7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya fatura tanzim ederek satıp teslim ettiği mallardan dolayı tahakkuk eden 303.111,92TL tutarındaki alacağını tahsil ince bu alacağın tahsili talebiyle 24.10.2022 tarihinde önce Ankara ... İcra müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yetki itirazında bulunmuş ve dosya Bakırköy'e gönderilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esasına kaydedilerek tekrar ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emri tebliğ edilen borçlunun vekili yasal itiraz süresi içerisinde dilekçe vererek icra takibine konu edilen borcun mevcut olmadığını, tanzim edilen faturalardan müvekkilinin haberinin bulunmadığını, kendilerinin fatura içeriği hakkında bilgilendirilmediğini, bu nedenle takip konusu borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirttiklerini belirtmesi üzerine ilamsız icra takibi durduğunu, borçlunun itirazının doğru olmadığını, faturalarda görülen malların borçluya verildiğini ve ticari defterlerine kayıtlı olduğunu, takip dayanağı faturaların bizzat borçlu şirketin yetkilisi tarafından kendi el yazısıyla doldurulmuş ve asılları alındığını, makbuz imzalatmaya veya irsaliye tanzimine gerek duyulmadığını belirterek, borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın asıl alacak 303.111,92TL tutarındaki kısma ve ferilerine yaptığı itirazın iptaline, yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına ve haksız olan davalının asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mal alımı için yapmış olduğu anlaşmada her ne kadar ".... Orman Ürünleri" taraf gösterilmişse de ..... Orman ürünleri şirketinin işbu ticari ilişki ile bir bağı olmadığını, müvekkilinin yaptığı anlaşma karşılığı ilgili firmalardan malzemeleri teslim almış ve ödemeleri ilgili firmalara yapmış olduğunu, "..... Orman Ürünleri Şirketi" ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan müvekkili şirketin, halihazırda davacı şirket ile alacak vereceği bulunmamakta olduğunu, bu duruma rağmen davacı şirketin faturalarını kendi adına düzenlenmesini fırsat bilerek işbu haksız takip ve davayı ikame ettiğini, açıklanan nedenler ve mahkemece gözetilecek hususlar ışığında müvekkili aleyhine açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
Bakırköy ... İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı dosyası, Beylikdüzü Vergi Dairesi, Ankara Çamlıdere Mal Müdürlüğü, Ankara ... İcra Müdürülüğü, Ankara ... İcra Müdürülüğü, Türkiye İş Bankası yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ... İcra Dairesi’nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 436.911,96 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 29.09.2024 tarihli raporunda; Davacı ..... tarafından davalı adına Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 42.200,23.-TL, ... nolu fatura, 17.019,26.-TL -... nolu fatura, 27.140.-TL -... nolu fatura, 159.000.-TL -... nolu fatura ile 57.752,43.-TL -... nolu fatura için; 133.800,04.-TL işlemiş faiz talebi ile 26.01.2023 tarihinde takip başlatılmıştır. Takibe dayanak olarak ileri sürülen faturalar; okunaklı olmamakla birlikte takipte yer alan ... nolu faturalar olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu faturalar kağıt fatura olup; açık fatura şeklinde düzenlenmiştir. Davacı defterlerinde inceleme yapılmış, Ankara ... Asliye Ticaret mahkemesince alınan bilirkişi raporunda açıklama ve incelemelerden sonra değerlendirme ve sonuç bölümünde aşağıdaki sonuca ulaşılmıştır;
1.Davacı ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması nedeniyle deliller olarak kabul edilebileceği 2-Bu defterlerde davacı adına düzenlenen toplam 303.588,92 TL tutarında 5 adet faturanın kayıtlı olduğu, 3-Çamlıdere mal müdürlüğünden gelen yazı ekindeki form Bs kayıtlarına göre davalı şirket adına mal bildirimi olarak KDV hariç toplam 257.278,00 TL (303.588.-TL KDV dahil) tutarında fatura bildiriminin mevcut olduğu, 4-Davacı şirketin 4 ayrı bankada bulunan hesap kayıtları incelendiğinde davacı şirketin bu faturalara karşılık her hangi bir ödemesinin mevcut olmadığı görüş ve kanaati ile rapor düzenlenmiştir. Davalı şirketin Ba formuna KDV hariç 48.942.-TL (57.752.-TL KDV dahil) değerinde mal/hizmet alımını beyan ettiği, Davacı şirketin 2017 yılı BS formunda davalıya KDV hariç 257.278.-TL mal/hizmet satışını beyan ettiği, Davacı şirketin BS formunda yine dava dışı ... Yapı'ya 32.202.-TL mal satışı yaptığı, ..... Kardeşler LTD için ise 19.321.-TL mal satışı yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı yan kayıtlarında davacının, 320.17 nolu Satıcılar hesabında takip edildiği, Davacı ..... hesaplarında davalının 57.752,43.-TL (B) olduğu raporlanmış ve davacı tarafından bu bedel kadar icra takibine girişilmiştir. Davalı hesaplarında da davacının 57.752,43.-TL (A) olduğu görülmekte olup; tarafların mutabık oldukları anlaşılmaktadır. 3.5. Sayın davacı vekili tarafından davalı aleyhine başlatılan takipte faiz talep edilmiş olsa da davalının temerrüde düşürülmediği görüldüğünden takip tarihinden itibaren davacının faiz talep edebileceği mütalaa edilmektedir. Zira Borçlar Kanunun 117. Madde de borçlunun temerrüdü koşulları sayılmış olup; “Madde 117 - Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” Dendiğinden taktir Sayın mahkemenize aittir. SONUÇ: Rapor içerisinde de detaylandırıldığı üzere; Davacının, davalıdan olan alacak bakiyesinin 57.752,43.-TL olduğu ve tarafların mutabık oldukları, Davacının davalıyı temerrüde düşürmediğinden takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi 06.03.2025 tarihli raporunda;
Davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen toplam 5 adet fatura olup; bunlardan sadece 70895 nolu faturanın okunabildiği görülmektedir. Okunaklı olan tek fatura davalı defterlerinde kayıtlı olup; kök raporda belirtilmiştir. Davacı defterlerinde inceleme yapılmış 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Ankara .....Asliye Ticaret mahkemesince alınan bilirkişi raporunda açıklama ve incelemelerden sonra değerlendirme ve sonuç kısmında; a) davacının faturaların karşı tarafa teslimine ilişkin belge bulunmadığını, b) davalı şirkete ait B formunda KDV hariç 48.942.-TL bedelli 1 adet faturanın bildiriminin yapıldığını, c) davacı şirket BS formunda ise 257.278.-TL KDV hariç davalıya yapılan satışın bildirildiği, raporlanmıştır. Kök raporda da yer verildiği üzere; Davalı şirketin Ba formuna KDV hariç 48.942.-TL (57.752.-TL KDV dahil) değerinde mal/hizmet alımını beyan ettiği, Davacı şirketin 2017 yılı BS formunda davalıya KDV hariç 257.278.-TL mal/hizmet satışını beyan ettiği, Davacı şirketin BS formunda yine dava dışı ..... Yapı'ya 32.202.-TL mal satışı yaptığı, ...... Kardeşler LTD için ise 19.321.-TL mal satışı yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı yan kayıtlarında davacının, 320.17 nolu Satıcılar hesabında takip edildiği, Davalı ...... hesaplarında davacı 57.752,43.-TL (A) bakiyesine sahip olduğu, davacı yanca iş bu dosyada tahsil edilmek istenen ..... nolu faturaların gerek tebliğine ilişkin gerekse de fatura içeriği ürünlerin teslimine ilişkin bilgi/belge yer almadığı görülmektedir. Tek başına faturanın düzenlenmiş olması bilindiği üzere alacak hakkı doğurmaz. Zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.1978/1788 K.1978/ 1687 T. 03.04.1978 tarihli kararında; “Salt faturanın bildirilmesi alacak hakkı doğurmaz; satış sözleşmesine dayanan davacı tacir, bu ilişkiyi ve malın teslimini kanıtlamalıdır. ” denmiştir. yine kök raporda belirtildiği üzere; Sayın davacı vekili tarafından davalı aleyhine başlatılan takipte faiz talep edilmiş olsa da davalının temerrüde düşürülmediği görüldüğünden takip tarihinden itibaren davacının faiz talep edebileceği mütalaa edilmektedir. Zira Borçlar Kanunun 117. Madde de borçlunun temerrüdü koşulları sayılmış olup; “Madde 117 - Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” Dendiğinden taktir Sayın mahkemenize aittir. SONUÇ: Gerek kök rapor gerekse de iş bu ek rapor içerisinde de detaylandırıldığı üzere; Davacının, davalıdan olan alacak bakiyesinin 303.588,92.-TL olduğu, kök raporda sehven davalı yerine davacı yazıldığının anlaşıldığı, davalının hesaplarında davacının 57.752,43.-TL (B) bakiyesine sahip olduğu,
Davacı tarafından keşide edilmiş ve iş bu davaya konu edilmiş olan faturalara ait sevk irsaliyelerinin olmadığı dolayısıyla davalıya söz konusu ürünlerin tesliminin ispata muhtaç olduğu, Yine iş bu davaya konu edilen faturaların davalıya tebliğine ilişkin belge/bilgi bulunmadığı dolayısıyla davalı defterlerinde işlenmiş ve söz konusu faturaya itiraz edilmemiş olduğu görülen 57.752,43.-TL bedelli fatura yönünden davacının alacaklı olabileceği, Davacının davalıyı temerrüde düşürmediğinden takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, Kök raporda yer verilen görüş ve kanaatimde değişiklik olmasını gerektirecek bir sonuca ulaşılamadığını bildirmiştir. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı ticari defterlerinin kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, düzenlenen toplam 303.588,92 TL tutarında 5 adet faturanın kayıtlı olduğu ve dava konusu olan borcun bu faturalardan kaynaklandığı, davacı kayıtlarında davalının bu rakam kadar borçlu göründüğü, davalı kayıtlarında ise davacının 57.752,43.-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından, malzeme alımları için '' ... Kardeşler'' ve ''.....'' isimli firmalar ile anlaşıldığı ve alışverişin gerçekleştirildiği, yapılan antlaşma neticesinde anlaşmaya konu malzemelerin kendisine teslim eden firmaların ......'i tanıdıkları ve onun aracılığı ile işi aldıkları için faturaları, tahsilat ve tediye makbuzlarını davacı adına yana kestiklerini, davacı şirket yetkilisinin "fatura iptalleri ile uğraşmayalım stoklarda problem olmaması için bende sana fatura keserim" dediği ve kendisini yanılttığının savunulduğu, olayda davalı fatura içeriğindeki ürünün kendisine verildiğini ikrar etmiş ancak malzeme alımları için başka firmalar ile anlaşıldığı ve anlaşma neticesinde anlaşmaya konu malzemelerin kendisine teslim eden firmaların davacı şirket temsilcisini tanıdıkları ve onun aracılığı ile işi aldıkları için faturaları, tahsilat ve tediye makbuzlarını davacı adına kestikleri iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasını ispat ettiği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş verilmiştir.
Dava,
İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67.maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile 303.111,92-TL asıl alacak yönünden davanın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına,
2.Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gerekli 20.705,85 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 5.176,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 15.529,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.176,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.446,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 9.031,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.AAÜT gereğince hesap edilen 48.497,91 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/04/2025 Katip ... Hakim ...