5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.07.2014 günü saat 19.00 sıralarında, .... istikametine seyretmekte olan kimliği belirsiz sürücü yönetimindeki, davacıya ait davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin, olay yerine geldiğinde, bölünmüş yolda karşı yol bölümüne geçerek önündeki trafiği geçmeye çalıştığı sırada, seyrine göre yolun sağındaki ... İstasyonundan çıkıp sola manevra ile .... istikametine seyretmeye çalışan ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol yan kesimine çarpması sonucu, maddi hasarla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirketin ödenmek zorunda kalınan toplam 4.034,00 TL zararın rücu edilmesine gerekçe olarak gösterdiği araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.034,00 TL haksız havale tutarının ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istirdat talebi yerinde olmayıp, davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 7. fıkrası ile istirdat talepleri için öngördüğü bir yıllık hak düşürücü süre, davacının müvekkil şirkete yaptığı ödemeyi takip eden 22.10.2015 tarihinde sona erdiğini, hak düşürücü sürenin sona ermiş olduğunu, sigortalı kamyoneti, ...'un kullandığını, ...'un sürücü ehliyetinin olmadığını belirterek müvekkili şirketin, davanın açılmasında kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı 1 yıllık hak düşürücü sürenin mevcut olduğunu ve bu sürenin dolduğunu iddia etmiş ise de kendi beyanıyla ters düştüğünü, kazaya karşan ... plakalı aracın; ehliyetli sürücü ... tarafından kullanıldığının emniyet ifade tutanakları, dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler ile sabit olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle görev ve süreye ilişkin beyanlarına yapmış olduğu itirazlarını kabul etmeyerek, davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan diğer araç sürücüsü ... ve ... ... Otogaz çalışanlarının uyuşmazlık konusu kazanın tanıkları olduğunu, kaza tespit tutanağı uyarınca kusursuz olduğu tespit edilen ... ile müvekkil şirket arasında herhangi bir rücu ilişkisi bulunmadığından ilgili kişinin beyanlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek ceza dosyasının dosyaya celbini talep etmişlerdir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Taraf tanıkları dinlenmiş ,ceza dosyaları ile kasko poliçe tutanağı celp edilmiştir.
Her ne kadar davalı yan görev itirazında bulunmuş ise de .... 12/01/2024 tarihli yazı cevabında davacının tacir kaydının devam ettiği bildirildiğinden ve aracın kapalı kasa kamyonet olması nedeni ile görev itirazının ,davanın münhasıran hak düşürücü süreye tabi olmaması nedeni ile hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamı bilirkişiye tevdii edilmiş,
05/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait ... plakalı kamyonetin kimliği belirsiz sürücüsünün, olayda %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; 17/07/2014 tarihinde davacıya ait araç ile ,dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, davacının maliki olduğu ... plakalı aracın davalı bünyesinde kasko sigortası ile sigortalı olduğu davacı yanca dava dışı aracın sigortacısına 4000 TL ödediği ancak kasko şirketinin "KTK 95.maddesine göre trafik sigorta genel şartlarının 4/c maddesi gereğince sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle ödenmek zorunda kalının tazminat bedelinin davalı yanca ödenmemesi üzerine yasal faizi ile birlikte ödenmesi için , davalı yana ihtarda bulunulduğu, mahkememizde dinlenen davacı tanık beyanlarından olay günü davacının maliki olduğu aracı Tanık ... kullandığı, her ne kadar Tanık ... ... ile ehliyetsiz sürücünün kazadan sonra yer değiştirdiğine dair beyanda bulunmuş ise de ,tanık ...'in yargılandığı .... esas sayılı dosyasında tanık ...'nin şikayetinden vazgeçmesi sebebi ile davanın düştüğü ve kararın 06/03/2015 tarihinde kesinleştiği, ,tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde , olay günü davacı araş sürücüsünü kim olduğu yönündeki çelişkili beyanlar giderilmediği , olaya ilişkin kamera kaydı da bulunmadığı, buna göre davalı ... şirketince olay günü aracın sürücüsünün ehliyetsiz kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair dosyaya başkaca delili sunamadığı , Tanık ...'in kaza tarihinde ehliyetinin bulunduğu, KTK 95.maddesi ve sigorta poliçesinin genel şartlarının davalı lehine oluşmadığı ,anlaşılarak davacı yanın ödediği tazminatın davacı yanca ödeme tarihi itibari ile davalı yan sebepsiz zenginleşmiş olduğundan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ İLE;
2.4.034,00 TL ödeme tarihi olan 22/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 68,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 358,7 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan( kabul edilen miktar nazara alınarak) 4.034,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi masrafı, 27,70 TL başvurma harcı ,68,90 TL peşin harcı ve 1.326,00 TL posta masrafı toplamı olan 3.922,6 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan 120 TL yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
7.HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)