Esas No
E. 2023/19328
Karar No
K. 2025/5326
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/19328 E.  ,  2025/5326 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/12 E., 2022/278 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

I.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan düşme kararına ilişkin temyiz isteminin incelemesinde: Sanığın temyiz isteminin düşme kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yararı bulunmadığından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince sanığın temyiz isteminin REDDİNE,

II.Sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Şikâyetçi beyanında, kil fabrikasında bulunan kulübenin önündeki demir sacların çalındığını ifade ettiği, dosya arasında yer alan olay yeri krokisinde ise, sacın çalındığı yerin fabrika bahçesinde olduğunun anlaşıldığı, ancak fabrikanın ve sacın çalındığı yerin iş yerinin eklentisi veya etrafının çevrili olup olmadığının tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; bahse konu tereddüt giderilerek sonucuna göre iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2.Hırsızlığın gerçekleştiği yerin etrafının çevrili fabrika alanı olduğunun tespit edilmesi halinde ise, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, suça konu malzemenin çalındığı yer açıkça belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde TCK'nın 142/1-e. maddesi uyarınca hüküm kurulması,

3.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/2. maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c. maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken, 12 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,

4.Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2007 tarihli ve 2006/729 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmına konu güveni kötüye kullanma suçundan aldığı mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmış ise de; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması zorunluluğu,

5.Kabule göre de; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin gerekçesinde, alt sınırdan ceza tayin edildiğinin belirtildiği hâlde; suç tarihi itibarıyla alt sınırı 2 yıl hapis cezası olan atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.