2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/18850 E. , 2025/3791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "suç tarihinde sanığın olayın olduğu ilçede bulunmadığına, sanığın inceleme dışı sanık ile birlikte suça konu bilgisayarı sattığı kabulünün hırsızlık suçunu işlediğini göstermediğine, diğer sanığın suç atmasından başka sanığın mahkûmiyetine yeterli delilin bulunmadığına, malın değerinin azlığının göz önünde bulundurulmadığına ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun şikâyetçiye iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da, inceleme dışı sanık ...'un şikâyetçinin ikametinden çalınan bilgisayarı sattıkları yeri göstererek soruşturma aşamasında iadeyi sağladığı, ancak söz konusu eşyaları satın alan 3. kişi olan ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi nedeniyle, suça konu eşyası satın alan kişinin kötü niyetli olduğunun kabulünün gerekeceği, bunun sonucu olarak da, sanıkların satın alandan elde ettikleri para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesinin gerekeceği, dosya kapsamında bu duruma dair bir beyan veya belgenin olmaması karşısında, inceleme dışı sanık hakkında hatalı bir şekilde yapılan etkin pişmanlık indirimin, sanık ... hakkında verilecek cezada da yapılması sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki hırsızlık suçu yönünden bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye kısmen uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.