Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/248
Karar No
K. 2025/443
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/248 Esas
KARAR NO: 2025/443
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/03/2024
KARAR TARİHİ: 09/05/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 14/05/2025

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Tarafların adı geçen kooperatife bağlı olarak motorlu taşımacılık işletmeciliğini gerçekleştirdiklerini, her kooparetif üyesine ait bir durak ve bu durağa ait bir kamyonet/kamyon ile hava limanından alınan gümrüklü emtianın şehiriçi ve şehirlerarası taşıma işlerini yapmakta olduğunu, işin yapılabilmesinin ön ve tek koşulu kooperatifte 1 tam üyeliğinin olması olduğunu, davacı müvekkilinin sürecin başından itibaren davalı kardeşine karşı güven duygusu ile hareket ettiğini, .... plakalı aracın 1/2 hak sahibi olmasına rağmen, kooperatif kuralları gereği üye kim ise onun adına kayıt edilmesi gerekliliğine rıza gösterdiğini, araç ruhsatı üzerinde kendi isminin de ortak hak sahibi olarak belirtilmesine gerek duymadığını, kooperatif tarafından yapılacak taşıma ödemelerinin, anlaşmalı bankadan yalnızca üye adına açılmış bir hesaba aktarılacağına da rıza gösterdiğini, bankada açtıkları hesabın iki kişinin de onayı ile para çekilebilecek şekilde ortak bir hesap olarak açılmasına gerek dahi duymadığını, davacı müvekkilinin hem kendisi, hem de baba hatırası işinin ilişkileri gereği davalı tarafı defalarca uyarmasına rağmen, davalı taraf aynı tutum ve davranışlarını devam ettirdiğini, daha sonrasında ise bu davranışlarına yeni bir boyut getirerek müvekkiline ödemesi gereken yarı payını ödememeye başladığını, tasarruf ve harcamaların kendi uhdesinde olduğunu, kooperatif pay sahibi olarak kendisinin gözüktüğü bahanesiyle, huzurdaki davaya konu müvekkiline ödemesi lazım gelen ödemeleri geciktirdiğini, hesabı gizleyip ödeme miktarına kendi kafasına göre karar verdiğini, davacı müvekkilinin, halen yapılan işlerin takibi ile elde edilen kazancı hesaplayarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. numaralı dosyası ile işleme koyduğunu ve davalı tarafın icra takibi neticesinde bu borcu ödediğini ancak daha sonra davalı tarafın yine müvekkilinin 1/2 hissesine düşen ödemeleri yapmamaya devam ettiğini, bu nedenle davacı müvekkili tarafından, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. ve Ortaca İcra Dairesi ...

E. Sayılı dosyaları ile icra takip işlemleri başlatıldığını ancak davalı bu kez haksız şekilde müvekkil tarafından başlatılmış olan takiplere itiraz ettiğini ve müvekkilinin alacağına ulaşmasına kötü niyetle engel olduğunu beyan ederek davalı tarafın, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. ve Ortaca İcra Dairesi ...E. Sayılı icra dosyalarına haksız itirazlarının ayrı ayrı iptaline, takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile, İcra ve İflas Kanunu' nun 67.maddesi gereğince davalı tarafın %20' den az olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve net vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkiline babasından miras kalan bir kooperatif üyeliği olmadığını, davaya konu kooperatif üyelik sözleşmesinin açık olduğunu, bu emredici hükme aykırı olduğunu, bir tam üyeliğin müvekkilinde olup bu pay bölünemezken davacıya hukuk aykırı şekilde %50 pay verilerek birde kendinden habersiz devir ve satış yasağı konduğunu, yasaya ve hukuka aykırı bu durumdan müyevellit zaten kooperatifin tek üyesi ve işletenin müvekkili olduğunu, müvekkilnin ilk etapta tamamen iyiniyetinden davacıya işletmeden olan bir ödeme yaptığını, zaten açıkça tek üyenin müvekkili olduğunu beyan ederek davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Ve Ortaca İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyaları ile ortaklık alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takiplerine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Davacı vekilinin 07/03/2025 havale tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür. -Davalı tarafın 07/03/2025 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. -Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. -6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 307. maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" hükmü gereğince davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır. -6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 309. maddesinde; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.

2.Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.

3.Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.

4.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.)" hükmüne yer verilmiştir. -6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.

2.Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. -Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. -6100 sayılı HMK' nın 311/1. fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve 6100 sayılı HMK' nın 309/2. maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasından feragat ettiği anlaşıldığından HMK 307 vd. maddeleri gereğince davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu 22. Maddesi hükümleri uyarınca feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan alınması gereken 410,27 TL ilam harcının peşin alınan 7.883,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.473,46‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Taraflarca yapılan yargılama giderinin tarafların yargılama gideri talebi bulunmadığından kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin feragat nedeniyle davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.09/05/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog