Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/773
Karar No
K. 2025/541
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/773 Esas
KARAR NO: 2025/541
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2020
KARAR TARİHİ: 17/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /

Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasında 1997 yılının temmuz ayı itibariyle yetkili servis sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin sürekli olarak yenilenerek aralarındaki ticari ilişkinin sözleşmenin haksız olarak feshedilmesine yani Mart 2017'ye kadar devam ettiğini, bir yıl sürelerle yenilenen işbu sözleşmenin ...

27.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle müvekkilinin bir anda çalışamaz hale geldiğini ve gelir elde edemediğini, taraflar arasındaki bahsi geçen sözleşme uyarınca, müvekkilinin davalının pazarlamasını yaptığı ürünlerin yetkili servisi olarak teknik destek ve onarım faaliyetinde bulunduğunu, ancak davalı şirketin müvekkiline sözleşme ile öngörülmemiş yükümlülükleri dayattığını; müvekkilinin iş hacminin çok üstünde aksesuar satışı yapmaya zorladığını ve müvekkilinin müşterilerine satamayacağı miktarda -satmakla da yükümlü olmadığı- aksesuarları almaya zorlayarak müvekkilini ekonomik olarak güç durumda bıraktığını, ... şirketlerinin, yetkili servislerin aksesuar ve yedek parça ihtiyacı olmadığı ve dolayısıyla sipariş vermedikleri zamanlarda, servislerin kullanıcı kodları ve şifreleri ile servis panelinden sipariş girişi yaptığı ve müvekkili şirketin bilgisi dışında hazırladığı sipariş listeleri ile yedek parça ve sair ürünlerin daha büyük oranlarda satın alınması için müvekkili zorladığını, sonuç olarakta müvekkili şirketin depolarında satış hızının üstünde büyük bir stok oluştuğunu, fesih sonrasında müvekkilinin iş kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle birçok malzemeyi zarar ederek satmak zorunda kaldığını, sözleşmenin feshedilmesi ile ücretleri ödenmiş olan malzemelerin kullanılmasının mümkün olmaması nedeniyle; müvekkilinin stokunda kalan mevcut aksesuar ve yedek parçaların tespitini, aksesuar ve yedek parçaların bedelinin belirlenmesini, tespit edilen aksesuar ve yedek parçaların davalı şirket tarafından bedelinin ödenerek geri alınmasını, müvekkilinin değerinin altında satmak zorunda kaldığı aksesuar ve yedek parça varsa bedellerinin alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın müvekkiline iadesi için tespitini, müvekkilinin, bu haksız fesih sebebiyle zarara uğradığını beyanla fazlaya ve sair konulara dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin taraf olduğu sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi ve davalının haksız eylemleri nedeniyle doğan şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararın sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davacının talep sonucunu -sırf daha az harç ödemek adına- belirleyebildiği asgari miktardan daha az gösterdiğini, HMK’nın m. 29/1. Maddesi uyarınca “Taraflar dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar.” Bu nedenle, Sayın Mahkemeden davacının talep sonucunun belirlenebilir olan kısmının eksiksiz olarak gösterilmesi ve eksik olan harcın tamamlatılmasını, davacıya eksik harcın tamamlatılması için kesin süre verilerek söz konusu eksiklikler giderildiği takdirde davaya devam edilmesine karar verilmesini, yine dava dilekçesi incelendiğinde HMK’nın 119. maddesinde yer alan (d), (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerine açıkça aykırılık olduğu ve somutlaştırma yükü kapsamında delillerin HMK’nın 194. maddesine uygun bir surette bildirilmediğini, Esasa ilişkin olarak; taraflar arasındaki sözleşme ve süregelen ticari ilişki uyarınca davacının, müvekkili şirket tarafından satış ve pazarlaması yapılan ürünlerin satış sonrası bakım, onarım, montaj gibi servis hizmetlerinin yürütülmesini üstlendiğini, sözleşme’nin “...Ticari Koşulları” başlıklı 3 no’lu eki uyarınca davacının, ...’dan tedarik edeceği Aksesuar Ürün Grubu, Yedek Parça Ürün Grubu, Uzatılmış Garanti Ürün Grubu, Sanayi Tipi Ürün Grubu ve Birinci Sınıf Ürün Grubu’nun satışını üstlendiğini, müvekkili şirketin, aksesuar ve yedek parça satışı için belirlenen satış hedeflerini ve bu hedeflere bağlı primlerin düzenlendiği “Yetkili Servis Prim Teşvik Koşulları”nı yazılı olarak tüm yetkili servislere tebliğ etmiş ve uygulamış olup yetkili servislere bildirilen satış hedeflerinin birçok kez davacı tarafından da tutturulduğunu, davacının birçok kez sözleşme şartları uyarınca prime hak kazandığı ve bunları iktisap ettiğini, davacının müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun surette yapılmış feshe rağmen fesihten 4 (dört) yıl sonra kötü niyetle ve tamamen mesnetsiz, haksız iddialara iş bu haksız davayı ikame ettiğini, müvekkili şirketin bağlı bulunduğu ..., Türkiye yerel satış operasyonundan çıkma kararı aldığı, ... tarafından alınan bu karar uyarınca müvekkil şirket tarafından Türkiye içerisinde satış operasyonlarının sonlandırmasının zaruri hale geldiğini, müvekkili şirketin bu süreçte tüm yetkili servis sözleşmelerini sonlandırma kararı aldığı ve Tüm Yetkili Servis Sözleşmeleri’ni 2019 yılı Mart ayı sonu itibariyle feshettiğini, davacının iddialarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davacının iddialarını ispatlayamadığını, dosyada tek bir somut delilin dahi sunulmadığını beyanla öncelikle davanın usulden reddine, mahkemece kabul görmemesi halinde eksik harcın tamamlatılmasını ve bu hususta davacıya kesin süre verilmesine, tümü ile haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer'ileri ile birlikte esastan reddine, dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR /

Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalı şirketin İTO kaydı dosyamız arasına alınmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, ...

11.İdare Mahkemesi'nin ... Esas ve Rekabet Kurumu'nun... soruşturma sayılı dosyaları UYAP sistemi üzerinden dosyamız içerisine alınmış, davacının ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptılarak bilirkişi raporu alınmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Talimat sayılı dosyasından dinlenen davacı tanığı ... 24/01/2022 tarihli duruşmada; ''... ile 1997 yılından beri çalışmaktayız. ... bizim iş yerinin ana firmasıydı. Aldığımız diğer işleri el altından yapmaktaydık. ... haricinde herhangi bir reklam işi yapamıyorduk. Bunun denetimine ilişkin olarak ... firmasının bölge müdürü ara ara iş yerimize gelip kontrol sağlamaktaydı. Başka bir firmayı gördüğü zaman onun işlerini bırakın bizim işlerimizi yapın diye bizi uyarıyordu. Aksesuar siparişi her ay yapıyorduk. Aksesuar siparişi vermediğimizde biz sipariş vermemiş olsak bile ... firması aksesuarı kendiliğinden gönderiyordu. Aksesuar siparişi yeni yatırım yapmak iş yerini ve araçlarını yenilemek çalışan sayısını artırmak gibi konularda bölge müdürleri tam olarak bir tehdit ve baskı uygulamıyordu ancak sözlü olarak uyardıkları olmuştur. Kaldı ki bu durum bizim şirketin lehine bir durumdu. Örneğin araçlarını yenileyin, kalifiyeli eleman alın, vs. Gibi istekleri vardı. Ancak bunları karşılamadığımızda bize herhangi bir yaptırımda bulunmuyordu. ...'un talebi üzerine biz ikinci bir şubeyi açmak zorunda kaldık. Bunun içinde işverenim ... bir takım yatırımlar yaptı . Bazı aylarda zarar etmişken bazı aylarda kar elde ettiği de olmuştu. Sözleşmenin feshinden sonra yarım kalan işlemlerimiz oldu. Yedek parça beklediğimiz işlemler bulunmaktaydı. Bunlar sebebiyle müşterilerimiz mağdur oldu. Sözleşmenin feshi nedeniyle ... iş yerinde eleman çıkarmak zorunda kaldı. Bunların tazminatlarını ödemek zorunda kaldı bunlar içinde araçlarını satmak zorunda kalmıştı. bu süreçler ... 'un psikolojik sorunlar yaşamasına sebep olmuştur. Ben ... 'un sözleşmeyi fesh etmesinden sonra ...'un bankalarla , diğer beyaz eşya firmalarıyla ve civardaki işyerleri ile ne gibi sorunlar yaşadığını bilmiyorum. Ama sözleşmenin feshi sebebiyle müşteri kaybettiğimizi biliyorum. benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenen diğer davacı tanığı ...; ''... ile 2003-2004 yılında iş yerimin yanında dükkan açtığından beri tanışmaktayız. Kendisi ... un işlerini aldığından beri birtakım sorunlar yaşamıştı. Başka firmalarla çalışması engelleniyordu. Tabelasını değiştirmek zorunda kaldı. Önceki müşterileri gelip servis hizmeti isterken ... ... sebebiyle önceki müşterilerine servis hizmeti sağlayamamaktaydı. ... çalışanlarının ... a tam olarak nasıl bir baskı yaptıklarını bilmiyorum. Ben sadece dışardan gördüğüm kısma vakıfım. Ben Aksesuar siparişi ile ilgili çalışma şekillerini bilmiyorum. Aksesuar siparişi yeni yatırım yapmak iş yerini ve araçlarını yenilemek çalışan sayısını artırmak gibi konularda bölge müdürlerinin yaptıkları tehdit ve baskılara ilişkin herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. ...'un talebi üzerine ... un yeni bir iş yeri açılışı yapmak istediğini ancak yapamadığını duydum. ... bunun için yatırım yapmıştı. Ve bildiğim kadarıyla zarar etti. Sözleşmenin feshinden sonra yarım kalan işler sebebiyle müşterilerin gelip iş yerinde sinirlendiklerini biliyorum. Sözleşmesinin feshinden sonra ayrıca işçileri çıkarmak zorunda kaldı ve tazminatları ödemek içinde araçlarını sattı. bu süreçler ... 'un psikolojik sorunlar yaşamasına sebep oldu. Ben ... 'un sözleşmeyi fesh etmesinden sonra ...'un civardaki işyerleri ile sorunları olduğunu biliyorum. Civardaki iş yerlerinin de davacı ... dan alacakları varmış bu sebeple ekonomik kayıp yaşamasını gören kişiler iş yerine gelerek sorun çıkartmaya başlamıştı. bankalarla , diğer firmalarıyla yaşadığı sorunlarla ilgili bilgim yoktur. " benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde, aynı tarihli duruşmada dinlenen diğer bir davacı tanığı Serpil Yurdunseven ise; ''... ile birlikte 2009 yılından beri çalışmaktayız. ... un ... la işleri dışında başka firmalarla çalışması istenmiyordu. ... yetkilileri başka bir servisle çalışmamız halinde sözleşmenin feshedileceğinden bahisle bizi engelliyordu. Aksesuar siparişi her ay yapılıyordu. Bunun için bölge müdürlüğünden birileri gelip elimize ürün olup olmadığına bakmaksızın bize sipariş kaydı giriyordu. ... firması yeni yatırım yapmamız için araçları yenilememiz için çalışan sayısını artırmamız için bize sözlü olarak baskı uyguluyordu. Biz bu sebeple ... da yeni bir şube açmak zorunda kaldık. Bende bir süre ... daki şubede çalışmıştım. ... firması işlerimizi büyütmediğimiz takdirde bize verdiği işi bizden alarak başka firmalara vereceğinden bahsediyordu. ... daki şube için yatırım yaptı bu yatırım sebebiyle zarar etti. Zira ... dükkan kiralık olup iç dizaynında işverenim ... yaptırmıştı. Sözleşmenin feshinden sonra müşterilerle ilgili problemler yaşandı. Örneğin yedek parça isteniyordu. Servisi hizmeti isteniyordu. Biz bunları karşılayamadıkça Tüketici Hakem Heyetine başvurular oldu. Bazı müşterilere elimizde olan malzemelerle ücretsiz servis hizmeti verdik. Bazılarınında ... firması aracılığıyla ücret iadelerini yaptık. Sözleşmenin feshi nedeniyle ... tansiyonu çıkmaya başladı. İşe gelmemeye başladı. ilaç kullanmaya başladı. Sözleşmenin feshi nedeniyle üzüldüğü belli oluyordu. ... un sözleşmeyi fesih etmesiyle ... un itibarı zedelendi. Başka beyaz eşya firmaları ile görüştüyse de olumlu geri dönüşler alamadı. Bankalardan birtakım alacak verecek işleri olduğunu biliyorum. Ancak içeriğini detaylı olarak bilmiyorum. benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizin 06/10/2022 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli ile davacı ile davalı ... şirketi arasındaki ticari ilişkinin tespiti, ticari ilişki süresinde davacının elde ettiği gelirlerin tespiti, davacının yetkili servis olarak emsal bir iş bulabileceği sürenin tespiti, davacının sözleşmenin feshinden sonra aylık kazanç kaybının ve tespit edilecek makul süredeki kazanç kaybının ne olacağı, davacının ticari defterlerinde davalıdan satın alınan yedek parça ve aksesuarların fesih tarihi itibariyle stokunda kalanların diğer firmalara ait eşyalarda/makinelerde kullanılıp kullanılamayacağı yönünden tespiti için davacının 2013 yılları ve devamı Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde talimat mahkemesince re'sen seçilecek bir SMMM, bir makine ve bir Borçlar Mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasınına," dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...talimat sayılı dosyasından Mali Müşavir..., Hukuk Müşaviri ... ve Makine Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 09/02/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; -Davacının davalı ... Tic. A.Ş. ile arasında sözleşmeye dayalı akdi ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişkinin sözleşmenin tek taraflı olarak ... şirketi tarafından servis sözleşmesinin feshi ile sona erdiği,

Taraflar arasındaki sözleşmenin 38.maddesinde, (İndesit Company, iş bu sözleşmeyi herhangi bir neden göstermeksizin ve hiçbir şekilde tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın 15 (onbeş) gün önceden yetkili servise yazılı ihbarda bulunarak her türlü hak ve alacakları saklı kalmak suretiyle istediği zaman sona erdirebilir.) hükmü bulunmakla birlikte, davacının haksız feshe ilişkin iddialarının değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu konunun mahkemenin yetkisinde olması sebebi ile taraflarınca bir değerlendirme yapılmadığı, -Sözleşmenin 38.maddesine dayanılarak feshedilmesinin TMK nın 2.Maddesine göre aykırılık teşkil edip etmediği ve davalı ... şirketinin Türkiye içindeki satış faaliyetlerini durdurmasının sözleşmenin feshi için haklı neden oluşturup oluşturmadığı mahkemenin takdirinde olduğu, Sözleşmenin haksız olarak fesih edildiğinin mahkemece kabul edilmesi halinde, davacının uğradığı zarar ve ziyanı talep edebileceğinin düşünüldüğü, -Yetkili servis sözleşmelerinin haksız yere feshi halinde, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin benimsediği hesaplama yöntemine göre yapılan hesaplamalarda, Davacının aynı meyanda başka bir iş bulabileceği makul süre olarak belirlediğimiz 45 günlük sürede uğradığı hasılat kaybının 63.299,47 TL olarak hesaplandığı, -Davacı ...'un ... adresinde bulunan işyerine gidilerek, davacının davaya konu olarak elinde bulunan stokların incelendiği, sayıldığı ve tespit edildiği, bu malların alış faturaları ile birebir kontrollerinin yapıldığı ve malların fiyatlarının tespit edildiği, Davacının stokunda tespit edilen bu malları, başka bir firmanın mallarında kullanamayacağı, elinde atıl vaziyette kalacağı tespit edildiği, bu malların tamamen davacının zararı niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, Davacının stokunda bulunan bu malların toplam değerlerinin sözleşmenin fesih tarihi itibari ile 561.107,00 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizin 19/06/2025 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''06/10/2022 tarihli celsenin (3) numaralı ara kararı gereğince; Davacı defterleri incelendikten ve rapor ibraz edildikten sonra davalı şirketin defterleri de incelenerek birleştirici rapor alınıp alınmayacağının değerlendirilmesine hakkında dosyamızın tekemmül ettiği ve davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinin dosyaya bir katkısının olmayacağı kanaati ile usul ekonomisi ilkesi de nazara alınarak davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan yargılamaya devam edilmesine'' karar verilmiştir.

Davacı vekili 26/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 5.000,00-TL olan aksesuar ve yedek parça iadesi taleplerini 556.107,00-TL artırarak 561.107,00-TL olarak ıslah ettiğini, dava konusu tazminatların ve 10.000,00 TL manevi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /

Dava, maddi ve manevi tazminat davasıdır.

HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; -Taraflar arasında akdedilen yetkili servis sözleşmesinin davalı tarafça yapılan feshinin haklı olup olmadığı, yapılan feshin haksız olması halinde davacının; A)Elinde kalan aksesuar ve yedek parçadan ötürü zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oluşan zararın miktarı ve bu zararın davalıdan talep edilip edilemeyeceği, B)Sözleşmenin feshinden dolayı mahrum kalınan kârının bulunup bulunmadığı, mahrum kalınan kârı var ise miktarı ve bunun davalıdan talep edilip edilemeyeceği ile TKHK'nın 58.maddesinin somut olaya uygulanıp uygulanamayacağı, C)Davacının manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz. O hukuksal sonucun doğduğunu iddia eden tarafın, gerçekleşmesi gereken koşulların, somut olarak gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Genel ispat kuralı gereğince, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (MK m.6). Bu bakımdan bir olguya bağlanan hukuksal sonuçtan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o olguyu ispat yükü altındadır (HMK m.190/1). Somut olayda ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18.maddesi; ''...(2)Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir....'' şeklindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesi: ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklindedir.

Anılan düzenlemeler, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğu, davacının öncelikle taraflar arasında akdedilen yetkili servis sözleşmesinin davalı tarafça yapılan feshinin haksız olduğunu ispat etmesi gerektiği, bununla birlikte dosya incelendiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin 28/02/2017 tarihli ihtar ile feshedildiği, bu fesih kararının gerekçesinin ... şirketinin Türkiye operasyonunu sonlandırma kararı olduğunun anlaşıldığı, feshin taraflar arasında akdedilen sözleşmenin de 38.maddesine uygun şekilde yapıldığı, bu nedenle Mahkememizce taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı, davaya konu sözleşmedeki kendileri aleyhine ilişkin maddelerin Genel İşlem Koşullarından olup yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bununla birlikte Genel işlem koşulları, 6098 Sayılı TBK'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler çerçevesinde, TBK'nun yürürlük tarihinden sonra yapılan sözleşmelerde genel işlem koşullarının bulunmasının kural olarak mümkün olduğu, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu içermesinin tek başına o hükmün geçersizliğini gerektirmediği, ancak sözleşmenin niteliğine uygun düşmeyen şartların yazılmamış sayılacağı, genel işlem koşullarının geçersiz sayılmasının ise dürüstlük kuralına aykırı olarak bir taraf aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıracak hükümler içermesi halinde söz konusu olacağı açıktır. Tacir olan davacı,

TTK 18/2 fıkrası uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür. Genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemeler, tüketici hukuku alanından farklı olarak, tacirler yönünden çok daha dar kapsamlı uygulanacaktır. Sözleşmenin önceden hazırlanmış olması tek başına,

TBK 20 vd. maddeleri kapsamında sözleşmenin geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, kesintilere, feshe, muacceliyete ve temerrüt faiz oranlarına ilişkin hükümler, tacir olan davacı tarafından sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kabul edilmiştir. Anılan iddia açıklanan nedenlerle Mahkememizce yerinde görülmemiştir. Tüm bunlarla birlikte davacının, taraflar arasında akdedilen sözleşme 28/02/2017 tarihli ihtar ile feshedilmesine karşın eldeki davayı 30/12/2020 tarihinde yani fesihten yaklaşık 4 yıl sonra açtığı, davacının fesih tarihi itibariyle elinde kalan aksesuar ve yedek parçaların tespitine ilişkin bir delil tespiti yaptırmadığı da anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediği başka bir deyişle Mahkememizce davalı tarafından yapılan feshin haklı olduğu kanaatine varıldığından davacının maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Davacının maddi tazminat davasının reddine,

2.Davacının manevi tazminat davasının reddine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından 341,55-TL peşin alınan harç ve 9.500,00-TL ıslah harcının toplamı olan 9.841,55-TL'den mahsubu ile kalan 9.226,15‬-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Manevi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına

8.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2025

Katip

¸

Hakim

¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.