Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/85
Karar No
K. 2025/540
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/85 Esas
KARAR NO: 2025/540
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/01/2025
KARAR TARİHİ: 02/07/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin----- Şasi numaralı-----modelli aracını dava dışı üçüncü şahıs olan -------- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile aldığını, müvekkilinin satın aldığı aracın garanti süresi kapsamında olmasından ötürü aracını yetkili servise aracının yâğ basıncı uyarısı vererek motorun olağan dışı sesler çıkartarak arızalanmasına müteakip, aracını hemen ----- bünyesindeki oto servisine tığını, müvekkilinin aracın garanti süresi kapsamında olmasından ötürü ücretsiz onarım hakkını kullanmak istediğini beyan ettiğini, yetkili servis, aracın arızasını gidermek amacı ile yapacağı servis işlemlerini tespit ettikten sonra müvekkilinden onarım/ servis hizmet bedeli talep ettiğini, bedel talebine ilişkin olarak ise aracın mevcut arızadan önce yağ bakım işlemlerinin yetkili servis haricinde yapıldığının beyan edildiğini, müvekkilinin aracı satın aldığı tarihten itibaren bütün periyodik bakımlarını yetkili serviste yaptırdığını, müvekkili nakliye işi yaptığından ötürü araç ile nakliye sırasında aracın yağ bakımlarının yapılmasına rağmen araçta tekrardan yağ bakımı ile ilgili sıkıntı oluştuğunda yetkili servisi arayarak durumu izah ettiğini, yetkili serviste ---- onarım yapan bir servisten aracın yağ bakımının yapılmaksızın garanti sözleşmelerine aykırı olmayacağını beyan ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine ------- aracın yağ bakımını yaptırdığını, aracın bakımının yapıldığı tarihten sonra aracı, iki kez| şikayet edilen araç servisine 140 bin km ve 160 bin km periyodik bakımları için götürdüğünde ise araçta ---- yapılan işlemin garanti sözleşmesine aykırılık teşkil etmemesi nedeni ile garanti kapsamında aracın bakımlarının yapıldığını, işbu hususun, -----yapıldığı esnadaki km kaydı ile şikayet edilen servis de daha sonraki vakitlerde garanti kapsamında yapılan onarımların km kayıtları karşılaştırıldığında da anlaşılacağını, lakin şikâyete konu arızadan dolayı ücretsiz onarımı talep edildiğinde ise aracın yetkili servis harici yağ bakımı yapıldığından bahisle ücretsiz onarım talebinin kabul edilmediğini, söz konusu ayıpların, müvekkilinin aracı kullandığından beri sık sık oluşmakla birlikte servisin mevcut arızadan önce müvekkilinin aracı garanti kapsamında onarım talebini kabul ettiği halde mevcut onarım talebini dürüstlük ve hukuka aykırı şekilde reddeddrek müvekkilinden haksız onarım bedeli tahsil ettiğini, müvekkilinin aracın bir müddet serviste kalmasından sonra kendisinden talep edilen bedeli ödemeye mecbur bırakıldığını, zira müvekkilinin onarım işlemi için bir hayli zaman beklediğini, bu süreç içerisinde işlerinin aksadığını, aracı çekici ile yetkili servisten alarak başka bir servise götürmesi ve buna bağlı olarak çekici ücreti ödeyecek olması, götürdüğü serviste araçta oluşan kusurların tespiti için bekleyecek olması, aynı şekilde onarım için tekrardan sıra bekleyecek olması ve araçtaki ayıbın giderilmesi durumunda onarımın hizmetinin kalitesinden şüphe duymasından ve maddi olarak da fazla külfet çekeceği için araçtaki ayıbın giderilmesi için mecbur olarak servise onarım ücretini ödediğini, müvekkilinin söz konusu bedelini ödemesine rağmen araçtaki arızaların tam olarak giderilmediğini, halen daha aracın motorundan kaynaklı arıza ışıklarının araçta yandığını, kaldı ki araca takılan birkaç parça ürünün de orijinal ürün ile değiştirilmediğini, aracın triger kayışında hiçbir problem olmamasına rağmen yetkili servis sırf müvekkilinden daha fazla ücret alabilmek için arızaya sebep olmayan parçaları da değiştirerek müvekkilinden haksız kâzanç da elde ettiğini belirterek öncelikle haklı davanın kabulüne, müvekkilinden onarım/servis hizmeti bedeli olarak alınan 133.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

:Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkeme açısından davacının tacir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın ithalatçı -------satıcı bayiye ihbarını talep ettiklerini, usuli itirazları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin, ------ marka araçların üreticisi ya da ithalatçısı olmayıp yalnızca araçları ithalatçı firmadan temin edip satan ve yetkili servis hizmeti veren bir bayi olduğunu, ----marka araçların --- ithalatçısının ------- olduğunu, araçların garanti kapsamında onarımının yapılıp yapılmayacağı ve yedek parça tedarik süreci gibi hususların ------ sorumluluğunda olduğunu, davacının malın ayıplı olduğunu iddia ederek yapılan onarımın ücretsiz olması gerektiğini, ücretsiz onarım hakkını kullanamadığını, bu sebeple onarım bedelinin kendisine iade edilmesini talep ettiğini, ayıplı mal iddialarıyla ilgili taleplerden satıcı ve ithalatçının sorumlu olduğunu, dava konusu aracın müvekkili şirket bayisinden satılmadığını, müvekkili şirketin yalnızca servis bakım onarım hizmeti sağladığını, dava konusu aracın periyodik bakımlarının eksik olduğunu, davacının aracının garanti kapsamında işlem görebilmesi için 20.000 Kilometrede bir veya her yıl zamanında ve yetkili servislerde periyodik bakımının yapılmış olması gerektiğini, bu şartın üretici firma tarafından belirlenen bir şart olduğunu, onarımın garanti kapsamında yapılıp yapılmamasına da aracın ------- garanti ve teknik biriminin karar vermesi gerektiğini, müvekkili şirketin yetkili servisinin de iş bu kararla bağlı olduğunu, dava konusu aracın periyodik bakımlarının eksik olması sebebiyle ----- tarafından söz konusu onarımın, garanti kapsamına alınmadığını, bakım ve revizyon kurallarına uyulmaması halinde karşılaşılan sorunların üretici garantisinin kapsamı dışında kalacağının ----- sayfasında yer aldığını, davacının aracı------- model olup söz konusu onarım yapıldığı sıralarda 180.000 km civarında olduğunu, aracın 200.000 km'ye ulaşmış olması da kısa sürede çok fazla kullanıldığı ve periyodik bakımının aksatılmış olmasının bu arızaya sebebiyet verdiğinin ortada olduğunu, davacının müvekkili şirketin vermiş olduğu servis hizmetine ilişkin takılan parçalarla ilgili iddiaları asılsız olup gerçeği yansıtmadığını, dava konusu araç, dava konusu arızadan önce bakım ve onarım işlemleri için başka servislerden hizmet almış olup bu servislerin yetkili olup olmadığı ve bu servislerde ne tür işlemler yapıldığının önem arz ettiğini, davacının talep ettiği faize ve faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek davanın usulden reddine, mahkememize aksi kanatte ise usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, davacıdan alınan araç onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. ---- yazılan yazıya cevap verildiği, davacı ------ gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği,---- yazılan yazıya cevap verildiği, davacının esnaf kaydının bulunmadığının bildirildiği görüldü. Davalının bağlı bulunduğu -------- ve-------müzekkereler yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulması ile buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup; ------ gelen cevapta "davacı ----gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, esnaf ve sanatkarlar odasından gelen cevapta "davacı ------ esnaf odasına kayıtlı olmadığı, vergi dairesine yazılan yazıyya verilen cevapta işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, gelir vergisine tabi ------ göre vergilendirildiği, 2. Sınıf tacir olduğu, Vergi Usul Kanunun 177. Maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerinde belirtilen hadlerin altında kaldığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ticari işletmesi olmadığı gibi tacir de olmadığı, davalının esnaf olduğu, kazaya karışan aracın cinsinin kamyonet olduğu ancak kullanımk amacının hususi olduğu bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın 6102 sayılı yasanın 4. Maddesinde düzenlenen ticari davalardan sayılmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev kuralları kamu düzeninden ve dava şartlarından olduğu için taraflar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından ve davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekeceğinden davanın görevle ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.Görevsizlik kararının kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli -------- ADLİYESİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

3.Yasal süre içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4.HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.