12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/629 Esas - 2024/531
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İdare ile davalı yüklenici .... .... .... sayılı yazısı ile koordinasyon makamı Plan, Bütçe ve Tedarik Mevzuat Dairesi Başkanlığına bildirildiği, Müvekkil İdarenin ilgili birimi tarafından yüklenicinin fesih başvurusu Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından fesih talebinin olumsuz değerlendirildiği, bu değerlendirmenin yüklenici davalıya şirkete bildirildiği, davalının taahhüdünü yerine getirmemesi ve sözleşmenin feshinden sonra ihtiyacın devam ettiğini, bu ihtiyacın karşılanması maksadı ile Personel Taşıma Hizmeti 2970 sefer olarak yeniden ihale edilerek söz konusu iş 20/10/2021 tarihinde başka bir firma ile taahhüde bağlandığını, davalı ile yapılan sözleşmede günlük taşıma maliyetinin 2.740,80 TL olduğu, davalının sözleşmeyi fesihinden itibaren ihtiyacın karşılanması amacıyla yeni bir firma ile yapılan sözleşmede ise günlük taşıma maliyetinin 4.498,99 TL olduğu, bu maliyet artışının toplamda 552.182,40 TL olmak üzere kamu zararına yol açtığını, tüm bu nedenler ile günlük taşıma maliyeti farkından dolayı meydana gelen 552.182,40 TL hazine zararının fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile sözleşmenin fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava şartı noksanlığından dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. .... .... .... Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize tevzi edilmekle davanın mahkememizin 2024/629 esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı oluşan zararın tazminin istemlidir. Taraflara arasındaki sözleşme ilişkisi taşımacılık hukuki sebebine dayandığından mahkememiz eldeki mutlak ticari davaya bakmakla görevli kılınmıştır.
18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." düzenlemesi ile, 6102 Sayılı TTK'nun geçici 12. maddesinde; "Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir. 6325 Sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Öte yandan ticari dava ile ilgili düzenleme TTK'nun 4. maddesinde yapılmıştır. Ayrıca bazı özel kanunlarda da ticari dava kavramına yer verilmiştir (örneğin; 6136 Sayılı Kooperatifler Kanunu md. 99/).
TTK'nun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalar, şarta bağlı ticari davalar olup, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak,
TTK'nın 4/1. Fk, (a)- (f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticaret hayatına ilişkin olup herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı oluşan zararın tahsili istemine ilişkin davanın 07.10.2022 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, .... .... .... tarihli kararıyla davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın 10.09.2024 tarihinde kesinleştiği, dosyanın görevsizlik kararı üzerine 13.09.2024 tarihinde mahkememize tevzi edildiği ve 2024/629 Esas sırasına kaydedildiği, mahkememize arabuluculuk son tutanağının sunulması yönünde 16/09/2024 tarihinde ara karar oluşturulduğu ancak dosyaya ekli davacı tarafça sunulan 25/09/2024 tarihli belgeye göre bir arabuluculuk başvurusu yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafa verilen süre içerisinde sunulan belgeye göre zorunlu arabuluculuk başvuru yoluna gidilmediği ve görevsizlik kararından sonra bu eksikliğin giderilmediği (Bkz. Yargıtay 3. HD, 21.09.2023 tarihli, 2023/616 Esas, 2023/2371 Karar sayılı kararı) anlaşıldığından yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacının davasının dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2.Davacı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinden kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/10/2024