Esas No
E. 2025/4021
Karar No
K. 2025/8180
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2025/4021 E.  ,  2025/8180 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/46 E., 2024/160 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/18152 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 151. maddeleri kapsamında işlenen suçlar için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında,

Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkumiyetine konu Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2007 tarihli karar tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 23/02/2024 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13/01/2010 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 27/11/2013 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, geriye kalan 12 yıl 1 ay 19 günlük süre boyunca zamanaşımı süresi işlemek suretiyle 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin ve yine anılan suçlarından 19/08/2007 tarihinde işlenmesi karşısında da 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süreninin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,

2.Dosya kapsamına göre; sanığın mağdura ait 34 ZD 273 plaka sayılı otomobilin teyip ve kolonları çalarken otomobile zarar verdiğinden bahisle mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilmiş ve mahkemece de bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyaya, bu suçu işlemek amacıyla zarar verme eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanığın hırsızlık kastının suça konu otomobildeki teyip ve kolonlara yönelik olduğu, söz konusu otomobile zarar verilmesine yönelik eylemin ayrıca cezalandırılamayacağı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan açılan kamu davasından dolayı sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesine olay günü 34 ZD 273 plakalı otomobiliyle gelen şikâyetçinin, hastane civarına park ettiği otomobilini, gündüz vakti bıçakla kapısını açtıktan sonra düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp çalan hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.01.2010 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 27.11.2013 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, hükümlü hakkında verilen 18.10.2007 günlü ilk mahkûmiyet karar tarihinden, 23.02.2024 olan mahkûmiyet (hüküm açıklama) tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması Kanun’a aykırı olup 1 No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2024 tarihli ve 2024/46 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 1 No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla 2 No.lu kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog