Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/133
Karar No
K. 2025/651
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/133
KARAR NO: 2025/651
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... ile müteveffa ----- kızları davacı ... --- 17.08.2012 tarihinde doğduğu, ----- 03.11.2017 tarihinde vefat etmesi neticesinde, ----- Aile Mahkemesi nezdindeki ------ sayılı dosyada 29.12.2017 tarihinde-------karşı babalık davası ikame edilerek davacının müteveffanın kızı olduğunun tespit edildiği, Murisin vefatının sonrasında dava dışı ----- tarafından bir ay içerisinde 13 adet taşınmazı hem kendileri hem de akrabalık ve arkadaşlığı bulunan kişilere devrettiklerini, Dava konusu -----numaralı bağımsız bölümün davalı ... ----- tarafından diğer davalı ------ 12.12.2017 tarihinde muvazaalı, yolsuz bir şeklide devredilmesi nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazda davacının pay sahibi olduğu davalı ...------ adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, -----Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki ----- sayılı dosya kapsamında dava konusu taşınmaz üzerine Tereke davası açıldığına dair tedbir şerhi işlenmesine dair verilen karar da dikkate alınarak, tereke mallarının daha fazla kaçırılmaması, davacının hak kaybına uğratılmaması, taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir uygulanması, aksi kanaatte olunması halinde davalıdır şerhinin konulması, Dava konusu taşınmazın devrinin muvazaa nedeniyle batıl olduğunun tespiti ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ...------adına tescili, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... ------ vekilinin 21.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Muris ---- 03.11.2017 tarihinde vefat ettiği, vefatına kadar tek eşinin dava dışı ----- olduğu ve eşine karşı açtığı herhangi bir boşanma davasının bulunmadığından boşanamadığı için evlenemedikleri iddiasının gerçeği yansıtmadığı, diğer taraftan murisin vefatından önce davacı küçüğü nüfusuna geçirmekle ilgili yaptığı herhangi bir tanıma işleminin de bulunmadığı, ayrıca yine murisin sağlığında anne tarafından murise karşı açılmış babalık davasının da bulunmadığı, Muris tarafından hiçbir zaman gayrimeşru bir ilişkiden çocuğu olduğu söylenmediğinden ----- Şirketi'nin yetkilisi ve murisin oğlu olan ------ tarafından davacının iddiasından haberdar olunmasının mümkün olmadığı, Murisin vefat tarihinde kanuni mirasçıları olan eşi -----tarafından vefattan 10 gün sonra, 13.11.2017 tarihinde her mirasçının yaptığı gibi veraset ilamı aldıklarını ve belirtilenin aksine vefat tarihinde muristen yüklü miktarda borç kaldığı, Süreç içinde muristen alacaklı olan şahıslar ve bankalardan cebri icra tehdidi ile karşılaşılması nedeniyle şahsi malvarlıkları da tehlikeye giren yasal mirasçılar tarafından, muristen intikal eden taşınmazlar ve bazı şahsi taşınmazlarını satarak oluşturdukları finansla murisin tüm borçlarını ödedikleri, Dava konusu edilen ---- numaralı dairenin murisin vefatından sonra, 12.12.2017 tarihinde murisin yasal mirasçısı olan şirket yetkilisi ------ tarafından diğer davalı Şirket olan ...'ne satıldığı, Beyan edilenin aksine müteveffa ------ vefat ettiği vakit şirkette yalnız % 5 hissesinin bulunduğu, Murisin işlettiği ------ kira borçlarına karşılık içindeki tüm eşyalar ile birlikte mal sahibine devrettiği, otelde çalışan bir takım işçilerin tazminatlarının ödenemediği, şirkette unvan değişikliği yaparak inşaat işine girip kendisi ve oğlu ------ adına olan birtakım taşınmazları da satmasına rağmen ticari olarak yaşadığı darboğazdan kurtulamadığı, ayrıca kumar ve bahis de oynayan murisin, yaşamının son yıllarında pek çok kişiye borçlandığı ve devam eden işçi tazminat davaları neticesinde oluşan borçları da ödeyemez hale geldiği, Murisin sağlığında ------ toplamda 5.000.000,00.