20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/1242 - 2025/1689
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2019
NUMARASI : 2018/118 E. - 2019/440 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 21/02/2024 tarih ve 2023/2275 Esas, 2024/300 Karar sayılı direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/04/2025 tarih ve 2024/11-489 Esas, 2025/266 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyetlerini www.....com isimli internet sitesi üzerinden sürdürdüğünü, faaliyetleri uyarınca “...” markasına ek olarak “...” ibaresini içeren çeşitli sınıflarda tescilli markalarının bulunduğunu, davalının, 2007/44078 sayılı ve 23/24/25/26. Sınıflarda tescilli “...” ibareli markasını gerekçe göstererek müvekkilinin markalarına itiraz ettiğini, tescil edilmiş markalarına karşı hükümsüzlük davası açtığını, davalının marka ticareti yapmayı hedeflediğini, davalının müvekkili aleyhine gerçekleştirdiği yasal işlemlerine dayanak olan 2007 44078 numaralı 23/24/25/26. Sınıflarda tescilli “...” ibareli markayı 6769 Sayılı SMK da düzenlendiği üzere ticari etki yaratacak şekilde kullanmadığını, davalının kullanmadığı bir markaya dayanarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, bu nedenle davacı tarafından davalı aleyhine 2007 44078 sayılı markanın iptali talebiyle davalar açıldığını, söz konusu davaların kötüniyet iddialarının en önemli dayanağını oluşturduğunu, davalının kendi aleyhine ikame edilen kullanmama nedeni ile iptal talepli davaların olumsuz sonuçlarından kurtulmak için 2016 58131 sayılı ... ibareli dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiğini, Bakırköy 2.FSHHM'nin 2016/37E, 2017/10. Sayılı dosyasında, bilirkişi raporu ile kullanmamanın tespit edildiğini, Anayasa Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin iptali nedeniyle mahkemenin davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verildiğini, Bakırköy FSHHM'de 2017/69 E. Sayılı dosya ile yeniden dava açıldığını, davanın kısmen kabulü ile davalının 2007/44078 sayılı ... ibareli markasının 23, 24, 26. Sınıflar bakımından iptaline karar verildiğini, dava süreçleri devam ederken davalının markasını kaybetme riskini öngörerek kötüniyetli bir şekilde dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiğini, davacı tarafından davalının marka başvurusuna itiraz edildiğini, MDB tarafından itirazın reddedildiğini, itirazın reddine dair karara karşı davacı tarafından itiraz yoluna başvurulduğunu, YİDK tarafından 2017/M-11268 sayılı kararla davacının itirazının reddine karar verildiğini, YİDK kararının yerinde olmadığını, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 24.01.2018 tarih ve 2018/M-11268 sayılı kararının iptali ile 2016/58131 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının davasına ve marka başvurusuna karşı yapmış olduğu itirazının temel dayanağı olan Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/69 Esas sayılı dosyada, açılan davanın 25. sınıf yönünden reddedildiğini, 25. sınıf yönünden markanın kullanımının mahkemece kabul edildiğini, kötüniyet iddiasının zeminsiz olduğunu, müvekkilinin davacıdan önce ... ve ... ibareli markalarını kullandığını, taraflar arasında yapılan sulh görüşmelerinin kötüniyet olarak nitelendirilmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... ve ... ibareli markalar nedeniyle 2012 yılından bu yana süregelen bir uyuşmazlık olduğu, ... A.Ş. tarafından huzurdaki davanın davacısı aleyhine, davacının ... ibareli markalarının hükümsüzlüğü talebiyle Ankara 3. FSHHM nezdinde 2014/151, 167, 168 sayılı dosyalar ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2014/222 Esas sayılı dosyası ile davalar açılarak davacı markalarının kısmen hükümsüz kılındığı, söz konusu davalar devam ederken taraflar arasında muhtelif tarihlerde markanın devri vb. konularda sulh görüşmelerinin yapıldığı ve uzlaşmanın sağlanamadığı, bu hususun her iki tarafın da kabulünde olduğu, huzurdaki davanın davacısı ... A.Ş. tarafından ... A.Ş. aleyhine, ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali talebiyle Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/37 Esas sayılı dosyası ile 18.02.2016 tarihinde dava açıldığı, dosya kapsamında düzenlendiği görülen bilirkişi raporunda davalı firmanın, 2007/44078 sayılı ve 23/24/25/26. sınıflarda tescilli “...” ibareli markasının bilirkişi raporu ile kullanımının bulunmadığının tespit edildiği, yapılan yargılama sonunda Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin iptali nedeniyle davanın yasal dayanağı ortadan kalktığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, söz konusu davanın ardından, ... A.Ş. tarafından Bakırköy 1. FSHHM 2017/69 Esas dosya ile yeniden açılan davada, 2007/44078 sayılı “...” ibareli markanın bu defa 25. sınıf yönünden kullanıldığının kabul edildiği ancak yine, 23, 24 ve 26. sınıflar yönünden markasının iptaline karar verildiği, huzurdaki davaya konu 2016/58131 sayılı marka başvurusunun 11.07.2016 tarihinde 18/24/25/26/35. sınıflarda yapıldığı, hükümsüzlüğe konu edilen markanın asli unsurunun ... ibaresi iken, dava konusu marka başvurusunun da asli /esas unsurunun ... ibaresi olduğu, 2016/51831 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğe konu edilen markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetleri kapsar şekilde yapıldığı, başka bir ifadeyle, davalı yanın, kullanmama nedeniyle açılan ilk iptal davası esnasında, aynı esas unsura sahip bu markayı, aynı sınıflarda bir kez daha başvuru konusu ettiği, davalının 2016/58131 sayılı marka başvurusunun kullanmama nedeniyle aleyhine açılan ya da açılabilecek olan bir hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmak amacıyla veya hükümsüzlük davasında alınacak kararı etkisiz hale getirmek amacıyla kanunun kendisine tanıdığı yetkileri kötüye kullanarak markayı hayatta tutmak, haksız kazanç elde etmek ve baraj marka yaratmak amacıyla TMK 2. hükümlerine aykırı bir şekilde kötüniyetle yapılmış bir başvuru olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2018/M-11268 sayılı kararının iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kötüniyet gibi ilgili tüm faktörlerin dikkate alınarak değerlendirme yapılması gereken bir durumda müvekkilinin kötüniyetli olmadığını açıkça gösteren deliller, vakıalar dikkate alınmadan, bunlara gerekçeli kararda hiç bir şekilde irdelenmeden inceleme yapılmış olduğunu, kullanmama davasına konu marka 2007/44078 sayılı "..." huzurdaki davanın konusu ise 2016/58131 sayılı "..." markası olduğunu, markaların farklı bulunduğunu, mahkemelerin "..."nın kullanımı iltibas yaratır yönündeki kararlarına uymayarak "..." ibaresini ısrarla kullanmaya devam eden davacı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça da “... by ...” markaları birden fazla hükümsüz kılındığı halde aynı marka başvurusunda bulunduğu sabit iken davalı şirketin kötüniyetli sayılmasının hatalı olduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAİREMİZİN 11/11/2021 TARİH VE 2020/253 ESAS, 2021/1450 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemizce; davalının daha önceden tescilli olan "..." (2007/44078) sayılı markası ile sonraki başvuru konusu olan ... ibareli muhtelif sınıflarda yapılan marka başvurusunun aynı değil ayrı ayrı markalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, kötüniyete ilişkin başka bir emare ve delil olmaksızın, salt kullanmama nedeniyle marka iptali davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusunun başvurunun kötüniyetli olduğunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 21/09/2023 TARİH VE 2022/1231 ESAS, 2023/5232 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; davacının, YİDK kararının iptali davasını marka başvurusunun kötüniyetli olmasına dayandırdığı, Marka Hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötüniyetli olarak kabul edildiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.07.2008 tarihli, 2008/11-501 E. ve 2008/507 K. sayılı kararı), davalının önceki tarihli markası "..." ibareli olup 23, 24, 25 ve 26. sınıflarda tescilli olduğu, davalının davaya konu başvuru markasının ise "..." ibareli olup 18, 24, 25, 26 ve 35. sınıflar için başvuru yapıldığı, davalı şirketin, önceki tarihli markası hakkında hükümsüzlük davası açılması üzerine önceki markasına ve davacı markalarına benzer şekilde ve ortak sınıflarda dava konusu marka başvurusunu yaptığı, davalının kullanmama nedeniyle aleyhine açılan davanın sonuçlarından kurtulmak, hükümsüzlük kararının verilmesi durumunda kararın uygulanmasını engellemek amacıyla marka başvurusunda bulunduğu, davalının "yedekleme" amacıyla önceki markası ile ortak sınıfları içeren yeni bir marka başvurusunda bulunarak kötüniyetli hareket ettiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN 21/02/2024 TARİH VE 2023/2275 ESAS, 2024/300 KARAR SAYILI DİRENME KARARI : Dairemizce, önceki gerekçeye ilâveten; Özel Daire emsallerine göre yasal dayanağını kaybetmiş davaların kötüniyet iddiaları bakımından dikkate alınmasının mümkün olmadığı, TMK hükümleri uyarınca aslolan iyiniyet olup kötüniyetin iddia eden tarafça ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında böyle bir ispatın bulunmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN 30/04/2025 TARİH VE 2024/11-489 ESAS, 2025/266 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; davalı şirkete ait dava konusu marka tescil başvurusunun, eski tarihli markasının kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin davalardan doğabilecek olumsuz sonuçlarından kurtulmak, başka bir anlatımla eski tarihli markası hakkında iptal kararı verilmesi durumunda anılan kararın uygulanmasını engellemek amacıyla yapıldığının anlaşıldığı, davalı şirketin 2016/58131 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin kendi mal ve/veya hizmetlerini başkalarına ait işletmelerin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etme amacından ziyade, tescilli marka korumasının amacına aykırı olarak markayı kullanmayıp yedekleme amacıyla kötüniyetli bir marka tescil başvurusu olarak kabulünün zorunlu olduğu gerekçesi ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce verilen 21/02/2024 tarih ve 2023/2275 Esas, 2024/300 Karar sayılı direnme kararının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/04/2025 tarih ve 2024/11-489 Esas, 2025/266 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine Dairemizce duruşma açılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/04/2025 tarih ve 2024/11-489 Esas, 2025/266 Karar sayılı bozma ilamına göre, davalı şirkete ait dava konusu marka tescil başvurusunun, eski tarihli markasının kullanmama nedeniyle iptaline ilişkin davalardan doğabilecek olumsuz sonuçlarından kurtulmak, başka bir anlatımla eski tarihli markası hakkında iptal kararı verilmesi durumunda anılan kararın uygulanmasını engellemek amacıyla yapıldığı, bu itibarla davalı şirketin 2016/58131 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin kendi mal ve/veya hizmetlerini başkalarına ait işletmelerin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etme amacından ziyade, tescilli marka korumasının amacına aykırı olarak markayı kullanmayıp yedekleme amacıyla kötüniyetli bir marka tescil başvurusu olarak kabulünün zorunlu bulunduğu, davalı şirketin, dava konusu marka başvurusu sırasında markanın sahip olduğu fonksiyonların kapsamı dışında bir amaçla tescil isteminde bulunmak suretiyle kötüniyetli hareket ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile ... YİDK'nın 2018/M-11268 sayılı kararının İPTALİNE,
2.Davalı adına tescilli 2016/58131 sayılı "..." ibareli markanın tüm mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile SİCİLDEN TERKİNİ'ne,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 257,90-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 385,30-TL tebligat ve posta masrafı, 292,10-TL temyiz yoluna başvurma harcı, 2.107,80-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.843,10-TL yargılama giderine 35,90-TL peşin harç ve 35,90-TL başvurma harcı eklenerek hesaplanan 4.914,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı Türk Patent ve Marka Kurumunun uhdesinde bırakılmasına,
7.Davalı şirket tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
10.Davalılardan alınması gereken 615,40'ar.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40'ar.TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00'er.TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına,
11.Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 24/09/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.