7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/14614 E. , 2025/6534 K.
"İçtihat Metni"
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece
Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir. B. İstinaf
Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, sanığın atılı suçtan 5607 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Cezanın alt sınırdan verilmesine, hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine ve re'sen nazara alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın suç işleme kastının olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın yurt dışından usulsüz yollarla yurda getirdiği aracı kullanmaya devam ettiğine ilişkin ihbar üzerine yapılan incelemede, Gürcistan vatandaşı olan Gocha Jakeli tarafından Gürcistan 'dan Türkiye'ye turistik kolaylıklardan yararlanılarak 06.05.2017 tarihinde yurda getirilen MM...XX Gürcü plakalı aracın, çıkış süresinin 04.08.2017 tarihinde dolmasına rağmen yurtdışı edilmediği, sanığın aşamalardaki beyanlarında aracı Gürcistan'a giderek satın aldığını ve Türkiye'ye getirdiğini ikrar ettiği anlaşılmakla, sanığın suça konu aracı yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği, haricen satın alıp yurt içinde daimi olarak kullanmak amacıyla ve baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket ettiği, bu suretle eylemin ve eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ile ilgili hüküm verilinceye kadar ödeme yapabileceğinin ihtarı yerine Mahkeme tarafından verilecek makul süre içinde ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek gelecek celseye kadar süre verilmek suretiyle kanuna aykırı davranılarak sanığın yanıltılarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1-b maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. (K.D.) KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, kaçakçılık suçunun oluşmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, sayın çoğunluğun hükmün sübutu kabul edilerek yazılı gerekçelerle bozulmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Sanık ...’ın kullanımında ve adına kayıtlı bulunan suça konu Gürcistan plakalı Volkswagen Passat CC marka aracın otoparkta yakalanması üzerine, sanık ...’ın 5607 sayılı Kanunun 3/6-4. maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Dosya kapsamına göre suça konu araç sanık ... adına kayıtlı olup, en son 06.05.2017 tarihinde Gürcistan uyruklu Gocha Jakeli tarafından turistik kolaylıkyardan yaralanılarak Sarp sınır kapısından Türkiye’ye getirildiği, 04.08.2017 tarihinde sürenin dolması nedeniyle ülke dışına çıkarılması gerektiği, 04.09.2018 tarihinde sanığın otoparkında yakalandığı anlaşılmaktadır. Sanık ... savunmalarında; Gürcistan’a giderek aracı yasal yollardan satın aldığını, iki yılda bir giriş çıkış yapmasının gerektiğinin söylendiğini, rahatsız olduğu için kendisinin uçakla döndüğünü, aracın da getirildiğini, suç işleme kastının olmadığını söylemiştir.
İlk derece mahkemesi; sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinden 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş, kararın katılan Gümrük İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinden 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiştir. Yine kararın katılan Gümrük İdaresi ve sanık müdafiin temyiz etmesi üzerine Dairemiz çoğunluk görüşü ile eylemin 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesindeki kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm bozulmuştur. Öncelikle konuyla ilgili Yasa maddelerine bakmak gerekmekte olup; 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 4. fıkrası; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir. Geçici ithalat rejimi Gümrük Kanunu'nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin usul ve esaslar da Gümrük Yönetmeliğinin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir.
Gümrük Kanunu 128. maddesinde Geçici İthalat Rejimi tanımlanmış olup, “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinde tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.” Gümrük yönetmeliği madde 381. geçici ithal eşyanın ayniyeti, “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. (2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. (3) Gümrük İdareleri rejim süresi içinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.”
Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği, çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri başlıklı;
18.maddesi “(1) Gümrük İdareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir. (2) Yapılan araştırmadan sonuç alınmaması halinde, süresi içerisinde yurt dışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın Nisan-Ağustos-Aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir ayrıca 19. ve 20. maddede belirtilen işlemler yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) fıkrası “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri Noterler tarafından yapılır, Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Dava konusu olaya gelince; Dosyada bulunan aracın giriş-çıkış kayıtlarını gösterir tabloya göre, suça konu Passat CC marka otomobil en son 06.05.2017 tarihinde Gürcistan uyruklu Gocha Jakeli tarafından yurda girişi yapılmıştır. Dava konusu araç yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araca 04.09.2018 tarihinde el konulmuştur. 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 1. fıkrası “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” hükmünü taşımaktadır.
Bu açıklamalar karşısında atılı suçun oluşabilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir. Oysaki dava konusu araç dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir gümrük rejimine tabi tutulmuştur. Bu araç geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği hükümlerine göre, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altındadır. Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır. Kanımızca araç gümrük rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa kalmamıştır.
Yukarıda açıklandığı gibi, Gümrük Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir. Dava konusu araca yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçta değişen veya eksik parça bulunmamıştır. Sanığın Gürcistan’da yasal yollardan satın alıp adına kaydını yaptırması da dikkate alındığında kaçakçılık kastının varlığından da bahsedilemeyecektir.
Bu nedenlerle yasal yollarla yurda girişi yapılan, böylece gümrük rejimine tabi olup, Gümrük İdaresi'nin kontrolü altında bulunan aracı giriş ayniyetine uygun olarak, millileştirmek amacıyla hiçbir eyleme başvurmadan kullanma eyleminde (Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin istikrar bulmuş, 10.04.2014 tarih 2013/11501, 2014/8304-15.11.2012 tarih 2012/1256- 30385, 20.12.2010 gün 2008/5449 esas 2010/17020 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere), kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2022 tarih ve 2018/7-131 E, 2022/139 K sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gözetilerek beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun atılı suçun oluştuğu ve 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca mahkûmiyet gerektiğine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 07.05.2025