Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2013/12620
Karar No
K. 2013/12620
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR

ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
DAVACI: ***
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ***
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ***

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, 38 ... plakalı aracın maliki olduğunu, ... günü aracın müvekkilinin eşi ...'ın sevk ve idaresinde iken, ... adına kayıtlı 38 ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını, kazanın etkisiyle müvekkiline ait 38 ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, ... adlı şahsın 38 ... plakalı aracının davalı şirket tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait 38 ... aracında meydana gelen ancak davalı şirket tarafından karşılanmayan bakiye hasar bedeli ile orijinal parça kullanılmamasından kaynaklanan hasar fark bedelini kapsayacak şekilde şimdilik 100,00-TL toplam hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkiline ait 38 ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının tazmini için şimdilik 100,00-TL’nin kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından maddi hasar bedelinin ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, 15/01/2024 tarihinde davacıya 10.875,0 TL maddi hasar bedelinin ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 12/03/2024 tarihinde davacıya 5.000,00-TL reel değer kaybı tazminatının ödendiğini, davanın sigortalıya ihbarını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

38... plakalı aracın ve 38 ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair ilgili kayıt ve belgeler Uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.

Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 18/12/2023 günü, 38 ... plakalı aracın ve 38 ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabıyla herhangi bir kaza tespit tutanağına rastlanılmadığı görülmüştür. ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın ve 38 ... plakalı aracın 18/12/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 38 ... plakalı aracın 31/05/2023 başlangıç ve 31/05/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeleri celp edilmiştir.

Mahkememizce mahallinde 08/10/2024 günü keşif icra edilmiş, keşif mahallinde makine mühendisi bilirkişi hazır bulundurulmuş, makine mühendisi bilirkişi ...

07/11/2024 tarihli raporunda özetle; - 08/10/2024 tarihinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Keşif Heyeti ile yapılan kaza mahalli incelemeleri akabinde Bilirkişi Raporu hazırlanmıştır. -Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 18/12/2023 günü saat 08.00 civarında sürücü ... mevsimin kış olması ön camın buzlanma yaptığı ve görüşün yetersiz olduğunu kendi ve karşı sürücünün beyan ettiği sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Kayseri ili Melikgazi ilçesi Danışment Gazi mahallesi Taflı sokak üzerinde seyri esnasında Tanyeli sokak ile birleşen olay mahalli kavşağa girişte seyir istikametine göre mevcut DUR trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın katılış yaptığı esnada, seyir istikametinin sol tarafından Tanyeli sokak üzerinde seyir halinde iken Taflı sokak istikametine karşı yönden gelen taşıtların kullanmış olduğu şeridi işgal ederek dar açıyla dönüş yapmaya kalkan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araca çarpmasıyla gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği olayda:

38... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık ancak buzlanma dolayısıyla camlarını tam temizlemeden yola çıktığı araç ile seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın girişinde dava konusu araca çarpmasıyla sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 47/c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Madde 47- Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; ..... c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar." , Madde 84/h "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği ve kusurlu olduğu;

38... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, 46/a 53/b-6 84/g KTK Madde 46/a "Karayollarında trafiğin akışı: Madde 46 – Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: a) Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek, zorundadırlar",

KTK Madde 53/b "Dönüş kuralları: Madde 53 – Sağa ve sola dönecek olan sürücüler aşağıdaki kurallara uyarlar.b) Sola dönüşlerde sürücüler;

6.Gireceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmek üzere, dönüşünü yaparken, arkadan gelen ve sola dönecek diğer taşıtları engellememek için, geniş kavisle dönüş yapmaya, zorunludurlar" ve Madde 84/g "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......g) Şeride tecavüz etme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği ve kusurlu olduğu; A) 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, - Dava konusu 38 ... plakalı aracın, 18/12/2023 tarihindeki kazada hasar dosyasındaki ekspertiz raporunun kazayla uyumlu olduğu, onarımının ekonomik olduğu, hasar onarım bedelinin 22.950 TL olduğu, - Dava konusu kaza dolayısıyla 38 ... plakalı aracın kaza nedeniyle toplam 22.950 TL hasar meydana geldiği ve söz konusu hasar onarımı için kullanılan yedek parça ve işçilikler ile hasar bedelinin kaza tarihindeki piyasa rayicine uygun olduğu, Sigorta firmasınca 10.875 TL hasar bedeli ödemesi gerçekleştiği, bu kapsamda bakiye hasar bedelinin, Hasar Bedeli : 22.950 TL Kusur Oranında Sorumlu Hasar Bedeli: 0,50 x 22950 = 11.475 Bakiye Hasar Bedeli = Kusur Oranında Sorumlu Hasar Bedeli - Ödenen Hasar Bedeli Bakiye Hasar Bedeli = 11.475 - 10.875 Bakiye Hasar Bedeli = 600 TL olduğu, - Davalı sigorta firması tarafından davacı yana 5.000 TL Değer Kaybı Bedeli ödemesi yapıldığı, - Değer Kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, - Dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model ve tescil tarihine göre 23 (yirmiüç) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 212.457 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 6 adet geçmiş hasar kaydının olduğu ve 06/07/2021 ile 22/04/2023 tarihleri arasında yapmış olduğu trafik kazalarında dava konusu ön tampon bölgesinde orijinallığın kaybolduğu, değer kaybı hesaplamasının diğer parçalar için yapılacağı, - Kazanın gerçekleştiği Aralık 2023 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 570.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 540.000 TL olarak değerlendirildiği, - Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Aralık 2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 270.000 TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 240.000 TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 270.000 - 240.000 Değer Kaybı = 30.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 0,5 x 30.000 Toplam Değer Kaybı = 15.000 TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 15.000 - 5.000 Bakiye Araç Değer Kaybı = 10.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Davacı vekilinin 14/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi sunduğu, dilekçeden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç hasar zararı ve araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde; Tarafların uyuşmazlık konuları;18/12/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kazada davacıya ait 34 ... plakalı araçta hasar zararı ve değer kaybı zararı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde; Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.

Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.

Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.

Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)

Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı Quick Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.

KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."

Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde; Davalı T.C. İç İşleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. 2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."

TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.

Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kaza tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı nın zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir. Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde; Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.

Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).

Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.

Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).

Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).

Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

Somut olayda da; davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açmaları hukuken mümkündür. Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;

Mahkememizce mahallinde 08/10/2024 günü keşif icra edilmiş, keşif mahallinde makine mühendisi bilirkişi hazır bulundurulmuş, makine mühendisi bilirkişi ...

07/11/2024 tarihli raporunda özetle; dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, iddia, savunma, sigorta bilgi gözetim merkezi kayıtları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; kazanın 18/12/2023 günü saat 08.00 civarında sürücü ... mevsimin kış olması ön camın buzlanma yaptığı ve görüşün yetersiz olduğunu kendi ve karşı sürücünün beyan ettiği sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Kayseri ili Melikgazi ilçesi Danışment Gazi mahallesi Taflı sokak üzerinde seyri esnasında Tanyeli sokak ile birleşen olay mahalli kavşağa girişte seyir istikametine göre mevcut DUR trafik tanzim levhasını dikkate almaksızın katılış yaptığı esnada, seyir istikametinin sol tarafından Tanyeli sokak üzerinde seyir halinde iken Taflı sokak istikametine karşı yönden gelen taşıtların kullanmış olduğu şeridi işgal ederek dar açıyla dönüş yapmaya kalkan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araca çarpmasıyla gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği olayda:

38... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık ancak buzlanma dolayısıyla camlarını tam temizlemeden yola çıktığı araç ile seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, aracının hızını mahal şartlarına uydurması ve karşılaşmış olduğu kavşağın kendi seyir istikametine göre "DUR" trafik tanzim levhası bulunmasından dolayı kavşağın girişinde dava konusu araca çarpmasıyla sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 47/c "Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu: Madde 47- Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; ..... c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, uymak zorundadırlar." ,Madde 84/h "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......h) Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği ve kusurlu olduğu;

38... plakalı sayılı araç sürücüsü ...'nın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, 46/a 53/b-6 84/g,KTK Madde 46/a "Karayollarında trafiğin akışı: Madde 46 – Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler: a) Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek,

Zorundadırlar", KTK Madde 53/b "Dönüş kuralları: Madde 53 – Sağa ve sola dönecek olan sürücüler aşağıdaki kurallara uyarlar.b) Sola dönüşlerde sürücüler;

6.Gireceği yolun gidişe ayrılan kısmına girmek üzere, dönüşünü yaparken, arkadan gelen ve sola dönecek diğer taşıtları engellememek için, geniş kavisle dönüş yapmaya, zorunludurlar" ve Madde 84/g "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84– Araç sürücüleri trafik kazalarında, ......g) Şeride tecavüz etme, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği ve kusurlu olduğu; A) 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) 38 ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;

Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarihli, 2015/18642 Esas ve 2016/11228 Karar sayılı ilamı).

Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir. Makine mühendisi bilirkişi ...

07/11/2024 tarihli raporunda özetle; davalı sigorta firması tarafından davacı yana 5.000 TL Değer Kaybı Bedeli ödemesi yapıldığı, - Değer Kaybı hesabında 19.06.2021 tarihli 7327 sayılı kanunun 18. Maddesi gereği (Kaza tarihinde uygulanan Değer Kaybı Hesabı) kaza öncesi Piyasa Rayiç Değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle Piyasa Rayiç Değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, - Dava konusu 38 ... plaka sayılı aracın model ve tescil tarihine göre 23 (yirmiüç) yaşında olduğu, araç kullanılmışlık değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 212.457 km gibi orta kullanılmışlık düzeyine sahip olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 6 adet geçmiş hasar kaydının olduğu ve 06/07/2021 ile 22/04/2023 tarihleri arasında yapmış olduğu trafik kazalarında dava konusu ön tampon bölgesinde orijinallığın kaybolduğu, değer kaybı hesaplamasının diğer parçalar için yapılacağı, - Kazanın gerçekleştiği Aralık 2023 tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 570.000 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/boyanan/işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 540.000 TL olarak değerlendirildiği, - Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu araçta Aralık 2023 tarihli kaza sonrası oluşan "Değer Kaybı"; Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri = 270.000 TL Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri = 240.000 TL Değer Kaybı= Kaza Öncesi Piyasa Rayiç Değeri - Kaza Sonrası Piyasa Rayiç Değeri Değer Kaybı= 270.000 - 240.000 Değer Kaybı = 30.000 TL olduğu, Kusur oranı açısından Toplam Değer Kaybı = Karşı Tarafın Kusur Oranı x Değer Kaybı Toplam Değer Kaybı = 0,5 x 30.000 Toplam Değer Kaybı = 15.000 TL olduğu, Bakiye Araç Değer Kaybı = Toplam Değer Kaybı - Ödemesi Gerçekleştirilen Değer Kaybı Bakiye Araç Değer Kaybı = 15.000 - 5.000 Bakiye Araç Değer Kaybı = 10.000 TL olduğu değerlendirilmiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür Bu raporlardaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.

Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının araç değer kaybı ve hasar zararından davalı sigorta şirketi sorumludur. Davacının talep arttırım istemi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;

Davacı vekilinin 14/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden bir örneğin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin ıslaha karşı beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.

Dosya arasındaki belgelerin incelenmesinden davacının, davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ilk olarak 15/01/2024 tarihinde ödeme yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla davalının kısmi ödeme yapması nedeniyle, söz konusu ödeme tarihi olan 15/01/2024 tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınmıştır.

Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçeleriyle sigortalanmış olan kazaya karışan 38 ... plakalı aracın trafik kayıt örneğinin ve sigorta poliçesinin incelenmesinde; otomobil olduğu görülmüştür. Kazaya sebebiyet veren araç hususi araç olduğundan yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;

Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalılar hakkında araç hasar zararı ve araç değer kaybı zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00-TL araç değer kaybı zararı ve 600,00 TL araç hasar zararı olmak üzere maddi tazminatın davalı *** Sigorta Anonim Şirketinin ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 15/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşuluyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1.Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 600,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 15/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

2.Davacının değer kaybı bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 15/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 724,09-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve tamamlama harcı 177,61-TL 'nin mahsubu ile eksik 118,88-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 177,61-TL ıslah harcı, 89,00-TL posta ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.000,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 5.121,81-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 10.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

8.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

9.Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

10.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025 Katip ***

(e-imzalıdır)

Hakim ***

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.