Esas No
E. 2022/92
Karar No
K. 2025/1114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/92 Esas

KARAR NO: 2025/1114

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/06/2021

NUMARASI: 2019/450 Esas, 2021/439 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 18/09/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, www...com alan adlı internet sitesi üzerinden tüketicilere yönelik çevrimiçi alışveriş hizmeti sağladığını, müvekkilinin ticari faaliyetini yürüttüğü bu sitesinin tanınırlığını artırmak adına davalıdan hizmet satın aldığını, müvekkile ait e ticaret sitesi ve sosyal medya hesabından paylaşılmak üzere bir fotoğrafçı tarafından oyuncular ile davalının aracılığıyla gerçekleştirilen çekime ilişkin 2 adet fotoğrafın müvekkiline iletildiğini, söz konusu görsellerin müvekkilinin e-ticaret sitesinde, davalıdan paylaşıma ilişkin alınan teyit üzerine paylaşıldığını, söz konusu paylaşımlarla ilgili olarak paylaşımların FSEK kapsamında izinsiz olması nedeniyle ilgilileri tarafından müvekkiline ihtarnameler gönderildiğini ve tazminat talep edildiğini, müvekkili tarafından fotoğrafların paylaşımına son verildiğini, davalı tarafça sunulan tanıtım hizmetlerine ilişkin sosyal medya hesaplarından paylaşılmak üzere müvekkiline teslim edilen 2 adet fotoğrafa ilişkin hem eser sahibi ile fotoğrafçının hem de fotoğraf çekiminde yer alan bağlantılı hak sahibi icracı sanatçıların yazılı muvafakatlerinin alınmaması sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi tazminat talepleri ile karşı karşıya kaldığını, müvekkili tarafından davalar ile muhatap olmamak ve maddi boyutu daha yüksek tazminatların yanı sıra prestij kaybına uğramamak için hak sahipleriyle sulh sözleşmeleri yapılarak hesaplarına toplamda 75.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının yürüttüğü ticari faaliyet bakımından ifa ettiği hizmetin her türlü ayıp ve eksiklikten ari olması gerektiğini, bu kapsamda müvekkiline teslimi gerçekleştirilen fotoğrafların izinlerinin doğal olarak alınmış olması gerekeceğini, müvekkili tarafından fotoğrafların izinlerinin alınıp alınmadığını davalıdan teyit ederek kullanımı gerçekleştirdiğini ve üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirdiğini, davalı tarafın hizmeti gereği gibi ifa etmediği gibi, gerçeğe aykırı beyanları ile müvekkilini söz konu görsellerin kullanımına teşvik ettiğini, müvekkilinin sulh sözleşmeleri kapsamında ödediği bedelleri davalıdan tahsil etmek amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının 20.02.2019 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davalının İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinde ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça iş bu davanın, taraflarına olan ticari borcunun pazarlık konusu yapılması amacıyla açıldığını, zira başlattıkları icra takibine davacının itiraz ettiğini ve akabinde de davaya konu icra takibini yaptığını, görsellerin, fotoğrafı çeken kişinin çalışanınca davacıya gönderilmek üzere müvekkiline gönderildiğini, burada müvekkilinin FSEK 86. Maddesi kapsamında bir ihlalinin olmasından söz edilemeyeceğini, davacının FSEK kapsamıda eser sahiplerinin eserlerini izinsiz paylaşması, izinsiz paylaşıma müvekkili tarafından sebep olunduğu ve bunun neticesinde eser sahiplerine tazminat ödediğinden bahisle bu tazminat bedellerinden müvekkilinin sorumlu olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yargılamayı gerektiren bir hususta keyfi olarak davacının eser sahiplerine ödeme yapmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davadaki tartışma konusunun, müvekkilinin eserin yayınlanmasında kusuru olup olmadığı ve davacı tarafça yargılama yapılmadan afaki olarak ödenen tazminat miktarının maddi gerçeklerle örtüşüp örtüşmediği noktasında toplandığını, müvekkilinin kusuru ve hukuka aykırı eyleminin bulunmadığını, icra takibinde talep edilen miktarın afaki olduğu, yargılamayı gerektirdiğini, kusur oranının da yargılamayı gerektirdiğini davacının kendi kusuruna dayanarak hak iddia etmesinin TMK daki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, davacının icra takibi nedeniyle % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, taraflar arasında ihtilafın kaynağını oluşturan fotoğrafların FSEK uyarınca eser kapsamında olduğu, fotoğrafların üçüncü kişilerce ticari amaçla kullanılabilmesi için eser sahibi ve bağlantılı hak sahiplerinin muvafakatinin arandığı, muvafakatin şeklinin FSEK 68/1 ve 71/1’de yazılı şekilde olması gerektiğinin düzenlendiği, söz konusu yazılı şekil şartının geçerlilik şartı olduğu, dava dışı fotoğrafçı ..., ... ile ...’nun iznini gösterir muvafakatnamelerin dosyada olmadığı, davacı şirketin gerekli izinlerin alınıp alınmadığını e posta göndermek suretiyle davalıdan teyit alarak tedbir yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalının sözleşme uyarınca edimini gereği gibi ifa etmemesi ve buna rağmen davacıyı fotoğraflar için gerekli izinlerin alınmış olduğunu belirtmiş olmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği, davacıya ait ....com isimli web sayfasında paylaşılan görseller nedeniyle dava dışı 3. Şahıslara ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili isteminin koşullarının oluştuğu,

13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda ödeme tarihlerine göre, yapılan 30.000 TL ve 45.000 TL ödemelerin uygun tutarlar olarak belirlenebileceği ve dosyaya sunulan e-posta yazışmaları, davacı tarafın tedbir yükümlülüğünü yerine getirmesi nazara alınarak Mahkememizce indirim yapılmadığı, 12/02/2021 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporunda faiz hesaplaması dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 75.000,00 TL asıl alacak ve 758,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 75.758,22 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden, likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Katılma yoluyla istinaf eden davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin alacağın likit olup olmaması için bir ölçüt olarak kabul edilemeyeceğini, huzurdaki davaya konu alacağın likit olduğunu icra inkar tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının müvekkiline olan ticari borcunun pazarlık konusu yapılması amacıyla iş bu davanın açıldığını, dava konusu görsellerin ilk olarak davacı tarafça kullanıldığını, müvekkilinin kullanılan görseli repost ettiği ve ihtar üzerine kaldırdığını, herhangi bir ticari kar elde edip edilmediği kesin olarak belirlenmeden, hukuka uygun olmayan şekilde belirlenen bir istem üzerinden davacının ödediği tutarların müvekkilinden tahsilinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumda tarafların TTK kapsamında tacir oldukları ve basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davacının hukuki dayanaktan yoksun iddialarını tespit ettirmeden önce ödeme yaparak kanuni yükümlülüğüne aykırı şekilde ödediği bedelleri müvekkilinden talep ettiğini, müvekkilinin ...'un çalışanınca gönderilen görselleri davacı şirkete gönderdiğini, davacının da bu görselleri paylaştığını, ancak müvekkilinin eser sahibinin adını paylaşıma eklemeden paylaştığı için aralarında husumet oluştuğunu, müvekkilinin hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığı gibi kusurunun da bulunmadığını, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini, bilirkişi raporunda, davacı tarafa gönderilen ihtarnameler sonucu davacının yaptığı ödemelerin, davalı müvekkilinin sözleşmeye aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile müvekkiline rücu edebileceğinin beyan edildiğini, söz konusu bilirkişi incelemesinin eksik ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile aralarında bir sözleşme olmadığı gibi davacının ödeme yaptığı kişiler ile de aralarında bir sözleşmenin bulunmadığını, bu nedenle sözleşmeye aykırılık gibi bir durumun oluşamayacağını, mahkemece hükme esasa alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyadaki ikinci rapordaki değerlendirmelerin esas alınmadığını, dosyada dinlenen tanığın, her çekim öncesinde oyunculardan fotoğrafların sosyal medyada kullanılabilmesi için izin alındığını ve bu durumun sektörde uzun yıllardır böyle devam ettiği yönündeki beyanı dikkate alınarak bu durumun ticari örf ödet haline geldiği ve sözlü muvafakatlerin geçerli olduğunun göz önüne alınması gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki danışmanlık ve hizmet sözleşmesi kapsamında davalı aracılığıyla çekilen fotoğrafların davacıya ait ...com isimli web sayfasındaki linklere yer verilerek sosyal medya hesabında paylaşılması nedeniyle dava dışı 3. Şahıslara ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazminine ilişkin olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/120 E. 2019/164 K. Sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği anlaşılmıştır.