2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/10382 E. , 2025/553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2020/2324 Esas, 2021/216 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286'ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Hırsızlık suçunun sübuta ermediğine, hırsızlık suçunun oluşmadığına, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, gönüllü vazgeçmeye yönelik hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanığın hazır edilmediği duruşmada hüküm verilmek suretiyle hükümden önce son sözün sanığa verilmediğine, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Şikâyetçi ...'in 06.11.2018 tarihli ilk duruşmada suça konu kombiden kaynaklı zararının soruşturma aşamasında giderildiğini beyan etmesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.