9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/235 Esas - 2024/653
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.02.2018 tarihinde .... Caddesi üzerinde markette alışveriş yaptıktan sonra yaya olarak yolun karşısına geçmek isteyen davacıya, davalı ...’in kullandığı aracın hızla çarptığını, aracın müvekkiline çarptıktan sonra olay yerinde durmadığını ve müvekkili yaralı vaziyette bırakarak kaçtığını, yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanan müvekkilinin ambulansla .... kaldırıldığını, kazanın oluşumunda kamyonet sürücüsünün %100 tam kusurlu olduğunu, sürücünün %100 kusurlu olduğunu bildiği için olay yerini terk ettiğini, müvekkile yardım etmediğini ve kaçtığını, konu ile ilgili olarak ....sayılı dosyasında yürütülen soruşturmasında kusur hususunda alınan bilirkişi raporunda sürücünün asli kusurlu olduğu, kaza ile ilgili ceza davasının ....
E. Sayılı dosyası ile görülmeye devam ettiğini, ....
başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını, müvekkiline .... tarafından %14 oranında sürekli iş göremezliğe ilişkin sağlık kurulu raporu verildiğini, şef garson olarak otel ve restoranlarda çalışan ve banket işleri de yapan müvekkilinin net 2.700,00 TL maaş ile çalıştığını, .... ekte sunulduğunu, defalarca ameliyat olan müvekkilinin aylarca hastanede yatmak zorunda kaldığını, genç yaşta sakat kalan davacının maddi ve manevi kayıplarının olduğunu, davacının sürekli ve geçici iş gücü ile iş gücü kaybı için 10.0000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizlerle davalıdan tahsilini, kazada sakatlanan ve operasyon geçiren müvekkilin psikolojisinin olumsuz etkilendiğini bu nedenle 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizlerle birlikte tahsilini, dava konusu kazada müvekkilinin yaralandığını, haricen davalı ...’in başka bir suçu nedeniyle cezaevinde bulunmakta olduğunu, gerek davalının aracının devrinin önlenmesi gerekse de davanın özelliği gereği ... plakalı araç kaydı üzerine tedbir konulması gerektiğini, tanıklarının ...., ... olduğunu, davalı ...’e ait kazaya karışan ... plakalı araca her türlü devrin önlenmesi maksadı ile dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasını, davacının sürekli ve geçici iş günü kaybı için 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilsen ve müştereken tahsilini, 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ....’den müştereken ve müteselsilsen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 31/10/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 165.588,00 TL iş göremezlik tutarını 480.116,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirterek, davacının geçici iş göremezlik tazminatı için 3.796,00 TL, sürekli iş gücü tazminatı için 480.116,45 TL olmak üzere toplam 483.912,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, avans faizi talepleri kabul görmediği takdirde yasal faizi ile davalılardan (... sigorta limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, avans faizi talebimiz kabul görmediği takdirde yasal faizi ile sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen ve müştereken tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının tespiti ile saklı tutulmasına, 70.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, avans faizi talepleri kabul görmediği takdirde yasal faizi ile davalı ... dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin unvanının yasa ve yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere ... olduğunu, dava dilekçesinde davalı olarak ... unvanının yanında parantez içerisinde ....Şirketleri olarak görüldüğünü, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini, 28.022.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...’ın yaralandığını, tazminat hesaplanabilmesi için gerekli tüm bilgi ve belgelerin sigorta şirketine iletilmesi gerektiğini, aksi halde kanun koyucunun getirdiği kural yerine getirilmemiş olacağını, 28.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak ... tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, kaza neticesinde iş göremez durumda olduğu iddia edilen ...’ın bu durumunu belgelenebilmesi için sağlık kurulu raporu alması gerektiğini, yasa ve yönetmeliklerde şart koşulan başvuru şartı ile ilgili tazminat hesabının yapılabilmesi için gerekli belgelerin davacı tarafına iletilmediğini, dava dilekçesinde trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin bulunmadığını iddia ettiğini, bu durumun ... sorulması gerektiğini, trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri talepleri ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, muaccel bir alacak bulunmadığından alacağa hükmedilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ... cevabi yazısı, maluliyet, kusur ve aktüer hesap raporları, -Bilirkişi raporları; 26/04/2021 tarihli Adli Tıp raporunda özetle; ... oğlu, 28/05/1982 doğumlu ...'ın dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 28/02/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen L1 vertebra korpus kırığı dikkate alınarak; 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Kas-İskelet Sistemi başlığı altında, omurgaya ait sorunlarda özürlülük, yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme, Tablo 1.1- Lomber vertebrada %25-%50 arasında vertebra kompresyonu için; L1 vertebra kırığının %13 olduğu, 28/02/2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %13 (yüzde on üç) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. 03/09/2021 tarihli Adli Tıp raporunda özetle; davalı sürücü ...’in %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu, davacı yaya ....’ın % 65 (yüzde altmışbeş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 31/12/2021 tarihli Adli Tıp raporunda özetle; ... oğlu, 28/05/1982 doğumlu ...'ın dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 28/02/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen L1 vertebra korpus kırığı dikkate alınarak; 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla ve meslek grup numarası bildirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı hesaplandığında, 28/02/2018 tarihli kaza sonucunda; travma sonucu oluşan omurganın hafif yükseklik kaybı için; Gr 1 = X (1-Aa = 15) A %19 olduğu, kaza tarihindeki yaşına (35) göre (E cetveline göre ) % 18 (onsekiz) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %18 (onsekiz) olduğu, sekel halini aldığı, sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
06/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sürücü ...'in, olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’ın, olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
05/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 28.02.2018 tarihinde meydana gelen kazada yaya ...’ın yaralandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMSS poliçesinin bulunmadığı, bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 31.03.2022 tarihli kusur raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...’in %50 (yüzde elli) oranında, davacı yaya ...’ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant hesaplama yöntemi (%10 artırım/azaltım), 1 Temmuz 2022 asgari ücret değişikliği ve kusur durumu göz önünde bulundurularak, davacının; geçici iş göremezlik tazminatı 3.796,96 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre; I) 175.600,65 TL olduğu, (pasif dönem 5.500,35 TL), II) 165.588,90 TL olduğu, (Pasif Dönem 4.626,19 TL), Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre; I) 243.139,37 TL olduğu, (pasif dönem 5.500,35 TL), II) 229.276,94 TL olduğu, (pasif dönem 4.626,19 TL) olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 24/11/2022 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak talep ettikleri geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını 3.796,00 TL geçici iş göremezlik + 165.588,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 169.384,00TL'ye artırarak, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı için toplam 169.384,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan (... sigorta limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen ve müştereken tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının tespiti ile saklı tutulmasına, 70.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant hesaplama yöntemi (%10 artırım/azaltım), 2024 asgari ücret değişikliği ve kusur durumu göz önünde bulundurularak, davacının; Geçici İş Göremezlik Tazminatı 3.796,96 TL, Sürekli İş Göremezlik Tazminat; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre %13 ; I. 511.064,06 TL olduğu, (pasif dönem 17.002,12 TL üzerinden) II.480.116,45 TL olduğu, (pasif dönem 14.299,98 TL üzerinden), Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %18; I. 707.627,16 TL olduğu, (pasif dönem 17.002,12 TL üzerinden), II.664.776,63 TL olduğu, (pasif dönem 14.299,98 TL üzerinden) belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava, 28.02.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat talebinden ibarettir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak ... yazı cevabı, davalı sigorta hasar dosyası ve poliçesi, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, ceza soruşturması dosyası örneği, sosyal ekonomik durum araştırmaları celbedilerek dosya içerisine konulmuştur. Kazaya karışanların kusur durumlarının tespiti yönünden üçlü trafik heyetinden alınan kusur raporunda davacı ve davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri gözönünde bulundurularak davacının sürekli ve geçici maluliyet durumunun tespiti bakımından ATK'dan rapor alınmış, özetle; davacının 28/02/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle bedensel özür oranının %13 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacının talep edebileceği tazminat miktarına ilişkin hesap bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişinin 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının 3.796,00 TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan tazminat alacağının 480.116,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah ettiği, ıslah harcını yatırarak ıslah dilekçesini karşı tarafa usulünce tebliğe çıkarttığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, kazaya karışan araçların kusur durumu, davacıya ilişkin tespit edilen maluliyet oranları ve süresi, hesap bilirkişisi raporu kapsamı hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda; davacının, geçerli bir sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru neticesinde yaralandığı, bu yaralanmasına sebep olan kazada ATK genişletilmiş uzmanlar heyetinden çelişkileri gidermek amacıyla alınan rapor ışığında davacının %50 kusuru bulunduğu, davalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğu kabul edilmekle mutaala hükme esas alınmıştır. Davacının kaza sonucu %13 oranında mesleklekte çalışma gücü kaybına uğradığı ve bu yaralanması neticesinde 480.116,00TL sürekli iş göremezlik ve 3.796,00 TL geçici iş göremezlik zararına uğradığı yönünde tanzim edilen bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle davanın davacının talep arttırım dilekçesindeki miktarlar üzerinden kabulü ile davalı ... yönünden temerrüdün oluştuğu 09/06/2020 tarihinden ve 360.000,00-TL limitle sınırlı olmak üzere, alacağa yasal faiz işletilmek suretiyle kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden: 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ....)
Hal böyle olunca davalının kazadaki %50 kusur oranı, davacının sürekli maluliyeti, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 35.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne,
480.116,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.796,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 483.912,00 TL tazminatın 28/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (davalı ... yönünden 356.204,00 TL sürekli iş gücü kaybı, 3.796,00 TL geçici iş gücü kaybı zararı ile ve 09/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 33.056,03 TL harçtan peşin alınan 273,24 TL, tamamlama harcı olarak yatırılan 554,98 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.074,27 TL toplamı 1.902,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.153,54 TL harcın davalılardan (davalı ... 23.176,27 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına, Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 2.390,85 TL harcın davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan(davalı ... 982,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye irat kaydına, Maddi tazminat davası yönünden davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 76.586,80 TL vekalet ücretinin davalılardan(davalı ... 56.975,75 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat davası yönünden davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 8.688,89 TL yargılama giderinin davalılardan(davalı ... 6.463,99 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ....'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)