10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/11384 E. , 2025/1908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 9. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Nato-Deca sözleşmeleri gereği ... Üssünde görevli ABD Hava Kuvvetleri personelinin kendileri ve aileleri için yürütülmesi gereken sivil hizmetleri ABD Hava Kuvvetlerinden ihale ile alan işveren olduğunu, davacının 1982 yılından itibaren ve halen davalı şirkette çalıştığını, müvekkili ile aynı işyerinde aynı şartlarla açılan davaların sonuçlandığını, davacının davalı şirket tarafından işe alındığını, askeri personelin tayininin çıkması gibi hallerde oluşan boşluklarda davacının aynı hizmeti sunmak için hazır şekilde davalı şirketin talimatını beklediğini ve yeni gelen personel ile irtibatın yine davalı şirket tarafından sağlandığını, hizmet edilen askeri personelin zaman zaman değişmesine karşın iş ilişkisinin devam ettiğini, bu süreçte davacının muhatabının davalı şirket olduğunu, bu bağlamda iş sözleşmesinin bağımlılık ve devamlılık unsurlarının taraflar arasında gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalışmasının çoğunun Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini belirterek, bu sebeple 1982 tarihinden günümüze kadar Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin Türkiye'den çekildiği 2015 yılı öncesinde de hiçbir zaman müvekkilinin işçisi olmadığını, ... Üssünde ev hizmetlerinde çalışan kişilerin üsse girip çıkmalarının T.C. HKK'lığı 10. Tanker Üs Komutanlığı tarafından yürütüldüğünü, işçilerin üsse girebilmeleri için Komutanlığın izin vermesi gerektiğini, davacı ve arkadaşlarının üsse girebilmek için talimat beklediği düşünülecek olursa iş ilişkisinin davacı ile T.C. ... arasında kurulduğunun kabul edilmesi gerektiğini, dava açıldığı tarihte davacının işvereni kim ise onunla iş ilişkisinin kurulması gerektiğini, benzer dosyalarda dinlenen tanıkların davalı şirkette çalışmadıklarını ve ücretlerini davalı şirketten almadıklarını beyan ettiğini, davacının tespitini istediği süreye ilişkin talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacı tarafından müvekkili şirketin görev tanımının yanlış yapılarak mahkemeyi yanıltmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin 1988-2015 yılları arasında Türkiye Üs Bakım müteahhidi olarak görev yaptığını, Adana 1. İş Mahkemesinin 2008/512 E. sayılı dosyasında da davacı gibi ev hizmetlerinde çalışan kişilerin müvekkili şirket çalışanı olmadığına karar verildiğini, iş sözleşmesinin üç temel unsuru olan iş görme, ücret ve bağlılık unsurlarının gerçekleşmediğini, SGK tarafından hazırlanan raporlarda bile davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisi olmadığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasını dava konusu itibariyle yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, müvekkili Kurumun dava da feri müdahil olduğunu, bu nedenlerle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'nın doğum yaptığı tarih olan 07.04.1995 tarihinden önce ve sonra altışar hafta olmak üzere toplam 12 haftalık doğum izni süresi dışlanmak suretiyle, 31.12.1982 - 27.03.2015 tarihleri arasında toplam 8994 gün davalı .....Services unvanlı işverenin .... sigorta sicil numaralı işyerinde hizmet hizmet akdine tabi olarak ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirketin 1988 yılından beri Türkiye üs bakım müteahhidi olarak hizmet veren, merkezi ABD’nin Delavere/Vırgınıa eyaletinde bulunan ABD Kanunlarına göre kurulmuş, müstakil bir hükmi şahsiyeti olan ABD ortak girişim şirketi olduğunu, davacı ile arasında hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacının hukuki dayanağı olmayan iddialarının hükme esas alınamayacağını, davasını ispatlayamadığını, yeterli delil sunmadığını beyan etmektedir.
2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartlarının oluşmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 1982 yılı ile dava tarihi olan 16.12.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 1982 yılından dava tarihine kadar sürekli çalışma iddiası hakkında Mahkemece 31.12.1982 - 27.03.2015 tarihleri arasında toplam 8994 gün çalışmasının bulunduğuna dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacının davalı nezdinde 31.12.1982 tarihinden itibaren çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece beyanları hükme esas alınan tanıklardan ... ve ...'ün davalı işveren yanında çalışmalarının 01.07.1983 tarihinden itibaren başladığı, anılan tanıkların 01.07.1983 tarihinden önceki dönem yönünden bilgi sahibi olmadıkları, buna göre davacının işe başlangıç tarihinin ne şekilde belirlendiği açıklanmaksızın, Mahkemece 31.12.1982 tarihinden itibaren hizmet tespitine dair verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda Mahkemece; dosya kapsamına göre 31.12.1982 tarihinde çalışması bulunan bordro tanıklarının tespiti yapılmalı, varsa yeteri kadarının ifadesine başvurulmalı, anılan dönemde çalışması bulunan bordro tanığının tespit edilememesi halinde ise Mahkemece daha önce dinlenen tanık beyanlarına göre davacının 31.12.1982 tarihinden itibaren davalı işveren nezdinde çalışma iddiasının sübut bulup bulmadığı değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.