Esas No
E. 2023/5867
Karar No
K. 2025/1130
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2023/5867 E.  ,  2025/1130 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/326 E., 2015/364 K.

SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, dolandırıcılık, basit tehdit, silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî iade, kısmî onama, kısmî bozma

Tebliğnamede sanık ... hakkında 13 numaralı belirtilen eylem yönünden kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve 6 ve 7 numaralı eylemlerden dolayı dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik görüş bildirilmiş ise de, bu hükümlere yönelik temyizin olmadığı Katılan ... vekilinin 03.02.2021 tarihli dilekçesinin ise temyiz talebi içermediği belirlenerek yapılan incelemede;

1.Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve bu örgüte üye olma suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan mağdur ...'in kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanık ... hakkında 22 numaralı eylemden dolayı kurulan beraat hükmü yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,

3.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden

Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre karar tarihinden sonra 02.02.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının CMK'nin 222/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

4.Sanık ... hakkında 1, 2, 3, 4, 14 numaralı olarak belirtilen eylemler, sanık ... hakkında 14, 15, 16 numaralı olarak belirtilen eylemler, sanık ... hakkında 10, 11, 15 numaralı olarak belirtilen eylemler, sanık ... hakkında 1, 2, 4 numaralı olarak belirtilen eylemler, sanık ... hakkında 9 numaralı olarak belirtilen eylem, sanık ... hakkında 1, 2, 3, 4, 7, 8, 9, 10, 11, 18, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39 numaralı olarak belirtilen eylemler, sanık ... hakkında 18, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39 numaralı olarak belirtilen eylemlerden dolayı basit dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler, sanık ... ve ... haklarında tehdit ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;

Sanıklara yüklenen basit dolandırıcılık, tehdit ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye kısmen aykırı olarak DÜŞMESİNE,

5.Sanıklar ... ve ... hakkında 13, 17, 19, 20, 21, 22 numaralı belirtilen ve sanık ... hakkında 13 numaralı eylemlerden dolayı basit dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden

a)Sanıkların hileli hareketlerle mağdurların taşınmazlarını alacakları izlenimi oluşturarak bedelini ödemeden devrini sağladıktan sonra mağdurlara paralarını vermedikleri ve sonraki süreçte de oyalayıp tehdit ettikleri olaylarda, sanıkların eylemlerinin TCK'nin 158/1-d. maddesinde düzenlenen tapu dairesini aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağı halde hatalı değerlendirme ile basit dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,

b)17 numaralı eylemde sanıkların mağduru kandırarak taşınmazın tapuda devrinden sonra, mağdurun ısrarla parasını istemesi üzerine bakiye parayı ayarlayamadıklarını, sanık ...'ın başka bir borcundan dolayı taşınmaza haciz konulduğunu söyleyerek "biz zeytinliği sana geri vereceğiz, aldığın 10.000 TL kaporayı geri ver, ayrıca tapu masraflarını da geri verirsen sana tapuyu iade ederiz" dedikleri, taşınmazını kurtarma ümidiyle bu yalana inanan mağdurun teklifi kabul edip aldığı kaporayı iade ettiği, devir için tapuya gidileceği gün sanık ...'ın haczin kaldırılması için parayı ayarlayamadığını, haczin kalkması için para gerektiğini söyleyerek mağdurdan para istediği, sanık ...'nın da para vermesi yönünde telkinlerde bulunduğu, üzerinde yeterli parası olmayan mağdura önce kredi kartından 1.500,00 TL nakit para çektirdikleri, ardından kredi kartıyla kuyumcudan 3.000,00 TL değerinde altın bilezik aldırdıkları, bu bilezikleri 2.700,00 TL ye başka kuyumcuda bozdurup tüm paraları mağdurdan aldıkları, ancak taşınmazı ve paraları geri vermedikleri olayda, sanıkların 5237 sayılı TCK'nin 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olmaları karşısında haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik cezalar tayin edilmesi,

c)19 numaralı eylemde, mağdur ... kovuşturmada olaydan dolayı zararının olmadığını beyan ettiğinden, mağdura zararının tamamının soruşturmada mı kovuşturmada mı giderildiği sorulup sonucuna göre etkin pişmanlık nedeniyle TCK'nin 168. maddesinin uygulanmaması,

d)21numaralı eylemde, sanıklar ... ve ...'ın mağdurlar ... ve ...'i kandırarak mağdurların ortaklaşa sahibi olduğu arsa niteliğindeki taşınmazın tapuda devrini aldıkları, daha sonraki süreçte mağdurların paralarını vermeyip oyaladıkları, mağdur ...'ın ağabeyi olan mağdur ... 'ın konuyu çözmesi için sanık ...'nın yanına gidip görüştüğünde sanık ...'nın konuyu çözeceğini söylediği ve elindeki dairelerden verip bakiye bedeli ödemelerini teklif ettiği, bir daire gösterip 80.000,00 TL karşılığında anlaştıkları ve sanık ...'nın masraf adı altında mağdur ... 'dan 3.000,00 TL aldığı olayda, eylemin yukarıda belirtildiği üzere mağdurlar ... ve ...'e yönelik TCK'nin 158/1-d. maddesi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, sanık ...'nun mağdur ... 'a yönelik eyleminin de ayrı olarak TCK'nin 157. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği halde sanık ... hakkında mağdurlara yönelik eylem tek kabul edilip zincirleme suç nedeniyle TCK'nin 43. maddesinin uygulanması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.