İstanbul 24 İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine toplam 75.000,00TL asıl alacak, 1.065,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.065,00 TL nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalıya ödeme emrinin tebliği üzerine, davalının 20.02.2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, taraflar arasındaki danışmanlık ve hizmet sözleşmesi kapsamında davalı aracılığıyla çekilen fotoğrafların davacıya ait ....com isimli web sayfasındaki linklere yer verilerek sosyal medya hesabında paylaşılması nedeniyle dava dışı 3. Şahıslara ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmini talebinin yerinde olup olmadığı, davalının sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, bu kapsamda davacının 3. Kişilere ödediği bedellerden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir, Fikri Sınai Haklar ve Marka-e ticaret alanında alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından 12/02/2021 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Davacı ile davalı arasında hizmet satın almak şekilde ticari bir ilişkinin olduğu; buna göre davalı tarafın ürün yerleştirme (PR Showroom), sosyal medya içerikleri oluşturma ve yönetimi konularında davacıya hizmet sunduğu; davalı aracılığıyla çekilen ve davacı şirkete internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında paylaşılması için gönderilen fotoğraflar FSEK uyarınca eser kapsamında olduğu için davalı şirketin eser sahibi ve bağlantılı hak sahiplerinden muvafakatname alması gerektiği; ancak dava dışı fotoğrafçı ...’un ve oyuncular ... ile ...’nun iznini gösterir muvafakatnamenin dosyaya sunulmamış olduğu ve dosyadaki ihtarnamelerden de anlaşıldığı üzere dava dışı gerçek kişilerin fotoğraflarının paylaşılmasına izinlerinin olmadığı; davalının, ihtilaf konusu fotoğrafların internet ortamında yayınlanması için eser sahibi ve bağlantılı hak sahiplerinden yazılı muvafakat almasının sözleşme kapsamında yükümlülüklerinden biri olduğu halde bu izinlerin alınmamış olması; buna karşın davacı şirketin gerekli izinlerin alınıp alınmadığı hususunda e-posta göndermek suretiyle davalıdan teyit alarak tedbir yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu; davalının sözleşme uyarınca edimini gereği gibi ifa etmemesi ve buna rağmen davacıyı fotoğraflar için gerekli izinlerin alınmış olduğunu belirtmiş olması sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebileceğinden somut olayda itirazın iptali şartlarının mevcut olduğunun kabul edilebileceği; hakları ihlal edilen eser sahibi ve bağlantılı hak sahiplerine ödenecek tazminat bedelinin her somut olaya göre belirleneceği; somut olayda, davalı şirket dava dışı kişilere ödenecek tazminat yargılama sonucunda tespit edilebileceğini belirtmekte ise de davacı tarafından dava dışı gerçek kişilere yapılan ödeme bedellerinin uygun olup olmadığı değerlendirmek uzmanlık alanlarımızın dışında kalmaktadır; bu yönde incelemenin alanında uzman bir sektör bilirkişisince yapılmasına karar verilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; neticeten; Davacının Sulh protokolleri karşılığı yapmış olduğu ödemelerden dolayı davalı yandan takip tarihi (12.02.2019) itibariyle 75.000,00 TL Asıl, 758,22 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplamda 75.758,22 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir.İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından dava dışı gerçek kişilere yapılan ödeme bedellerinin uygun olup olmadığı, değil ise ödenebilecek miktarın tespiti hususunda telif hakları konusunda uzman bilirkişiden alınan 13/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı gerçek kişilere yapılan ödeme bedellerinin uygun olup olmadığı belirlenirken,- fotoğrafların eser sahibinin fotoğrafçılık ve fotoğraf sanatı alanında tanınırlığı, ilgili dönemdeki iş ve talep yoğunluğu,- fotoğrafların kullanım yeri, - fotoğraflarda yer alan kişilerin ülke çapında tanınırlığı, reklam veya tanıtım faaliyetleri için kullanılacak yüzün sözleşmeye konu edilebilecek reklam-tanıtım yüzü değeri, ilgili dönemdeki iş ve talep yoğunluğu,- reklamı yapılacak ürünün niteliği, kullanım alanı, reklam süresi ve yayımlanma alanı,- eser sahibinin ve kişilik hakları ihlal edilenin maddi-manevi tazminat hakları, - eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilmesi, - eser sahibinin haklarının ihlal edilmesine ilişkin açabileceği davada verilecek hükmün ilanını isteyebilmesi, - eser sahibinin ve kişilik hakları ihlal edilenin açabileceği davalarda doğacak yargılama giderleri, diğer giderler, - eser sahibinin ve kişilik hakları ihlal edilenlerin ceza başvurusunda bulunma hakları dikkate alındığında, ödeme tarihlerine göre, yapılan 30.000 TL ve 45.000 TL ödemelerin uygun tutarlar olarak belirlenebileceği, ancak davacı ile davalı arasında yürütülen işlerde telif haklarının ne şekilde kontrol edileceğine ilişkin herhangi bir sözleşme hükmü kararlaştırılmadığı; davacının davalıdan, yazılı izin alındığına ilişkin belge istemediği; dosyadaki davalı teklif yazısında gösterilen aylık 2.500 TL + KDV hizmet bedeline göre kullanılan fotoğrafların telif ve izin haklarının temin edilemeyeceğinin davacı tarafça