10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2025/4470 E. , 2025/7345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işveren ... Yapı Kooperatifi adlı işyerinde 10.08.1989 tarihinde, hizmet akdine dayalı, 1 (bir) gün çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıcının da 10.08.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 10.08.1989 tarihinde dava dışı S.S. ... Yapı Kooperatifi yanında 1 günlük çalışma yaptığı, ancak bu çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine ve sigorta başlangıç tarihinin 10/08/1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...kamu düzenine ilişkin eldeki davada re'sen araştırma ilkesi uygulandığı gözetilerek, çalışmanın geçtiği kooperatife ilişkin genel kurul, denetim raporu, kurucu başkan ve yönetim kurulu üyeleri tespit edilip tanık olarak dinlenmeli, banka kayıtları celbedilmeli, davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarihte kooperatifte ne iş yaptığı somutlaştırılmalı, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan yargılamada dinlenen davacı asil ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek, dönem bordrosunda tek kişinin isminin olduğu ve vefat ettiğinden dinlenemediği görülmüş ise de kooperatif başkanı olduğu sabit olan ...'ın ve davacı tanığı olarak dinlenen ve aynı zamanda kooperatif üyesi olduğu kayıtlardan anlaşılan tanık ...'ın çalışmayı doğruladığı, yine bozma ilamı sonrasında yapılan araştırmalar neticesinde Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen kooperatif sicil dosyasından tespit edilebilen tanık ...'in kooperatif üyesi olduğu, kooperatifte oy toplama memuru olarak da görev yaptığı anlaşılan tanığın yeminli beyanları ile de davacının fiili çalışmasının doğrulandığı, davacının dava dışı kooperatifte işçilerin yevmiyelerini kontrol eden, çalışanların giriş çıkış işlemlerini yapan puantör olarak 10.08.1989 tarihinde çalıştığı kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 10.08.1989 tarihinde dava dışı S.S. ... Yapı Kooperatifi yanında 1 günlük çalışma yaptığı, ancak bu çalışmasının davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine ve sigorta başlangıç tarihinin 10.08.1989 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
davanın ispatlanamadığı, bu nedenle reddinin gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.