12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/9551 E. , 2025/396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin, davacıların murisinin haksız gözaltı, tutukluluk ve makul sürede yargılanmama nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 100.000,000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi; kesinleşme şerhli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın süresinde açıldığı, tazminat hakkının mirasçılar tarafından kullanılmasını kısıtlayan yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların murisi ...'ın kamu malına zarar verme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçlarından 16.02.1982-15.09.1984 tarihleri arasında 942 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anılan suçlardan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, tazminat davasının ...'ın 19.07.2017 tarihinde vefat etmesinden sonra, mirasçıları olan davacılar tarafından 13.12.2019 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2002 gün ve 92/223 sayılı kararında belirtildiği üzere koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların ancak bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabileceklerine ilişkin kararı doğrultusunda, dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ... mirasçılarının açmış oldukları davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' ibaresine yer verilmesi,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2024 tarih ve 2020/12-32 Esas - 2024/227 sayılı kararında; ''... Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığından, bu konuda TMK’nın mirasın intikaline ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Zira miras, ölenin hak, alacak, borç ve her çeşit mallarının tümünü kapsamaktadır. Kanun’un 599. maddesi, miras bırakanın ölümü ile mirasın bir bütün olarak, kanun gereğince, mirasçılara intikal edeceği ve mirasçıların miras bırakanın ayni haklarını ve alacaklarını doğrudan doğruya kazanacaklarını düzenlemiştir. Kanun’da alacak bakımından bir ayrım yapılmadığından, ölen kişi hakkında koruma tedbirlerinin hukuka aykırı olarak uygulanması nedeniyle oluşan maddi zararlar da madde kapsamına girer. Ayrıca CMK’nın 142/2. maddesinde “zarara uğrayan” ifadesinin kullanıldığı da dikkate alındığında, mirasçıların da dava açma hakları olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Dolayısıyla hakkında koruma tedbiri uygulanan kişi maddi tazminat davasını açmadan önce ölmüş ve dava açma iradesini izhar etmemiş olsa bile mirasçıların maddi tazminat talebinde bulunabilmeleri mümkündür.'' olarak belirtildiği, bu karar ile mirasçıların, hakkında koruma tedbiri uygulanan muris maddi tazminat davasını açmadan önce ölmüş ve dava açma iradesini izhar etmemiş olsa bile maddi tazminat yönünden dava açma haklarının bulunduğu, anılan karar doğrultusunda Dairemizin değişen görüşüne göre, maddi tazminat yönünden davanın esası hakkında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.