3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2024/168 E. , 2025/1397 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davalının, müvekilinin iletişim operatörü olduğunu, müvekkilinin telefonuna başka bir telefonun yönlendirildiğini, yönlendirmeyi yapan telefonun da müvekkiline husumeti olan bir kişiye ait olduğunu, yine müvekkilinin numarasının da başka bir numaraya yönlendirildiğini, müvekkilinin bu durumu kendisine şüpheli mesajlar geldiğinde anladığını, müvekkilinin rızası olmadan kolaylıkla yönlendirme yapılabilmesinin ciddi bir güvenlik zafiyeti olduğu, müvekkilinin o zamana kadar telefonuyla yaptığı tüm bankacılık işlemlerinden şüphe eder hale geldiğini, bu durumun özel hayatını etkilediğini, nişanlısı ile arasının açıldığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin hiçbir hukuka aykırı eyleminin olmadığını, yönlendirmenin müvekkili tarafından yapılmadığını, davacının maddi zararını açıklamadığını ve delil de sunmadığını, davacının telefonunun bir başka kişiye yönlendirilmediğini, başkasının telefonunun davacının telefonuna yönlendirildiğini, kendi telefonu yönlendirilmemiş olduğundan mesajların sadece davacının telefonuna geldiğini, davalının bankacılık işlemleri anlamında zarara uğramasının mümkün olmadığını, davacı üzerine kayıtlı 7 hat bulunduğunu, davacının savcılık şikayeti üzerine müvekkilince yapılan inceleme üzerine dava dışı abonenin (0535.....88) nolu hattına gelen smsleri, SMS Plus hizmetini kullanarak davacı adına kayıtlı olan (0535.....49) nolu hata yönlendirdiğinin anlaşıldığını, SMS Plus hizmetinin müvekkilinin abonelerinin SMS lerini yönlendirmek istenmeyen SMS leri engellemek SMS leri arşivlemek ve mesajların sonuna imzalarını eklemek için kullandıkları bir servis olduğunu, müvekkilinin buna bir dahilinin olmadığını abonelerin kendilerince yapıldığını, bunun davacı tarafından savcılık beyanında da dile getirildiğini, 6888 nolu hattın sahibi olan Cemile Dizyörür’ün savcılık dosyasında davacının kendisine suç atabilmek için telefonunu alarak yönlendirme yaptığından şüphelendiğini beyan ettiğini, sonuç olarak bu yönlendirme işleminin davacı veya davalının hasmı tarafından yapıldığını, davanın dayanağının olmadığını, manevi tazminat talep edebilmesinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında 17.10.2014 tarihinde Turkcell Mobil Telefon Hizmetleri Bireysel Tip Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, davacının telefonunun kendi bilgisi dışında, davalının müşteri hizmetleri tarafından 3. şahısların araması sonucunda, davacı hat sahibinin kimlik bilgilerinin verilmesi suretiyle yönlendirme yapıldığı iddiasına dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davaya konu yönlendirme hizmetlerinin, hat kullanıcısının kendi kullanımındaki ve koruması/ sorumluluğu altındaki telefon aracılığıyla hizmetin SMS/ARAMA suretiyle GSM firmasından talep edilmesi sonrası gerçekleştirilebileceği, bu nedenle davalının vermiş olduğu yönlendirme hizmetlerinden dolayı herhangi bir güvenlik zaafiyetinin olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının telefonunun üçüncü kişiler tarafından yapılan yönlendirme işlemlerinde davalı şirketin ayıplı hizmet verdiğinin kanıtlanamadığı, yapılan işlemlerin üçüncü kişiler tarafından yapılığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece tüm deliller değerlendirilmeden ve hatalı bilirkişi raporuyla hüküm verildiğini, iddia ettikleri hususun müvekkilinin telefonuna ihtiyaç duyulmadan müşteri hizmetleri kanalıyla basit sorulara cevap vererek numarasının başka numaralara yönlendirilebilmesi olduğunu, yönlendirmenin öğrenildiği andaki ekran görüntüsü ve tanık beyanları ile güvenlik zafiyeti olduğunun ispatlandığını, bilirkişinin de basit üç soruya verilecek cevap ile yönlendirme yapılabilmesinin güvenlik zafiyeti olduğunu kabul ettiğini, müvekkilinin eski nişanlısının müvekkilinin hattını kendi hattına yönlendirip müvekkilin whatsapp ile facebook hesaplarından eski kocasına ve kendisine hakaret niteliğinde mesajlar atarak müvekkilinin ceza almasını sağladığını, müvekkili aleyhine tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin hattının uyuşturucu satıcısına yönlendirdiğini, müvekkilinin bu sebeple tehdit edildiğini, hayatının tehlikeye girdiğini, telefon yönlendirmenin davalı GSM şirketinin hizmetlerinden biri olduğunu, davalının bu hizmeti sunarken maksimum özeni göstererek tüm güvenlik tedbirlerini almak zorunda olduğunu, basit üç soruyla yönlendirme yapılabilmesinin başlı başına bir güvenlik zafiyeti olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mobil telefon abonelik sözleşmesinden kaynaklanan güvenlik yükümlülüğünün ihlali nedeniyle uğranılan maddi manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve davacı vekilince müvekkilinin hattının, başka bir telefondan müşteri temsilciliğine bağlanılarak birkaç basit sorunun cevaplanması suretiyle başka bir numaraya yönlendirildiği, bu sayede müvekkilinin sosyal medya hesaplarına erişilerek buradan üçüncü kişilere hakaret niteliğindeki mesajlar atılması nedeniyle müvekkilinin ceza aldığı ve tazminat ödemek zorunda kaldığı, davalının verdiği hizmette güvenlik zafiyetinin olduğu iddia edilmesine karşın, 28.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda müşteri temsilciliği aracılığıyla yalnızca ses yönlendirmesi yapılabildiği, SMS ve MMS yönlendirmesi yapılamadığı için bu yöntemle sosyal medya hesaplarına erişilemeyeceğinin belirtilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.