Esas No
E. 2023/15788
Karar No
K. 2024/20600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2023/15788 E.  ,  2024/20600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1081 E., 2022/1609 K.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet kaldırılarak beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; tanık beyanlarından doğal gaz sayacına müdahale edilerek mührün bozulduğu ve kaçak doğal gaz kullanımın yapıldığının ispatlandığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Başkent Gaz tarafından düzenlenen kaçak usulsüz kullanım tablosuna göre her ne kadar tespit tarihi 17.10.2019 olarak belirlenmiş ise de kaçak kullanım başlangıç tarihinin 07.02.2019 olarak alındığı, bu tarihin de sanığın savunmasında belirttiği şekilde eve taşınma tarihi ile uyumluluk gösterdiği, gerek kolluk araştırması yapılarak gerekirse ev sahibinden sorularak, o tarihte sanığın ve ailesinin evde oturup oturmadığı, sanık evi tahliye ettikten sonra tutanak tarihine kadar eve farklı birinin yerleşip yerleşmediği hususunun aydınlatılması, sanığın veya ailesinin tutanak tarihinde evde oturduğunun tespiti hâlinde, kaçak/usulsüz kullanım bilgi tablosuna ve bilirkişi raporuna göre fesih sırasında sayaç üzerindeki numaratörün kaydığının belirtilmesi karşısında, bu kaymanın neden meydana geldiği, sanığın sayaca bir müdahalesinin bulunup bulunmadığı, bu hususun sayacın tüketimi doğru kaydetmesine engel olup olmadığı belirlenerek, sayaca sanık tarafından müdahale olmaması hâlinde sanığın suça konu ikâmette ne kadar süre oturduğu ve sayacı ne zamandan beri kullandığı belirlenerek abonesiz kullanım süresine göre; mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, tüketimin kayıtsız sayaçtan geçirilen miktarla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek, tüketim miktarı sayaçtan geçiyorsa sanık hakkında beraat kararı verilmesi, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğunun tespiti hâlinde ise 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanmış ise bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında usule uygun şekilde ödeme ihtarı yapılmamış olması karşısında belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog