2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2025/4422 E. , 2025/7750 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I. Sanık
Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II. Sanık
Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamama sebebinin, sanığın fiziken imkanlarının olanaksız olmasından kaynaklandığına, beyan edilen zararın meblağı, suça konu alındığı iddia edilen eşyaların miktarı, cinsi ve değeri konusunun şüpheyi ortadan kaldıracak şekilde somut verilerle ispat edilemediğine, TCK' nın 145. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kararının da usul ve yasaya aykırı olduğuna, beyan edilen eşyaların değerine ilişkin ne bir fatura, ne bir görsel somut verinin dosya içerisinde mevcut olmadığına, yasal olarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, şüphe içeren bu hususun sanık ... lehine olduğuna, ancak mahkemece bu durumun gözardı edildiğine, sanık hakkında TCK’ nın 50, 51 ve CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin de hakkaniyete ve vicdana aykırı olduğuna, sanığın temyiz isteminin, dosyada usulsüzlükler ve eksiklikler bulunduğuna kendisinin zararı karşılamak istediğine zararın katılan tarafından gerçeğe aykırı ve hayatın olağan akışına uymayan bir şekilde fazla gösterildiğine bu sebepten zararı ödeyemediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.