Esas No
E. 2022/1338
Karar No
K. 2025/5385
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/1338 E.  ,  2025/5385 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1370 E., 2021/180 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama ve uzun tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 19.525,37 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 01.09.2016 tarihinden, 25.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 38.000,00 TL ve vekalet ücretinin 6.810,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/345 Esas - 2018/370 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.08.2016-07.11.2017 tarihleri arasında 463 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklamanın infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilmesi nedeniyle bu tarihe kadar eksik aldığı tutarları idareden talep edebileceği, ihraç tarihinden tahliye tarihine kadar süre için de net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak verilmesi gerektiği, davacının duyduğu elem ve ızdırap, isnat edilen suçun ağırlığı, davacının sosyal statüsü, mevkii ve verilecek tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olmayacağı hususları dikkate alınarak belirlenecek bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no .../... Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.06.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.