gözetilmemesi bir arada değerlendirildiğinde, mahkemenizce belirlenecek bir oranda daha düşük bir tutarın uygun tutar olarak saptanabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı tarafından davacıya proje danışmanlığı hizmeti sunulduğu ve bu kapsamda davalıya ait Showroom'da davacıya ait e-ticaret sitesinde satışı yapılan markaların tanınırlığını artırmak amacıyla ürünlerin, piyasada tanınırlığa sahip oyuncu ve manken gibi kişilerin, fotoğraf, dizi ve film çekimlerinde kullanılmasını sağlamak yönünde bir anlaşmanın bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.Dava konusu olayda, davacının, davalı aracılığıyla çekilmiş fotoğrafları, davalıdan gerekli izinlerin alınıp alınmadığını teyit ettirdikten sonra sosyal medya hesabında yayınladığı, ancak 3. Kişiler tarafından davacıya ihtarname göndererek fotoğraflarının internet ortamında paylaşılmasına muvafakatlerinin olmadığını belirterek davacıdan tazminat talep etmeleri üzerine davacı ile 3. Kişiler arasında yapılan sulh protokolleri kapsamında davacı tarafından davaya konu tazminat bedellerinin ödendiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan e- posta yazışmalarından, davacının görselleri paylaşmadan önce davalıdan teyit aldığı ve davalının görsellerin paylaşılabileceğini bildirdiği anlaşılmıştır. Yukarıda da değinildiği üzere taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında telif haklarının ne şekilde kontrol edileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü kararlaştırılmamıştır. Hizmetin niteliği ve fotoğrafların davalı aracılığıyla çekildiği dikkate alındığında, ihtilaf konusu fotoğrafların internet ortamında yayınlanması için eser sahibi ve bağlantılı hak sahiplerinden yazılı muvafakat alınması yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğu değerlendirilmiştir.TBK'nın 112. maddesi; "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemektedir. Yine aynı yasanın 114. maddesinde borçlunun, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olup, bu sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceği, iş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluğun daha hafif olarak değerlendirileceği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanacağı hükümleri bulunmaktadır. Bu nedenlerle davalının fotoğraflar için gerekli izinler alınmadığı halde davacıya gerekli izinler alınmış gibi fotoğrafların paylaşılabileceğini iletmesi üzerine davacının izinsiz paylaşım nedeniyle hak sahiplerinin talepleri üzerine tazminat ödemek durumunda kaldığı ve davalının sözleşmeye aykırı eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığı anlaşılmakla, davalı edimini gereği gibi yerine getiremediğinden davacının bundan doğan zararını talep etmesi mümkündür. Dosya kapsamına alınan 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda;

3.Kişilere yapılan ödeme tutarlarının uygun olduğu belirlenmiş ancak raporun devamında, davacının davalıdan yazılı izin alındığına ilişkin belge istemediği; dosyadaki davalı teklif yazısında gösterilen aylık 2.500 TL + KDV hizmet bedeline göre kullanılan fotoğrafların telif ve izin haklarının temin edilemeyeceğinin davacı tarafça gözetilmemesi bir arada değerlendirildiğinde, belirlenecek bir oranda daha düşük bir tutarın uygun tutar olarak saptanabileceği değerlendirilmiştir. Davacının davalıdan mutlaka yazılı izin alması gerektiğine ilişkin dosya kapsamında bir sözleşme hükmü bulunmadığı, bunun yanında davacının, izinlerin olup olmadığı konusunda e- mail yolu ile davalıdan teyit aldığı, bilirkişi raporunda belirtilen teklif yazısının, davalının eski şirketi tarafından davacıya sunulan bir iş teklifi olduğu ve iş bu somut uyuşmazlık ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, bilirkişinin, daha düşük bir tutarın belirlenebileceği yönündeki görüşünün soyut ve teknik açıdan dayanağı bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Belirtilen nedenlerle davaya konu bedellerden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde, huzurdaki davaya konu alacağın likit olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; Mahkemece, sözleşmeye aykırılığa dayanılarak talep edilen tazminat miktarının likit ve belirlenebilir olmadığı kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan katılma yoluyla istinaf eden davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/450 Esas, 2021/439 Karar sayılı ve 01/06/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.293,76 TL harçtan mahsubu ile bakiye 678,36 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından fazla yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya İADESİNE,5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog