Esas No
E. 2023/27089
Karar No
K. 2024/21187
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/27089 E.  ,  2024/21187 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/598 E., 2023/513 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme nazara alındığında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli kararında sanık hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri dışında hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği nazara alındığında Tebliğnamdeki temyiz isteminin reddi düşüncesine katılınmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2017/818 Esas, 2019/808 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/259 Esas, 2020/2640 Karar sayılı kararının "... 1-) 19/06/2018 tarihli duruşma tutanağı içeriğine göre, sanığın aynı nitelikteki suça ilişkin olarak mahkemenin 2018/238 Esas sayılı dosyasında yargılandığı ve bu dosyada sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı hususunda rapor alınmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiğinin belirtilerek bu raporun beklenilmesine karar verildiği halde, bu rapor sonucu beklenilmeden, neticesi araştırılmadan, o dosyada Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu ile, mahkeme dosyasında aynı yerden alınan raporun birbiri ile uyumlu olduğundan bahisle eksik yargılama ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu,

2.) Eylemin TCK' nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturmasına ve bu suçun uzlaşma kapsamında olmamasına rağmen gereksiz yere yapılan uzlaştırma giderlerinin sanığa yüklenilmesinin hukuka aykırı olduğu,

3.)TCK' nın 32/2. maddesi kapsamında kaldığı belirtilen sanığa CMK' nın 150/2 maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanarak savunmasının müdafii huzurunda alınması gerekmesine rağmen, bu zorunluluğa riayet edilmeden savunmasının müdafii olmaksızın alınmasının hukuka aykırı olduğu, bu durumun CMK'nun 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki kesin hukuka aykırılık halini oluşturduğu anlaşıldığından ve sanığının ve müdafiinin istinaf istemi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan CMK'nın 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına, ,..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, suçun sabit olduğuna ilişkin olan bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/259 Esas, 2020/2640 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2021/187 Esas, 2022/643 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.