13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/321
- Karar No
- 2023/321
- Karar Tarihi
- 17.09.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/321 Esas - 2024/604
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. .....
Av. .....
Av. .....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in araç maliki ve sürücüsü bulunduğu, davalı ... A.Ş.'ye ait ... poliçe no ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın 26/07/2021 günü maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğunu, müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında davalı araç sürücüsünün asli ve ağır kusurlu olduğunu, davalının bahsi geçen olayda trafik işaret ve kurallarını bilerek, isteyerek ve vurdum duymaz hareket ve ihlali sonucu trafik kazasını gerçekleştiğini, davaya konu trafik kazasının müvekkiline manen, bedenen ve madden çok ciddi ve kalıcı zararlar verdiğini, müvekkilinin sanığın asli kusurlu fiilleri sonucu başından, omzundan ve sol bacağından da ağır şekilde yaralandığını, davalının gerçekleşen olay anında önündeki aracı sollamak için hız sınırlarının üzerinde hızını yükselterek sola manevra yaparak manevra ve hız sınırı kurallarına uymayarak 2918 sayılı Kanunun 84. maddesi asli kusurlu sayılan hallerinden 84/j (manevraları düzenleyen genel şartlara uymama), 52/b (sürücüler; hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar) maddelerinde ki kuralları ihlal ederek yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin tedavisi için para ve zaman harcamak zorunda kaldığını, iş gücü kaybına uğradığını, müvekkili için hayati öneme sahip meslekte yükselme sınavlarına giremediğini (2021 yılı 6. dönem ilk derece amirlik eğitim sınavı) ve maddi kayba uğradığını, bu nedenle müvekkilinin tedavi giderleri ve kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı çektiği sıkıntılardan, yaşadığı korku ve travmalardan ve gerçekleşen bu elim olayın birinci tanıkları olan eşi ve çocukları üzerinde ki korku ve psikolojik travmalardan dolayı uğramış olduğu maddi-manevi zararın tazmini için iş bu davanın açılması zorunluluğu belirterek, 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının maddi tazminat talebine ilişkin talep sonucu açık olmadığından, 1.000,00-TL maddi tazminat istemi bakımından hangi maddi tazminat talebi için ne kadar talep ettiğini açıklamak üzere HMK'nın 31, 119/1.ğ ve 119/2 hükümleri uyarınca verilen kesin sürede davacı vekilince sunulan 27/10/2023 havale tarihli beyan dilekçesinde raporlu günler için ödenmeyen operasyon tazminatı için 403,45-TL, ilaç ve reçete masrafı için 226,02-TL, 40 günlük rapor sonrası eksik yatan maaş için 367,63-TL talep ettiğini belirterek maddi tazminat istemini açıkladığı görülmüştür.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkili ... A.Ş.ye başvuru yapıldığı belirtmiş olsa da bu başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmadığını, bu nedenle eksik olan evrak talep edildiğini ancak tamamlanmadığını, davacı tarafın eksik evrak ile geçersiz bir başvuru yapmış olduğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava her ne kadar asliye hukuk mahkemesince açılmış olsa da mevzuat ve içtihatlar gereği sigorta hukukundan kaynaklanan ve sigorta şirketi aleyhine açılan davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu,
HMK'nın 6. maddesi gereğince yetkili mahkemenin davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacı maddi tazminat talebini kuruşlandırmamış olup hangi zarar kapsamında maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılamadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacı yanın kusuru bulunduğundan ve müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi gideri yönünden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, başvuru usulüne uygun olmadığından temerrüt oluşmamakla faiz talebinin de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sunulacak kask kamerası görüntüsünde de görüleceği üzere kaydın başladığı andan kaza anına kadar hız sınırları içerisinde ve kontrollü bir şekilde aracını kullandığını, kazaya ve zararın oluşumuna sebebiyet veren durumun yine kask kamerasında da görüleceği üzere yola aniden fırlayan bisikletli şahıs ve yine aynı anda yaya geçidinden karşıya geçmeyen davacı olduğunu, aniden bu şahsın yola fırlamasıyla müvekkilinin frene bastığını ve motorun hakimiyeti kaybedilerek motordan düştüğünü, motorun da savrularak o sırada yaya geçidi olmayan bu sebeple normalde orada bulunmaması gereken orta refüjde bulunan davacıya çarptığını, müvekkilin meydana gelen kazada suçu veya kusuru bulunmadığını, kaza esnasında müvekkilinin motorun üzerinde olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin afaki olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının kazaya neden olduğu belirtilen araç sürücüsü davalı ile ZMMS sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Deliller toplanmış, sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, davacıya ait maaş bordroları, trafik kazası tespit tutanakları, ..... Esas sayılı ceza dosyası sureti, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak ..... Bşk.'dan rapor alınmış, adli trafik uzmanı bilirkişi aracılığıyla kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davalı ... A.Ş. vekili tarafından davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi talep edilmiş ve mahkememizce dosyanın tetkikinden davacının görevsiz ..... Esas sayılı dosyasından ikame edilen davadan önce arabulucuya başvurmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı vekilinin 11/06/2022 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, ancak davalının ödeme talebinin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 18. fıkrası gereği özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek, davalı ... A.Ş.'nin itirazının reddi ile işin esasına girilmesi uygun bulunmuştur (Emsal: ..... sayılı ilamı).
Davacının maluliyet durumunun tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen .....'nın 27/11/2023 tarihli raporunda özetle; "...sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden 26/07/2021 tarihindeki trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine yer olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 45 güne kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 15 (onbeş) gün olduğu..." yönünde kanaat belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 12/02/2024 havale tarihli raporda özetle; "...davacı yaya ...'un, gerek kazaya ilişkin beyanı gerekse çarpılma noktası göz önüne alındığında eşi ile beraber ikametlerinin yakınında parka gitmek için bölünmüş yolda yolun karşısına geçiş yapmak için orta refüjle bölünmüş taşıt yolunda kurallara uygun olarak yol dışında beklemeleri sırasında viraja hızlı giriş yaparak yan yatan motosikletin kayarak kendisine çarpmasıyla yaralandığı trafik kazasının oluşumunda savcılık bilirkişi raporuyla da belirtildiği gibi 2918 sayılı Kanun'un yayalara ait asli ve tali kusur oran maddeleri olan 68/1-b-c-b-3, Yönetmeliğin 138/b-1-b-3-c maddelerine her hangi bir riayetsizliğinin olmaması nedeniyle dava konusu yaralandığı dava dışı tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, ... davalı sürücü ...'in olay mahalli olan iki şeritli sağa virajlı ve eğimli taşıt yolunda kendi beyanıyla sabit olacağı gibi önündeki aracı sollayarak geçişi sırasında, azami 50 km seyir hızının olduğu yolda seyir hızını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-0-b, Yönetmeliğin 101/a-b maddelerine göre azaltmadan yüksek seyir hızıyla önündeki aracı geçişi sırasında kontrolsüz sola manevrasına bağlı olarak da aynı Kanun'un 84/f-j, Yönetmeliğin 137 maddelerine riayetsizliği sonucu orta refüje çarparak motosikletinin çarpmaya bağlı yan yatarak sürüklenmesi sonucu orta refüjde yolun karşısına geçiş için yolun müsait olmasını bekleyen davacı yaya ...'a çarparak dosya kapsamına göre 2-orta kemik kırığı derecesiyle yaralanmasına sebebiyet verdiği dava konusu ve dava dışı tek taraflı motosiklet kazasının oluşumunda savcılık bilirkişi raporuyla da belirtildiği gibi tamamen asli kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, ceza dosyası ile kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer ve doktor bilirkişiler tarafından düzenlenen 30/04/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; "...24/11/2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ...'un 45 günlük geçici iş görmezliği sonucu yoksun kaldığı parasal hakların karşılığı olarak 678,82-TL, 15 günlük geçici bakıcı gideri zararı olarak 1.778,75-TL olarak hesaplandığı, tedavi giderine ilişkin zararının 226,02-TL olduğunu,,..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 26/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalı ... A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen aktüer bilirkişi raporu da nazara alınarak, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan 678,82-TL ile tedavi giderlerinden kaynaklanan 226,02-TL olmak üzere toplam 904,84-TL maddi zararının oluştuğu ve bu maddi zararın kaza tarihinde 430.000,00-TL olan poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda davacının dava ve talep artırım dilekçesi de nazara alınarak davacının maddi tazminat isteminin geçici iş göremezlikten kaynaklanan 678,82-TL ile tedavi giderlerinden kaynaklanan 226,02-TL olmak üzere toplam 904,84-TL yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, talep artırım dilekçesinde 1.778,75-TL geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararından kaynaklı 1.500,00-TL maddi zarar talebinde de bulunmuştur. Ne var ki belirsiz alacak davasında dava dilekçesinde talep edilen alacağın miktarının yargılama sırasında belirlenmesi ile dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerine yönelik talep sonucunun artırılması veya benzer şekilde davanın kısmen ıslahı ile davacının dava dilekçesinde talep ettiği dava değerini artırması mümkün ise de, dava dilekçesi ile talep edilemeyen tazminat kalemlerinin talep artırım veya kısmi ıslah ile talep edilmesi mümkün değildir (Emsal: ......'nin 16/06/2022 tarih ve ..... sayılı ilamı, ......'nin 18/02/2020 tarih ve ..... sayılı ilamı). Bu bağlamda davacının dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyip talep artırım dilekçesinde talep edilen 1.778,75-TL geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararından kaynaklı 1.500,00-TL maddi zarar talebinin reddi gerekmiştir.
Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 3.321,00-TL rapor ücreti talebinin ise yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerektiğinden (Benzer şekilde: ......'nin 05/07/2023 tarih ve ..... sayılı ilamı), davanın kabul ve red durumuna göre davacı lehine yargılama giderleri arasında karara bağlanması uygun bulunmuştur. Davacının manevi tazminat istemine gelince; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kaza neticesinde davacının 45 günlük geçici iş göremezliğine ve 15 günlük bakıcı ihtiyacına neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu ile bu zarara neden olan trafik kazasında davalı ...’in %100 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak, davacının trafik kazası nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce takdir olunan 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı her ne kadar davalı ... A.Ş.’den de manevi tazminat talep etmiş ise de davalı sigorta şirketi ZMMS sigortacısı olup ZMMS poliçesi manevi tazminat taleplerini karşılamadığından, davacının davalı sigorta şirketine yöneltilen poliçe teminatı dışındaki manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından; davalı ... A.Ş. yönünden KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 23/06/2022 temerrüt tarihinin esas alınması gerekmiştir. Diğer davalı yönünden ise; günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, diğer davalı yönünden 26/07/2019 kaza tarihinin esas alınması uygun bulunmuş; hükmolunan maddi ve manevi tazminat kalemlerine bu tarihlerden itibaren, mahiyeti itibariyle yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
1.Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlikten kaynaklanan 678,82-TL ile tedavi giderlerinden kaynaklanan 226,02-TL olmak üzere toplam 904,84-TL maddi tazminatının, davalı ... A.Ş. yönünden 23/06/2022 temerrüt, diğer davalı ... yönünden 26/07/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.Davacının geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararına yönelik fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine,
3.Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL manevi tazminatın 26/07/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının davalı ...’e yönelik fazlaya dair isteminin reddine,
4.Davacının davalı ... A.Ş.’ye yönelik manevi tazminat isteminin reddine,
5.Davacının 3.321,00-TL rapor tanzim giderine yönelik talebinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,
6.Maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 870,96-TL ve 510,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 953,36- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7.Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20-TL harcın davalı ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8.Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 904,84-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9.Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 904,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10.Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,
11.Manevi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
12.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 870,96-TL peşin harç ve 510,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.461,66-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
13.Davacı tarafından yapılan 273,50-TL tebligat, 91,25-TL müzekkere gideri, 3.321,00 TL Hacettepe Üniversitesi rapor gideri ve 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.185,75-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranlarına göre 92,77-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
14.Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
15.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)