-TL civarında kredi çektiği, bu kredinin bir kısmının murisin sağlığında ödendiği ancak vefat ettiğinde şirketin söz konusu bankaya yaklaşık 2-2.500.000,00.-TL civarında kredi borcunun bulunmakta olduğu ve bankaya olan söz konusu kredi borcunun şirkete ait malvarlıklarının satılarak ödendiğini, vefatı tarihinde davalı şirketin ----- olan kredi borcunun sorulmasının talep edildiği, Nitekim -----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında gelen cevabi yazıya göre; 28.12.2017 tarihinde 208.000,00.-TL, 28.02.2018 tarihinde 130.000,00.-TL, 14.03.2018 tarihinde 70.000,00.-TL, 29.03.2018 tarihinde 50.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 200.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 88.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 112.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 450.000,00.-TL, 28.06.2018 tarihinde 200.000,00.-TL ve 28.06.2018 tarihinde 142.000,00.-TL olmak üzere toplamda 1.650.000,00.-TL ödenerek kredi borcun kapatıldığı ve kredi borcu bittikten sonra 24.07.2018 tarihinde davaya konu taşınmaz üzerinden ipoteğin fekki işleminin gerçekleştirildiği, ----- çalışanlarının işçilik alacakları nedeniyle davalı Şirket hakkında başlatılan icra takiplerine ilişkin varisler tarafından toplamda 567.556,00.-TL ödeme yapıldığı, Dava konusu dahil 3 ayrı taşınmazların satışına ilişkin gerçekleşen işlemlerin davalı Şirket'in kredi borcundan dolayı olduğu ve satış bedeli ile de şirketin kredi borcunun ödendiğinin belgelerle ispatlı olduğu, Kredi borcunun ödenmemesi durumunda ipotek alacaklısı bankanın alacağına karşılık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatacağı gözönüne alındığında, satış tarihinde muris babanın tek çocuğu tarafından gerçekleşen işlemlere ilişkin mal kaçırma kastından bahsedilemeyeceği, Davalı ... Şirketi'nin maliki olduğu davaya konu taşınmaz ile diğer 2 taşınmazı satın alan ----- Şirketi'nin o tarihteki sahibi ve yetkilisinin ----- olduğu, Davalı şirket ------ maliki olduğu davaya konu taşınmaz ile diğer 2 taşınmazı satın alan ---- isimli şirketin o tarihteki sahibi ve yetkilisi ----- olup mirasçı ---- tarafından gerek murisin ----- şahsi borçları ve gerekse maddi durumunun iyi olması dolayısıyla bazı taşınmazları kayınpederi olan------sattığı, bazılarını da murisin borcuna karşılık devrettiği, davalının babasının ölümü ile yaşadığı dar ve sıkıntılı günlerde ilk aklına gelen kişinin en yakınında ekonomik durumu iyi olan kayınpederi olduğu, Davacı ... ----- murisin kızı olduğu tespit edildiği için yasal mirasçısı olarak muristen kalan mallarda hak sahibi olduğu gibi TMK'nın ilgili maddesi uyarınca müteveffanın mirasçısı olarak da tüm borçlara ortak olması gerekeceği, Davacının, küçük ----- adına davalılardan ---- karşı ----. Aile Mahkemesi'nde------ Esas sayı ile ikame ettiği ve yargılaması devam eden yoksulluk davasında, davacı anne ...'ın iş bu davayı açmadan önce tüm malvarlığını ve araçlarını sattığının ortaya çıkmış olması nedeniyle mahkeme tarafından adli yardım talebinin kabul edilmemiş olduğu, Davacının adli yardım talebinin reddi, murisin vefat tarihi olan 03.11.2017 tarihinden sonra yasal mirasçıları tarafından ------- adına yapılan ödemelerin sorulması, Murisin vefat tarihi olan 03.11.2017 tarihinden sonra davalı ... -----olan kredi borcunun sorulması, -----tarafından murisin borcuna karşılık ----- devredilen taşınmazların devrinin hangi tarihte ve kime yapıldığı hususunun ilgili Tapu Müdürlüğü'nden sorulması, soyut ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın reddi, yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ------. vekilinin 25.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı ------2013 yılında dava dışı ------ tarafından kurulduğu ve taşınmazın satın alındığı 12.12.2017 tarihinde sahibi ve yetkilisi kendisi iken dava dışı -----arasında ----. Aile Mahkemesi'nin-----sayılı dosyası ile ikame edilen boşanma davasının 02.02.2021 tarihinde kesinleşen ----- Karar sayılı ve 01.07.2020 tarihli kararı kapsamında, davalıya ait ... adına kayıtlı olan ---- İli, ---- ilçesi, ----- Mahallesi, 999 ada, 91 parsel, 10. kat, 11 numaralı bağımsız bölümün boşanmanın kesinleşmesinden sonra tüm devir masrafları davalıya ait olmak üzere davacıya devredileceğinin, bu taşınmaz üzerinde herhangi bir ipotek ve/veya haciz olması durumunda tüm masraflar davalıya ait olmak üzere davalı tarafından kaldırılacağının, bu borçlardan hiç bir şekilde davacının sorumlu tutulamayacağına karar verilerek mal paylaşımına konu olarak 2020 yılında şimdiki sahibi ve yetkilisi olan----- devrolduğu, Murisin vefatından sonra, 12.12.2017 tarihinde murisin yasal mirasçısı olan şirket yetkilisi ------ tarafından davalı ...'ne satıldığı ve davalı Şirket tarafından satın alındığında üzerinde diğer davalı ... Şirketi'nin ------lehine verilen 7.000.000,00.-TL bedelli ipoteğin bulunduğu, Davalı şirket tarafından kredi borcu ile satın aldıktan sonra, ----- diğer davalı ... Şirketi hesabına; 28.12.2017 tarihinde 208.000,00.-TL,28.02.2018 tarihinde 130.000,00.-TL, 14.03.2018 tarihinde 70.000,00.-TL, 29.03.2018 tarihinde 50.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 200.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 88.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 112.000,00.-TL, 04.04.2018 tarihinde 450.000,00.-TL, 28.06.2018 tarihinde 200.000,00.-TL, 28.06.2018 tarihinde 142.000,00.-TL olmak üzere toplamda 1.650.000,00.-TL ödeme yapılarak davalı ... Şirketi ilgili bankaya olan kredi geri ödeme borcunun ödendiği, ----- Şirketi tarafından davalı ... Şirketi'ne havale yoluyla gönderilen ödemeler gereğince -----tarafından davalı ... Şirketi'nin kredi borcunun kapatıldığı, Bankaya olan kredi borcu bittikten sonra 24.07.2018 tarihinde davaya konu taşınmaz üzerinden ipoteğin fekki işleminin yapıldığı, borç bittikten sonra dahi davaya konu taşınmazın ----- Şirketi tarafından satılmadığı, Davalı ... Şirketi tarafından alınan kredi borcunun geri ödemelerinin yapılabilmesi amacıyla davacının, davaya konu taşınmazı mirasçının kayınpederinin sahibi olduğu Şirket olan davalıdan ------ satın almasının muvazaalı göstermeye çalışıldığı, Murisin vefatı tarihinde davalı ... şirketinin kredi borcunun bulunduğu ve ekonomik olarak kötü durumda olduğu, Muvazaa iddiasını ispat yükünün davacı taraf üzerinde iken tamamen soyut iddialara dayalı olarak huzurda ikame edilen davanın reddinin gerektiği, Murisin vefatından sonra davacı -----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile Tereke davası ikame edilmiş, yargılamada murisin terekesi açılmış ve murisin vefatından sonra satılmış olan taşınmazlar tespit edilmiş olup aradan yaklaşık 6 yıl geçtikten sonra asılsız iddialarla huzurdaki davanın açılmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiği, Davalı Şirket ile diğer davalı Şirket arasındaki devir, gerçek bir satış işlemi olup dava dilekçesindeki iddia ve ithamlar gerçeği yansıtmamakla her bakımdan haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu ---- İli, ---- İlçesi, ----- İlçesi, 999 ada, -----parsel sayılı eski 934,00 m2 (yeni 929,49 m2) yüzölçümlü Bodrum Zemin On Normal Katlı Onbir Boğımsızlı Bahçeli Kargir Apartman nitelikli taşınmazda yer alan 300/3200 arsa paylı 10. kat, ---- numaralı mesken nitelikli bağımsız bölüm (tashihi öncesi unvanı ------adına kayıtlı iken, 12.12.2017 tarih ve 450.000,00.-TL bedelli Satış işlemi gereğince diğer davalı ... adına tescil edildiği, Parsel üzerindeki kat mülkiyetti eski yapının kentsel dönüşümü amacıyla 11.04.2023 tarih ----- yevmiye ile tapusuna riski yapı şerhi işlenerek yıkılmasına müteakip 03.11.2023 tarih ------ yevmiye ile gerçekleştirilen Kat Mülkiyeti Terkini işlemi gereğince niteliğinin arsa haline getirilmiş olması ve dava tarihine kadar aynı arsa üzerinde yeni bir yapı inşa edilerek kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilememiş olması nedeniyle, dava konusu satış işleminin gerçekleştirildiği tarih (12.12.2017) itibariyle 4+1 özellikte ve 143,12 m2 net, 165 m2 brüt alana haiz olduğu tespit edilen 10. kat, 11 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün değerinin, dava tarihi (22.02.2024) itibariyle ise yalnızca malik adına kayıtlı olan 3/32 arsa payına tekabül eden 87,14 m2'lik arsa değerinin belirlenebileceği, Dava konusu satış işlemine ilişkin 12.12.2017 tarihli Resmi Senet içeriği itibariyle, dava konusu ---- Mahallesi, 999 ada, 91 parseldeki 10. kat, ----- numaralı bağımsız bölüm ile birlikte dava dışı ---- Mahallesi, 1148 ada, 29 parseldeki 4. kat, 9 numaralı bağımsız bölüm üzerinde müteselsilen -----. lehine 1. dereceden,------- süre ile faizi yıllık % 50 olacak şekilde 28.10.2014 tarih ---- yevmiye ve 7.000.000,00.-TL bedelli ipotek rehninin tesis edilmiş olduğu anlaşılmakla, dosya muhteviyatından satış tarihinde Banka nezdindeki mevcut borç bakiyesinin tespiti mümkün olmadığı için tapu takyidatlarından ari olarak; satış tarihi (12.12.2017) itibariyle 10. kat, 11 numaralı mesken nitelikli taşınmazın rayiç değerinin 3.000.000,00.-TL ve dava tarihi (22.02.2024) itibariyle 3/32 arsa payı nitelikli taşınmazın rayiç değerinin 15.250.000,00.-TL olarak tespit ve takdir edildiği sonuç ve kanaati ile, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR:Bilirkişi ek raporunda özetle; "Verilen göreve istinaden taraf beyan ve itirazları kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusu taşınmaza ilişkin tüm objektif unsurlar ile dosya kapsamı göz önüne alınarak, kök rapor içeriğinde tespit ve takdir edilen rayiç değeri kadri maruf olup değişiklik yapılmasını gerektirecek herhangi bir veriye rastlanılmadığı sonuç ve kanaati ile," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava hukuki niteliği itibariyle, genel muvazaaya dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır.

HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır.

Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Davacısı aynı davalı ------Şirketinin de yer aldığı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin -----karar sayılı ilamında; "Dava; ketmi verese ve TBK'nın 19. Maddesinde düzenlenen genel muvazaaya dayalı tazminat istemine yöneliktir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar,

TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır.

TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer yasalarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.

Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki taraf yönünden ticari sayılan hususlardan doğması veya 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir. Somut olayda; davanın davacının mirasçılık durumu saklanarak ve davacının miras hakkını zedelemek suretiyle yapıldığı iddia edilen devir işleminden kaynaklı tazminat istemine yönelik olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi, davacının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle nispi ticari dava da olmadığı bu haliyle Ticaret Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle;

İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından Davacı ...'nu velayeten ... vekili, Davalı ---- vekili, Davalı ---- vekili ile Davalı ----- yetkilisinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine 362/1-c uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.Davanın genel muvazaaya dayalı olarak açılan tapu tescil ve iptali istemine ilişkin olduğu, davanın TTK 4. Maddesinde düzenlen mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmadığı, bu tür davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından ---- Bölge Adliye Mahkemesi-----Hukuk Dairesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere -------- Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ..... vekilinin yüzüne karşı, duruşmaya katılmayan diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog