Esas No
E. 2025/3705
Karar No
K. 2025/7747
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2025/3705 E.  ,  2025/7747 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/1635 E., 2025/62 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
SUÇ TARİHLERİ: 26.10.2022 ve 29.10.2022
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, beraat (mala zarar verme suçu yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, ret, onama, bozma

I. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan (İlk

Derece Mahkemesince) kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekili tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen 13.11.2024 tarihli beraat kararına karşı, katılan vekilince 18.12.2024 havale tarihli dilekçe ile istinaf isteminde bulunulduğu hâlde anılan hüküm yönünden Bölge Adliye Mahkemesince herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen 13.11.2024 tarihli beraat hükmü yönünden katılan vekili tarafından yapılan temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince incelenerek esastan karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II. Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 08.01.2025 tarihli ve 2024/1635 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararının sanık ve müdafîî tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafiinin 10.02.2025 tarihinde kanunî süresi içinde sunduğu temyiz dilekçesinden sonra, sanığın 27.03.2025 tarihli dilekçe ile hakkında verilen cezaların onaylanmasını istediği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

III. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 296/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

IV. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, meydana gelen zararın ağır olduğuna, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun üst sınırdan cezalandırılmalarına ve haklarında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleneceğini bilmeden olay yerinde bulunduğuna, hata hükümlerinin uygulanarak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin unsurlarının oluşmadığına, eylemin teşebbüs aşamasına dahi geçmediğine, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine; sanık ...'ın temyiz isteminin, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun dosyalarının birleştirilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17/3. maddesi gereğince davaların birlikte yürütülmesinde mahkemelerin uygun bulması şartıyla yargılamanın her aşamasında birleştirme kararı verilebileceği, birleştirilen davaların genel mahkemelerde görüleceği, 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesi ile Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun 13.10.2015 tarih, 2015/6-221 Esas ve 2015/310 Karar sayılı ilâmı gereğince; on sekiz yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocukların duruşmalarının kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı anlaşılmakla, birleştirme kararından sonra oturumların kapalı yerine açık yapılması giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Suç tarihleri "26.10.2022 ve 29.10.2022" tarihleri olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak sadece 29.10.2022 tarihinin gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. a-) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık ... ve müdafii tarafından; sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekili ile sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

b-) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 20. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.11.2018 tarih 2016/6-986 Esas - 2018/554 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlettirilmemesi hâlinde buna ilişkin gerekçenin kararda belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk yönünden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 88. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.