7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ----- tarihinde vefat etmiş olduğunu, dava dosyasına sunulu-----karar sayılı veraset ilamı/mirasçılık belgesinden de görüleceği üzere, davacıların murisi---- tarihinde vefatıyla geriye mirasçı olarak eşi ---- kalmış olduğunu, muris -----, dosyaya sunduğu teminat mektubunu davalı bankadan nakit blokaj karşılığında almış olduğunu, davalı --- davacıların murisi ----- lehine kesin ve süresiz teminat mektubu düzenlenmiş olduğunu, davalı ------ tarafından düzenlenen teminat mektubunun nakit karşılığında düzenlenmiş olduğunu, dava dosyasına banka kayıtları celp edildiğinde hesap hareketlerinden sayılı hususun anlaşılacağını, davalı ---- davacıların murisi --- çalıştığı sistemi muris----- vefatından yararlanmak suretiyle değiştirerek haksız, hukuksuz eylemler neticesinde davacıların zararına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı tarafın hukukun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğunu, davalı --- davacıların murisi ------- nasıl çalışıyor ise vefatından sonra da aynı çalışma sistemine istinaden çalışma yapması beklenirken sistemi değiştirdiğini ve usulsüz maliyetler ortaya çıkararak davacılardan bu maliyetleri tahsil ettiğini, muris ----- vefatından sonrada -----mirasçıları ile aynı şekilde, aynı şartlarda, aynı sistemde devam etmek zorundayken yükümlülüklerine aykırı davrandığını, sistemi değiştirmek suretiyle hem nakdi karşılık bloke edilmiş olmasına rağmen giderler işlettiğini hem de faiz kesintileri yapmak sureti ile davacıların zararına sebebiyet verdiğini, davalı ---- davacıların murisi --- hangi sistemde çalışıyor ise muris ----mirasçıları davacılara da aynı sistemde nemalandırmak zorunda olduğunu, davacıların uğradığı zarar, davalı banka tarafından yapılan tüm kesintiler davalı --- davacıların murisi --- müşteri numarası ile davalı ----bulunan hesaba ilişkin tüm kayıtlardan bilirkişi vasıtasıyla hesaplanabilecek olduğunu, davacıların murisi ---- müşteri numarası ile davalı ---- şubesinde bulunan hesabında Bankacılık Kanunu ve sair tüm yasal mevzuat hükümlerine aykırı bir şekilde faiz işletilmemesi ve nakdi karşılık bloke edilmiş olmasına rağmen gider ve faiz kesintisi yapılması dolayısıyla davacıların uğradığı zararların davalı ---- tahsili adına huzurdaki davanın açıldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin her işlemin yapılmadığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı --- tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, bankanın nakit blokaj üzerinde haksız şekilde kesintiler uyguladığını, mevzuata ve etik kurallarına aykırı davrandığı iddia etmekte olduğunu, Dava dilekçesinde; "Davalı ---- davacıların murisi--- çalıştığı sistemi muris ----- vefatından yararlanmak suretiyle değiştirerek haksız, hukuksuz eylemler neticesinde davacıların zararına sebebiyet vermiştir." ve hemen devamında; "Davalı --- davacıların murisi--------- nasıl çalışıyor ise vefatından sonra da aynı çalışma sistemine istinaden çalışma yapması beklenirken sistemi değiştirmiş ve usulsüz maliyetler ortaya çıkararak davacılardan bu maliyetleri tahsil etmiştir." şeklinde birtakım iddia ve açıklamalar yer almakta olduğunu, "çalışma sistemi" ile neyin anlatılmak istendiği bir merak konusu olduğunu, dava dilekçesinde birçok kez bu ifade tekrar edilmiş, ancak somut herhangi bir açıklama yapılmamış ve işbu soyut ve mesnetsiz iddiaların altının doldurulamamış olduğunu, davanın neye istinaden 100.000,00 TL üzerinden açıldığının da belli olmadığını, dava dilekçesinin neredeyse tamamında Bankalar hakkında genel bilgilere yer verildiğini, dava konusuna ilişkin açıklamalar ve ispata yarayacak noktaların eksik kalmış olduğunu, dava dilekçesinde; "Davalı bankanın, davacıların murisinin vefatından yararlanmak suretiyle bankacılık hukuku ve etik ilkeleri yok saymak sureti ile haksız ve hukuka aykırı iş ve eylemleri neticesinde davacıların zararına sebebiyet verdiği noktasında tartışma bulunmamaktadır." ifadesinin mevcut olduğunu, burada da benzer şekilde Banka aleyhine iddialarda bulunulduğunu ancak yine aynı şekilde iddiaları ispatlayacak hiçbir veriye rastlanılmadığını, Bankanın, müşterisinin vefatından fayda sağlamaya çalıştığına yönelik iddiaların ise son derece mantıksız, gerçek dışı ve bir o kadar da üzücü olduğunu, bankanın son derece sıkı düzenlemelerle denetime tabi olan, sürekli şekilde inceleme altında olan bir kurum olduğunu, özetle; huzurdaki davanın hukuki temel ve dayanaklardan yoksun bir dava olduğunu, Dava dilekçesinde sayfalarca bankalar hakkında genel bilgi verilmesinin ancak uyuşmazlık konusuna değinilmemesinin de bunu doğrular nitelikte olduğunu, teminat mektupları risk çıkış koşullarının oluşmadığını, davacı tarafın, bankanın söz konusu teminat mektupları bakımından sorumluluğunun sona erdiğine yönelik hiçbir belge sunmadığını, bir güven kurumu olan, kuruluşu ve denetimi özel rejime tabi olan bankanın asli faaliyeti gereği ve sonucunda, davacı olan müşterisinin talep ve rızası çerçevesinde yasalara uygun olarak hazırlanarak; davacı yanın rizikoları için üçüncü şahıslara, icra müdürlüklerine veya mahkemelere sunulmuş olan teminat mektuplarının kesin ve süresiz olarak tanzim edilmiş olmaları itibari ile de bankanın teminat mektubundan kaynaklı riski sona ermemekte olduğunu, teminat mektuplarının aslı olmasa dahi muhatabın tazmin talebinde bulunma imkanı bulunmakta olduğunu, davacı bankanın söz konusu teminat mektubu bakımından sorumluluğunun sona erdiğine yönelik hiçbir belge sunmadığını, tacir olan bankanın Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca verdiği hizmetler karşılığında ücret talep edebileceğinin tartışmasız olduğunu, bilindiği üzere TTK m.20: "tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır." Hükmü bulunduğunu, Ticari kredilerde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları Bankanın tacir olması sebebiyle müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri sebebiyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etmesine yasal bir engelin bulunmadığı yönünde olduğunu, davaya konu tutarların bir kısmının ---ücretleri olduğunu, --- tutarları Banka tarafından tahsil olunarak ilgili idareye aktarılmakta olduğunu, söz konusu--- tutarlarının vergi mahiyetinde olması nedeniyle işbu tutarlara ilişkin talebin muhatabının banka olmadığını, ticari faaliyetlerine dair yasal düzenlemeler çerçevesinde tahsil etmiş ücret ve masrafların iadesi için ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf, bankanın tahsil ettiği komisyon ve masrafları reddedip , kredi ve hizmetleri kullanmaktan vazgeçmemiş ve bilakis işbu bedellerin alınacağını bilerek kredi ve bankacılık hizmetlerinden faydalanmış olduğunu, davacının talebinin dayanağı olan haksız fiilin şartlarının oluşmadığını, sonuç olarak; davacının iddialarının kabul edilebilir olmadığını, bankanın tüm işlemlerini kanunlar çerçevesinde yaptığını, bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığından haksız bir fiilinin de söz konusu olmadığını, karşı tarafın ise hukuki temel ve dayanak içermeyen işbu davayı yönelterek kötü niyetli olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını açık bir şekilde gösterdiğini belirterek huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça açılan işbu davanın kanunda belirtilen usuli şartları taşımaması nedeniyle öncelikle usulden reddine, davacı tarafından açılan davanın açıkça hukuki dayanaktan yoksun olması nedeni ile haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan doğan alacak istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan doğan alacak davası olduğu, banka ile davacıların murisi arasında müşteri banka ilişkisinin ihtilafsız olduğu, taraflar arasında murisin ölümünden sonra muristen kalan hesaplar yönünden bankanın yasal mevzuat bankacılık uygulamaları nazaran davacılardan fazladan ve talepleri ve işlemleri olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez ------ tarihli bilirkişi kök raporu ve ----tarihli ek rapor tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi kök raporunda özetle; raporda“Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusuna nazaran, somut olay özelinde (2) sayılı bentte işaret edilen hususların tahkik ve ikmalinden sonra nihai rapor yazılmasının daha sağlıklı olacağı sonucuna varıldığına ilişkin heyeti olarak kanaatlerini bildirmişlerdir. Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı kapsamında yapılan inceleme sonunda; kök rapordan sonra dosyaya giren banka yazı cevaplarının yukarıda (2) sayılı bentte yapılan incelemesine nazaran, ilişkili devrelerde bildirilen faiz oranlarını esas alınması cihetine gidildiği, iddia ve savunma ile kök rapora vaki itirazların yukarıda (3) sayılı bentte yapılan incelemesinde saptanan uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik soruna nazaran, raporda (4/A) sayılı bentte işaret edilen duruma göre, davacının faiz talep hakkı olup olmadığının takdirinin mahkememize ait olduğu; raporda (4/B) sayılı bentte somut olayın yapılan incelemesi ile iddia ve savunmaya göre tespit edilen zarar devrelerine göre, (4/C-a) sayılı bentte miktar yönünden yapılan incelemeye esas hesaplama unsurlarına göre; faiz talebinde olanaklı olması ihtimalinde; raporda (4/C-b;aa) sayılı bentte yapılan hesaplamada gösterildiği üzere, 13.12.2010 tarihinin faiz başlangıcına esas alınması halinde, davacıların uğradığı karşılanmamış faiz zararının 185.327,99 TL olduğu; b) davalının zamanaşımı def'inin yerinde olduğu sonucuna varılması ihtimalinde raporda (4/C-b;bb) sayılı bentte yapılan hesaplamada gösterildiği üzere, 09.01.2018 başlangıç tarihine nazaran davacıların uğradığı karşılanmamış faiz zararının 107.192,84 TL olduğu; davacı dava dilekçesinde, her işlem tarihi itibarıyla alacağına faiz yürütülmesini istemiş ise de, hesaplama sırasında her bir devre sonunda oluşan faiz bakiyeye eklenmek suretiyle vadeli faiz hesabına aktarılmak suretiyle hesap yapıldığından talebin mükerrer nitelikte olduğu; ancak davadaki talebin niteliği itibarıyla anaparaya dönüşen alacak vasfına büründüğünden, davacının temerrüt ihtarı da bulunmadığından (TBK.m.117/1) davadaki talebin olanaklı olduğunun benimsenmesi halinde, raporda belirlenen seçeneklerdeki tutarlara 09.01.2023 dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesinin istenebileceği; işaret edilen hususlarla, tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere heyet olarak kanaatlerini bildirmişlerdir.
Uyuşmazlık davacıların murisinin mahkeme dosyasına teminat mektubu ibraz etmek için nakit blokaj karşılığı düzenlenen teminat mektubu sebebiyle davalı bankanın komisyon ve benzeri gideri talep edip edemeyeceği ve buna göre tahsil ettiği tutarın yerinde olup olmadığı, teminat mektubu riski sebebiyle nakit yatırılan ve blokajda alınan tutara vadeli faiz oranının uygulanıp uygulanamayacağı uygulanacak ise tatbik edilecek vadeli mevduat faiz oranı ile davacıya eksik ödenen faiz tutarı sebebiyle alacak miktarının ne olduğu noktasında toplanmıştır. Nakit blokaj karşılığı olsa bile davacıların murisi lehine düzenlenen teminat mektubu sebebiyle bankanın verdiği hizmet sebebiyle devre komisyon ve benzeri giderleri almasının bankacılık faaliyetine dahil olduğu ve bu ücretsiz bir hizmet düşünülemeyeceğinden davacı bankanın bu işlemden ücret kesmesinin yerinde olduğu,
Faiz talebine ilişkin olarak ise; hesap sahibi müteveffa ------ mirasçılarının 22/12/2021 tarihinde hesap bakiyesi olan 61.280,49 TL'nin tamamını çıkmak suretiyle hesabı sıfırladıkları herhangi bir ihtirazı kayıt beyanı sunulmadığı, bilindiği üzere TBK 131/f-1 göre " asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur". Davacıların anapara tutarını hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden bankadan alması sebebiyle faiz isteminde bulunamayacağından, Bu sebepler ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
3.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafça yapılmış 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7.HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanın yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025