Esas No
E. 2024/15928
Karar No
K. 2025/3994
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2024/15928 E.  ,  2025/3994 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1573 E., 2020/324 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

I. Sanığın

Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanığın

Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, üzerine atılı hırsızlık suçunu işlemediğine, mahkemenin deliller konusunda yeterli araştırma yapmadığına, suça konu otomobili çalıntı olduğunu bilerek satın aldığına ve bu sebeple hırsızlık suçundan değil suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan yargılanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihi olan 03.11.2013 tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinin değişiklikten önce 3 yıldan 7 yıla hapis cezasının öngörülmesi karşısında, sanığa zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığından, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, sanığın göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;

Suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanık lehine olan ve eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikten önceki hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesinde ... cezanın 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası olarak öngörüldüğü gözetilmeden, hüküm fıkrasında teşididen 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.