2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11022
- Karar No
- 2024/17997
- Karar Tarihi
- 27.11.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Ceza Dairesi 2022/11022 E. , 2024/17997 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesindeki suçun alt sınırının 3 yıl olduğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerde temel cezanın alt sınırdan belirlendiği belirtildiği hâlde, 5 yıl hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle sanıklar hakkında fazla cezalar tayini,
2.Sanık ... hakkında kurulan hükümde mükerrerliğe esas alınan Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2012 tarihli 2012/564 Esas ve 2012/12011 Karar sayılı 14.03.2013 tarihinde kesinleşen ilâmında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin olan hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 168/2, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
3.Kabule göre de;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli bozma ilâmından önce Mahkemenin 24.02.2016 tarihli ilâmıyla hükmedilen ve sadece sanıklar tarafından temyiz edilen kararda 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 53, 58. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezalarının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun'un 142/2-b, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezalarının, 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi yerine, "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi ve 5271 sayılı CMK 307/5 maddesi gereği " ibaresi de kullanılmak suretiyle, sanıkların sonuç olarak 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.