5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, ... sayılı Görevsizlik Kararı ile dosya mahkememize tevdi edilmekle, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 29/06/2018 havale tarihli dava dilekçesiyle, 11/11/2014 tarihinde ... adresinde davalı ... Genel Müdürlüğü ile yüklenici firması ... .... A.Ş. tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirketin personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 451,22TL'nin hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlular tarafindan hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 451,22-TL hasar bedeli, 96,58-TL gecikmiş gün faizi olmak üzere toplam 547,80-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, ve borçlulara Örnek No:7 ödeme emri gönderildiğini, yavalı borçlu ... Genel Müdürlüğü'nün ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra 15/12/2016 tarihinde borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu vekilinin itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz orana ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalı borçlu ...
... A.Ş.'nin ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra 26/12/2016 tarihinde borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu vekilinin itirazında huzurdaki takibe, takip müstenidi olarak isnat edilen olguya ve bu cihetle de borca, işlemiş-işleyecek faizlere ve her nevi ferilere itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçluların kanuni süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş iseler de borçluların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalılar her ne kadar borcunun bulunmadığını belirtmiş iseler de icra takibine konu olan alacağa dayanağın hasar bedeli olduğunu, söz konusu hasar/lar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçluların haksız fiilden kaynaklı zararı henüz tazmin etmediklerini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini beyanla, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmelerine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 31/08/2018 tarihli cevap dilekçesi ile; aynı alacaklının aynı borçlu hakkında aynı tarihlerde haksız ve kötü niyetle farklı icra dosyalarından takip yaptığını, kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, hukuk düzeni tarafından korunamayacağını, usul ekonomi ilkesi, davacı ve davalı tarafın aynı kişiler olması, dava konusu taleplerin tümünün aynı hukuki nedene dayanması ve HMK 166/1 Madde gereğince davacının seri takip usulüyle açtığı davaların, davacıdan da ilk açtığı dava dosyası sorularak tüm dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, davacının sunduğu delillere muvafakatleri bulunmadığını, davanın bu yönden de reddi gerektiğini, davacının salt hasar bedeli şeklinde ödeme emri gönderdiğini, kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacının talep ettiği tüm alacaklar zamanaşımına uğradığını, davacının likit olmayan talebinin tek tarafları düzenlediği mesnetsiz, dayanaksız, belirsiz belgeye dayandığından, müvekkili açısından kötü niyet söz konusu olmadığını, icra inkâr tazminatına ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşmediğini, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin ne olduğu, kimden ne talep ettiğinin halen belirsiz olduğunu, likit bir alacağın söz konusu olmadığını, tutarın neye istinaden belirlendiğinin muamma olduğunu, bir zarar var ise gerçek miktarının mahkemece belirlenmesi gerektiğini beyanla,
HMK 119-120 Madde gereğince istihdam edenin sorumluluğu hukuksal temeline dayandırılan davada istihdam edilenin kim olduğu, kimliği davacı tarafça bildirilmediğinden, müvekkili açısından sehven yazı gönderildiği belirtilmesi hasebiyle dava sebebinin temelsiz kaldığı ve davacının davasının temeline dair bu bilgiyi vermesi gerektiği; aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarını, davacının talebinin belirsizliği ve hasarın neye ilişkin olduğunu dahi belirtmediği gözetilerek dava dilekçesini açıklaması için HMK 116 uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde eksiklikler giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, savunma hakkını kısıtlamaya, üst mahkemeye müracaatı ve hatta Yargıtay denetimini engellemeye yönelik aynı davalı hakkında onlarca ve ayrı ayrı takip sureti ile hakkın kötüye kullanılması temelli yasaya aykırı takibe dayalı ve takip sebebi ile bağlı kalmadan açılan davanın reddini, davanın ilk açılan davada birleştirilmesini, aksi halde davacı iddialarının mesnetsizliği ve tamamen kendi kusuruna dayanarak hak talep ettiğinin dikkate alınmasını, davanın reddini, kötü niyetli, haksız ve ağır kusurla takip başlatan, yargılama aşamalarında usulü de dikkate almayan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 07/08/2018 tarihli cevap dilekçesi ile, davanın müvekkili açısından husumetten reddi gerektiğini, zira müvekkilinin bizzat kendisinin çalışma yapmadığını, diğer davalınını dava konusu yerde çalışma yaptığını belirttiğini, diğer davalının ...’nin yüklenicisi olmasının ...’nin sorumluluğunu gerektirmeyeceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili idare ile yüklenicileri arasında işlerin yapılması amacıyla istisna akdi yapıldığını, dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, yani davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin araştırılarak gerekirse projelerinin de getirtilerek yer inde kazı yapılmak sureti ile incelenmesi gerektiğini, bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, iş bu davanın konusunun hasar olup hasarın da haksız eylem olarak nitelendirildiğini, haksız eylemden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebileceğini, bu nedenle davacının avans faiz talebini de kabul etmediklerini beyanla, fazlaya ilişkin cevap haklarını saklı tutmak kaydıyla iş bu davanın husumet yönünden reddini, kabul edilmediği takdirde esas yönünden reddini, kabul edilmeyip davanın esası hakkında hüküm kurulması halinde, alacağa yasal faizin uygulanmasına ilişkin karar verilmesine, yargılama masrafları ve vekelet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına elektrik mühendisi bilirkişi ... ... tarafından sunulan 25/01/2025 tarihli raporunda; "11/11/2014 tarihinde “...” adresinde bulunan davacı şirkete ait yer altı enerji kablolarının, hasarlanması sonucu, davacı şirket tarafından yapıldığı beyan edilen onarım çalışmaları sonucu kullanılan malzeme ve diğer hususlara ait toplam hasar bedelinin (KDV dahil) 451,22 TL olduğu, Hasarın meydana geldiği adresteki kablo derinliği standartlarına (... Enerji Kabloları Montaj Usul ve Esasları) uyulup uyulmadığına ilişkin tespitin (dosyada buna ilişkin herhangi bir bilgi-belge-görüntü olmadığından) tarafımızca yapılamadığı, dosyada, ilgili tarihte (11.11.2014) kazı için ruhsat alınıp alınmadığı ile ilgili bilgi belgenin (farklı yıla ait izin durumuna ilişkin cevap verildiğinden) dosyada bulunmadığı, meydana gelen hasardan, davalı şirketin ve/veya yüklenicisinin (teknik olarak, kablonun, yönetmeliğin öngördüğü standart derinliğe sahip olmadığı yönünden somut-yeterli-belge görüntü olmadığından) sorumluluğu olduğu yönünde bir sonuca (nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere) ulaşılamadığı, Dolayısıyla, davacı şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında, davalı taraf(lar)ın icra takibine itirazının yerinde olup olmadığına ilişkin nihai takdir sayın mahkemenize ait olduğu, Diğer taraftan, davacı kurum tarafından meydana geldiği beyan edilen hasara ilişkin yapılan onarım kapsamında sunulan bilgilerin (kullanıldığı ifade edilen malzeme vd. kin, söz konusu adreste yerinde inceleme ve buna bağlı değerlendirme yapma imkanı olmadığından) uygun olup olmadığı, hasar bedelinin (birim fiyatlar, ilgili kurum tarafından belirlenen birim fiyat çerçevesinde uygun olsa da, hasar tespiti tarafımızca yapılamadığından), kadri maruf olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin tarafımızca (davacının sunduğu hasar bedeli “451,22 TL” dışında) yapılamayacağı, Asıl alacak üzerinden uygulanan faiz oranlarına ilişkin elde edilen icra takip bedelinin 547,81 TL olduğu" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, 11/11/2014 tarihinde ... altı adresinde davalılardan ...'nin iş veren diğer davalının yüklenici olarak yapılan alt yapı çalışması sırasında davacıya ait enerji dağıtım kablolarına zarar verildiğinin, bu zarar nedeniyle davaya konu icra takibinin başlatıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, davanın 29/06/2018 tarihinde .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açıldığı, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilerek dosyanın bu esas numarasını aldığı, davaya kou .... İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 451,22-TL hasar bedeli ve 96,58 TL faiz olmak üzere toplam 547,80-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, itirazın alacaklıya tebliğe çıkarılmadığı, buna göre davanın İİK 67. Maddesinde yazılı, hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dosya içerisindeki deliller kapsamında davacının iddia ettiği gibi davalılar tarafından davacıya verilen bir zararın bulunup bulunmadığı, bulunması halinde zarar miktarının ve kusur oranlarının tespiti hususunda rapor alınmasına karar verildiği, 15/01/2025 tarihli raporda davacı tarafça iddia edilen hasara ilişkin yeterli bilgi, belge ve görüntü olmadığından kusur oranı, hasar ve hasar miktarına ilişkin tespitin yapılamadığının belirtildiği, davacı vekilinin hazır olduğu 11/02/2025 tarihli duruşmada bulunması halinde hasara ilişkin fotğraf ve görüntüleri sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafça sunulmadığı, davacı tarafça iddia edilen hasara ilişkin olarak sadece davacı şirket tarafından düzenlenen tutanağın sunulduğu, dosya içerisinde ve icra dosyasında iddia olunan hasara ilişkin görüntü, fotoğraf veya yapılan bir delil tespitinin bulunmadığı, davacının kendisi tarafından düzenlenen tutanağın ispat için tek başına yeterli olmayacağı, davalılar tarafından verilmiş bir zararın bulunduğunun ve zararın miktarının davacı tarafça somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar vekiline takdir olunan 547,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Sair hususların gerekçeli kararda belirtilmesine, dair davacı vekili, davalı ... Tasarım ve ... vekillerinin yüzlerine karşı kesin olmak üzere karar verildi. 06/05/2025 Katip ... Hakim ...