11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2025/1992 E. , 2025/4292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tasfiye Memuru ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili Kurum'un İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce sicilden terkin edilen ...ünvanlı firmadan alacaklı olduğunu ileri sürerek 5167/8 sicil numaralı ...nin ticaret sicildeki terkin kaydının kaldırılarak sicil kaydının ihyasına,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise; müvekkili Kurum'un alacaklı olduğu ve ihyası istenen şirket aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 547. maddesi gereğince söz konusu davanın mahkemenin 2020/160 E. sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak ... Elektrik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin tasfiye memurlarına karşı da açılması hususunda süre verildiğini, verilen süre içinde bu davanın açıldığını ileri sürerek .../8 sicil numaralı ... Elektrik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ticaret sicildeki terkin kaydının kaldırılarak sicil kaydının ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sicil müdürlüğünün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davalı tasfiye memuru cevap dilekçesinde; davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davada hukuki yararı olmadığını, şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan derdest dava nedeniyle ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle .... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 163455-0 numarasında sicile kayıtlı iken sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin ....
2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/489 E. sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru ... vefat etmiş olup mirasçı olan tasfiye memuru ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesi gereğince yargılama giderinden sorumlu tutulması hakkaniyete uygun olmadığından sorumlu tutulmamasına karar verilmiş, hüküm, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi tasfiye memurunun TTK'nın 541. maddesinin üçüncü fıkrası hükmündeki sorumluluğu da gözetildiğinde şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.05.2023 tarih ve E:2023/2250-K:2023/2572), dolayısıyla davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu, bu durumda mahkemece davaya konu şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan birleşen dava ... Elektrik Ticaret Sanayi A.Ş. tasfiye memuruna karşı açılmış olup davada şirket taraf gösterilmemesine rağmen karar başlığında davalılar arasında şirketin de yazılması ve alınması gerekli harcın davalı şirketten tahsiline karar verilmesinin doğru bulunmadığı, ayrıca şirketin tasfiye memuru vefat etmesi nedeniyle şirket yönetim kurulu başkanı ... tasfiye memuru olarak atanmış olup, tasfiye sürecinde görev almayan ve sorumluluğu söz konusu olmayan, bu aşamada yalnızca yasal gereklilik nedeniyle tasfiye memuru olarak görevlendirilen davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile .. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 163455-0 numarasında sicile kayıtlı iken sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'nin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/489 E. sayılı dosyası ve bu dosyada verilecek kararın infazı ile sınırlı olarak ihyasına, kararın ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce tescil ve ilan edilmesine, şirketin son yönetim kurulu başkanı ve tasfiye memuru ... öldüğünden yönetim kurulu üyesi ...'in şirkete tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memurunun şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşıldığından ücret takdirine yer olmadığına, davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tasfiye memuru tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin ihyası talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı tasfiye memuru ...'den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.