12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/10287 E. , 2025/2810 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 60.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat bakımından kısmen kabulü ile 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, manevi tazminat 7.000 TL'ye indirilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, faiz başlangıcının gözaltı tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/28736 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2016 - 06.10.2016 tarihleri arasında 71 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 25.08.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacının gözaltına alındığı dönemde kamu görevlisi olduğu, 01.09.2016 tarihinde meslekten ihraç edilip, 17.01.2019 tarihinde göreve iade edildiği, davacının göreve iade edilmiş olması sebebiyle maddi tazminata ilişkin taleplerin idari yargı kapsamında olduğu gerekçesiyle manevi tazminat bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı indirilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacı vekilinin dava ve temyiz dilekçesinde, davacının soruşturma aşamasında vekille takip edildiği ve bu sebeple maddi tazminat kapsamında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir talebi olmadığı dikkate alınarak, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Davacı vekilinin 12.12.2017 tarihi dava dilekçesinde faize ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığı ve sonrasında da bu konuda herhangi bir ıslahının olmamasına karşın, manevi tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.03.2025 tarihinde karar verildi.