2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/2726 E. , 2025/6424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2023/6151 Esas, 2024/13977 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2025 tarihli ve 2-2021/131424 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinin 2. cümlesinde belirtildiği üzere, süre aranmaksızın yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Suçu gece vakti işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında aleyhe temyiz bulunmayan davada, koşulları oluştuğu hâlde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması hususunun, başka bozma nedeni bulunmaması durumunda eleştiri konusu yapılarak hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, gece vakti işlendiği anlaşılan hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün BOZULMASINA karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 765 sayılı Kanun’un sisteminde, suçun temel şekline göre cezanın artırılmasını veya azaltılmasını gerektiren hususlara "ağırlaştırıcı sebepler" ve "hafifletici sebepler" denilmekte iken 5237 sayılı Kanun’da, suçun temel şekline göre cezanın artırılmasını veya azaltılmasını gerektiren nedenler nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK’nın bazı maddelerinde suçun nitelikli hâli için, bağımsız yaptırım öngörülmüş iken (örneğin; 94/2-3, 106/2, 109/2, 149/1. maddeleri), bazı maddelerinde suçun temel şekli için belirlenen cezanın belli oranlarda artırılması yöntemi tercih edilmiş (örneğin; 86/3, 102/3, 103/3-4, 109/3. maddeleri), bazılarında ise suçun nitelikli hâlleri için hem bağımsız bir ceza öngörülmüş (örneğin; 109/2. maddesi), hem de aynı maddenin müteakip fıkralarında yer alan nitelikli hâller için cezanın belirli bir oranda artırılması esası kabul edilmiştir. (örneğin; 109/3. maddesi)
Kanunda, suçun nitelikli hâlleri için bazı maddelerde bağımsız bir ceza öngörülmesi, bazılarında ise cezanın belirli bir oranda artırılması esasının benimsenmesi, uygulamada bir takım zorluklara neden olsa da, bu tercih bütünüyle kanun koyucunun takdiridir. Bununla birlikte bu takdir, kanunda cezanın belirli bir oranda artırılmasının öngörüldüğü hâllerin nitelikli hal olmayıp ağırlaştırıcı neden olduğu anlamına da gelmemektedir.
Kanun koyucu, 5237 sayılı TCK'da, özel hükümlerin yanı sıra genel hükümlerde de suçun nitelikli hâllerine ilişkin düzenlemeler yapmış, bu bağlamda TCK'nın 66. maddesinin 3. fıkrasındaki; “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.” düzenlemesi ile, ister bağımsız bir yaptırım öngörülmüş olsun, isterse belirli bir oranda artırım yapılması yöntemi tercih edilmiş olsun, dava zamanaşımı süresinin daha ağır cezayı gerektiren tüm nitelikli hâller göz önüne alınarak belirleneceğini hüküm altına almıştır.
Bu açıklamalar ışığında irdelenmesi gereken somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, inceleme dışı yaşı büyük suç ortağı birlikte olay gecesi saat 21.41 sıralarında, Talat Tömekçi İlköğretim okulundaki, şikâyetçinin işlettiği kantine kilitli bulunan PVC kapısının asma kilidini kırıp zarar vererek girdikten sonra kantinden toplam 20 - 30 TL civarında bozuk parayı çalması şeklindeki eylemi için mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi uygulanmaksızın kurulan mahkûmiyet hükmünün, suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizce, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına ve anılan hüküm aleyhine temyiz istemi bulunmadığından, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, zira atılı hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinin nitelikli hâl olduğu ve bu durumda anılan hususta eleştiri yapılarak hükmün onanmasının mümkün bulunmadığı değerlendirilmekle, Dairemizin anılan ilâmı usûl ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE,
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.