21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, 31/03/2024 tarihli ve 2.490.197,76 TL bedelli satış faturası ile davalıdan alacaklı olduğunu, davalının, yapımı halen devam eden "..." projesinin yapı müteahhidi olduğunu, davacının ise borçlu firmanın inşaat yalıtım vb gibi ihtiyaçlar için sipariş verdiği yapı kimyasalları malzemelerini ...AŞ unvanlı tedarikçisinden temin ederek ve doğrudan sevkiyatını ve teslimini sağlayarak davalıya sattığını, taraflar arasında cari hesap olduğunu, bir kısım ödemeler yapıldığını ancak davaya konu fatura bedelinin ödenmediğini, takibe konu faturada yer alan yapı kimyasalları ürünleri de, adı geçen hastane projesi şantiyesi için satın alınmış ve teslim edildiğini, ekteki cari hesap kaydından da anlaşılacağı üzere davalının toplam sipariş bedeli 9.317.366,76 TL olduğunu, davalı, bu borcun dava ve takip konusu olmayan 6.827.169,00 TL'sini çeklerle ödediğini, 31.08.2024 vadeli 2.980.450 TL bedelli çekin 25.07.2024 tarihinde elden iade alınarak bankadan havale yoluyla karşılığı davacıya ödendiğini, bu çek için Cari hesap kaydında çek girişi, geri iadesi ve çek bedelinin havalesi ayrı ayrı işlendiğinden Cari hesap toplamı 12.297.833,23 TL olarak göründüğünü ancak çeke bağlanmayan takibe ve davaya konu son fatura bedeli olan 2.490.197,76TL'yi ise ödemediğini, yapılan sözlü taleplerin neticesiz kalması nedeniyle alacağın tahsili için .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun haksız ve kötü niyetle yaptığı itiraz sonucu takip durduğunu, takibe konu faturada yazılı ödeme tarihi 28.08.2024 olup, bunun davalının ödeme planına ve taraflar arasındaki mutabakata göre belirlendiğini, belirlenen yazılı vade tarihinde ödeme yapmadığından temerrüde düştüğünü ve faiz uygulandığını, dava öncesinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını ancak 2024/... dosya numaralı tutanak ile görüldüğü üzere anlaşma sağlanamadığını beyanla, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile; Müvekkili davacının, 31/03/2024 tarihli ve 2.490.197,76 TL bedelli satış faturası ile borçludan 2.490.197,76 TL alacaklı olduğunu, sunulan irsaliyeden anlaşılacağı üzere faturaya konu malların borçlu çalışanı ve yetkilisi ... imzasına 31/03/2024 tarihinde teslim edildiğini, anılan faturaya itiraz ve iade edilmediğini, ticari kayıtlara işlenmiş ve vergi dairesine beyan edildiğini, dava konusu para borcunun vadesinin geçtiğini, borcun rehinle temin edilmediğini, bu nedenlerle dava konusu 2.490.197,76 TL lik asıl alacağın tahsili amacıyla uygun görülecek teminat mukabili ile davalı borçlunun taşınız taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkememizce, yeterli belge olmadığından ihtiyati haciz talebi rededilmiştir.
Davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 12/11/2024 tarihli ihtiyati haciz talebinde özetle; ... seri numaralı 31/08/2024 vadeli ve 2.980.450,00 TL bedelli çek, 25/07/2024 tarihinde davalı borçlu yetkilisi ... imzasına elden iade ve teslim edildiğini, iade alındığında dair imzalı el yazısı dosyaya sunduklarını çek örneğinin alt kısmında mevcut olduğunu ancak mahkeme bu kısım zuhulen gözden kaçırdığını, bu çeki tekrar ibraz ettiklerini, çekin alt kısmına bakıldığında bu teslim alındığı yazısının görüleceğini, CH Bakiyesi 2.490.214,23 TL borç vermekti olduğunu, takibe ve davaya konu ettiği 2.490.197,76 TL bedelli fatura da bu cari bakiye borcun içinde yer aldığını, bu hesap açıklamasına ve ek belgelere göre yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ihtiyati haciz İİK 257 Maddesi düzenlendiğini,
İİK 258 . Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispat aramayacağını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, bu nedenlerle 2.490.197,76 TL asıl alacağın tahsili amacıyla uygun görülecek teminata mukabili davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ile 3. Kişilerden hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Bu kez Mahkememizin 02/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabul edilmiştir.
Mahkememizce resen atanan mali müşavirin 11/02/2025 tarihinde sunduğu raporda özetle;" Tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, buna göre alacak 2.490.197,76 TL, işlemiş temerrüt faiz tutarının ise 17.653,11 TL olduğu, " bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna davalı taraf itiraz etmiş ancak rapor yeterli görüldüğünden, mahkememizce itirazı red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, mal tedarikinden kaynaklı faturaya dayalı itirazın iptaline ilişkindir. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı İcra dosyası celbedilip incelenmiş, takibin 2.490.197,76 TL asıl alacak, 17.653,11TL faiz üzerinden ve ilamsız takip olarak yapıldığı, takip tarihinin 02/09/2024 olduğu, süresinde itiraz üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı olduğu, davalı tarafından süresinde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi 11/02/2025 tarihli raporu ile, davacı tarafın sunmuş olduğu 2024 takvim yılına ait ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/2 uygun olarak tutulduğu ticari defterin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, aynı şekilde ... İnş. Tic. A.ş.'nin incelenen 2024 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davacının incelenen ticari defter ve belgelerinde, davalı ile 120.01.010 hesap kodu ile alıcı hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, 2.980.450,00 TL bedelli çekin 25/07/2024 tarihinde davalı şirkete iade edildiği, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 2.490.214,23 TL alacaklı olarak görüldüğü, davalının ticari defter ve belgeleri incelendiğinde ise 320.01 hesap kodu ile satıcılar hesabında hareket görüldüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı şirketçe düzenlenen ve takibe konu 31/01/2024 tarihli 2.490.197,76 TL bedelli faturanın kayıt altına alındığı, takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete toplam 2.490.214,23 TL borçlu olarak görüldüğü, yapılan incelemeler sonucunda her iki tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, yasal defterler içerisinde kayıtlandığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 2.490.197,76 TL, işlemiş temerrüt faiz tutarının ise 17.653,11 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna 03/03/2025 tarihinde itiraz edilmiş davalı itirazında; davacının yükümlülükleri geç-ayıplı ifa etmeye başladığını, edimlerin geç-ayıplı ifa edilmesinden dolayı iş programında gecikmeler yaşadığını, eksiklik hususunda defalarca uyardıklarını bu sebeple müvekkilinin zarara uğradığını, eksik/ayıplı olarak ifa edilmiş olmasına rağmen sözleşmeye aykırı şekilde müvekkil şirkete fatura kestiğini, ayrıca bilirkişi tarafından sadece defter incelemesi yapıldığını, davacının sözleşme ilişkisi kapsamında edimlerini geç/ayıplı ifa edip etmediğini değerlendirmediği gerekçesi ile dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir.
HMK md. 141/1'e göre; Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez şeklinde düzenlemeye göre mahkememiz tarafından süresinde ihbar ve davaya cevap sunmayan, delil ibraz etmeyen davalının bu aşamada ayıp, eksik ifa, gecikme tespiti talebinin somut gerekçeye dayandırılmadığı gerekçesiyle, 06/03/2025 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin dosyanın yeniden bilirkişi heyetine gönderilmesi talebinin reddine karar vermiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle; işbu davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı yanda olduğu, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, tarafların ticari defterlerini ibraz ettiği, davacı ve davalı yanın ibraz ettikleri ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişisi tarafından incelenmiş, icra takibine konu faturaların ticari defter ve kayıtlarda bulunduğu, davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğu, davalının da takip tutarı kadar davacıya borçlu olduğu, davacının davasını ispat ettiği değerlendirilerek davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan ve davacının takibe konu alacağına davalı borçlunun haksız itirazı sebebiyle geç kavuşacak olmasından doğan zararının giderilmesi amacıyla davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Davacının davasının KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının İPTALİNE, takibin devamına,
2.Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 501.570,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 171.311,29 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 30.288,58 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 141.022,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 335.863,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Yargılama nedeniyle harcanan 30.716,18 TL peşin ve başvurma harcı, 15.154,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/04/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)