Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/710
Karar No
K. 2025/511
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/710 Esas
KARAR NO: 2025/511
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 14/08/2023
KARAR TARİHİ: 14/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müflis müvekkili bankanın ticari kredi müşterisi olduğunu, ticari kredisinden birikmiş borcunu ödememesinden dolayı ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtara da itiraz edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine ...

36.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takip başlatıldığını, ödeme emrinde takip dayanağı ihtarname ve kredi sözleşmesinin belirtildiğini, davalının herhangi bir alacak borç ilişkilerinin olmadığından bahisle kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, 21.07.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında "görüşme sonucu anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını, davanın kabulü ile itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: Murat Kutanoğlu tarafından hazırlanan 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, ...

1.İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında iflas idare memurlarının isim ve adresleri, ...

36.İcra Dairesi'nin...esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, davacı müflis banka tarafından ticari kredi müşterisi davalı aleyhine 02/05/2016 tarihli ve 1.119,45-TL bedelli çek tazminatı ve 02/05/2016 tarihli 6,50-TL tutarlı masrafın tahsili talebiyle başlatılan ...

36.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:

1.İlamsız takip yapılmış olması,

2.Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,

3.Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,

4.İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.

Somut olayda, ...

36.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 02/05/2016 tarihinde, 02/05/2016 tarihli ve 1.119,45-TL bedelli çek tazminatı ve 02/05/2016 tarihli 6,50-TL tutarlı masrafı toplamı olan 1.125,75-TL tahsili alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "masraf ve çek tazminatı" olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 28/07/2022 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 29/07/2022 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, buna ilişkin davacı tarafa tebliğ yapılmadığı, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 07/04/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı müflis banka ile davacı şirket arasında ... hesap numaralı özel cari/katılma hesabı rehin sözleşmesi düzenlendiği, davacı müflis bankanın çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının olmadığına dair bildirim olduğu, yazıda şirket kaşesi ve imzasının bulunduğu, davalı tarafından dava dışı ... adına 20/01/2015 tarihli, 16.000,00-TL bedelli ve ... seri numaralı çek düzenlendiği, son ciranta tarafından çekin 21/01/2015 tarihinde bankaya ibraz edildiği, davalı hesaplarında çek bedelinin yer almaması sebebiyle banka sorumluluk bedeli olan 1.120,00-TL'nin dava dışı son ciranta ...'a ödendiği, bu hususun çek arkasına şerh olarak düşüldüğü, ayrıca takipte masraf yapıldığı, söz konusu alacak kalemlerinin tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığı görülmüştür. 5941 sayılı Çek Kanunu'na göre, ''karşılıksız'' işlemi muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır (md.3/2). Ancak bankanın keşideciye rücu edebilmesi için çekin tamamen veya kısmen karşılıksız olduğunun çek üzerinden yer alması gerekir (md.3/4). Çekin arkasına karşılıksız yazılmasını talep etmeyen hamile, herhangi bir işlem yapılmadan çek iade edileceğinden, bankadan yasal yükümlülüğünü yerine getirmesi de istenemeyecektir.

Anılan yasal düzenlemeye göre, davalı çek keşidecisinin dava dışı ... adına 20/01/2015 tarihli, 16.000,00-TL bedelli ve B-6918322 seri numaralı çek bedelini ibraz tarihinde banka hesabında bulundurmadığı, bu sebeple davacı müflis banka tarafından sorumluluk bedeli olan 1.120,00-TL'nin dava dışı son cirantaya ödendiği, öyleyse çekin karşılıksız olduğunun anlaşılması karşısında davacı bankanın söz konusu bedeli davalıdan rücu talebinde haklı olduğu, nitekim bununla alakalı icra takip masrafının dahi bu sebeple yerinde olduğu değerlendirilmekle takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.

Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ...Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve karşılıksız kalan çek bedelinin ödenmeyen kısmı ile takip masrafı likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,

Davanın KABULÜ ile,

1.Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 36. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 1.119,45-TL çek tazminatı ve 6,30-TL masraf toplamı olan 1.125,75-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,

2.İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (1.125,75-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 225,15-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Asıl alacak olan 1.125,75-TL'ye takip tarihi olan 02/05/2016 tarihinden itibaren yıllık %9 faiz uygulanmasına,

4.Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

5.Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 7.661,00-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından herhangi bir yargılama yargılama gideri yapılmadığından bu hususta değerlendirmeye yer olmadığına,

7.Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 1.125,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,

9.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/07/2025

Katip

Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog