15. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/661
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/02/2025
NUMARASI: 2025/5 Esas, 2025/141 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın feragat sebebiyle reddine dair verilen karara davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkili şirket ile davalı arasında 17.05.2023 tarihinde, ... numaralı sözleşme imzalandığını, müvekkilinin işbu sözleşme ile Diyarbakır İli Bağlar İlçesi ... Mevki 3.Etap 1250 Adet Konut İnşaatı İle Altyapı Ve Çevre Düzenlemesi Projesi kapsamında 15 adet 4 duraklı ve 51 adet 5 duraklı asansörün yapımı ve montajının anahtar teslimini üstlendiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, tüm asansörlerin üretimi, montajı, testleri ve yeşil etiket alımı süreci başarıyla tamamlandığını, geçici kabullerinin yapıldığını, sözleşme konusu 66 asansörün tamamının yeşil etiketinin alındığını ve tescil işlemleri için evrakların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tarafına yükletilen işin kusursuz ve eksiksiz şekilde yerine getirilmiş olmakla sözleşme ile ödenmesi gereken bedellerin davalı şirket tarafından ödenmediğini, öyle ki Müvekkili şirket tarafından ... nolu sözleşme uyarınca yapılan iş için toplam altı adet fatura düzenlendiğini, fakat davalı şirket tarafından faturaların hakediş raporlarının gönderilmediğini, davalı şirket tarafından KDV dahil 7.505.475,84.-TL tutarında alacağa ilişkin hakediş raporunun düzenlenmediğini, müvekkili şirketin, söz konusu hakedişlerin kesilmemesi neticesinde yapmış olduğu sözleşmesel iş neticesinde ödenmesi taahhüt edilen alacağına da fatura kesemediğini, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğni, sözleşme konusu işin tamamlanmış ve hizmetin ifa edilmiş olduğunu, davalı tarafa bu nedenle ihtarnameler gönderildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnameler ve yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması nedeniyle davalı şirket aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ... Nolu sözleşmeden kaynaklı kısmi alacağın tahsili istemli olarak İstanbul ...İcra Dairesi ...
E. Sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek , davanın kabulü ile ;
öncelikle taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yapılan işin tespiti ile alacak miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini, İstanbul ...İcra Dairesi ...
E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili , iş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığından ötürü hukuken iş ortaklığı aleyhine, gerçeklere ve hukuka aykırı olarak açılan öncelikle husumet ehliyeti ve dava şartı yokluğundan usulden reddine davacı tarafça ...'na karşı arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, adi iş ortaklığını oluşturan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş ile ... Yapı A.Ş.'ye husumet yöneltilmediğini, dolayısıyla ortada iş bu dava açısından geçerli bir arabuluculuk da bulunmadığını, bu yönden davanın usulden reddi gerektiğini belirterek aksi halde tüm usule ve esasa ilişkin nedenlerden ötürü tümden davanın reddine, davacı tarafın iş bu davayı kötüniyetle açmış olduğundan dolayı %20 den az olmamak üzere "kötüniyet" tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , davaya konu İstanbul ...İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 300.000,00- TL'lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 26/11/2024 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 27/11/2024 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı, Davacı vekili 25/02/2025 tarihli göndermiş olduğu dilekçede; gördükleri lüzum üzerine icra dosyasındaki asıl alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla davadan feragat ettiklerini, yokluklarında karar verilmesini talep ettiği , 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın rızası aranmadığı, Yapılan açıklamalar ışığında, dosya arasında bulunan davacı vekiline ait vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu gerekçesiyle ; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında , feragat nedeniyle davanın reddi kararında hukuka aykırılıklar bulunduğunu , feragat beyanının şarta bağlı olarak yapıldığını , bunun yasaya aykırı olduğunu , feragat beyanı kabul edilse bile bunun davaya konu icra dosyasından da feragat edildiği anlamına geldiğini , gerekçeli kararda bu hususun değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu , vekalet ücreti ve yargılama giderinin hatalı tespit edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici davalı ... sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ile davalı arasında 17.5.2023 tarihli sözleşme olduğunu , 66 adet asansörün yapıldığını , yeşil etiketlerinin alındığını , ancak davalının bedelini ödemediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , davanın iş ortaklığına açılamayacağını , husumeti olmadığını , ortaklara açılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme ise davacı vekilinin 25/02/2025 tarihli göndermiş olduğu dilekçede; gördükleri lüzum üzerine icra dosyasındaki asıl alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla davadan feragat ettiklerini, yokluklarında karar verilmesini talep ettiğini belirterek feragat sebebiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin şarta bağlı feragat yapması mümkün değildir. Bu sebeple eldeki davada davacı vekilince yapılan feragat HMK'ya göre geçerli değildir. Kaldı ki davalı olarak ...na karşı davacı vekilince dava açılmıştır. İş ortaklığının taraf ehliyeti mahkemece resen öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Belirttiğimiz sebeplerle yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından , davalı vekilinin istinaf talebinin usulden kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.