17. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1040
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2022
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
...
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkili kurum tarafından yapılan incelemede ... numaralı aboneliğe ait su borcunun ödenmediği tespit edilmiş ve bunun üzerine dava dışı ...'a borç bildirim yazısı gönderildiğini, dava dışı ...'ın borcun kendisine ait olmadığını, 04/01/2014 tarihinde taşınmazı satın aldığını ve borcun kullanıcısı olmadığı itirazında bulunduğunu, müvekkili kurum tarafından yapılan incelemede önceki dönemde taşınmazın davalıya ait olduğu ve davalı tarafından taşınmazın bulunduğu adreste düğün salonu olarak işletmesine 06/05/2010 tarihinde ruhsat aldığı, dolayısıyla su borcunun davalıya ait olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından borcun ödenmemesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak söz konusu takibe itiraz edildiğini belirterek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin, takip tarihi itibariyle 68.517,71 TL asıl alacak, faiz ve ferileri üzerinden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "....Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacının hizmet sözleşmesi nedeni ile alacağının ödenmemesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine ... Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun talep edilen borca, takibe, ve ferilerine itiraz edildiği, bu nedenle takibin durmasına karar verildiği, dosyaya ibraz edilen bilimsel ve hüküm tesisine elverişli bilirkişi raporuna göre;davalının dava konusu adresi kullanımı hususları da göz önünde bulundurulduğunda heyetince davalının işyerini kullanılmaya başladığı ilk anlarda endeks okunmasına bağlı olarak tahakkuk etmiş 01/03/2010-16/09/2010 tarihleri arasındaki tüketim miktarının referans alınıp, buna göre de ihtilafsız tüketim olarak değerlendirilip, tespit edilen günlük ortalama tüketim miktarının endeks okunmayan döneme uyarlanması ile de 16/09/2010-18/01/2012 tarihleri arasındaki davalıya ait su sarfiyatı miktarının bulunarak davalı borcunun hesabının yapılmasının uygulama şartları ile işin tekniği açısından daha hakkaniyetli olacağı yönünde kanaat oluştuğu, açıklanan ve yapılan hesaplama sonucunda ise davalının sorumlu olacağı bedelin 797,53 TL olduğu ve davaya konu faturanın son ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasındaki gecikme zammı ile birlikte davalının sorumlu tutulabileceği bedelinde 1.721,39 TL olacağı belirtilmiş olmakla; Davanın kısmen kabulüyle; Merkezi Takip sisteminin ... esas sayılı takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 797,53 TL asıl alacak, 923,86 TL işlemiş fiz olmak üzere toplam 1.721,39 Tl üzerinden toplam alacak üzerinden devamına, Fazlaya yönelik talebin reddine,
Davacı vekiline yasal koşulları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin reddine..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Mahkemece 1.3.2010 ve taşınmazın satıldığı belirtilen 18.01.2012 tarihleri arasındaki zaman dikkate alınarak hesaplama yapıldığını 29.04.1993 tarihli esnaf sanatkar sicil tasdiknamesine göre davalının, esnaf sicile kaydını bildirdiği adres "... müzikhol, ... mah... sk. no:4/d ..." adresinin uyuşmazlığa konu adres olduğunu, davalının 29/04/1993 den itibaren belirtilen adreste olduğunu, davalının abonelik üzerinden gerçekleşen kullanımdan sorumlu olduğunu, davalının 1993 yılından bu yana söz konusu adreste olduğu dikkate alındığında esasında dava konusu borcun tamamının davalıya ait olduğunu, yine taşınmazın satıldığı belirtilen 18.01.2012 tarihinden sonraki dönemlerinde hesaplanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen yerin düğün salonu olduğunu, tüketimin fazla olduğunu, Abone sahibi ya da fiili kullanıcının sayaç aboneliğini sonlandırmadan terk etmesi halinde sorumluluğunun devam edeceğinin ... Tarifeler Yönetmeliği ile belirlenmiş bir durum olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVALI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Düğün salonu olarak işletilen bir yerin su tüketiminin yıllarca düşük meblağlarda seyrederken kurumun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmesi sonucunda afaki bir su tüketim bedelinin ortaya çıkarılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple sayacın arızalı olma ihtimali gözetilmeksizin ihtimallere dayanarak davacı kurumca su tüketim bedelinin müvekkilinin üzerine bırakılmaya çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 18/01/2012 tarihinde dava konusu aboneliğin bulunduğu taşınmazın 3.kişiye satıldığını, satış esnasında da tüm borçların kapatıldığını, satış işleminden sonra taşınmazda oluşan su abonelik borçlarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yine müvekkilinin taşınmazın işletmesini 31.12.2011 tarihinde kapattığını, 2012 Ocak ayında yurt dışına çıktığını, yapılan tüm bu abonelik kapatma işlemlerini kayıtlarında bulamayan davacı kurumun müvekkilinin evvel dönem su harcamaları doğrultusunda bir kısım fatura bedeli ödemesine sebebiyet verdiğini, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Su kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça davalı hakkında davalı tarafından işletilmekte olan düğün salonuna ilişkin su kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Merkezi Takip Sistemi'nin ... Esas sayılı üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrinde yer alan borca süresi içinde itiraz etmesi üzerine davacı ... tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 20/10/2022 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile "Davanın kısmen kabulüyle; Merkezi Takip sisteminin ... esas sayılı takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın 797,53 TL asıl alacak, 923,86 TL işlemiş fiz olmak üzere toplam 1.721,39 Tl üzerinden toplam alacak üzerinden devamına, fazlaya yönelik talebin reddine, davacı vekiline yasal koşulları oluşmayan icra-inkar tazminatı talebinin reddine" karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca; abonelik üzerinden gerçekleşen su tüketimi nedeniyle tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinden, abone ve fiili kullanıcı müteselsilen sorumlu olup fiili kullanıcının sorumluluğu kullandığı miktarla sınırlıdır.
Dosyanın incelenmesinde; icra takibinin dayanağı olan su faturasına konu taşınmazın 02/03/2010 tarihinde davalı tarafından satın alındığı, 18/01/2012 tarihinde dava dışı ... isimli kişiye satıldığı, aynı yere ilişkin olan ... nolu abonelikte Ağustos 2010-Ocak 2014 dönemleri arasında kayıtlı abonenin dava dışı ... olduğu, davalı adına mevcut bir abonelik kaydının bulunmadığı, davalının 06/05/2010 tarihinde faturaya konu adrese ilişkin olarak düğün salonu olarak işyeri açma ruhsatı aldığı, 31/12/2011 tarihinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne mükellefiyet kaydının silinmesi talebinde bulunduğu, bu bilgiler dikkate alındığında davalının su kullanımına ilişkin adreste 02/03/2010 - 18/01/2012 tarihleri arasında abone olmadan fiili kullanıcı durumunda olduğu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca abonelik üzerinden gerçekleşen su tüketimi nedeniyle tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinden fiili kullanıcı olan davalının yalnızca kullandığı miktar kadar sorumlu olduğu, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 31/05/2022 tarihli raporun da bu kanaat doğrultusunda ve ihtilafsız döneme ilişkin alınan endeks ortalamaları dikkate alınarak düzenlenerek davalının sorumlu olduğu bedelin 1.721,39 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun nedenlerini açıklayıcı, yüksek mahkeme denetimine elverişli, gerekçeli olduğu anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6.Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/06/2025 ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)