Esas No
E. 2024/3789
Karar No
K. 2025/107
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/3789 E.  ,  2025/107 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2415 E., 2023/838 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/25 E., 2021/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 01.12.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fiili ve hukuki hiçbir ilişkisinin olmadığını, davanın tefriki ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnş. Taah. Mim. Müh. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği iş kazasının akabinde derhal hastaneye yatırıldığını, tedavisinin ihtimamla sürdürülmesini sağladıklarını, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin hata ve ihmalinin bulunmadığını, kazanın, davacının dikkatsiz ve tedbirsizliği ile kendisine verilen alet edevatı kullanmamasından ileri geldiğini, müvekkili şirketin Ergo İsviçre Sigorta A.Ş. nezdinde poliçesinin mevcut olduğunu ve davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini beyan etmiş olmakla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, iş akdi ile davalı işveren bünyesinde çalışırken 12.01.2018 tarihinde iş kazası meydana geldiği, Mahkemece alınan tek bilirkişi ve bilirkişi 3 lü heyet raporunda davacı işçinin % 20 kusurlu olduğu, diğer davalı ... İnşaatın %80 kusurlu olduğu, davalı ... ise kusursuz olduğuna ilişkin rapor geldiği, kusur oranlarının birbirini doğruladığı, SGK tahkikat raporundaki kusur oranlarının da birbirini doğruladığı, tanık beyanlarına göre davacı çalıştığı iş kolunda ücretli çalışanların ortalama ücretinin , davacının yaptığı işin niteliği ve kıdemi birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihindeki aylık asgari ücret ve bu ücrete davacı tarafından itiraz edildiğinden emsal ücret ortalaması alınarak davacının ücretinin belirlendiği, bunun da asgari ücretin 2.79 katı olduğunun görüldüğü, kaza sonucunda davacının meslekte kazanma gücü kaybının % 55 oranında olduğu, Kurum tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin mahsubu gerektiği kanaatine varıldığı ve husumet itirazında bulunsa da üst işveren olduğundan davalı ... da sorumlu olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle;

1.Davanın Kısmen Kabulü ile a-)Maddi Tazminat Talebinin Kısmen kabulü ile net 283.362,32 TL'nin kaza tarihi olan 01.12.2008 tarihinde itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

b)Manevi Tazminat Talebinin Kısmen kabulü takdiren 40.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 01.12.2008 tarihinde itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c-)Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.12.2008 tarihinde dış cephelerin dördüncü katından düşerek iş kazası geçirdiği, sol gözünün tamamen görme özelliğini yitirdiği, her iki bacağında kalça kırığı ve diz kapağında kırıkların meydana geldiği, tek bilirkişi ve bilirkişi 3'lü heyet raporunda, davacı işçinin % 20 kusurlu olduğu, diğer davalı ... İnşaat'ın %80 kusurlu olduğu, davalı Eczacıbaşının ise kusursuz olduğuna ilişkin rapor geldiği, davacının meslekte kazanma gücü kaybının % 55 oranında olduğu, davacının kaza tarihinde 38 yaşında olduğu, davalıların yapı sahibi ve işveren olmaları nedeniyle davacının uğradığı zararlardan sorumlu oldukları, davacının ücret tespitinde davalı tanık beyanı emsal ücret araştırmasının yerinde olduğu, böylelikle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda, yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a)Davacı vekilinin davasını açtığı tarihte yanlış muhatap göstermek suretiyle davalı ...Ş.'ye dava açtığını, davalı şirketin dava konusu olayla ilgisi olmadığını, iddia edildiği gibi restore edilen gayrimenkulün maliki olmadığını, söz konusu gayrimenkule ilişkin restorasyon işinin ve-veya sözleşmesel ilişkinin taraflarından biri de olmadığını, dosyada davalı şirkete ait bir tapu veya sözleşmenin bulunmadığını,

b)Dosyada mevcut SGK belgelerine, şirketlere ait Ticaret Sicil belgelerine göre, davalı şirketin, dava konusu olayda davacının işvereni olan diğer davalı ... İnşaat Taahhüt Mimarlık ve Mühendislik A.Ş. ile herhangi bir ilişkisi olmayan tamamen farklı olayın dışında bir hükmi şahsiyet olduğunu,

c)Dava konusu olayda diğer davalının yürüttüğü işin davalı şirketin asıl işlerine nazaran yardımcı bir iş olmadığı gibi, davalı şirketin iştigal alanlarıyla tamamen bağımsız bir iş olduğunu, ancak Mahkemece, binanın malikinin davalı şirket olmadığını, binanın inşaat işinin tarafı da olmadığı hususu yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın bu husus görmezden gelinerek, davalı şirkete asıl işveren sıfatı yüklenmiş ve kararda son derece hatalı olarak davalı şirketin de söz konusu olayla hiçbir ilgisi olmaksızın sorumlu tutulduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a)Dava dilekçesinde davacının aldığı ücret bakımından net ve kesin bir ifadede bulunulmadığını ve somutlaştırma yüküne riayet edilmediğini, bunun yanında Mahkemenin davayı aydınlatma ödevine aykırı hareket ederek iddia ve talebi netleştirmeden hüküm kurması usule ve kanuna aykırı olduğunu,

b)Davacının sendikalı bir çalışan olmamasına karşın, yalnızca sendika nezdinde emsal ücret araştırması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,

c)Sendikadan bildirilen emsal ücretin aşırı derecede fahiş bir ücret olduğunu, düz işçi için asgari ücretin 5 katı ücret bildirildiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunda bu ücret kullanılarak yapılan hesaplama ile fahiş ve hatalı bir sonuca ulaşıldığını ve bu raporun hükme esas alınmasının haksız kazanç elde edilmesine yol açtığını, emsal ücret araştırmasında davacının görevinin yanlış şekilde belirtilmiş olup, davacı henüz 1 günlük düz işçi ve ücreti de asgari ücret değil, asgari ücretin biraz üstünde olduğunu, sendikadan verilen cevabın bu yönüyle de kabul edilemeyeceğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... İnş...A.Ş. vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; kaza olayı sonucu davacı sigortalının %55 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayın meydana gelmesinde davalı işverenin %80 oranında, davacı kazalının %20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

3.Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.

4.İşçi ve işverenin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sıkı iş ilişkisi, işçi yönünden işverene içten bağlılık (sadakat borcu), işveren yönünden işçiyi korumak ve gözetmek borcu şeklinde ortaya çıkar. Gerçekten işçi, işverenin işi ve iş yeri ile ilgili çıkarlarını korumak, çıkarlarına zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak, buna karşı işveren de, işçinin kişiliğine saygı göstermek, işçiyi korumak, iş yeri tehlikelerinden zarar görmemesi için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, işçinin özlük hakları ve diğer maddi çıkarlarının gerektirdiği uygun bildirimlerde ve davranışlarda bulunmak, işçinin çıkarına aykırı davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.

5.Sanayi ve teknolojideki gelişmeler, yeni işletmelerin açılması, fabrikaların kurulması iş yerlerindeki makineleşmenin artmasına yol açmış, bu durum iş kazaları ile meslek hastalıklarında artışlara neden olmuştur. Bu gelişme, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin daha etkili şekilde alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.

6.İşveren, gözetme borcu gereği, çalıştırdığı işçileri, iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için iş yerinde teknik ve tıbbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı tüm önlemleri almak zorundadır.

7.Anayasanın 17. maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.” hükmü getirilerek yaşama hakkı güvence altına alınmış, bu yasal güvencenin yaşama geçirilmesinde İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında da işçilerin korunması, işin düzenlenmesi, iş güvenliği, sosyal düzen ve adaletin sağlanması düşüncesi ile koruyucu bir takım hükümler getirilmiştir.

8.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332. maddesinde; “İş sahibi, aktin özel halleri ve işin mahiyeti noktasından hakkaniyet dairesinde kendisinden istenilebileceği derecede çalışmak dolayısıyla maruz kaldığı tehlikelere karşı icabeden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sıhhi çalışma mahalleri ile işçi birlikte ikamet etmekte ise sıhhi yatacak bir yer tedarikine mecburdur.” “İş sahibinin yukarıdaki fıkra hükmüne aykırı hareketi neticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı isteyebilecekleri tazminat dahi akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur.” aynı Kanun 98/2. maddesinde "Haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlerede tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir.

9.Bu maddeye göre, işverenin, işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü korumak için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü öngörülmektedir. Burada işverenin özellikle iş kazalarına karşı gerekli önlemleri alma yükümlülüğü söz konusudur. Buna göre işveren, hizmet ilişkisinin ve yapılan işin niteliği göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gereği kendisinden beklenen; deneyimlerin zorunlu kıldığı, teknik açıdan uygulanabilir ve iş yerinin özelliklerine uygun olan önlemleri almakla yükümlüdür. Aynı maddelere paralel olarak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun "İşverenlerin ve İşçilerin Yükümlülükleri" kenar başlıklı 77. maddesinin 1 inci fıkrasında da benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu fıkraya göre; "İşverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler." düzenlemesi yer almıştır.

10.Bundan başka işveren, mevzuatta öngörülmemiş olsa dahi bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak zorundadır. Bilim, teknik ve örgütlenme düşüncesi yönünden alınabilme olanağı bulunan, yapılacak gider ve emek ne olursa olsun bilimin, tekniğin ve örgütlenme düşüncesinin en yeni verileri göz önünde tutulduğunda işçi sakatlanmayacak, hastalanmayacak ve ölmeyecek ya da bu kötü sonuçlar daha da azalacaksa her önlem işverenin koruma önlemi alma borcu içine girer.

11.Bu önlemler konusunda işveren iş yerini yeni açması nedeniyle tecrübesizliğini, bilimsel ve teknik gelişmeler yönünden bilgisizliğini, ekonomik durumunun zayıflığını, benzer iş yerlerinde bu iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını savunarak sorumluluktan kurtulamaz. Gerçekten, çalışma hayatında süregelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı işverenin önlem alma borcunu etkilemez. İşverenlerce, iş güvenliği açısından yaşamsal önem taşıyan araç ve gereçlerin işçiler tarafından kullanılması sağlandığında, kaza olasılığının tamamen ortadan kalkabileceği de tartışmasız bir gerçektir.

12.Mevzuatta yer alan teknik iş kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır. Öte yandan objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştüremez. Çünkü, bazı istisnalar dışında işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Diğer yandan işvereni, zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluktan kurtaracak olan durum, eylem ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet rabıtasının kesilmesidir. Kusursuz sorumlulukta olduğu gibi kusur sorumluluğunda da illiyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuru nedenleriyle kesilebilir. Uygun illiyet bağının kesildiğinin ispatı halinde, işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. (HGK, 20.03.2013 tarih, 2012/21-1121 Esas, 2013/386 Karar)

13.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, davalı ... İnşaat A.Ş. nezdinde sıva ustası olarak çalıştığı, davalı işverenin, 01.12.2008 günü, .. adresinde kurulu eski binanın mantolama yapım işini üstlendiği, kazalı sigortalının dış cephede iskele üzerinde çalışırken dengesini kaybederek yanındaki sıva kovası ile birlikte zemine düşerek yaralandığı, SGK Başkanlığı inceleme raporunda; olayın iş kazası olarak kabul edildiği, aynı olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücuen tazminat davasında davalı işveren ... Şirketinin %80, kazadede işçinin %20 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle hüküm kurulduğu, eldeki dosyada Mahkemece 2 adet kusur raporu aldırıldığının görüldüğü, aldırılan kusur raporlarında davalı Eczacibaşı Holding A.Ş.'nin kusursuz olduğunun, davalı işveren ... şirketinin %80, kazadede işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece davalı ...Ş.'nin üst işveren olduğundan bahisle sorumlu olduğu kanaatine varılarak hüküm kurulduğu, ancak Mahkeme gerekçesinde davalı ...Ş.'nin genel ve soyut ifadelerle asıl işveren olarak sorumlu tutulduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin irdelenmediği, işbu davalının sorumlu olup olmadığının usulünce tartışılmadığı anlaşılmaktadır.

14.Dosya kapsamına getirtilen sözleşmeye göre davalı ...Ş.'nin yapı sahibi olmadığı gibi sözleşmenin tarafı da olmadığının, sözleşmede yapı sahibi olarak Rahmi Faruk ...'nın yer aldığının görüldüğü, öte yandan sözleşme konusu olan işin diğer davalı şirkete anahtar teslimi yolu ile verildiğinin anlaşılması karşısında; davanın ... Holding A.Ş. yönünden gerek yapı sahibi olmaması gerekse sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle husumetten ret kararı verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişki yorumlanmaksızın ve yeterince irdelenmeksizin ...

Holding A.Ş.'nin sorumluluğuna karar verilerek hükmedilen tazminatlardan sorumlu tutulması hatalı olmuştur.

15.O halde, davalı ...Ş. vekilnin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... İnşaat ..AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Aşağıda yazılı temyiz harcının ... İnş. ... A.Ş.'den alınmasına,

4.Peşin alının temyiz harcının davalı ...Ş.'ye iadesine,

5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog