7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/14450 E. , 2025/8972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Her ne kadar temyiz incelemesine konu karar netice olarak sanıkların eylemlerinin kimlik bildirmeme kabahatini oluşturduğu kabulüyle sanıklar hakkında idari para cezası uygulanmasına yönelik ise de o yer Cumhuriyet savcısının temyizinin sanıkların eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle suç vasfına yönelik olduğu, dosya kapsamına göre sanık ...'nın diğer sanık ... yerine motorlu taşıt sürücü adayı sınavına girdiği, sınav tamamlanıp salondan çıktıktan sonra kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, bu haliyle sanıkların eylemlerinin, suç tarihinden sonra, 02.07.2018 tarih ve 703 sayılı KHK’nin 22. maddesi ile adı “Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” olarak değiştirilen, “Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”’ye 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile eklenen Ek madde 5/1. uyarınca 6114 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2- maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ...'nın savunmasının alındığı 02.07.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.