Esas No
E. 2023/6903
Karar No
K. 2025/4184
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2023/6903 E.  ,  2025/4184 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/854 E., 2023/834 K.
SUÇLAR: Nitelikli öldürme, nitelikli yağma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Mersin 9.

Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2021/338 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile,

1.Sanık hakkında nitelikli öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-h, 53 ve 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

2.Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-d, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13.

Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/854 Esas, 2023/834 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçların unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması, aksi halde haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE

A. Dosya kapsamına göre, maktulün oğlu olan sanığın olay günü maktulün tek başına yaşadığı ikametine gidip kişisel eşyalarını alacağını söyleyerek ikamete girdiği, konuşmaya başladıkları, maktulün fuhuş yapmasından rahatsız olduğunu iddia eden sanığın olay günü de bu konu nedeniyle maktulle tartışmaya başladığı, maktulün sanığa bağırarak evden gitmesini söylediği, bu sözler üzerine sanığın maktulün kafasına yumruk atmaya başladığı, sanığın maktulün kafatasında daha önceden bir ameliyat olması sebebiyle kısmen silikon olduğunu bildiği ve ısrarla öldürme kastıyla maktulün kafasının bu kısmına yumruk atmaya devam ettiği ancak maktulün direnerek balkona kaçtığı, sanığın maktulün arkasından giderek maktulü tekrar içeri çektiği, iki eliyle boğazını sıkmaya başladığı, daha sonra bulduğu bir iple maktulün boğazını sardığı ve boğmaya çalıştığı, ipin kopması üzerine tv kablosunu maktulün boğazına sardığı, kablonun da kopması üzerine hem ipi hem kabloyu birlikte maktulün boğazına sararak odanın kapı koluna astığı, maktulün tam olarak ölmesini beklediği, öldüğünden emin olduktan sonra maktulün parmaklarında bulunan iki adet altın yüzük ile kolunda bulunan altın bilekliği aldığı, kapının zilini söktüğü, kıyafetlerini değiştirdiği, kapıyı dışarıdan kilitleyip evden ayrıldığı, kapının anahtarını da rastgele attığı, sanığın maktulden aldığı yüzük ve bileziği kuyumcuya 13.000 TL karşılığında sattığı, otopsi raporuna göre maktulün ölümünün kabloyla boğulmaya bağlı asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.

B. Nitelikli öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı meşru savunma şartlarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Dosya içeriğine göre; maktul ...'nın, sanık ...'ın annesi olduğu, olay tarihinde maktul ile tartışan sanığın, maktulü öldürdükten sonra gelişen kastla maktulün üzerinde bulunan yüzük ve bileziği aldığının anlaşıldığı olayda, sanık hakkında nitelikli öldürme suçundan hüküm kurulurken yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli hal uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, aksinin kabulüne ilişkin herhangi bir delil olmadığı halde İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın nitelikli yağma suçunu kolaylaştırmak amacıyla maktulü öldürdüğü kabul edilerek hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli halin de uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Nitelikli yağma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığın maktulü öldürdükten sonra gelişen ani kasta dayalı olarak maktulün üzerindeki yüzük ve bileziği alıp daha sonra sattığının sabit olması karşısında, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-a-h maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri suç vasıfları yönünden yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/854 Esas, 2023/834 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.05.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog