1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2025/560 E. , 2025/3183 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.03.2013 tarihli ve 2013/17 Esas, 2013/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 3-e, 62/1, 51/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenerek 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun'un 86/2 maddesi kapsamındaki cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e.ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 21.10.2012 ile temyiz inceleme tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa (kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.03.2013 tarihli ve 2013/17 Esas, 2013/301 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2025 tarihinde karar verildi.