Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/65
Karar No
K. 2020/335
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/65 Esas
KARAR NO: 2020/335
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 03/02/2017
KARAR TARİHİ: 09/07/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalılardan ... kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ... Aracın maliki, ... İse ... Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesiyle sigortalı şirketin olduğu, ... plakalı araç davalı ... sevk ve idaresindeyken ... günü saat ... sularında ...' dan ... İstikameti yönüne seyri sırasında ... Km de ...' na geldiğinde ... yönünden gelen davacı sürücü ... ve idaresindeki ... plakalı otomobile kavşak içerisinde çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra trafik poliçe düzenlenen ... tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlendiğini, kusur oranının raporda belirtilmediğini, davacının yaralandığını, sol omuzunda ciddi kırıklar oluştuğunu, kazadan sonra ... Acil Servis' ine kaldırıldığını, ... tarihli rapor tanzim edildiğini, davacının sonradan tedavisine ... hastanesi' nde devam edildiğini, yapılan ameliyatla sol omuza 3 adet platin takıldığını, kazadan iki ay sonra yapılan ikinci ameliyatla platinlerden birinin çıkarıldığını, ekim ayında yapılan 3. Ameliyatla da diğer platinlerin alındığını, ve bu masrafların hepsinin davacı tarafça karşılandığını, ... Hastanesi Adli Tıp Birimince ... rapor tanzim olduğunu, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi ... tarafından yapıldığını, ... tarihli raporda ... plakalı araç sürücüsü davacı ...' nın Tali kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...' un asli kusurlu olduğu şeklinde bir rapor tanzim edildiğini, davalı/sanık ... hakkında Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığını, görgü tanıkları ... ve ... mahkemece dinlediğini, ... tarafından hazırlanan ... tarihli raporu düzenlendiğini, raporda ...' nın kusursuz olduğu ibaresinin bulunduğunu, davacı ...-... arasında değişen çalışanıyla yurt içi ve yurt dışında taahhüt işleri yapan ve yıllık cirosu ... TL civarında bulunan ...' nin sahibi olduğunu, kaza sonrasında çok fiziki ve psikolojik zorluklar yaşadığını, 5 ay işleriyle ilgilenemediği ve çok büyük maddi kayıplar yaşadığını, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesini istediklerini, ... TL maddi tazminatın talep ettiklerin, öncelikle kazaya neden olan ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için trafikteki kaydına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı konulmasını, davacının bu kaza nedeniyle karşı karşıya kaldığı maddi zararın ne kadar olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, sigorta tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsile tahsilinin gerektiğini, bu kazanın davacıda yarattığı acı ve üzüntüyü telafi edebilmek için ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazada davacının kusuru bulunmadığını, uğradığı maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunduğunu, kaza yerinde tanzim edilen tutanakta polis tarafların hangisinin kırmızı ışıkta geçtiği hususunda belirleme ve değerlendirme yapamadığını belirttiğini, davacı yan, davacı ve tanıkların kendi içinde ve birbirleri içinde açık çekilişler içeren anlatımlarını dikkate almayan hangi anlatımın kazanın oluşumuna uygun olduğu yönünde teknik değerlendirme talebinin karşılanması neticesinde kusursuz sayıldığını, ceza yargılamasında elde edilen kusur değerlendirmesi gerçeğe ve kazanın oluşması sonucu meydana gelen çarpma noktası, çarpmadan sonra meydana gelen hareket, araçların durduğu noktalar ve araçlarda meydana gelen hasar durumuna aykırı olduğunu, bu doğrultuda yeniden inceleme talep ettiklerini, davalı aracının usulüne uygun sigorta poliçesi olduğu gibi hem aracın hem de sürücüsünün bir eksiğinin olmadığını, maddi zararlar bu poliçe tarafından güvence altına alındığını, manevi zarar talebi ise kaza tarihi itibari ile 50 ay asgari ücret tutarından fazla olduğunu, manevi tazminatın davalılara uygun şekilde düşmediğini ve fazla geldiğini, davanın reddini yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

... Vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç sigorta şirket nezdinde ...-...-... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile ...-... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sakatlanma halinde kişi başına azami sorumluluk limiti kaza tarihinde ... TL olduğunu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının limitiyle sınırlı olduğunu, masraf ve vekalet ücretinin sorumluluklarının dışında bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin ödenecek rakamı aştığını, ZMMS sahibi sigorta ile sigorta ettiren kişinin ileteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, sigortacı ise KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin ettiğini, böyle bir halde ZMMS karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerektiğini, dava konusu trafik kazasının Karayolları motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları' nın yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelmiş olduğu için tazminat hesabında TRH tablosu baz alınması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu' nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereklerine aykırı olduğunu, başvuru yapılmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadıklarını, davacının sigorta şirketine dava öncesinde başvurusu bulunmadığından temerüt faizi başlangıcı olarak dava tarihinin dikkate alınmaı gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyda tüm deliller toplanmış, ... Asliye Ceza Mahkemesi' nin .../... esas sayılı dosyası celb edilmiş, dosya dava dışı ...nin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda,

1.Davacı vekili uğradığı trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik ...- TL maddi, ...- TL'sı manevi tazminat olma üzere toplam ...- TL tazminat alacaklarının yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava etmiştir.

2.)Vergi Dairesince dosyaya gönderilen ...’nin bilanço ve gelir tabloları üzerinde yapılan incelemede; •Şirketin satışlarının kazanın meydana geldiği 2015 ve 2016 yılında hemen hemen aynı olduğu, satışlarda önemli bir artış sağlanamadığı, •Şirketin kar’ı kaza yılında ... TL iken, 2016 yılında %9 oranında ... TL azaldığı, •Şirketin çalışan sayısının 25’den 17’ye indiği, •Şirketin aktiflerinin 2016 yılında, 2015 yılına göre %48 oranında azaldığı, azalmanın şirket bünyesindeki hazır değerlerle satıcı ve uzun vadeli banka borçlarının kapatılmasından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.

Dolayısıyla, davacının kaza geçirmesinin sahibi olduğu şirketi olumsuz etkilediği görülmektedir. Zira, 2016 yılının tedavilerle geçtiği, 2017 ve 2018 yıllarında ise şirketin satışlarının ve net karlarının önemli ölçüde artığı görülmektedir. Davacının 2015 yılındaki aylık ortalama net geliri ... TL olup, sonraki yıllarda, ise 2016’da ... TL, 2017’de ... TL ve 2018 yılında ... TL olmuştur. Davacı konumunda birinin (vergi dairesi kayıtlarına göre şirket genel md./şirket md.), bulunduğu sektörde üst düzey biri olarak çalışması halinde aylık en az ...- TL net maaş alabileceği değerlendirilmektedir. Şeklinde rapor sunmuştur. Dosya davacının maluliyet oranın tespit edilmesi için İstanbul ATK' ya gönderilmiş Adli Tıp Kurumu'nun mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli Adli Tıp raporunda,

1.... oğlu, ... doğumlu ...’nın ... tarihinde geçirmiş olduğu araç içi trafik kazasına bağlı sol omuz hareket kısıtlılığı arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ahşap ürünleri imal eden bir işyerinin sahibi olduğu anlaşılmakla meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak: Gr1 VII(2Aa……….30)A %34x1/3:%11,3x0,8:%9,0(sol taraf) E cetveline göre %12(oniki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,

2.İyileşme (iş göremezlik / iş ve güçten kalma) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği

3.Aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını bildirir şekilde rapor sunulmuştur. Dosyamız daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda;

1.Davacı vekili uğradığı trafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik ...- TL maddi, ...- TL'sı manevi tazminat olma üzere toplam ...- TL tazminat alacaklarının yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava etmiştir.

2.)Vergi Dairesince dosyaya gönderilen ...’nin bilanço ve gelir tabloları üzerinde yapılan incelemede; •Şirketin satışlarının kazanın meydana geldiği 2015 ve 2016 yılında hemen hemen aynı olduğu, satışlarda önemli bir artış sağlanamadığı, •Şirketin kar’ı kaza yılında ... TL iken, 2016 yılında %9 oranında ... TL azaldığı, •Şirketin çalışan sayısının 25’den 17’ye indiği, •Şirketin aktiflerinin 2016 yılında, 2015 yılına göre %48 oranında azaldığı, azalmanın şirket bünyesindeki hazır değerlerle satıcı ve uzun vadeli banka borçlarının kapatılmasından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.

Dolayısıyla, davacının kaza geçirmesinin sahibi olduğu şirketi olumsuz etkilediği görülmektedir. Zira, 2016 yılının tedavilerle geçtiği, 2017 ve 2018 yıllarında ise şirketin satışlarının ve net karlarının önemli ölçüde artığı görülmektedir. Davacının 2015 yılındaki aylık ortalama net geliri ... TL olup, sonraki yıllarda, ise 2016’da ... TL, 2017’de ... TL ve 2018 yılında ... TL olmuştur. Davacı konumunda birinin (vergi dairesi kayıtlarına göre şirket genel md./şirket md.), bulunduğu sektörde üst düzey biri olarak çalışması halinde aylık en az ...- TL net maaş alabileceğini değerlendirir şekilde rapor sunulmuştur. Ek rapor aldırılmak üzere dosya tekrar aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda, ... tarihinde trafik kazası sonucu %12 oranında sürekli iş göremezlik ve 3 ay geçici iş göremezlik durumuna düşen davacı ...'nın; Mali Müşavir bilirkişinin gelir tespiti doğrultusunda, güncel zararı, -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ...(TL), -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ...(TL) olduğu hesaplanmıştır Kusur yönünden değerlendirme yapılmamıştır şeklinde rapor sunmuştur. Davacının davasını ıslah ettiği ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görüldü.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava,

TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1.Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.

Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle davalı sürücünün, araç işletenin ve sigorta şirketinin davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır.

Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle , geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... ‬(TL), sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... (TL) olarak bulunmuş ve toplam ... TL üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme:

TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür.

Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine,

1.Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile ... TL maddi tazminatın davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Harçlar kanunu uyarınca maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harç ile ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4.Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

5.Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı ve ... TL başvuru harcının toplamı olan ( maddi tazminat talebine istinaden yatırılan ) ... TL harcın davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafın maddi tazminat talebi yönünden yapmış olduğu, davetiye, posta gideri, bilirkişi gideri ve ATK rapor bedeli olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

7.Davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden yapmış olduğu, davetiye, posta gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı da göz önüne alınarak ... TL yargılama giderinin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,

8.Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9.Davacı maddi tazminat davasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalı ... şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

10.Davacı manevi tazminat davasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul - red oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

11.Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kabul - red oranınca hesaplanan uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ve ...'ne VERİLMESİNE,

11.Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra istek aranmaksızın yatıran taraflara İADESİNE,

Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog