Esas No
E. 2024/4942
Karar No
K. 2025/3063
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/4942 E.  ,  2025/3063 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3578 E., 2024/1065 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2021/450 E., 2021/458 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında ... Projesinde mevcut C4 Blok 97 No'lu bağımsız bölümün 29.11.2010 tarihli noterde düzenleme şeklinde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile davacı tarafından satın alındığını ve sözleşme gereğince tüm edimlerin yerine getirildiğini ancak taşınmazın süresinde teslim edilmediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; inşaatın tamamlanmasındaki gecikmenin müvekkil şirketten kaynaklanmadığını, Esenyurt Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ihtilaftan kaynaklandığını ve davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.İhbar Olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 22/02/2021 tarih ve 2019/774 Esas, 2021/267 Karar sayılı ilamında davalı şirketin sözleşmeden dönme şartlarının oluşmuş olduğunun belirtildiği, dava konusu dairenin içerisinde bulunduğu projenin henüz tamamlanmamış olduğu, projede inşaatın durmuş vaziyette bulunduğu, sitede herhangi bir oturumun olmadığı ve tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davacı ile davalı şirket arasında 29.11.2010 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin "...VI. taşınmazın teslimi..." bölümünün birinci maddesinde "....Taşınmaz, sözleşme tarihinden itibaren 20 Ay sonra teslim edilecektir..." ifadesine yer verildiğini, sözleşme üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen teslim yapılmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirdiğini, bu durumun İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 2019/774 Esas ve 2021/267 Karar sayılı kararıyla da sabit olduğunu, ilgili kararda müvekkilinin sözleşme uyarınca ödemesi gereken 250.000 TL tutarındaki borcunu tamamen ödediğine karar verildiğini, İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi tarafından hüküm verildiğini kararda çok net olarak belirtilen "....Davacının sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır..." ifadesinin temyize konu İlk Derece Mahkemesince "...yanlış..." okunup "...davalının dönme hakkı bulunmaktadır..." şeklinde hükmedildiğini, bu hükmün kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden dönmek istemediğini ve sözleşmenin tüm hükümleriyle devam etmesini talep ettiğini, her ne kadar bilirkişi raporunda "...tescil şartlarının..." oluşmadığı belirtilse de mevcut durumda Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca proje %95 oranında bitmek üzere olduğu için tescil şartlarının meydana geldiğini, ... Projesinin C4 Bloktaki diğer mağdurların Mahkeme kararlarıyla tapularını kütüğe tescil ettirdiğini, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yapsatçı ile noterde yapılan taşınmaz satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kaynağını, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 22. (6098 sayılı TBK'nun 29.) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213. (6098 sayılı TBK'nın 237.) maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706. ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesi hükümleri uyarınca Noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanunu'nun 81 inci maddesi uyarınca depo ettirilmelidir. Somut olayda, davacı, 29.11.2010 tarihli noterde düzenleme şeklide yapılan satış vaadi sözleşmesi ile ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan (C-4 blok) 97 numaralı (kat irtifakı kurulu) meskeni satın aldığını belirterek adına tescilini istemiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, taraflar arasında 29.11.2010 tarihinde noterde yapılan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde dava konusu dairenin davacıya satıldığı anlaşılmıştır.

O halde Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 29.11.2010 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi baz alınarak yukarıda izah edilen ilkeler doğrultusunda dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken 30.09.1988 tarihli ve 1987/2, 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK kararında öngörülen koşullar üzerinden yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog