2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/28610 E. , 2025/7608 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2019 tarihli ve 2019/34 Esas, 2019/399 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2020/850 Karar sayılı kararı ile "Hırsızlık eyleminin,
TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen "bina içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturmasına rağmen, yetersiz gerekçeyle ve ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 141/1. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, iddianamede olayın TCK'nın 142/2-h maddesine uyan eylem olarak tanımlandığı, mahkemenin ise yanlış değerlendirme yaparak eylemin TCK'nın 141/1. maddesine uyduğundan bahisle istinafa konu hükmün verildiği anlaşılmakta ise de,
TCK'nın 142/2-h maddesine uyan eylem nedeniyle açılan davanın talimat yasağı kapsamında kaldığı ve her halükarda savunmanın, davanın görüldüğü mahkemede alınması ya da SEGBİS bağlantısı ile alınması gerektiği, halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen yargılamada suça sürüklenen çocuğun savunmasının talimat yolu ile alınmak suretiyle CMK'nın 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapılan ihbar sonrasında alınan savunmasında, suça sürüklenen çocuğun kimlik tespiti yapılmadan ve yasal hakları hatırlatılmadan usul ve yasaya aykırı bir şekilde savunması alınıp hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 147 ve 191. maddelerine aykırı davranılması ve kabule göre de; otel işletmecisi ...'un soruşturma aşamasında verdiği 21.08.2015 tarihli ifadesinde, suça sürüklenen çocuğu mağdura ait eşyaların bulunduğu kabini karıştırdıktan sonra yakalaması ve sonrasında olayın kolluk görevlilerine bildirildiğinin anlaşılması karşısında, bilgi veren ...'un tanık sıfatıyla usulünce dinlenerek suça sürüklenen çocuğun eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususunun tartışılmaması ile geçmişte sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz davranışı tespit edilemeyen ve savunması dikkate alındığında mahkemeye yardımcı olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, herhangi bir gerekçe belirtmeksizin TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasından" bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/2145 Esas, 2020/850 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2020/387 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.