedelin İadesi" Talebine Yönelik CEVAPLARIMIZ
Daha önce ayrıntıları ile açıklanan avans hususunda Sayın Mahkemenize bir kez daha açıklama yapma gereği doğmuştur. Bahsedildiği üzere; Davalı-Karşı Davacı tarafından Stat Turu Projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olunması amacıyla yapılan ödemeler Sözleşme kapsamında düzenlenmiş ve Sözleşme hükmü gereğince yapılmış değildir.
21.Daha önce de ifade edildiği gibi, Davalı-Karşı Davacının ihtarnamesinde refere ettiği Ek Sözleşmenin 4.2.10. maddesi gereğince banka kredisi alınmamış ve diğer ifade ile bu madde hükmü hiç uygulanmamıştır.
22.Bu ödemeler Taraflar arasında borç alacak mahiyetindedir. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin grup şirketleri tarafından yapılmış benzer nitelikte ödemeler mevcuttur. Bu ödemeler Taraflarca projenin hayata geçmesi ve yürütülmesi için yatırım ve sabit gider harcamalarını destekleme amaçlı yapılmıştır. Bu bedellerin karşılıklı beyan ve taahhütler kapsamında geri ödemesi de mali durumun müsait olması ve hedeflenen kazançların elde edilmesinden sonra yapılacağı şartına bağlı olarak yapıldığı açıktır. Mali durumun da izah edilen nedenlerle uygun olmaması sebebi ile paranın iade edilmemesi (hem Davalı-Karşı Davacıya hem Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya) Sözleşmeye aykırı olarak addedilemeyeceği gayet açıktır.
23.Sözleşmede Davalı-Karşı Davacı taraf yetkilisi olarak belirtilen, Davalı-Karşı Davacı şirket Lisans Müdürü ----- Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya gönderdiği 17.11.2016 tarihli e-mailinde: "…. Stad Turu projesindeki iş ortaklığımızda yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla talep ettiğiniz 330.000 TLlik borç bedeli, proje başlangıcından sonra mali durumun müsait olmasına müteakip geri almak üzere firmanıza iyi niyet kapsamında ödenecektir." Şeklinde açıkça beyan ve taahhüt edilmiştir.
24.Davalı-Karşı Davacı, ödeme yapma vaat ve taahhüdü doğrultusunda 2016 yılının sonuna doğru 330.000,-TL tutarında bir ödeme yapmıştır. Daha sonra da zaman zaman çek zaman zaman nakit ödemelerle Projenin hayata geçmesi ve devamı için iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmuştur. Bununla birlikte Müvekkil Davacı-Karşı Davalı da grup şirketlerinden aldığı paralarla harcamaları karşılamak için giderlere katlanmaya devam etmiştir. Projenin hayata geçirilmesi için yalnızca Davalı-Karşı Davacı tarafından değil Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından da birçok yatırım yapılmıştır.
25.Davalı-Karşı Davacının asıl ve gizli amacı, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının know-howı doğrultusunda, Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından kurulan ve hayata geçirilen Stat Turu konsept ve Sistemini ele geçirip bu işi bizzat ve tek başına yürütmek istemesidir. Davalı-Karşı Davacı Şirket, Sözleşmedeki yükümlülüklerini kesten yerine getirmeyerek Sözleşmenin sona erdirilmesini bilerek sebebiyet vermiştir. Projenin hayata geçmesi ve devamı için iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla verilen 995.000 TL Stat Turu kapsamındaki hizmetlerin yürütülmesinde gider olarak kullanılmıştır. Şirket kayıtlarından ve faturalardan bunun tespiti çok basittir. Davalı-Karşı Davacının Şirkette yaptırdığı denetimlerde aksi yönde bir tespiti olsa idi, bunu zaten Müvekkil Davacı-Karşı Davalı aleyhine çoktan kullanırdı. Ortaya çıkan zarardan Sözleşmeye aykırı kasıtlı davranışları ile sebebiyet veren Davalı-Karşı Davacının sorumluluğu olduğu açık ve nettir. Davalı-Karşı Davacı bu gizli ve maksatlı yöntemle, Stat Turu Konsept ve Sistemini ele geçirme imkanını elde etmek istemiştir. Zaten Davalı-Karşı Davacı, Sözleşmenin sona ermesinden hemen sonra da amacına ulaşarak Sözleşme konusu Stat Turu Konsept ve Sistemini bizzat kendisi yapmaya başlamıştır.
26.Davalı-Karşı Davacının dosyaya alıntı yaparak sunduğu Yargıtay Kararlarının somut olayla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. İlk kararda, bir Üniversite bir firma ile Konser verilmesi için Sözleşme imzalanmıştır. Bu Sözleşmeye göre, Firma konser hizmeti verecek, Üniversitesi ise Konser Hizmet Bedelini ödeyecektir. Ancak konser, firma tarafından haklı gerekçe gösterilmeden ertelenmiştir. Üniversite ise haklı bir gerekçe olmaksızın ertelenen konser nedeni ile uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Dosya kapsamından, "konserin yapılmaması konusunda tarafların iradeleri karşılıklı olarak birleşerek sözleşmenin sonlandırıldığından tarafların sözleşme uyarınca aldıklarını geri vermek zorunda olduklarının" kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayımızdan net bir şekilde farklı bir olaya ait bir Yargıtay Kararının sunulduğu açıktır. Öncelikle Üniversite tarafından verilen peşinat konser hizmet bedelinin avansı mahiyetindedir. Yani Konser gerçekleşseydi Firmaya verilecek hizmet bedelinin kısmi peşin ödemesidir. Somut olayımızda verilen tutar ve geri ödeme koşulu ise Davalı-Karşı Davacı şirket Lisans Müdürü ----- gönderdiği 17.11.2016 tarihli e-mailde açıkça tanımlanmıştır: "…. Stad Turu projesindeki iş ortaklığımızda yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla talep ettiğiniz 330.000 TLlik BORÇ BEDELİ, PROJE BAŞLANGICINDAN SONRA MALİ DURUMUN MÜSAİT OLMASINA MÜTEAKİP geri almak üzere firmanıza İYİ NİYET KAPSAMINDA ödenecektir."
Diğer bir ifade ile talep konusu 995.00 TL bir hizmet bedeli ödemesi amacıyla verilmemiştir. Bu İyi niyet ödemesi şeklindeki BORÇ BEDELİnin "GERİ ÖDEME ZAMANI VE ŞARTI" bizzat Davalı-Karşı Davacı tarafından bildirilmiştir. Hizmet bedeline mahsuben verilmiş bir para olmadığını da açıklamak artık abesle iştigaldir.
Öte yandan haksız erteleme gerekçisi ile tazmin talebi mevcuttur ve ayrıca Üniversite ve Firma anlaşarak Sözleşmeyi sonlandırmışlardır. Bu kapsamda hizmet bedeline mahsuben verilen peşinatın iadesi elbetteki doğrudur. Somut olayımızda, bir hizmet bedeli ödemesi yoktur, haksız bir sonlandırma yoktur ve taraflar arasında sözleşmenin sonlandırılması konusunda bir anlaşma yoktur.
Diğer Yargıtay Kararı konusu da somut olayımızdan tamamen farklıdır. Bu kararda da, tesis kapasitesinin arttırılmasına ilişkin bir hizmet mevcut olup hizmet bedeline mahsuben peşin ödenen avansın iadesi dava konusudur. Somut olaydaki 995.00 TLnin bir hizmet bedeli ödemesi amacıyla verilmediği ortadadır. Kaldı ki, somut olayda Müvekkil Davacı-Karşı Davalı, Stat Turu Konsept ve Sistemini kurmuş, İşletmeye almış, gelir elde etmeye başlamıştır. Eğer bu para bir hizmet bedeli avansı olarak verildiği iddia ediliyorsa, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının hizmet bedelinin tamamına hak kazandığını söylemek hatalı olmayacaktır. Davalı-Karşı Davacı, Sözleşmenin feshinden sonra ele geçirdiği Stat Turu Konsept ve Sistemini bizzat ifa etmeye başlayarak, elde edilecek kazançtan Müvekkil Davacı-Karşı Davalıyı mahrum bırakmıştır.
ÖZET OLARAK; Davalı-Karşı Davacı tarafından sunulan Yargıtay Kararları somut olayımızdan tamamen farklı ve ilgisizdir, hiçbir şekilde emsal niteliğinde değildir. Borç olarak verilen paranın, ödeme şartının da Davalı-Karşı Davacının kusuru ile gerçekleşmemiş olması sebebi ile iade edilememesinin hiçbir şekilde Sözleşmeye aykırılık olarak addedilemeyeceği izahtan varestedir. IV-Davalı-Karşı Davacının "Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmeye Aykırı Olarak Sergilediği Tutumlar ve Sözleşmeyi Haksız Feshetmesi Neticesinde Kar Kaybına Uğradığı ve Tazmin Edilmesi Gerektiği" İddia ve Talebine Yönelik CEVAPLARIMIZ
27.Davalı-Karşı Davacının iddiasının aksine Sözleşmeye açıkça aykırı davranan ve ısrarla yapılan düzeltme talep ve ihtarlarına uymayan taraf Davalı-Karşı Davacıdır. Gerçekte Müvekkil Davacı-Karşı Davalı zarara uğramıştır. Davalı-Karşı Davacı, tüm know-howı Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya ait olan kurduğu ve hayata geçirdiği hazır Stat Turu konsept ve Sisteminin üstüne konarak Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşme süresince elde edeceği tüm kazançlardan mahrum bırakmıştır.
28.Stat Turunun Geçe Açılması İddiası:
Davalı-Karşı Davacı, kar kaybı iddiasına dayanak olarak stat turu faaliyetlerine geç başlanılmış olmasını ileri sürmüştür. Stat Turu açılışı, Sözleşme tarihinden itibaren tam 2 yıl sonra yapılabilmiştir. Tarihlerden anlaşılacağı üzere Sözleşmenin imzalandığı 01/03/2016 tarihinden, Ek Sözleşmenin imzalandığı 18/11/2016 tarihine kadar yaklaşık 8 aydan fazla süre geçmiştir. Yapılan hazırlıklara ilişkin Davalı-Karşı Davacı tarafa yapılan sunumlar, Davalı-Karşı Davacının başarısız sponsor görüşmeleri, görsel ve içerik araştırmaları(Aralık 2016-Mart 2017-yaklaşık 4 ay), Davalı-Karşı Davacının Stat Turu projesindeki iş ortaklığı kapsamında yatırım ve sabit gider harcamalarına destek olmak amacıyla parça parça finansal katkı sağlamaları, Stadyum Turu tekliflerinin onaylanması, üretim ve uygulama çalışmaları(Aralık 2017-Şubat 2018-yaklaşık 3 ay), 2 kez açılış ertelemesi nihayetinde 06/03/2018 tarihinde Stat Turu açılışı yapılabilmiştir. Davalı-Karşı Davacı, Mart-Kasım 2016 tarihine kadar hiçbir işlem yaptırmamış, sürekli hazırlık yapın diye Müvekkil Davacı-Karşı Davalıyı bekletmiş hatta Stat Turunun kurulumuna dahi izin vermemiştir, açılışa onay vermemiştir. Hal böyle iken, bu hususu tam tersi şekilde kullanmaya çalışması iyi niyetten ve hakkaniyetten uzak bir tutumdur. Bilakis Müvekkil Davacı-Karşı Davalının geç açılış sebebi ile mahrum kaldığı kazançlara ilişkin dav ve talep haklarımızı şimdilik saklı tutuyoruz.
29.Yapılan Giderlere İlişkin Onay Alınmadığı İddiası:
Davalı-Karşı Davacı tarafından kar kaybı iddiasına dayanak olarak gösterilen bir başka sebep ise Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirket tarafından yapılan giderlerin fazla olduğu, yapılan giderlerin Davalı-Karşı Davacının onayına sunmadığı iddiasıdır. Söz konusu iddia haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte kabulü de mümkün değildir.
Müvekkil Davacı-Karşı Davalı, yapılan tüm giderler belgelidir ve Davalı-Karşı Davacının onayına sunulmuştur. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirketteki tüm kayıtlar şeffaf, kayıtlı ve sistematiktir. Her şeyden önemlisi yapılan tüm harcamalar ve işler önceden Davalı-Karşı Davacıya bildirilmiş, onay istenmiş, onay alındıktan sonra yapılmıştır. Diğer bir ifade ile; tüm bu süreçte Müvekkil Davacı-Karşı Davalı, hazırlayarak Davalı-Karşı Davacıya gönderdiği bütçeler ve buna göre yapılan her bir harcama için Davalı-Karşı Davacıdan onay talep etmiş ve onay alınmıştır. Buna ilişkin karşılıklı mail ve yazışmalar haklılığımızı net bir şekilde ispat etmektedir.
Davalı-Karşı Davacının talepleri doğrultusunda Şirket kayıtları üzerinde 2018 yılında ve 06.03.2020 tarihinde inceleme ve denetim yapmıştır. Sözleşmeye aykırılık teşkil edecek herhangi bir tespit tarafımıza bildirilmemiştir. Müvekkil Davacı-Karşı Davalının herhangi bir eksikliği veya hatası tespit edilmiş olsa idi, Davalı-Karşı Davacı taraf bunların düzeltilmesi veya açıklanması için bildirmesi veya ihtar etmesi gerekirdi. Hatta böyle bir eksiklik veya sözleşmeye aykırılık tespit etselerdi davaya cevap dilekçelerinde veya karşı davalarında tüm bu tespitlerini Müvekkil Davacı-Karşı Davalı aleyhine kullanırlardı.
Gerçekte tespit edilebilecek herhangi bir Sözleşmeye aykırılık da yoktur. Yapılan tüm harcamalar ve işler önceden Davalı-Karşı Davacıya bildirilmiş, onay istenmiş, onay alındıktan sonra yapılmıştır. Yapılan Denetim ve İncelemelerde bunun aksini kolaylıkla tespit edebilmeleri mümkündür. Tüm ONAY mailleri Delillerimiz arasındadır.
30.Birçok Etkinliğin Gerçekleştirilmediği İddiası: Davalı-Karşı Davacı tarafça kar kaybına ilişkin bir diğer iddia ise taahhüt edilen birçok etkinliğin Müvekkil Davacı-Karşı Davalı tarafından gerçekleştirilmediği şeklindedir. Ana Dava dilekçemizde ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Davalı-Karşı Davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları yüzünden birçok etkinlik faaliyete geçirilememiştir.
31.Biletlere Takip Numarasının Konmadığı İddiası:
Bir diğer mesnetsiz iddia ise ziyaretçilere verilen biletlerin üzerine takip numarası konmadığı, biletler üzerinde yer alan numaraların ardışık olmadığı ve biletler üzerindeki kontrol mekanizmasının ortadan kaldırıldığı iddiasıdır. Davalı-Karşı Davacı tarafından ileri sürülen bu iddia asılsızdır. Biletlere takip numarası konulması hususu ana sözleşmede yer alan ve Davalı-Karşı Davacı tarafça bilet satışı yapılacak olması halinde uygulanması kararlaştırılan bir husustur. Ek Sözleşme ile bilet satış hakkının Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirkete verilmiştir. Ayrıca bu husus ne bir Sözleşmeye aykırılıktır ne de kar kaybına sebebiyet vermiştir. Bu aşamaya kadar bir kez dahi söz konusu edilmeyen bu hususta bu aşamada böyle bir iddia ortaya koymak gerçek dışı ve kötü niyetli bir yaklaşımdır.
Biletler üzerinde yer alan sayıların ardışık olmamasının dava konusu etkinliklerle ve kar kaybı ile ne gibi bir ilgisinin olabileceğine anlam verememekle birlikte belirtmek gerekir ki, dünyanın her yerinde biletlerin taklit edilmesinin ve kopyalanmasının önüne geçilmek için gerçekleştirilen bir uygulamadır. Bu nedenle sırf Sayın Mahkemeyi yanıltmak için ileri sürülen söz konusu iddiaya itibar edilebilmesi mümkün değildir. Davalı-Karşı Davacı, Şirket kayıtlarını 2018 ve 2020 yılında uzun uzun incelemiş ancak bu güne kadar böyle bir tespiti veya aykırılığı hiç bildirmemiştir. Sayın Mahkeme tarafından Bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde Bilet-Gelir Eşleştirmesi yapılması halinde Davalı-Karşı Davacının soyut ve dayanaksız olan, sırf kendisini haklı göstermeye çalışmaktan ibaret bu iddialarının doğru olmadığı ispatlanmış olacaktır.
Bununla birlikte Davalı-Karşı Davacının, cevap ve karşı dava dilekçesi ile ilk kez ileri sürdüğü, Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin Sözleşmeye aykırı davranışları gerçekte var olsaydı, yine Sözleşme hükümlerine göre Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirkete bildirmesi ve gerekli düzeltmelerin 30 gün içinde yapılmasını ihtar etmesi gerekirdi. Ancak Davalı-Karşı Davacının böyle bir bildirimi veya ihtarı da hiç olmamıştır.
32.Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmenin Feshine İlişkin Gerçeklikle Bağdaşmayan ve Davalı-Karşı Davacı ve ----- Kulübünün İtibarını Zedeleyici Açıklama Yaptığına dair İddia: Davalı-Karşı Davacının Sayın Mahkemeyi etki altında bırakmak amacı ile Müvekkil Davacı-Karşı Davalının Sözleşmenin feshine ilişkin gerçeklikle bağdaşmayan ve Davalı-Karşı Davacı ve --- Kulübünün itibarını zedeleyici açıklama yaptığına dair iddiası da tamamen yanıltıcıdır ve doğru değildir. Davalı-Karşı Davacı tarafından ileri sürülen bu iddia asılsızdır.
Öncelikle Sözleşmenin haklı nedenle feshinden sonra Sınai ve Fikri Haklar kapsamında Davalı-Karşı Davacıya hiçbir marka, ibare, logo vb materyal kullanılmamıştır ve kullanılmamaktadır. Bu yöndeki iddiaları hiçbir şekilde kabul etmemekteyiz. Huzurdaki bu dava açıldıktan sonra Davalı-Karşı Davacının gönderdiği 20.9.2020 tarihli ihtarnamede "-----" isimli ----- hesabının kullanılmamasını ve şifresinin teslimini talep etmiştir.
Söz konusu instagram hesabı Müvekkil Davacı-Karşı Davalıya ait olup müvekkil tarafından Sözleşme konusu hizmetlerin tanıtım, duyuru vb amaçlar ile Sözleşme süresince kullanılmıştır. Sözleşme konusu Stat Turunun başladığına ilişkin açıklama ile başlayan bu ----- hesabı, son defa Sözleşmenin sona erdiğini duyurmak amacıyla tamamen kamuyu ve taraftarlarını bilgilendirmek amacıyla kullanılmıştır. Bu Kamuoyunun Bilgilendirilme hakkına yönelik bir yükümlülükten kaynaklanmıştır.
Söz konusu Duyurunun hiçbir yerinde Davalı-Karşı Davacı ve ----- Kulübünün itibarını zedeleyici bir açıklama bulunmamaktadır. Davalı-Karşı Davacının itibarı kadar Müvekkil Davacı-Karşı Davalının da itibarı vardır. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı, Stat Turunu Türkiyeye uzun çalışmalar ve yatırımlar neticesinde getiren, dünyadaki benzer uygulamalara paralel, son derece itibarlı ve Kulüplerimiz için gelir sağlayıcı, Ülkemizde Spor ve Futbolun gelişimine katkı sunan, Kulüplerin Taraftarları ve Kamuoyu ile yakınlaşmasını sağlayan, eşsiz hatıralar yaşatan sosyal zenginliklerle dolu önemli bir uygulama ve sistemdir.Müvekkil Davacı-Karşı Davalının hiçbir şekilde kusurundan kaynaklanmayan ve Sözleşmenin feshedilmesi ile sonuçlanan müvekkil bakımından son derece üzücü bir olaydır. Stat Turunun başladığının açıklandığı gibi sona erdirdiğinin bildirilmesi halkın bilgilendirilmesi bakımından son derece önemli bir görevdir. Duyurunun içeriğinde bırakınız zedeleyici bir açıklamayı bilakis Kulübün övgüye değer tarihi ve yapılan hizmetler gururla paylaşılmıştır. Bu açıklama ise bilhassa Müvekkil Davacı-Karşı Davalının unvan ve logosu altında yapmıştır. Anılan Duyuru aşağıda belirtildiği gibidir: "---- için 6 Mart 2018 tarihinde ziyaretlere açılmıştır.
Dünyadaki örneklerinde olduğu gibi bir yandan ziyaretçilerine, ---- Spor Kulübünün 1 asrı aşan gurur dolu geçmişini, Türk futbol tarihinin aynası niteliğindeki ---- bugüne gelen ---- Stadyumu ----- Kompleksinde anlatırken, bir yandan da kulübe ek bir gelir kaynağı yaratmak amacıyla hayata geçirilmiştir. ---- köklerinden aldığı güç ve ilham ile yaratılan ---, bugüne kadar 90.000i aşkın sayıdaki ziyaretçisine, tüm Türk ve yabancı sporseverlerin tanıklık etmekten gurur ve hayranlık duyacağı bir deneyim yaşatmak için var gücüyle çalışmıştır."
Duyuruda yine Davalı-Karşı Davacının tüzel kişiliği veya Kulüp ilgili hiçbir olumsuz ve itibar zedeleyici ifade de bulunmamaktadır. Sadece bir kısım idarecilerin, Kulübün itibarına ve tarihine yakışmayan ve Sözleşme hedeflerinin elde edilmesini ve uygulanmasını engelleyen tavırların varlığına işaret edilmiştir: "Ancak, stadyum turunun açıldığı günden beri kulüp profesyonel yöneticilerinin gösterdiği yaklaşım, stadyum turu yöneticileri ve ekibine karşı gösterilen olumsuz tavırlar, turların sağlıklı bir şekilde yapılmasını engeller hale gelmiştir.
Özellikle son 1 yıl içinde, kulüp tarafından sözleşme şartlarına uyulmaması, neredeyse hiçbir iletişim desteğinin sağlanmaması, kampanyalarda stadyum turuna yer verilmemesi gibi anlaşılmaz yaklaşımlarla----- kulüp idarecileri tarafından adeta yok sayılmıştır. Bunun yanı sıra kulüp idarecilerinin turların sağlıklı bir şekilde yapılmasını engelleyen uygulamaları ziyaretçilere huzurlu bir stadyum turu ortamı sağlamayı neredeyse imkânsız hâle getirmiştir. Tüm bunların ---- Kulübüne ve Stat Turuna zarar verdiği müteaddit defalar anlatılmaya çalışılmışsa da herhangi bir olumlu sonuç alınamamıştır.
Tüm bu gelişmeler ışığında, 17 Ocak 2020 tarihinde sözleşme şartlarının yerine getirilmesini, aksi halde stadyum turunun yapılabilmesinin imkânsız hale geleceğini belirten bir yazı resmi kanallar aracılığıyla kulübe iletilmiştir. İyi niyet çerçevesinde yapılan bu bildirime karşın uygulamaların düzeltilmesi bir yana cevap bile verilmemesi kulüp idarecilerinin yaklaşımının bir aynası niteliğinde olmuştur.
Geldiğimiz durumda, stadyum turunun Türkiyede her türlü fikri ve sınai mülkiyet haklarının sahibi, Türkiyenin ilk ve tek yetkin firması tarafından, büyük emekler, uzun süreli araştırmalar, çalışmalar ve yapılan yatırımlar neticesinde oluşturulan ------ düzenlenmesine ilişkin sözleşme haklı sebeplerimize istinaden feshedilmek zorunda kalınarak ilgili fesih kulübe bildirilmiştir.
Tüm amacı, ----- ruhu ile bir asrı aşkın süredir büyük zaferlere şahitlik eden topraklarda, ----- büyüklüğünü, Türk milli takımının ---golcüsü----- Efsanesini sporseverlere anlatmak olan bizler, bugün geldiğimiz durumun kendi ellerimizde olmadığını biliyoruz. Üzgünüz, kalbimiz çok kırık. Ama ----- ve renklere olan inancımız her zaman tam. Daha güzel günlerde buluşmak dileğiyle. Her zaman, her yerde ----- Söz konusu Duyuru ile ilgili yorumların Müvekkil Davacı-Karşı Davalı ile ilgisi olmadığı, kamuoyunun görüşleri olduğu izahtan varestedir.
Görüldüğü üzere, Davalı-Karşı Davacının tüm iddialarının aksine, Duyuruda Davalı-Karşı Davacı ve Kulüp ilgili hiçbir olumsuz ve itibar zedeleyici ifade yoktur bilakis Kamuoyunun Bilgi Alma hakkı kapsamında, bilgilendirme amacıyla yapılan bir VEDA yazısıdır. Bunun herhangi bir Gizlilik hükmüne aykırılığından da bahsedilemez.
ÖZETLE: Davalı-Karşı Davacının, Karşı Dava Dilekçesindeki tüm mesnetsiz ve gerçeklikten uzak iddialarına tek tek ve atlamadan cevap verilmiştir. Davalı-Karşı Davacı, ileri sürdüğü iddialarını destekler tek bir delil dahi sunmamıştır. Esasen sunulabilmesi de mümkün değildir çünkü tüm bu iddialar gerçek dışıdır. Haksız ve mesnetsiz davasına dayanak oluşturmak amacıyla gerçekdışı olgulara dayanmaya çalışan Davalı-Karşı Davacının bu haksız Karşı Davasının reddedilmesi gerektiği ortadadır.
33.Davalı-Karşı Davacı " ----"nu 11 Eylül 2020 tarihi itibari ile başlattığını Duyurmuştur:
Müvekkil Davacı-Karşı Davalı, büyük bir heves ile başladığı ciddi yatırımlar ve emek harcadığı -----projesini hayata geçirmiştir. Davalı-Karşı Davacının yükümlülüklerini yerine getireceğine inanarak ve güvenerek gece-gündüz yıllarca emek sarf etmiştir. Davalı-Karşı Davacı, tahsis ettiği merdiven altları gibi atıl alanlardan hiç kazanç elde edemezken bu Stat Turu sayesinde para kazanma imkânına sahip olacağı bir sistemin kurulması avantajını elde etmiştir. Sözleşme hükümlerine göre Stat Turunun kurulması, başlanması ve faaliyete geçirilmesi ciddi emek ve know-how gerektiren zahmetli hizmetlerdir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Davalı-Karşı Davacının asıl ve gizli amacı, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının know-howı doğrultusunda, müvekkil tarafından kurulan ve hayata geçirilen Stat Turu Konsept ve Sistemini ele geçirip bu işi bizzat ve tek başına yürütmektir.
Bu maksatla Davalı-Karşı Davacı Şirket yetkilileri, Müvekkil Davacı-Karşı Davalının mevcut çalışanlarına ve ayrılmış bir kısım çalışanlarına "Sözleşmenin feshedileceğini ve Stad Turunun artık davalı şirket tarafından gerçekleştirileceğini ve bu nedenle kendileri ile çalışmaya devam etmek istediklerini" açık açık ifade etmiştir. Ayrıca Stad Turu Projesinde faaliyet gösteren Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketin hizmet aldığı taşeron şirketleri olan ödeme sistemleri biletleme yazılım desteği veren ---- unvanlı şirkete, IT Sistem desteği veren ----- unvanlı şirkete teklif vermeleri istenmiştir. Çünkü tek amaç Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirketi devre dışı bırakarak, müvekkilin bu projede çalışan personelleri ve taşeron firmaları ile aynen çalışmaya devam etmektir.
Davalı-Karşı Davacı, Sözleşmedeki yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyerek Sözleşmenin sona erdirilmesine bilerek sebebiyet vermiştir. Müvekkil Davacı-Karşı Davalı herkesin iftihar edeceği bir Projeyi Türkiyeye ve Kulübe kazandırma konusunda uzun bir süre ısrarcı olmuştur. Ancak Davalı-Karşı Davacının Gelir Sağlayıcı Etkinlikleri ve uygulamalara izin vermemekte direnmesi, maddi anlamda da artık dayanamayacağı bir noktaya gelmesi sonrasında, yapılan tüm düzeltme talep ve sürelerine rağmen olumu bir yanıt alamaması sonucu istemeyerek de olsa Sözleşmeyi açıklanan haklı nedenlerle feshetmek zorunda bırakılmıştır. Davalı-Karşı Davacı asıl ve gizli amacına ulaşarak, 09.09.2020 tarihli açıklamalarla ----başlattığını duyurmuştur(EK-09.09.2020 tarihli ------ başladığına dair haberler). Müvekkil Davacı-Karşı Davalının yeniden başlatılan----- elde edilecek gelirlere ilişkin talep ve da hakları saklı tutulmuştur. V-DELİL SÖZLEŞMESİ
34.Taraflar arasında akdedilen Sözleşmeye göre elektronik posta yazışmaları kesin delil kabul edildiği kararlaştırılmıştır. Yukarıda bahsedilen Sözleşmeye aykırılıkların tamamı Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirketçe daha önce defalarca Davalı-Karşı Davacı Şirkete sözlü ve yazılı olarak mail yolu ile bildirilmiş, toplantılarda ifade edilmiştir.
Sözleşmenin Bölüm XV. "Defter ve Kayıtların Geçerliliği" başlıklı kısmında; "Taraflar, işbu Sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda Taraflara ait ticari defter ve kayıtları ile mikrofilm, mikro fiş, elektronik posta yazışmalarını ve bilgisayar kayıtlarının H.M.K. Madde 193 anlamında muteber, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." denilmektedir.
Görüldüğü üzere taraflardan birinin Sözleşmeye aykırı davranması halinde uygulanacak olan prosedür ve zarara uğrayan tarafın sahip olacağı haklar Sözleşmede açıkça belirtilmiştir. Buna göre davalı tarafın Sözleşmeye aykırı eylemleri neticesinde zarara uğrayan ve birtakım haklarından mahrum kalan Müvekkil Davacı-Karşı Davalı şirket; Sözleşmeden doğan haklarını kullanabilmek amacıyla Davalı-Karşı Davacı şirketle daha önce elektronik ortamda iletişime geçmiş ancak olumlu sonuç alamamıştır.
Tüm bu hususlar gerek sözlü gerekse yazılı olarak elektronik ortamda Müvekkil Davacı-Karşı Davalı Şirketçe e-maillerle Davalı-Karşı Davacıya bildirilmiştir. Tüm bunlara ilişkin e-mailler her iki tarafın kayıtlarında mevcut olup kesin delil niteliğindedir. Haklılığımız ispat eden tüm yazışmalar, e-mailler ve mesajlar vb tüm delillerimiz Delil Listemizle birlikte Sayın Mahkemeye sunulacaktır. HUKUKİ SEBEPLER: TTK, TBK, HMK ve diğer tüm yasal mevzuat ......... SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle;
1.Davalı-Karşı Davacının açmış olduğu haksız, mesnetsiz ve soyut iddialardan ibaret Karşı Davasının REDDİNE,
...'' şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
DELİLLER
Taraf şirketlere ait BA BS formları, tanık beyanları, bilirkişi kök ve ek raporları.Davacı tanığı ---- duruşmada alınan yeminli beyanları; "ben davacı şirkette 2016 yılı Temmuz ayından 2018 yılı mart ayına kadar genel müdür yardımcısı olarak çalıştım. Ben şirkete girdiğim zaman davalı taraf ile mevcut bir sözleşme vardı. Bu sözleşme karşılığında yapılan harcamalar davalı tarafından ödenecekti. Şirketin sahibi ... mart ayında yapılan sözleşme kapsamında benim şirkete girdiğim tarihe kadar bir ödeme yapılmadığını söyledi. Bunun üzerine karşı tarafla çeşitli sözleşmeler yapıldı ve sonunda yeni bir sözleşme yapıldı. Bu ek sözleşmeye istinaden bir takım araştırmalar ve çalışmalar yapılacaktı.
Bu kapsamda davalı ----- spor kulübü ile görüşmeler yapıldı. Arşivlerin açılması talebimiz uzun süre yerine getirilmedi. Aynı zamanda sponsorluk görüşmeleri konusunda çok kısıtlı kalındı ve verim alınamadı. Dolayısıyla ne sponsor bulabildik ne de ek gelir bulabildik. Tamamiyle kendi şirket imkanlarımız çerçevesinde kişisel arşivler ---- arşivleri gibi farklı kaynaklara yöneldik. Bizim amacımız bir an önce stat turunu faaliyete geçirmek ve diğer kapsamındaki tüm etkinlikleri de yerine getirmek olduğu için elimizden gelen her türlü imkanı kullanmaya çalıştık. Ancak 2 senelik süreç içerisinde sürekli cevapsız kalan toplantı taleplerimiz, bütçe taleplerimiz yerine getirilmedi ve 2 sene boyunca da stat turu başlayamadı. Ek sözleşme kapsamındaki harcama kalemlerine onay almak sürecinde her bir tedarikçiden aldığımız teklifleri ilgili yöneticileri bildirdik. Onlardan onay bekledik. Onay gelen kalemlerden de harcamaları yaparak gerekli tedarik süreçlerini yürüttük. Sadece tasarımlarda değil görsel faaliyetlerde de aynı süreçler işledi. Onay aldığımız her bir kalemde gerekli faaliyete geçtik. ---- bize söz verdiği PR desteği futbolcularla birlikte yapılacak çalışmalar gibi hususlarda da herhangi bir destek alamadık. Bu şekilde geri dönüş alamadığımız için çok kısıtlı imkanlarla tanıtım yapmak zorunda kaldık. Statyum turunun açılışından sonra ben şirketten ayrıldım. Benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur dedi.
Davacı vekillerinin talebi üzerine soruldu: personeller ile ilgili giderleri ----- Bey'in onayıyla gönderiyorduk. Diğer tasarımsal ve üretimsel harcamaların hepsi ise benim tarafımdan email yoluyla davalı tarafa gönderiliyordu. Ancak dönüş süreçleri kısa olması gerekirken bazen çok uzadığı oluyordu. Defaten hatırlatıp dönüş yapılması yönündeki talebimizi de yineliyorduk. Yapılacak her türlü masraf kendilerinden onay alınarak yapıyorduk. Cevapların uzaması sebebiyle yapılacak işlerin ve faaliyetlerin gerçekleşmesi de doğal olarak gecikiyordu dedi.
Davalı vekilinin isteği üzerine soruldu: ek sözleşme ile birlikte bütün masraflar ----- tarafından yapılacaktı ancak bu yapılacak olan masrafların onayı da yine ------ kulübü tarafından sağlanması gerekecekti. Dolayısıyla ----- onay almadan masraf yapılması mümkün değildi. Yukarıdaki ifadelerim sürçlerin gecikmesi ve uzamasından kaynaklanmaktadır. Statyum turunu gecikmeli bir şekilde açtık. Masraflarla ilgili dönüşleri aldık ancak süreç çok uzadı. Nakit avansla ilgili görüşmeler ----- Bey tarafından yürütüldü. Bildiğim kadarıyla nakit avans masraf kalemi olarak kullanılıp kasamız artıya geçtikten sonra planlanan bir sistem vardır. Benim ifade etmek istediğim husus sürecin çok uzaması ve davalı tarafından istenilen sürede cevapların gelmemesi nedeniyle oluşan süreçtir." şeklindedir.
Davacı tanığı ...'un duruşmada alınan yeminli beyanları; " ben 2018 yılı Aralık ayında ----- kulübünde stadyum turunda takım lideri olarak göreve başladım. Ben ----- SGK lı çalışanı olarak orada bulunmaktaydım. Başladığım günden itibaren ----- ile ----- firması arasında bir uyuşmazlık söz konusuydu. Biz çalışan personeller olarak stadyum yönetimi ile aramızda da bir takım uyuşmazlıklar olmuştu. Stadyum yönetimi bize karşı ve stat turu yapan rehberlere karşı hoş olmayan hareketlerde de bulunmuştu. Örneğin kullanılması gereken tuvaletlerin bile tur yapan ziyaretçilerin kullanılması dahi yasaklanmıştı. Turlar bilet gişesinden başlıyordu basın türübünü basın toplantı odası, soyunma odaları, saha kenarı müze gibi çeşitli önemli yerler olarak stat turu yapılıyordu. Ancak ----- yönetimi ziyaret edilmesi gereken yerleri örneğin basın türübününü kapatıp engelliyordu. Yine yürüyen merdivenleri stat turu esnasında çalıştırmıyordu. Burada yapılan iş tamamen gelen ziyaretçi için memnuniyetsizlik algısı oluşturmaktı. Ziyaretçilerin fotoğraf çekildiği multimedya alanını yerine değiştirip daha önce kararlaştırılmayan başka bir yere aldılar. Bu sayede ziyaretçilerin fotoğraf çekme kalitesi düştüğü için fotoğraf satış stüdyosunda %30 gibi bir zarar oluştu. ----- mağazası içerisinde bulunan fotoğraf satış yerinin hemen yanına ------ sponsorluğunda selfi kamerası getirildi. Burada ziyaretçiler ücretsiz bir şekilde fotoğraf çekilip mail adreslerine gönderim sağlanıyordu. Bu durum da bizim fotoğraf satışımızda fiziki olarak azaltmıştır. Bizim personellerimize feneryum yöneticileri bu turun kendileri tarafından yapılacağını söylemişler. Benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur Dedi.
Davacı vekillerinin isteği üzene soruldu: --- genel müdürü --- bey ve yardımcısı ---- bey tarafından fotoğraf çeken personellerimize stat turununu tamamen ----- geçeceğini ve kendileri ile çalışmaya devam edileceğini söylemişler ayrıca bana da ---- yönetim kurulu üyesi ----- bey bana benimle çalışmak istediğini kulübü stadyum bünyesine katacağını, yazılım için destek veren ekiplerin toplantı ayarlaması gerektiğini bana söyledi ancak ben bu konulara girmek istemediğim için bu talebi reddettim. Bu görüşme şubat 2020 yılında yapılmıştı. Evlilik teklifi paketi sözleşmede yazıldığı gibi değildi. Bizim düzenlemiş olduğumuz evlilik paketi tur içerisinde olan paketti. Ancak sözleşmede olan paket maç devre arası paketiydi. Ücretsiz okul turu ise tamamen ferenbahçe kulübünün baskısı üzerine gerçekleşen bir turdur. Sözleşmede olup olmadığını bilmiyorum. Karşılıklı görüşme yapılarak konuşulmuş bir durum değildir. Tur kapsamında hakem odası, başkan odası eşgüdüm odası ----- yönetim kurulu türübünü, tur güzergahı olmasına rağmen bu güzergahtan çıkarılmış ve ziyarete kapatılmıştı. Ayrıca maç günleri kapatıl olması gereken stat turu yönetimin istediği toplantı tarihlerinde veya maç öncesi tarihlerde keyfi olarak kapatıldığı oluyordu. Bu kapatmaya ---- statyum müdürü ------ bey karar veriyordu dedi. Davalı vekillerinin talebi üzerine soruldu: ben 1 yıl 3 ay süre zarfında çalıştım. 2020 yılı mart ayında çıktım." şeklindedir.
Davalı tanığı ...'ın duruşmada alınan yeminli beyanları; "ben ----- kulübünde iç denetim müdürü olarak 8 yıldır çalışmaktayım. Ben dava konusu sözleşmenin imzalanması, yenilenmesi ve faaliyete geçmesi gibi sürecin tamamı konusunda bilgi sahibiyim. İlk sözleşme imzalandıktan sonra masraf ve maliyet konusunda fenaryumdan talepleri oldu. Ben de bu bahsi geçen maliyet ve masrafları somutlaştırmak ve gerçek maliyet ve masraf olup olmadığı konusunda inceleme yaptım. İnceleme sırasında davacı şirketin grup firmalarında yer alan personellerin --- firmasında istihdam edildiğini, şirketin sahibi olan ... dahi ----- firmasında bir süreliğine bordrosunun olduğu ayrıca ---- firmasında ki çalışanların ----- firmasına devrolduğunu fark ettim. Sözleşme yapıldıktan sonra kendi grup firmalarının maliyet ve masraflarını ---- firmasının maliyet ve masrafı olarak göstertip ----- kulübü ile de yaptıkları sözleşmeye bu masraf ve maliyetleri yansıttıklarını tespit ettik. Örnek olarak ---- ve ---- gezilerine ilişkin ----- şirketinin bir maliyeti oluşmuştu. Bu maliyeti kendilerine sorduğumda maliyet için onay alındığını sözlü olarak bana söylediler ancak yazılı olarak bana sunulmadı. Benim bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur Dedi.
Davalı vekillerinin talebi üzerine soruldu: bu sözleşmeye istinaden yapılan stat turunda sözleşme kapsamında gezi sırasında açılmamış bir yer söz konusu değildir ayrıca sözleşmede belirtilmiş olan bazı yatırım yapılması şartıyla dizayn edilecek alanların davacı şirket tarafından yapılmamasından kaynaklı olarak bizim mağduriyetimiz de söz konusudur. Ek sözleşmede --- firması bankadan kredi talebinde bulunacaktı. Kredi ret cevabı gelmesi halinde avans olarak ----- firması--- finansman sağlayacaktır bu 995.000,00 TL geri ödenmek üzere ----- farklı zamanlarda verilmiştir.
Davacı vekillerinin talebi üzerine soruldu: ---- ürünleri firmasında bildiğim kadarıyla imza yetkim vardır. 2 tane denetim raporu vardır. Tarihlerini hatırlamıyorum. Sözleşme imza tarihinden sonra stat turu operasyonlarının başladığı tarihe kadar---- şirketinin fiziki olarak stadın lokasyonunda herhangi bir faaliyeti yoktur. Dolayısıyla ---- çalışanlarının nerede ve ne şekilde çalışma sergilediği konusunda bir bilgim yoktur. Şuan iş akdi feshedilen ----- isimli bir ----- kulübünde lisans yönetici olarak görev yaparken yukarıda bahsettiğim ---- veya ----- seyahatlerine katılmış olduğunu biliyorum. Biz hazırladığımız iç denetim raporundaki eksiklikleri ...la yapmış olduğumuz toplantıda söyledik. Eksikleri giderecekleri konusunda da mutabık kaldık ancak bu konuda mailleşme olduğunu hatırlamıyorum. Verilen avansın ne zaman ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur." şeklindedir.
Davalı tanığı ...'ın duruşmada alınan yeminli beyanları; " ben ---- firmasında SGK lı olarak 2000 yılından beri mali işler müdürü olarak çalışmaktayım. Taraflar arasında ilk sözleşmede gelir ve giderler ---- tarafından karşılanacaktı gelir paylaşımında ise %80 ----- kulübünde %20 de ----- firmasında olacaktı. Daha sonra Stat turu gecikince karşılıklı ek protokolle yanlış hatırlamıyorsam masraflar ---- tarafından karşılanmak üzere gelirin %60'ı ---- %40'ı ----- kalacaktı. Biz de firmanın talebi doğrultusunda kendilerine yardımcı olma noktasında kredi almasında yardımcı olacaktık. Buna istinaden ------ 1,5 yıllık süreç içerisinde 995.000,00 TL lik avans ödemesi yaptık. Avansın geri ödemesiyle ilgili ... bey bize para kazandığımız ilk noktada öncelikle ----- anvansını ödeyeceğiz şeklinde beyanda bulunmuştu. Ancak avans ödenmedi. Aslında sözleşmede ----- kredi konusunda kefil veya alacak konusunda yardımcı olacaktı. Ek maliyet çıkmaması için de banka kaynakları yerine ----- kendi kaynakları üzerinden finanse etmiştir. başka bir diyeceğim yoktur. Tanıklık için ücret talebim yoktur Dedi. Davalı vekillerinin beyanı üzerine soruldu: banka kredisi yerine nakit finansman sağlayacağı konusunda taraflar mutabık kalmışlardır dedi.
Davacı vekillerinin beyanı üzerine soruldu: ben davalı ----- ürünleri şirketinde (-----) müştereken atabileceğimi imza sirkülerinde imza yetkim bulunmaktadır. İlk sözleşme yapıldıktan sonra 2. Ek sözleşme yapılana kadar ki bu 6-7 aylık süreçteki masraflarla ilgili davacı firmanın bizden talepleri oldu biz ise bu konularda farklı bir model üzerine geçmeyi teklif ettik kendileri de bu teklifi kabul ettiler ve daha sonra da bir ay içerisinde ek sözleşme imzalandı. Ek sözleşme imzalandıktan sonra davacı firma bizim finansman kaynağımız yok sözleşmedeki madde gereği bize destek olun dedi. Bizde bunun üzerine banka yerine kendi kaynaklarımızdan 995.000,00 TL avansı kendilerine gönderdik. Benim hatırladığım kadarıyla bu 995.000,00 TL lik avans ilk sözleşmedeki masrafların ödenmesine ilişkin değildi ancak sözleşmede ne yazıyorsa o geçerlidir. Benim hatırladığım kadarıyla ben proje yöneticisi olmadığım için içeriğini tam hatırlamıyorum ancak ek protokol dönemi model değiştirilerek geçilmişti akabinde de avans ödendi." şeklindedir.
SMMM ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 21/09/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; Davacı -----Resmi Defterlerinin yasal mevzuata uygun tasdik ettirildiği ve lehe delil olduğu, Davalı ----Resmi Defterlerinin yasal mevzuata uygun tasdik ettirildiği ve e defter beratların kanuni süresinde yaptırdığı ve lehe delil olduğu, davalı şirketin davacı şirkete sözleşmeye istinaden 2016-2017 yıllarında toplam 995.000.-TL ödediğinin, ödemelerin davalı kayıtlarına Alınan sipariş avansları hesabına alındığı ve ödeme tutarlarında mutabık olunduğu, sözleşmeye istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete bu zamana kadar herhangi fatura kesilmediği, Davacı şirketin sözleşmeye istinaden beyan ettiği 2016-2020 dönemine ait 4.870.670,26.-TL toplam harcamaları resmi defterlerde örnekleme usulü ile incelenmiş ve resmi defterlere kayıt edildiği teyit edildiği görülmekle birlikte kayıtlarda olan mevcut bütün giderlerin tek tek incelenip sözleşme kapsamında olup olmadığının ayrıca inceleme gerektirdiği, Asıl Dava bakımından; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı bir nedenle feshedilmiş olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle davacının ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı, karşı dava bakımından; davalı/karşı davacının sözleşmede yer alan fesih cezasını talep etmesinin mümkün olduğu, ancak bunu aşan zarar taleplerinin ispata muhtaç olduğu, yine davacı/karşı davalıya verilen bedelin iadesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin kök rapora itiraz etmeleri üzerine alınan ve SMMM ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 03/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle; kök raporda belirtilen tespit ve kanaatlerin aynen geçerli olduğunun belirtildiği görülmüştür.Taraf vekillerinin itirazları üzerine SMMM ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan yeni bir heyetten alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; Asıl dava yönünden, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği ispat/tespit edilirse, davacı tarafın Ek Sözleşme m.7.2’ye göre ceza-i şart bedelini talep edebileceği; Karşı dava yönünden, eğer davalı tarafın sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği ispat/tespit edilemezse, davacı-karşı davalının feshi haksız olacağından, Sözleme m.7.3’ün hükmü gereği davacı-karşı davalı taraf davalı-karşı davacı tarafa 1.000.000USD (bir milyon Amerikan Doları) cezai tazminat bedelini, taraflar Sözleşme m.7.3’te “diğer zarar gören”e ifadesiyle bunu zarar görmeye bağladıklarından, uğranılan zararın ispat edilmesi halinde, ödemekle yükümlü olacağı; Dosya içeriğinden, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı tarafından sağlanan krediye ait ödemeleri “vade tarihlerinden 2(iki) gün önce ----- Ana sözleşmede gösterilen banka hesabına” yatırıp yatırmadıklarının, yatırılmayanlar için davalı-karşı davacının “stad turu gelirlerinden kredi taksitinin tahsil edilmesi amacıyla bu gelirlerden ödenmemiş taksit tutarını mahsup” edip etmediğinin anlaşılamadığı tespit edilmiştir.
Taraf vekillerinin 2.kök rapora itiraz etmeleri üzerine alınan ve SMMM ve borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 13/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle; kök raporda belirtilen tespit ve kanaatlerin aynen geçerli olduğunun belirtildiği görülmüştür.Davacı karşı davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 29/02/2024 tarihli dilekçesi ile 100.000,00-TL alacak talepli olarak açılan davanın 51.524.950 TL olarak ıslah edildiğinin, işbu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin talep edildiği görülmüştür.Mahkememizin 04/03/2024 tarihli celsesinde 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5/2.maddesi uyarınca ıslah ile birlikte dosyaya miktar itibariyle heyetçe bakılması gerektiğinden dosyanın heyete tevdiine karar verildiği görülmüştür.
Davacı karşı davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 09/10/2024 tarihli dilekçesi ile "...Islah dilekçemiz ile müvekkil ile davalı taraf arasındaki sözleşmenin haklı feshi sebebi ile cezai şart tutarı olan 1.500.000 amerikan doları ıslah tarihi olan 29.02.2024 tarihindeki kur olan 31.222 TL üzerinden TÜRK LİRASINA çevrilmiştir. Böylelik 1.500.000 USD ıslah tarihindeki kur ile 46.833.000 TL olarak hesaplanmıştır. Bu miktara bilirkişi raporu ile belirlenen müvekkil şirket alacağı olan 4.694.950,12 TL eklenmiş ve toplam rakam olarak 51.524.950 TL üzerinden dava dilekçesi ıslah edilmiştir. Ancak dava dilekçemizde bu rakam istenmemiş olduğundan bu müvekkil şirket alacağı olan 4.694.950,12 TL hakkında fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak daha sonra alacak davası açacağız..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı karşı davacı vekili tarafından sunulan 02/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile "... 1.000.000-USD alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 1.000-USD'lik kısmının temerrüt tarihi olan 25 Mart 2020 tarihinden tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, ıslah edilen tutar olan 999.000-USD yönünden ise ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, Davacı/Karşı Davalı'dan tahsili ile davalı karşı davacı şirket'e ödenmesi,
Sözleşme kapsamında Davacı/Karşı Davalı'ya tutarında ödenen 1.000-TL'lik avansın alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 25 Mart 2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte Davacı/Karşı Davalı'dan tahsili ile davalı karşı davacı şirket'e ödenmesi,
Davacı/Karşı Davalı'nın sözleşmeye aykırı ve kötü niyetli eylemleri dolayısıyla davalı karşı davacı şirket'in uğramış olduğu alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 1.000-TL tutarındaki zararın (kar kaybının) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davacı/Karşı Davalı'dan tahsili ile davalı karşı davacı şirket'e ödenmesi,.." talep edilerek davanın ıslah edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı olarak sözleşmede yer alan cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Asıl dava yönünden ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir. Karşı dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı karşı davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle sözleşme gereği hesaplanacak cezai şart, avans iadesi ve tazminat bedellerinin tahsili talebine ilişkindir.
Karşı dava yönünden ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası---- ve arabuluculuk numarası -----numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 19/08/2020 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında 01/03/2016 tarihli ---- Organizasyon Sözleşmesi (“Sözleşme”) nin imzalandığı, işbu sözleşmeye göre, Stat Turu ile ilgili tüm alt yapı maliyetlerinden, işletme ve yatırım maliyetlerinden davalının sorumlu olduğunun taraflarca kararlaştırılığı, Sözleşmenin 4.2.15, 4.2.16, 4.2.17 ve 4.2.18 maddeleri sair hükümleri gereği davalı taraf (“----’nin Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı bölümünde) tüm maliyetlerden sorumlu olduğunu ve ödemeleri yapmayı taahhüt ettiği, bu nedenle de sözleşmenin ifası ile elde edilecek gelirden davalının kazanç ve paylaşım oranının daha yüksek tutulduğu, Sözleşmenin 6.1 “Gelir Paylaşımı” başlılı maddesinin 3. paragrafında davalının kazanç paylaşım oranının %80, davacınınkinin ise %20 olarak belirlendiği, davacı tarafça tüm alt yapı maliyetlerinin, işletme ve yatırım maliyetlerinin davalı tarafın onayı ile yapılmış olmasına rağmen davalı taraftan yapılan harcamalara ilişkin davalı adına fatura kesilmesine ilişkin taleplerin cevapsız bırakıldığı, yapılması gereken ödemlerin yapılmadığı ve dava dilekçesinde ayrıntılarına yer verilen sair sözleşmeye aykırılık halleri nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin ---- Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı 23.03.2020 tarihli ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle davacı şirketin taraflar arasındaki Sözleşme ve Ek Sözleşmenin Fesih ve Cezai Şart ile ilgili hükümleri gereği cezai şart alacağına hak kazandığı iddiasıyla işbu cezai şart bedelinin huzurdaki dava ile tahsilinin talep edildiği, buna karşılık davalı tarafça ikame edilen karşı davada ise taraflar arasındaki Sözleşme kapsamında davacı karşı davalının yükümlülüklerini ifa etmediği ve sözleşmeye konu Proje'nin gelir elde edememesine yol açtığı ve taraflar arasındaki Sözleşmeyi haksız yere feshettiği iddiasıyla asıl davadaki cezai şart talebinin yerinde olmadığı, Sözleşme'nin haksız şekilde feshi nedeniyle sözleşme gereği hesaplanacak cezai şart, avans iadesi ve tazminat bedellerinin taraflarına ödenmesinin talep edildiği görülmüştür. Tarafların dava ve karşı dava ile ileri sürdükleri taleplerinin değerlendirilebilmesi taraflar arasındaki Sözleşmenin haklı ya da haksız nedenle feshedilip edilmediğine bağlı olduğundan bu hususta yapılan değerlendirmede; Taraflar arasında 01.03.2016 tarihinde ------Sözleşmesi” başlıklı akit imzalanmıştır (“Sözleşme”). Yine eldeki davanın tarafları arasında 18/11/2016 tarihinde “01.03.2016 Tarihli ----- Organizasyon Sözleşmesi’ne Ek Sözleşme” başlıklı sözleşmeler imzalanmıştır.
Sözleşme m.7.2; “Taraflardan birinin, iş bu sözleşmeye herhangi bir aykırı davranışı halinde diğer taraf yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep edecektir. Yazılı ihtara rağmen sözleşmeye olan aykırılığın tam ve eksiksiz olarak giderilmemesi halinde, taraflar bu durumun diğer tarafa sözleşmeyi fesih hakkı vereceğini kabul eder, aykırı davranışta bulunan tarafın 500.000USD(Beş Yüzbin Amerikan Doları) ceza-i şart ve tazminat bedelini herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul ve taahhüt ederler.”
Ek Sözleşmede bu hüküm, yani Sözleşme m.7.2, “Taraflardan birinin, iş bu sözleşmeye aykırı davranışı, ana sözleşmeyi süresinden evvel haksız yere sonlandırması ve/veya feshi halinde diğer taraf yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep eder, yazılı ihtara rağmen söz konusu süre içerisinde işbu ayrılığın giderilmemesi halinde karşı tarafa fesih hakkı doğar. Ayrıca taraflar, -----’ın rızası dışında Ek-1 uyarınca stat turuna tahsis edilmiş alanlardan herhangi birinin stat turu kapsamı dışına alınmasının, sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini kabul etmiş olup, bu durumda -----’ın işbu sözleşmeyi fesih hakkına sahip olacağını peşinen kabul ederler. Yine ----’ın madde 6.1 hükmünce, süresinde tam ve eksiksiz olarak -----’ye ödemelerinde gecikmesi ve/veya ödemelerini yapmaması, verilecek yazılı uyarı ile 30 günün sonunda söz konusu durumun düzeltilmemesi halinde, ----- işbu sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir. Taraflardan herhangi birinin, işbu sözleşmeyi fesih hakkını kullanması halinde akde aykırı davranan taraf, diğer tarafa 1.500.000USD (bir milyon beşyüzbin Amerikan Doları) ceza-i şart bedelini herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” şeklinde değiştirilmiştir. Bu hükme göre davacının davalıdan 1.500.000USD ceza-i şart bedelini talep edebilmesi için, öncelikle davalının bu Sözleşmeye aykırı davranması, bunu müteakip davacının yazılı ihtar ile 30 gün içinde aykırılığın giderilmesini talep etmesi, sonrasında yazılı ihtara rağmen söz konusu süre içerisinde işbu aykırılık davalı tarafından giderilmemiş ise davacının Sözleşmeyi feshetmesi gerekmektedir. ----.Noterliğinin 17 Ocak 2020 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı, davalı tarafından Sözleşmeye göre davacı şirketin kullanımına tahsis edilmesi gereken alanların tamamının davacı şirketin kullanımına sunulmadığı; Sözleşmede davacı şirketin faaliyet göstereceği alanlar etkinlik paketleri başlığı ile belirtilmesine rağmen, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde davacı şirketin söz konusu etkinlikleri gerçekleştiremediği; Sözleşmenin 4.maddesi ile davacı şirketin hak ve yükümlülükleri hüküm altına alınmasına rağmen, Sözleşme ile davacı şirkete tanınan hakların, davalı şirketin Sözleşmeye aykırı davranışları neticesinde davacı şirket tarafından kullanılamadığı iddialarına dayanarak sözleşmenin feshedildiği görülmüştür. İhtarname içeriğinde yer alan davacı iddiaları incelendiğinde, işbu iddiaların gerçekleştiğine ilişkin ve iddiaları ispatına yarar herhangi bir somut, yazılı bir delilin ya da mahkemeler nezdinde yaptırılmış bir delil tespiti işleminin bulunmadığı görülmektedir. Bu haliyle, taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafça haksız yere feshedildiği anlaşılmakla davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü cezai şart talebini ileri sürmesi mümkün olmadığından asıl dava bakımından oybirliği ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğine yönelik tespit karşısında davalı karşı davacının taleplerinin değerlendirilmesinde;
Sözleme m.7.3’ün, “Taraflardan birinin işbu sözleşmenin süresinden evvel haksız yere sonlandırılması ve/veya feshi halinde, haksız yere fesih eden taraf diğer tarafın tüm maddi manevi zararları ile birlikte ayrıca 1.000.000USD (bir milyon Amerikan doları) cezai tazminat bedelini ….diğer zarar gören tarafa ….ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmü gereği davacı-karşı davalı taraf davalı-karşı davacı tarafa 1.000.000USD (bir milyon Amerikan Doları) cezai tazminat bedelini ödemekle mükellef olduğu anlaşılmakla karşı davanın işbu alacak kalemi bakımından kabulüne, kısmi dava olarak açılan karşı davada kabul edilen toplam 1.000.000 USD nin karşı dava dilekçesi ile talep edilen 1.000 USD lik kısmına temerrüt tarihinden itibaren, ıslah edilen bakiye 999,000 USD lik kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafın sair alacak talepleri bakımından yapılan değerlendirmede;
Ek Sözleşme m.4.2.10’a göre, “….halinde,----’a sözleşme süresince 1 defaya mahsus olmak üzere toplam 1.000.000,00 (bir milyon Türk Lirası) TL.’ye kadar ….finansman sağlayabilir. …..sağlanan krediye ait ödemeler, vade tarihlerinden 2(iki) gün önce ----’nin Ana sözleşmede gösterilen banka hesabına yatırılacaktır. Kredi ödemelerinin ---- hesabına yatırılmaması halinde -----, stad turu gelirlerinden kredi taksitinin tahsil edilmesi amacıyla bu gelirlerden ödenmemiş taksit tutarını mahsup etme hakkını saklı tutar……” Buna göre, davacı-karşı davalıya davalı-karşı davacı tarafından sağlanan finansman sebebiyle krediye ait ödemeler davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davalı hesabına yatırılmaz ise, davalı-karşı davacı stad turu gelirlerinden kredi taksitinin tahsil edilmesi amacıyla bu gelirlerden ödenmemiş taksit tutarını mahsup etme hakkına sahiptir. Dosya içeriğinden, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı tarafından sağlanan krediye ait ödemeleri “vade tarihlerinden 2(iki) gün önce ------’nin Ana sözleşmede gösterilen banka hesabına” yatırıp yatırmadıkları, yatırılmayanlar için davalı-karşı davacının “stad turu gelirlerinden kredi taksitinin tahsil edilmesi amacıyla bu gelirlerden ödenmemiş taksit tutarını mahsup” edip etmediğinin tam olarak anlaşılamadığı, davalı karşı davacı tarafça bu yöndeki iddialarının ispatına yarar herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilemediği anlaşılmakla davalı karşı davacının sair talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;
Yargıtay ---- HD nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir. (aynı yönde Yargıtay ---- HD---- Esas --- Karar, Yargıtay ----. HD nin----- Esas ---- Karar sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru değildir..." şeklindedir. (Aynı yönde ---- BAM -----. HD --- Esas----- sayılı ilamı)
Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava ve karşı dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine karşı davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine karşı davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL olmakla baştan alınan 1.707,75 TL peşin harç ve 879.917,33 TL ıslah harcı toplamı olan 881.625,08 TL'den mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan 881.009,68 TL nin kararın kesinleşmesi ile birlikte davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Asıl dava bakımından davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca ve reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 710.700,00 TL nispi vekalet ücretinın davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) B) Karşı dava yönünden: Karşı davanın kısmen kabulü ile; Cezai şarta ilişkin talep yönünden davanın ıslah edilmiş hali ile kabulü ile;
İlk talebe konu 1.000 USD'nin 25/03/2020 temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki---- Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Islah talebine konu 999.000 USD'nin 02/01/2025 ıslah tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki ---- Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Diğer talepler yönünden davanın reddine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 519.156,00 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 165,00 TL peşin harç ve 603.415,00 TL ıslah harcı toplamı olan 603.580,00 TL den mahsubuyla fazladan yatırıldığı anlaşılan 84.424,00 TL'nin kararın kesinleşmesi ile birlikte davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ve 519.156,00 TL karar ve ilam harcı toplamı olan 519.210,40 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.300,00 TL nin kabul red oranına göre 1.299,65 TL lik kısmının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5.Karşı dava bakımından davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca ve kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 632.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca ve reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.319,65 TL lik kısmının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1320 TL nin ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 0,35 TL lik kısmının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
10.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin ve Davacı-Karşı davalı temsilcisi ...'ın yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.