Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/06/2022

NUMARASI :

DAVACI: ... -...
VEKİLİ: Av. ...-
DAVALI: ... -

...

VEKİLİ: Av. ...-
DAVA: Ortaklıktan Çıkma
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 14/12/2023

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/06/2022 tarih,... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili, davalı şirket 2 ortaklı olup, müvekkilinin % 20 hisse sahibi kurucu ortağı olduğunu, davalı şirketin hesaplarındaki mevduatların, dava dışı diğer ortak Muharrem Demirdüzen tarafından şahsi hesaplarına aktarıldığını, bu şekilde şirketin aktiflerinin azaltılarak şirketin sermayesinin diğer ortak tarafından kar payı dağıtılmadan kullanıldığını, gerçekte yapılmayan işler ve alınmayan hizmetler için faturalar temin ederek şirket kayıtlarına işlediğini, şirkete ait makineleri değerinden çok daha az bedeller göstermek suretiyle muvazaalı satışlar yaparak şirket aktifinden çıkarmaya çalıştığını ileri sürerek davacının davalı limited şirket ortaklığından çıkmasına ve çıkma payı olarak fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL çıkma payının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, 31/05/2022 tarihli dilekçesi ile 10.000,00TL çıkma payı alacağı taleplerinin 341.008,20TL artırarak 351.008,20-TL’ye hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının şirket hesapları ile ilgili tüm bilgi ve belgelere sahip olduğunu, tüm ödemelirin kayıt altında olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirkette %20 oranında pay sahibi olduğu, davalı şirketin diğer ortağı ...'in şahsi hesaplarına paraların aktarıldığını ileri sürerek haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesini talep ettiği, davalı şirket defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, şirkete ait paraların diğer şirket ortağı ... hesaplarına gönderildiği, şirket yönetiminde şirket müdürünün özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının şirket ortaklığından çıkmasında haklı olduğundan şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine ve şirketin malvarlığının ve çıkma payının 351.008,20 TL belirlemdiği, bu miktara muacceliyet tarihi olan karar tarihinden itibaren avans faizi işletildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 351.008,20 TL çıkma payı alacağın karar tarihi olan 28.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekilinin istinaf sebeplerinde özetle; davacının şirket hesap ve işleriyle ilgili herhangi bir bilgi alamadığı iddialarının asılsız olduğunu, kaldı ki davacı huzurdaki davayı açmadan evvel bilgi alma hakkını kullanmak için herhangi bir girişimde bulunmadığını, kar dağıtımı yapılmadığına ilişkin iddiaların da dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, haklı neden bulunduğunun ispat edilemediğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, müvekkili şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yılları kâr-zarar bilançosu birbirine eşit olduğundan, davacının talep edebileceği çıkma payı mevcut olmadığını, ayrıca davacının şirketin kuruluşunda taahhüt ettiği 20.000 TL'lik sermaye borcunu ödemediğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.'nın 638/2.maddesi uyarınca haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkma isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacının çıkma talebi TTK.'nın 638/2.maddesine dayalı olup, davacı, çıkma için haklı sebeplerin mevcut olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Anılan maddede haklı sebeplerin neler olduğu tanımlanmamış ve sayılmamıştır. Hangi sebeplerin haklı sebep olduğu konusunda kollektif şirketlere ilişkin TTK.'nın 245.maddesindeki tanımdan kıyasen yararlanmak mümkündür. Anılan maddedeki tanımlamaya göre, haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkansız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır. Aynı maddede örnek kabilinden bazı haklı sebep halleri sayılmış olmakla birlikte bunlar sınırlı değildir. Burada sayılan örneklere göre bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı üstüne aldığı şirket işlerini yapamayacak duruma gelmesi gibi haller haklı sebepler olarak sayılmıştır. Ancak asıl tanım yukarıda açıklandığı şekilde birinci fıkrada yapılmıştır.

Bu hukuki açıklama ışığında somut olayda, davalı şirketin Garanti Bankası nezdindeki hesabından 2019 yılında toplam 464.056,57 TL'nin; İş Bankasındaki hesabından da 2020 yılında 601.374,03 TL'nin davalı şirketin diğer ortağı ...’in şahsi banka hesaplarına aktarıldığı, bu bedellerin şirket iş ve işlemleri için harcandığının ispat edilemediği, şirket yönetiminde yapılan usulsüz işlemler, özensiz ve eşitsiz uygulamalar dolayısıyla davacı ortak yararına haklı çıkma sebeplerinin somut olayda oluştuğu, davacının sermaye koyma borcunu ifa ettiği, ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değer bilançosu öz varlığına göre gerçek (reel) değerinin tespit edildiği, hükme esas alınan ayrılma payının belirlenmesine ilişkin alınan 05.05.2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun davalı vekiline tebliğ edilmesine karşın rapora karşı herhangi bir beyanda ve/veya itirazda bulunulmadığı, davacı lehine kazanılmış usulü haklar ve özellikle davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının ek raporda karşılandığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.977,37 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 5.994,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.983,03 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3.İstinaf yargılama giderleri davacının gider avansından karşılandığından 9,00TL tebligat masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.14/12/2023 ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye*

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog